Anahtar kelimeler: Davamarka Erişmiş Köklü Sektörlerde İddiadavacı Havalimanı Bugüne Yüzden Başta Münhasıran

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket, 1997 yılından bugüne, başta havalimanı işletmeciliği olmak üzere çeşitli sektörlerde faaliyet göstermekte olan, Türkiye'nin en köklü ve büyük şirketlerinden biri olduğunu, davacı Şirket adına tescilli yüzden fazla marka bulunmakta olduğunu, ayrıca Davacı Şirket, çeşitli alan adlarının da münhasıran sahibi olduğunu, (EK 1 - Davacı Şirket'e Ait Marka Listesi) davacı Şirket adına 2008 yılında tescil edilen "..." markası, Davacı Şirket'in T/... numaralı ve 25.02.2019 tarihli başvurusuna istinaden 29.12.2020 tarihinde "tanınmış marka" statüsüne erişmiş olduğunu. (EK 2 - Tanınmış Marka Tespit Belgesi) davacı Şirket'e ait "..." markası tanınmış marka statüsüne erişmekle, "..." markasının üstün bir ticari değere sahip olduğu, reklam gücünün sadece kendi geleneksel mal ve hizmetlerinin değil başka mal ve hizmetlerin de pazarlanmasına elverişli olduğu, markanın sektör fark etmeksizin geniş bir halk kitlesi tarafından tanınıyor olduğu tespit ve tescil edilmiş olduğunu, nitekim Davacı Şirket'e ait "..." markası Türkiye ve yurt dışında geniş halk kitlelerince tanınmakta ve "..." unvanı altında faaliyet gösteren muhtelif iştiraklerimiz ile birlikte "..." markasının tanınırlığı gün geçtikçe artmakta olduğunu, Davacı Şirket'in işlettiği 15 havalimanı bulunmakta olup sadece 2023 yılında, Davacı Şirket'in işlettiği havalimanlarından toplamda 95.500.000 (doksan beş milyon beş yüz bin) yolcu taşındığı düşünüldüğünde, bu tanınırlığın ölçeği daha da anlaşılmakta ve kanıtlanmakta olduğunu, netice itibarıyla, gerek Türkiye ve gerek yurt dışı ölçeğinde tanınırlığı olan ve münhasıran davacı Şirket'in kullanımında olan "..." markası, eriştiği tanınmış marka statüsüyle beraber aleni ve geniş bir hukuki koruma da kazanmış olduğunu, ek olarak, Davacı Şirket adına tescil edilmiş olan ve tanınırlığı konusunda herhangi bir şüphe bulunmayan "..." markasından doğan sınai mülkiyet haklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmesi durumunda Davacı Şirket'in, sayılanlarla sınırlı olmamak üzere, SMK'nın 149. maddesi uyarınca tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararının tazminini talep etme hakkı bulunmakta olduğunu, "..." markasının Türkiye’de ve yurt dışında tanınmışlık düzeyi ve marka değeri göz önüne alındığında, "..." ifadesinin kullanıldığı tüm mecralarda şirketler ve tüketiciler nezdinde davacı şirket ile doğrudan bir bağlantı kurulmakta ve ticaret unvanı ile faaliyet konusundan bağımsız bir şekilde "..." ifadesi, Davacı Şirket tarafından yıllardır gözetilen ve büyütülen marka değerinin doğal bir sonucu olarak güven duygusu yaratmakta olduğunu, bu itibarla, "..." markasının Davacı Şirket haricinde üçüncü kişilerce kullanımı, hangi sektörde ve hangi amaçla kullanıldığı hususundan bağımsız olarak, "..." markasının itibarından haksız bir yarar elde edilmesi ve davacı şirketin ticari itibarına zarar verilmesi sonucunu doğurmakta ve "..." markasının ayırt edici karakterini zedelemekte olduğunu, davacı şirket tarafından, ticari unvanı “... ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olan Davalı'nın, "..." markasının Davacı Şirket adına tescilinden uzun bir süre sonra, 20.01.2021 yılında kurulmuş olduğu (EK 3 - 10249 Sayılı 20.01.2021 Tarihli Ticaret Sicili Gazetesi) ve "..." markasını ticaret unvanı başta olmak üzere muhtelif mecralarda haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullanmakta olduğu tespit edilmiş olduğunu, davacı Şirket'in, ... ...A.Ş., ... Bilişim Hizmetleri A.Ş., ... Uluslararası Yatırım ve İşletme Hizmetleri A.Ş., ... Akademi Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. gibi
piyasada etkin birçok şirket ile faaliyet gösteriyor olduğu dikkate alındığında, Davalı'nın "..." markasını ticaret unvanında kullanması yöntemiyle, piyasada tanınmaya dair eylem ve çabalarının Davacı Şirket'in "..." tanınmış markasından kaynaklanan hak ve menfaatlerine
aykırılık tespit ettiği ve piyasa nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği aşikar olduğunu,
ayrıca Davalı'nın Davacı Şirket'in ve yukarıda sayılan iştirak şirketlerinin faaliyet gösterdiği
alanlarda veya benzer alanlarda faaliyet gösteriyor olması ve ticaret yapıyor olması ile "..."
markasının tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında, Davalı'nın "..." markasını ticaret
unvanında ve ambleminde kullanması sebepleriyle Davacı Şirket'in münhasır kullanımında olan
"..." markasınından doğan sahiplik haklarını ihlal ettiği görülmekte olduğunu,
somut olayda ise Davalı hem faaliyet sektörü itibarıyla hem de ticaret unvanı başta olmak üzere
"..." tanınmış markasını haksız kullanışları ile yüksek ticari itibarımızdan istifade ederek
menfaat sağlamakta ve hukuka aykırı davranmakta olduğunu,
davalının, "..." ifadesini ticaret unvanında ve ambleminde kullanmak suretiyle Davacı Şirket'in
tescilli marka hakkını ihlal etmesine ek olarak, ....com.tr internet sitesini kullanmak suretiyle
davacı şirketin marka haklarına tecavüz ettiği ve yine "..." ifadesini sosyal medya
platformlarında ve basılı evraklarda kullanarak Davacı Şirket'e yönelik yarattığı çağrışımla haksız
yarar elde ettiği de sabit olduğunu, (Davalının başkaca bir kullanımla marka hakkımızı ihlal edip
etmediği hususunun re'sen araştırılmasını ve tespiti mukabilinde kullanımın ivedilikle
durdurulmasını talep etmekte olduğunu) (EK 4 - Sosyal Mecralarda ... Markasının Davalı
Tarafından Kullanıldığına İlişkin Görseller) Bunlara ilaveten arama motorunda Davalı'nın
unvanından "... ..." ibaresi aratıldığında Davacı Şirket'e ait "..." markalı
hava limanının internet sitesinin de sonuçlar arasında yer aldığı görülmektedir. (EK 5 - ... Airport
Firmasının Arama Sonuçları Arasında Yer Aldığına İlişkin Görsel)
davalı tarafından, "..." ifadesinin gerek ticaret unvanında ve ambleminde gerekse de ticari
hayatının her safhasında ve adına kayıtlı olan internet sitelerinde ve sosyal medya
platformlarında kullanılması, Davalı'nın sicil gazetesinde de beyan ettiği ve fi ili durumdaki
faaliyet alanları ve bundan bağımsız olarak "..." markasının tanınmışlık düzeyi göz önüne
alındığında, şirketler ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmakta olduğunu,
davalı'nın "..." markasının ayırt edici karakterini zedeleyerek davacı Şirket'in zararına
sebebiyet verdiği ve hukuka aykırı hareket ettiği açık olduğunu, Yalın anlatımla Davalı, "..."
