Anahtar kelimeler: İflastan Çekilerek Müflis İhtarının İik İpoteğin İhtar Paraya Başlandığını Hesaba

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince hesabın kat edilerek müflis şirkete ihtar çekilerek iflastan önce kredi sözleşmesinin feshedildiğini, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takibe başlandığını, kat edilen hesaba itiraz edilmediğini, bu nedenle hesap kat ihtarının İİK 68. madde anlamında belge niteliği kazandığını, müflis şirketin iflas tarihi itibariyle müvekkiline 828.858,30 TL borcunun olduğunu, ancak iflas masasına yaptıkları alacak başvurusunun talebin yargılamayı gerektirdiğinden reddedildiğini, red kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile 828.858,30 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Davacı banka tarafından müflis borçlu ve kefil hakkında İstanbul 10. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, davacı banka ile müflis firma arasında █████/2015 tarihinde 1.500.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye ... ... ve ...isimli kişilerin müteselsil kefil olarak imza attıkları, kredi teminatı olarak banka lehine dava dışı kişiye ait .... ..... mahallesinde bulunan taşınmazın ipotek verildiği, kredi ödemelerinin müflis tarafından yapılmaması sebebiyle Genel Kredi Sözleşmesine ek olarak taraflar arasında █████/2016 tarihinde borç yapılandırma protokolü imzalandığı, bu protokole istinaden müflis firmaya █████/2016 tarihinde toplam 662.444,00 TL lik kredi borcunun yıllık %16,50 faiz oranı ile yapılandırarak 36 ay vade ve eşit taksitte ödenmek üzere taksitli ticari kredi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından █████/2017 tarihinde hesap kat edilerek Beşiktaş 3. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin düzenlendiği ve bu ihtarname ile 698.912,28 TL borcun 1 gün içinde ödenmesinin tebliğ edildiği, buna göre müflis firmanın █████/2017 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle her ne kadar banka %50 oranında temerrüt faizi talep etmiş ise de █████/2019 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca sözleşmenin temerrüt maddesine istinaden uygulanan %16,50 akdi faiz oranının %100 ilavesi oranında temerrüt faizi oranının %33 olabileceği anlaşılarak bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı, buna göre davalı müflisin iflas tarihi olan █████/2017 itibariyle kullandırılan kredi tutarları ve ödenmeyen taksitlerle beraber ana para borcunun 608.637,45 TL olduğu, bu miktara hesap kat tarihi itibari ile akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranı uygulandığında ana para borcunun kat tarihi itibariyle 715.969,73 TL olduğu, hesap kat tarihi olan █████/2017 tarihine kadar vadesi gelen 4 taksit için herhangi bir ödeme olmadığı, █████/2017 tarihinde yapılan 16.229,62 TL lik ödemenin, kullanılan 662.444,00 TL den düşümü yapılarak kalan ana para tutarının 646.214,38 TL olduğunun tespit edildiği, davacı bankanın ihtarnamede talep ettiği ana para tutarı ile örtüştüğü, buna göre hesap kat tarihi itibariyle ana para borcunun 715.969,73 TL olduğunun tespiti üzerinden yapılan ödemeler düşüldükten sonra uygulanan akdi faiz ve gelir vergisi eklenmek suretiyle müflisin temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden iflas tarihi olan █████/2017 tarihine kadar temerrüt faizi hesabı uygulanarak yapılan hesaplamada bankanın müflisten 787.647,46 TL alacağı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile, 787.647,46 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, aynı kredi sözleşmesi nedeniyle davacı bankanın İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ile tahsilatta tekerrür olmamak üzere iflas müdürlüğü tarafından nazara alınmasına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müflis ile müvekkili arasında akdedilen genel kredi sözleşmesindeki faize ilişkin düzenleme yapılan maddelere istinaden borcun teminat altına alınması amacı ile taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek belgesinde %50 oranında temerrüt faizi belirlendiğini, müflisin talebi ile akdedilen borç yapılandırma protokolünde her ne kadar %16,50 oranında temerrüt faizi belirtilmiş olsa da, borçlular tarafından bu protokolün ihlal edilerek hükümsüz kaldığını, imzalanan bu protokol ile genel kredi sözleşmesi, diğer sözleşmeler ile banka lehine tesis edilen ipoteklerin aynen geçerli olduğunun ortada olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenip borçlulara gönderilen ve tebliğ edilen hesap kat ihtarında da faiz oranının %50 olarak belirtildiğini, borçluların yasal süresi içerisinde ve sonrasında ihtarname içeriğine itiraz etmediğini ve yine aynı şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe borçlular tarafından itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, %50 temerrüt faiz oranının tarafların kabulünde olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin %50 oranında temerrüt faizi talebinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, hal böyle iken mahkeme tarafından bu hususların göz önünde bulundurulmadan davanın kısmen reddine karar verilmesi açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne ya da kararın müvekkili aleyhine olan kısmının müvekkili lehine bozulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Mahkemece, davanın yukarıda yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut davada, Müflis hakkında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2017 tarih ve ████████ esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas kararının 21.08.2018 tarihinde kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından tarafından yürütüldüğü, davacının alacağın sıra cetveline yazılması bakımından iflas idaresine başvurduğu, iflas idaresi tarafından