Anahtar kelimeler: Modacılarından Davamarka Nişantaşının İsme Abiye Özetledavalı Önde Ünlü Refi İddiadavacı

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı tarafın müvekkilinin markasına yönelik mali ve manevi haklara tecavüzü nedeniyle öncelikle haksız fiilinin tespiti, bu tecavüzün refi, hükmün ilamı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL maddi tazminat ile müvekkilimizin uğramış olduğu manevi zararlarının giderilmesi amacıyla 500.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00TL tazminatın tazmini ve davalının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulmasını talep ettikleri, müvekkili ...’in ... isimli markasıyla Nişantaşının önde gelen modacılarından biri olup birçok ünlü isme abiye, gelinlik ve gala kıyafeti tasarlayan başarılı, girişimci ve genç bir iş kadını olduğunu, tanınmış bir moda tasarımcısı olan müvekkilinin, 03.08.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumundan isminin anlamıyla bağdaşan şekilde “...” manasına gelen “...” şeklindeki markasını da kendi adına tescil ettirdiği, müvekkilinin davalıya ulaşarak markanın kendi adına tescilli olduğunu, bu ismi bulmak için çok düşündüğünü, markasına çok emek verdiğini, kendi markasına ulaşmaya çalışan birinin yanlış yönlendirmesi sonucunda davalıya ulaştığını, bu yolla haksız kazanç elde ettiğini ve edeceğini söylemişse de netice alamadığını, tüm bunların akabinde müvekkilinin davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerini sözlü olarak durduramayacağını fark ettiği ve .... Noterliğinin ... keşide numaralı ihtarıyla davalıya ihtar çekildiği, davalı tarafın müvekkile ait olan marka ismi ve logo ayırt edilemeyecek ve karıştırılmaya yol açacak şekilde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanmakta, müvekkile ait olan bu marka üzerinden üretim ve faaliyette bulunarak haksız kazanç elde etmekte olup yine davalı tarafından halihazırda kullanılmakta olan “soleil.d.asie.turkiye“ isimli ... sayfası doğrudan müvekkilinin markasının taklidi mahiyetinde olduğu, müvekkilinin davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleriyle ciddi anlamda zarar gördüğü, maddi ve manevi tazminat talebininin kabulü hak ve nefaset gereği olduğunu beyan ederek davalının müvekkilinin markasına yönelik maddi ve manevi haklara tecavüzün ve gerçekleştirmiş olduğu haksız fiilin tespitine, davalının müvekkilinin markasına yönelik maddi ve manevi haklarına yönelik olan tecavüzün gerçekleştirmiş olduğu haksız fiilin tespitinin ardından işbu tecavüz eyleminin ve haksız fiilin refine, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile ıslah haklı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminata, müvekkilinin yaşamış olduğu manevi zararın giderilmesi adına 500.000,00-TL manevi tazminata, davalının müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fillerinin durdurulması adına ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı davanın kabulü halinde masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş mahkeme kararının günlük gazete veya benzeri vasıtalarla ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
: Davalıya usulüne göre tebligat yapılmış olup açılan davaya cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacının ... ibareli 2020/... tescil nolu markasına davalı yanca gerçekleştirilen tecavüzün tespiti, men-i , ref-i, şimdilik 10.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalı yana tebliğ olunmuş, davalı açılan davaya cevap vermemiş, delil bildidmemiş, Mahkememizce dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olan davacı sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...’ın herhangi bir ticari/sınai veya serbest meslek faaliyetinin bulunmadığı, bu itibarla gelir vergisi mükellefiyetinin olmadığı, .../... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde potansiyel vergi kaydının bulunduğu, potansiyel vergi kaydının gelir getirici kazancı bulunmayan ancak bankacılık gibi bazı iş ve işlemler için gereklilik olan bir işlem olduğu, bu çerçevede davalının vergiye tabi herhangi bir gelirinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacıya ait olduğu belirtilen ilgili “@...” isimli Instagram sosyal medya hesabının profil “https://.../.../” sayfası incelendiğinde; hesap adının “...” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “Ocak 2020” olduğu tespit edilmiş olup, ilgili instagram hesabında güncel olarak “24,4 Bin takipçi”, “... Paylaşım” bulunduğu, paylaşımların genel olarak “Gelinlik / Giyim” tanıtımlarına ait olduğu tespit edildiği ,Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili “@...” isimli ... sosyal medya hesabının profil sayfası incelendiğinde; hesap adının “...” olarak belirtildiği, ilgili hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “14 Mayıs 2020” olduğu, ayrıca ilgili hesaptan yapılan paylaşımların genel olarak “Gelinlik / Giyim” tanıtımlarına ait olduğu tespit edildiği, davalı kullanımlarının SMK mad.29 atfıyla mad 7/2-b ve c kapsamında davacının 2020/... başvuru nolu tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğu" bildirilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN TARTIŞILMASI
Davacı adına tescilli 2020/... nolu ... ibareli markanın davacı adına 25.sınıf için 4.11.2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış markaya tecavüz maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Markaya Tecavüz iddiası yönünden;
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde alıcıların karıştırılmasına sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Somut olaya dönüldüğünde ; davalı kullanımının bizatihi davacı markasını içerdiği ancak davalının marka üzerinde önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu yada aldığı bir lisans ile kullandığı yönünde bir delil sunmadığı, SMK mad.29 atfıyla mad 7/2-b ve c kapsamında davacının 2020/... başvuru nolu tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğu, marka tescil belgesi, alınan bilirkişi raporları, yapılan araştırma yazıları, gsm hat sorguları kapsamından anlaşıldığından Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, men ve ref’ine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı yan SMK 151/2-c kapsamında tazminat talep etmiş ve sunduğu delillerde 300.000 -500.000 TL arasında franchaise bedeli ile çalıştıklarını bildirmiştir.
Gelir idaresinden davacı ve davalının mali kayıtları celp edilmiş, davalının vergi dairesinde potansiyet vergi kaydının bulunduğu ancak vergiye tabi bir gelirinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda tazminat BK hükümlerine göre Mahkemece değerlendirilecektir.
SMK'nun 29. maddesi anlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu hususunda tereddüt bulunmaktadır, ancak mütecavizin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazancın net olarak belirlenemediği, bunun üzerinden bir lisans hesaplaması yapılmasının gerektiği, davalının kullanımının ne kadar süre devam ettiği hususları tespit edilememiştir. Buna göre TBK'nun 50.maddesi kapsamında, ihlalin tescilli markaya yönelik yapılması, davalının aynı alanda yani 25.sınıf için marka ihlalinde bulunması, ihlalin sosyal medya yoluyla yapılmasından kaynaklı niteliği, dikkate alındığında 10.000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline,Yine tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun bulunmuş, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, men ve ref’ine,
2- 10.000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline,
3- 10.000-TL Manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Davacı adına tescilli ... ibareli markanın tescilli olduğu 25. Sınıf hizmetlerde davalı yanca ticari amaçla satışının ve tanıtımının tedbiren önlenmesine, davalı elinde davacı markası adı altında satılan ürün varsa üretilen ürünlere, her türlü tanıtım materyaline el konularak yediemine teslimine, ticari evrak , sipariş formu ve faturaların 3.kişilerinin haklarının korunması bakımından el koyma işlemi dışında tutulmasına,
5-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince iş bu kararın 1 haftalık süre içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde iş bu tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden tarafa ihtarına, (ihtar yapıldı)
6-6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince iş bu tedbirin, İstanbul İcra Dairesi aracı kılınarak infazına,
7-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
8-2.732,00 TL ilam harcının 8.709,53-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına artan 5.977,13-TL harcı karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-Marka hakkına tecavüzün tespiti yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 427,60-TL başvuru harcı, 2.732,00 TL peşin harç 3.607,50-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 24.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.767,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!