tanınmış markasının tanınırlığa ortak olmak gayesiyle haksız menfaat elde etmekte, haksız
rekabet oluşturmakta ve hukuka aykırı davranmakta olduğunu,
ayrıca davalı'nın işbu dilekçe ile arz edilen ve tarafınızca re'sen tespit edilecek haksız
kullanımlarının, SMK'nın 7. ve 29. maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde hukuka aykırı
olduğu ve marka hakkına tecavüzü içeren hareketler olduğu tespit edilecek olduğunu,
TTK'nın 54., 55., 56. ve ilgili maddeleri ile SMK 149., 150. 151. ve ilgili maddeleri kapsamında
haksız rekabet ve hukuki sorumluluğu, sinai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri
sürebileceği talepler, tazminat ve yoksun kalınan kazanç hususları düzenlenmiş olup bu
doğrultuda ve tarafınızca re'sen dikkate alınacak esaslar tahtında işbu dava ile özetle; davalının
davacı şirketin tanınmış marka hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet fiillerini oluşturan
eylemlerinin ortadan kaldırılmasına, davalı'nın ticaret unvanında, tabelalarında, web sitesinde,
sosyal medya hesaplarında, kataloglarında, reklamlarında ve sair ticari kullanımlarında davacı
şirkete ait "..." tanınmış markasının kullanılmasının önlenmesine, kullanıldığı yerlerden kaldırılmasına, tabelalardan silinmesine, tanıtım malzemelerine el konulmasına, davalının
dikkatinize arz edilen ve tarafınızca re'sen tespit edilecek tüm internet siteleri ve sosyal medya
hesaplarına erişimin engellenmesine, davalı'nın fiillerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin
hükmen tespit edilmesine, haksız rekabetin men’i, davacı şirketin tanınmış markasının davalı
tarafça haksız kullanımı sebebiyle uğranılan zararlar için dava tarihinden itibaren ticari temerrüt
faizi ile birlikte şimdilik (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 1.000 TL maddi
tazminatın ve 1.000 TL manevi tazminatın Davalı'dan tahsiline hükmedilmesi talep edilmekte
olduğunu,
yukarıda arz ve izah edilen husus ve ispatlar ışığında, davanın niteliği bakımından verilecek
hükmün etkinliğini sağlamak üzere öncelikle SMK'nın 159., TTK'nın 61. ve Hukuk Muhakemeleri
Kanunu'nun 389. maddeleri ve ilgili mevzuat kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilerek,
davalının davacı şirketin tanınmış marka hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet fiillerini
oluşturan eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına ve her halükarda
tespit ve takdir edilecek zararlarımıza teminat teşkil etmesi maksadıyla davalı tarafından ihtiyati
tedbir kararı kapsamında teminat gösterilmesine hükmedilmesini talep etmekte olduklarını,
netice itibarıyla yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, SMK, TTK ve ilgili mevzuat
kapsamında davalının davacı şirket'e ait tescilli "..." tanınmış markasına tecavüzünün tespiti
ve men'i ile haksız rekabetin tespiti ve men'ine, SMK'nın 149, 150 ve 151. maddeleri başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında doğan maddi ve manevi tazminatın davalı'dan tahsilini, neticeten nihai taleplerimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, ... İli ... İlçesinde "ağır vasıta" alım-satımı alanında faaliyet gösteren
köklü bir şirket olduğunu, Davalı şirket sadece "ağır vasıta" (sadece kamyon, çekici ve treyler
olmak üzere) işi ile ilgilenmekte olup herhangi bir kiralama, lojistik, vb hizmeti vermemekte
olduğunu, davalı şirket ... İlçesinde tanınan, sayılan ve sevilen başarılı bir şirket
olduğunu,
davalı şirketin unvanının başında yer alan "..." ibaresi, davalının faaliyet gösterdiği "Türkiye
