Anahtar kelimeler: Hitit Sakarya Kocaeli Kanalizasyon Esaskarar Başkan Rücuen Yazim Limited Katip

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas - ███████ Karar
DAVACI
: KOCAELİ SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE HİTİT SANAYİ İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel müdürlükçe ihale edilen Kandıra Namazgah Barajı İkmal İnşaatı işinin davalı şirketçe üstlenildiğini, davalı şirket işçisi olarak çalışan dava dışı işçi ...'ın Ankara 44. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasıyla açtığı dava sonucunda Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasına 29.06.2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ihale teknik şartnamesinde çalışanları belirlemeye yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, hizmet alımı işi değil baraj ikmal inşaatı işi söz konusu olduğunu, Borçlar Kanunu 62/2 ve 168 maddelerine göre müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.577,08-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birtikte davalıdan tahsilini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 25.307,48-TL rücuen tazminat alacağı ve 9.467,94-TL iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faiz olmak üzere toplam 34.775,42-TL alacağın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla müflis Hitit Sanayi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketinin iflasını takip eden Ankara İflas Dairesinin ███████ İflas sayılı dosyasında kayıtlı iflas masasına KAYIT ve KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin alacağın tamamen kabulüne hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ve bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını, Yargıtay bozma kararına göre bilirkişi hesaplama yönünden de eksik ve hatalı hesaplama yaptığını, rapora bu yönü ile de itiraz edilmiş olup itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi ek raporunda müvekkil idarenin davalı firmadan talep edebileceği rucuen alacak miktarı eksik ve hatalı hesaplandığını, gerek açık olan Kanun maddeleri ve gerekse Yargıtay kararlarına göre, davalı şirket, müvekkil idarenin dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olup ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte taleplerinin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, mümkün değilse yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; taraflar arasında imzalanan Kandıra Namazgah Barajı İkmal İnşaatı işine ait sözleşme kapsamında çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sözleşme hükümleri kapsamında davalı yüklenici müflis şirkete rücusu istemine ilişkin açılan davada davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip edilemeyeceği, davacının rücu edebileceği işçilik alacaklarının miktarının tespiti ile iflas masasının kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel müdürlükçe ihale edilen Kandıra Namazgah Barajı İkmal İnşaatı işinin davalı şirketçe üstlenildiğini, davalı şirket işçisi olarak çalışan dava dışı işçi ...'ın Ankara 44. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasıyla açtığı dava sonucunda Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasına 29.06.2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ihale teknik şartnamesinde çalışanları belirlemeye yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, hizmet alım işi değil baraj ikmal inşaatı işi söz konusu olduğunu, Borçlar Kanunu m. 62/2 ve 168 maddelerine göre müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.577,08-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birtikte davalıdan tahsilini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği, davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak süresi içinde cevap verilmediği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, █████/2021 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar; █████/2021 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararları).
Bununla birlikte sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, son alt işverenin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının doğmasına sebebiyet verdiği için bunların tamamından sorumlu olacağından bu ücretlerin alt işverenden tahsiline hükmedilmelidir. Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir.(Y.13. HD. █████/2018 T, ██████████-█████████ ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, █████████- █████████ sy.k)
Somut olayda; eldeki davanın alacak davası olarak açıldığı, yargılama devam ederken Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas 2016/4 karar sayılı dosyasından 09.09.2020 tarihinde ek karar ile davalının 09.09.2020 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; bu nedenle eldeki davanın 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi uyarınca kayıt kabul istemine dönüştüğü (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ████████ esas ████████ karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı) Bu kapsamda Ankara 44. İş Mahkemesinin 19.06.2018 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı ilamı her ne kadar istinaf denetiminden geçmiş ise de, istinaf ilamına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bozulmuş olup mahkeme bozma ilamına uyarak 23.09.2021 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı ilamıyla 16.401,41-TL ücret alacağının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte İSU ve Hitit San. İnşaat ve Tic Ltd Şti'den müteselsilen alınarak dava dışı işçiye ödenmesine karar verildiği, bozma üzerine verilen karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve ██████████ esas ████████ karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onandığı, Yargıtay onama ilamı ile davalı İSU Genel Müdürlüğü 16.401,41-TL ücret alacağı ile sorumlu tutulduğu, dava dışı işçinin işçilik alacağına kavuşmak için bozma öncesi başlatmış olduğu icra takibi sonucunda davacının Ankara 28. İcra Dairesinin █████████ esas sayılı takip dosyasına 02.07.2018 tarihinde 70.577,08-TL ödediği, icra takip dosyası incelendiğinde ise davacı vekilinin İİK'nun 40/2 Maddesi uyarınca icranın kısmen eski hale iadesi talebinde bulunduğu, takip alacaklısına fazla ödenen 58.699,39 TL'nin iadesinin sağlandığı hususu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!