başvuruya konu alacak kayıt talebinin red edildiği, sıra cetvelinin 22.10.2020 tarihinde .... Gazetesinde ilan edildiği, davacı tarafından tebliğ giderinin iflas dosyasına depo edildiği, sıra cetvelinin 30.10.2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, buna göre davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde █████/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; bankanın toplam 828.858,30 TL alacağının iflas masasına kaydını 16.10.2017 tarihinde talep ettiği, iflas idaresince başvuruya konu alacak kayıt talebinin tamamen reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından iflas tarihi itibarıyla 828.858,30 TL kredi alacağının masaya kaydına karar verilmesi talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.05.07.2021 tarihli bankacı bilirkişi raporunda; dava dosyasına ibraz edilen takip hesabı ekstresinin incelenmesi sonucunda; müflis firmaca hesap kat 28.02.2017 tarihine kadar, vadesi gelen 4 taksit için her hangi bir ödeme yapılmadığı, 01.03.2017 tarihinde ise yapılan 16.229,62 TL ödeme ile anapara kapamasının yapıldığı, iş bu ödeme sonucunda ise kalan anapara tutarının 646.214,38 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı bankanın 07.03.2017 tarihinde keşide edilen ihtarnamede talep ettiği anapara tutarı ile birebir örtüştüğü, hesap kat tarihi itibariyle ana para borcunun; 715.969,73 TL olduğu tespitine istinaden; 28.02.2017 hesap kat tarihinden 01.03.2017 tarihinde yapılan 16.229,62 TL'lik ödeme de dikkate alınarak 13.03.2017 temerrüt tarihine kadar %16,50 akdi faiz ve %5 BSMV uygulanarak ve 13.03.2017 temerrüt tarihinden 13.07.2017 iflas tarihine kadar da %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak yapılan hesaplama sonucunda toplam 715.969,73 TL olarak hesaplandığı, hesap kat tarihi itibariyle ana para borcunun 715.969,73 TL olduğu tespitine istinaden; 28.02.2017 hesap kat tarihinden 01.03.2017 tarihinde yapılan 16.229,62 TL'lik ödeme de dikkate alınarak 13.03.2017 temerrüt tarihine kadar % 16,50 akdi faiz ve %5 BSMV uygulanarak ve 13.03.2017 temerrüt tarihinden 13.07.2017 iflas tarihine kadar da %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak yapılan hesaplama neticesinde; 13.07.2017 iflas tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 787.647,46 TL olan alacağının kayıt ve kabulünü iflas masasından isteyebileceği, davacı bankanın 828.858,30 TL alacağın kabulüne ve iflas masasına kaydını talep ettiği, ancak yapılan hesaplama ile davacı bankanın talebi arasındaki farkın uygulanan temerrüt faizinden (%50 üzerinden talep edilmiştir) kaynaklandığı, Yargıtay uygulamasına istinaden %33 temerrüt faizinin uygulandığı yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı banka ile müflis firma arasında █████/2015 tarihinde 1.500.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye ... ... ve ...isimli kişilerin müteselsil kefil olarak imza attıkları, kredi teminatı olarak banka lehine dava dışı kişiye ait ...., ...... Mahallesinde bulunan taşınmaza ipotek verildiği, kredi ödemelerinin müflis tarafından yapılmaması sebebiyle Genel Kredi Sözleşmesine ek olarak taraflar arasında █████/2016 tarihinde borç yapılandırma protokolü imzalandığı, bu protokole istinaden müflis firmaya █████/2016 tarihinde toplam 662.444,00 TL lik kredi borcunun yıllık %16,50 faiz oranı ile yapılandırılarak 36 ay vade ve eşit taksitte ödenmek üzere taksitli ticari kredi tipi ile yapılandırıldığı anlaşılmıştır.Borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından 28.02.2017 tarihinde hesabın kat edildiği, kat edilen hesaba ilişkin Beşiktaş 3. Noterliğinin █████/2017 tarihli ...... yevmiye nolu ihtarnamesinin düzenlendiği, ihtarnamenin borçluya, kefile ve ipotek borçlusuna 09.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarname ile 698.912,28 TL borcun tebliğden itibaren 1 iş günü içinde ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Dava dışı ipotek veren .... ...'e de hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, daha sonra davacı banka tarafından müflis borçlu ve ipotek borçlusu hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, takip talebi ve icra emri incelendiğinde bu takipte yıllık %28,80 oranında temerrüt faizinin talep edildiği görülmüştür.Yapılandırma protokolü hükümleri incelendiğinde, protokole göre ödememe olmaması halinde kredi sözleşmesindeki temerrüt faiz oranının geçerli olacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. Yine iflas masasına başvuru dilekçesinde ipotekli takipten bahsedilmiş ise de, masaya başvurunun konusu ipotek alacağı olmadığından alacağa ipotek belgesindeki %50 oranındaki temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği yönündeki davacı itirazı yerinde görülmemiştir. Kaldı ki yukarıda da değinildiği gibi, ipotekli takipte de yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir.Hesap kat ihtarına borçlu tarafından itiraz edilmemiş ise de hesap kat ihtarında kurumsal krediler için %50 faiz oranının uygulanacağı belirtilmiş olup yapılandırma protokolünde başvuruya konu alacak kalemleri arasında bu kredi türüne yer verilmediğinden davacının bu yöndeki itirazı da yerinde görülmemiştir.Davacı banka ile müflis firma arasında █████/2015 tarihinde imzalanan 1.500.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 29. maddesi incelendiğinde, taksitli ticari kredilerde geri ödeme planı çerçevesinde faiz uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmekle mahkemece, bilirkişi tarafından yapılandırma protokolünde belirlenen %16,50 oranında akdi faiz ve genel kredi sözleşmesinin 33. maddesi gereğince hesaplanan %33 oranında temerrüt faizi uygulanarak yapılan hesaplamaya göre karar tesisinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2026