Ağır Vasıta" ibarelerinin baş harflerinden oluşmakta olduğunu, Keza Davalı şirket tarafından
"... ... ..." ibareli 2021/... başvuru numaralı marka
tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından
reddedilmiş olduğunu, Akabinde Davalı şirket tarafından da "..." olarak başvuruda
bulunulmuş olup davalı şirketin başvurusu inceleme aşamasında olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; davacının havalimanı, özel güvenlik hizmetleri, bilişim
hizmetleri, akademi eğitim ve danışmanlık hizmetleri gibi piyasalarda uzun süredir hizmet
verdiği; ancak Davalı şirketin unvanının bir kısmında davacının markasının geçtiği, davacının
faaliyet gösterdiği sektörle tamamen ilgisiz mal ve hizmet olmasına rağmen bu hizmetleri
koruma altına aldığı, davalının "....com.tr" internet sitesini kullandığı, arama motorunda
davalı şirketin unvanı yazınca davacı şirketin internet sitesinin de sonuçlar arasında yer aldığı,
davacı tarafın iyi niyet göstergesi olarak davalı şirkete ihtar çekildiği ancak davalının bu çabalarına yanıt vermediği iddia edilerek ihtiyati tedbir talebi ile birlikte davacının marka
hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet fiillerini oluşturan eylemlerin ortadan
kaldırılmasını, katalog tabela vb gibi yerlerinden kaldırılarak el konulmasını, internet sitesinin
erişimin engellenmesi, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat talebi ile SMK md
149/g gereği kesinleşmiş kararın ilan edilmesi talep edilmiş olduğunu, ancak davacının işbu
davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, şöyle ki;
dava dilekçesinin ekinde yer alan görsellerde de davacı şirketin markasının; ... harflerinin her
birinin kutucuk içinde yer alan harf şekillerinden oluştuğu görülmekte olduğunu, Halbuki Davalı
şirketin ise başvuruda bulunduğu marka ise sadece "..." ibareli olup şekli, unsurları, grafik
ve görsel şekilleri, vb hususlarında herhangi bir benzerlik de bulunmamakta olduğunu, davalı
şirketin logosu, davacı tarafın ileri sürdüğü ve ortaya koyduğu tek benzerlik olgusu, Davalı şirketin unvanın
önünde yer alan "..." kelimesi olduğunu, Diğer bir anlatımla, Davalı şirketin kullanmak için
başvuruda bulunduğu "..." markasında, markayı ayırt edici kılan grafik unsurlardan
ve/veya şekillerinden dolayı değil, bizatihi davalı şirketin unvanı önünde yer alan kısaltma
kelimesi olduğunu,
davacı şirketin şekil markasının ayırt edici unsuru "..." harflerinin her birinin dikdörtgen
şeklinde kutucuk içerisinde yer alması şekil unsuru olup bu şekil ile davalı şirket ile davacının
markasal anlamda hiçbir görsel, kavramsal, vb. benzerlik bulunmamakta olduğunu, davacı
şirketin markası ise olduğunu,
bu konuda mahkemenizce uygun görülmesi halinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve keşif ile de
durum açığa çıkacak olduğunu,
davalı şirketin unvanın önünde yer alan "..." kelimesi "..."nın baş harflerinden
oluşmakta olup bu sözcük esaslı unsur oluşturmamakta olduğunu,
aşağıda yer alan karar ile davacının markalarından daha sonra tescil edilen, davacının
markasının zayıf olduğu ve tarafların hizmetler aynı olmasına rağmen, hitap ettikleri ortalama
tüketici kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiş olduğunu, işbu
davada da tarafların hizmetleri dahi farklı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği
hava limanını kullanan 95.500.000 kişiden biri de havalimanı kullanmak yerine bir kamyon
alabileceği düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar iyi niyet göstergesi olarak Davalı şirkete Beyoğlu 23.
Noterliği'nin █████/2024 tarihli ... yevmiye sayılı İhtarnamesini (EK-4) keşide ederek sulhe
davet etiği ancak davalının bu iyi niyetli çabalara karşılık vermediği iddiaları dahi davacı tarafın
kötü niyetli olduğunun ve tüm iddialarının gerçeği yansıtmadığını göstermekte olduğunu, söz
konusu İhtarname ve içeriği hiçbir şekilde iyi niyetli olmamakla birlikte Davalı şirket tarafından
ihtarnameye yanıt vermediği iddiaları da gerçek dışı olduğunu,
davalı şirket tarafından davacı şirkete ... 1. Noterliği'nin █████/2024 tarihli ...
yevmiye sayılı İhtarnamesi gönderilerek, davacının iddiaları kabul edilmemekle birlikte davalının
iyi niyetli bir yaklaşım sergileyerek gerekli incelemelerin yapılacağı ihtar edilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından vakit kaybedilmeksizin arabulucuya başvuru yapılarak ivedi olarak
işbu dava ikame edilmiş olduğunu, hal böyle olunca davacı tarafın iyi niyetli olmadığı gibi
iddialarının bir çoğunun da gerçeği yansıtmadığı sübuta erdiği, davacının amacı, mahkemenin dikkatini kötü niyetli olarak başka yöne çekilmek istemek olduğunu,
keza yine dava dilekçesinde; arama motorunda Davalı şirketin unvanı olan "... ..."
ibaresi aratılınca davacı şirketin internet sitesinin de sonuçlar arasında yer aldığı belirtilmiş
olduğunu,
öncelikle açıklamakta fayda görmekle birlikte; bir arama algoritması, bir arama motorunun bir
veri yapısı içinde depolanan belirli bilgileri almak ve bir web sayfasının ve içeriğinin önemini
belirlemek için kullandığı benzersiz bir formül olduğunu, Arama algoritmaları, kendi arama
motorlarına özgüdür ve biri birbirinden farklılık göstermekte olduğunu, bu farklılığın en büyük
özelliği de kullanıcının arama yaptığı bilginin özelliği ve potföyü olduğunu, keza arama motorlarının öncelikleri, arama yapan kişilere aradıkları şeyle ilgili mümkün olan en iyi sonucu
vermek olduğunu, kısaca arama motorları web site sahiplerinin hangi pozisyonda sıralanmak
istediğini önemsemez ve sadece arama yapan kullanıcıyı düşünerek sıralamaları belirler
olduğunu, ayrıca da yapılan reklamlar da cabası olduğunu,
davacı tarafından davalının tam unvanı aratılmadığı gibi davalının başvuruda bulunduğu marka
olan "..." de aratılmamış olduğunu, ayrıca, davacı tarafından alınan görüntünün
bilgisayarının da sürekli olarak hayatın olağan akışı içerisinde davacının kendi sitesine girdiği de
göz önüne alındığında, davacının sitesinin çıkıyor olması da şaşırtıcı olmadığını, davacının iddia
ettiği doğrultu da salt arama motorunda davacının sitesinin çıkıyor olması başlı başına ispat
aracı da olmadığı açıklandığından her bilgisayar ve her arama yapana göre farklılık teşkil
ettiğinden bu iddiaya itiraz ediyor olduğunu,
davacı davalı tarafından başvurusu yapıldığı marka ile ilgili olarak "....com.tr" uzantılı
internet sitesi kullanılmakta olduğunu, Alan adının kullanılmasına dair makbuzları da ibraz ediyor olduğunu,
ancak her ne kadar marka başvurusu devam etmekte ise de davacı tarafından gönderilen
ihtarname ve davalı şirket tarafından verilen cevap olan "gerekli incelemelerin yapılacağı"
doğrultusunda işbu dava ikame edilmeden önce davalı şirket söz konusu web sitesinin kullanımını
inceleme yapana kadar iyi niyetli olarak durdurmuş bulunmakta olduğunu, dolayısıyla işbu
durum dahi davalı şirketin sözünü yerine getirdiğini ve iyi niyetli olduğunu göstermekte
olduğunu,
ayrıca davalı şirkete ait sosyal medya hesabının ekran görüntüsünü de ibraz ediyor
olduğunu, keza davalının tabelasında da bu ibare yer almamakta olduğunu, görüleceği üzere davacının markası ile Davalı şirketin logosu arasında herhangi bir benzerlik ve/veya iltibas
bulunmamakta olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan marka başvuru süresi devam etmekte
olup davacı tarafın kötü niyetli beyan, iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep
etmekte olduklarını,
davacı taraf dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, ancak
davacı, oluşan maddi zararlarını açıklayabilmiş olmadığını, şayet davacının havalimanını
kullanacak bir müşterisinin yanlışlıkla davalıdan kamyon aldığı gerekçesi ile maddi bir zararı
oluşmuş ise bu durumu da ispatla yükümlü olduğunu, davacının maddi ve manevi bir zararı
oluşmadığından, davalının davacı şirketten herhangi bir kazanç sağlamadığından davacının bu
taleplerini de reddine karar verilmesini talep etmekte olduğunu,
davacı tarafın dava dilekçesinde ihtiyati tedbir kararı talep edilerek; Davalı şirketin davacının
markasına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet fiillerini oluşturan eylemlerinin önlenmesi,
durdurulması, ortadan kaldırılması ve her halükarda tespit ve takdir edilecek zararlarına teminat
teşkil edilmesi amacıyla davalı şirket tarafından ihtiyati tedbir kararı kapsamında teminat
gösterilmesine hükmedilmesi talep edilmiş olduğunu,
ancak yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere; bir kimsenin havalimanı kullanmak yerine
davalıdan kamyon, çekici veya treyler satın alması söz konusu olmadığını, hayatın olağan akışına
aykırı olduğunu, davalının havalimanı, özel güvenlik, akademik eğitimden de kazanç sağlaması
söz konusu olmadığını, keza kamyon, çekici ve treyler alımı da internet üzerinde basit bir tık ile
satın alınacak ürünler olmadığını, dolayısıyla davacının işbu tedbir talepleri usule ve yasaya
aykırılık teşkil ettiğinden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmalık; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 1000 TL maddi, 1000 TL manevi tazminat, ihtiyati tedbire hükmedilmesi, ticaret unvanının kullanımının önlenmesi, hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlışılmıştır.
Bilirkişiler ... █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel
olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının
30.03.2006 tarihinde kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel
olarak “... / ... ...” adıyla ve “ ” logosuyla “uçuş operasyonları, yolcu
deneyimi, yer hizmetleri, duty-free satış, yiyecek içecek, güvenlik ve bilgi teknolojileri gibi
havalimanı yönetiminin tüm alanlarında kapsamlı çözümler” sunulduğuna dair faaliyetler ile ilgili
internet sitesi olarak kullanıldığı, davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davacı tarafından
beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit
edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda
ilgili internet sitesinin 2007 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 2007 yılından bu yana
davacı tarafından “... / ... ...” adıyla internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği,
davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www...com.tr” internet web sitesinin güncel olarak
kullanımda ve aktif olduğu, ancak internet sitesine güncel olarak girildiğinde sitede sadece “Bakım
Altında” şeklinde bir bilgilendirme uyarısının çıkmış olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol
edildiğinde bu alan adının 04.02.2021 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin “...
... ... İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.” isimli
firma adına kayıt edildiği, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www...com.tr” adresinde davalı tarafından ne zamandan bu yana kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web
arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2021 yılından bu yana
arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından “... / ... ...” adıyla ve “ ”
logosuyla “taşımacılık, otomotiv, inşaat makineleri ve sigorta” gibi hizmetleri ile ilgili internet sitesi
olarak kullanıldığı tespit edildiği,
davalı tarafa ait olduğu belirtilen davaya konu “@...” isimli ... sosyal medya
hesabının profil “https
://.../.../” sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde;
hesap adının “...” olarak, internet bağlantıları olarak “...” ve
“.....” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında
hesap oluşturma tarihinin “Ocak 2021” olduğu tespit edilmiş olup, ilgili instagram hesabında güncel
olarak “253 takipçi”, “59 Paylaşım” bulunduğu, paylaşımların genel olarak “lojistik sektörü (yük
taşıma) merkezli tanıtım, araç-süreç gösterisi ve sektörel bilgilendirme” tanıtımlarına ait olduğu ve
ilgili hesaptan yapılan ilk paylaşımın “29 Ekim 2024” tarihinde, inceleme tarihindeki en son
paylaşımın “12 Haziran 2025” tarihinde olduğu tespit edildiği (Bknz: 3.5 maddesindeki ekran
görüntüleri),
davalı tarafa ait olduğu belirtilen davaya konu “... ...” isimli ... sosyal medya
hesabına ait genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde; hesap adının “..."
...” olarak belirtildiği, ilgili hesaptan yapılan paylaşımların genel olarak “lojistik sektörü
(yük taşıma) merkezli tanıtım, araç-süreç gösterisi ve sektörel bilgilendirme” tanıtımlarına ait olduğu
ve ilgili hesaptan yapılan ilk paylaşımın “18 Haziran 2021” tarihinde, inceleme tarihindeki en son
paylaşımın “12 Haziran 2025” tarihinde olduğu tespit edildiği (Bknz: 3.6 maddesindeki ekran
görüntüleri),
davacı dilekçelerinde “… Bunlara ilaveten arama motorunda Davalı'nın unvanından "...
..." ibaresi aratıldığında Davacı Şirket'e ait "..." markalı havalimanının internet
sitesinin de sonuçlar arasında yer aldığı görülmektedir …” şeklinde beyanı üzerine arama
motorunda yapılan araştırma ve inceleme neticesinde;
... Arama Motorunda tespit konusu olarak belirtilen “... ...” kelimesi ile arama
yapılmış olup, 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1._ve 2. sırasında davacıya ait
olduğu belirtilen “...” internet sitesinin, 3._5. 6. ve 9. sırasında davalıya ait
olduğu belirtilen gerek sosyal medya hesapları gerekse ilanlarının yayınlandığı “...”
internet sitesinin çıkmış olduğu tespit edildiği (Bknz: Arama-1 ekran görüntüsü),
... Arama Motorunda tespit konusu olarak belirtilen “... ...” kelimesi ile
“GÖRSEL” arama yapılmış olup, İlk Sıralardaki doğal sonuçlarında davacıya ve davalıya ait
olduğu belirtilen Logolar ve Görsellerin çıkmış olduğu tespit edildiği (Bknz: Arama-2 ekran
görüntüsü),
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1. maddesi uyarınca, davalının 01.08.2024 başvuru tarihli
2024/... başvuru numaralı "...+..." ibaresinin İLTİBAS SURETİYLE MARKA HAKKINA
TECAVÜZÜ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ kanaatine varıldığı,
davalının "...+..." ibaresinin tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu
algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55 MADDESİ
ANLAMINDA HAKSIZ REKABET OLUŞTURACAĞI" bildirilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ekinde sunulan sulh protokolü ile sulh olduklarını dava dosyasına yönelik olarak ekte sunulan sulh sözleşmesi kapsamında taraflarca karşılıklı anlaşmaya varıldığını beyan ederek sulh sözleşmesi kapsamında karar verilmesini ayrıca karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiş olduğu görülmekle, dosya ele alındı incelendi;
HÜKÜM
:
1-Taraflar arasında imzalanan ve mahkememize ibraz edilen █████/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan, SULH PROTOKOLÜNÜN (7 madde 4 sayfalık ) TASDİKİNE, HMK 315. maddesi gereğince; Sulh nedeniyle ESAS HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-615,40-TL ilam harcından, yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Sulh protokolünde taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden, bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Tarafların yapmış olduğu giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine,
Dair karar tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE karar verildi. █████/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!