Anahtar kelimeler: İddiadavacı Şnin Caddesi Eylemden İkame Talebiyle Vade Şahıs Başlatmış Poliçesi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz --------Ş. (Müvekkilimiz Sigorta Şirketi"), ---------İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyası ("İcra Dosyası") üzerinden davalı borçlu --------- Şirketi aleyhine icra takibi başlatmış; takibe Davalı Borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle işbu dava ikame edilmiştir. Dava dışı sigortalı --------Ş.'nin Müvekkil Şirket nezdinde 27.10.2021-24.05.2022 vade tarihli ---------- numaralı Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. -------- İlçesi, -------- Mahallesi, -------- Caddesi ile --------- Sok. Kesişimi adresinde 12.03.2022 tarihinde Davalı tarafından dava dışı sigortalının tesisine verilen zarar nedeniyle, hasar onarımı dava dışı sigortalı personelleri tarafından giderilmiş olup meydana gelen zarar nedeniyle abonesi olan 3. Kişi mağdurun elektrikli cihazlarında meydana gelen zarar nedeniyle 14.04.2022 tarihinde 14.045,59 TL ödeme yapılmıştır. İşbu ödeme neticesinde sigortalının abonelere ödemiş olduğu tazminat Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında tarafımızdan talepte bulunulması neticesinde sigortalımıza poliçe kapsamında 21.06.2022 tarihinde 14.045,59 TL ödeme yapılmıştır. Meydana gelen hasar ile ilgili dava dışı sigortalımız -------Ş. Tarafından -------Ş.' ne hasar ile ilgili sorumlu olduğunu ve yapılan ödemenin ödenmesi gerektiğine ilişkin rücu yazısı gönderilmişse de Davalı ---------- tarafından herhangi ödeme yapılmamıştır. Zararın meydana geldiği abone için dava dışı sigortalı tarafından Abone Verilen Zararlara Ait Teknik Değerlendirme Raporu tanzim edilerek hasar tutarları ve hasarın oluş şekli tespit edilmiştir. TBK 49. Maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü amirdir. ---------- tarafından yapılan çalışma neticesinde dava dışı sigortalıya ait alt yapıya zarar verilmesi ile yine dava dışı mağdur abonelere verilen zarar arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Öte yandan ---------- ekipleri tarafından yapılan çalışma neticesinde hem kusur sorumluluğu hem de alt yapı çalışmasını yapan şayet Davalının çalışanları ise TBK 66. Maddesi gereği adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi gereğince kusursuz sorumluluğu da söz konusu olacaktır. Bu kapsamda hakların yarışması söz konusu olup şayet meydana gelen zarar Türk Telekom çalışanı tarafından meydana gelmiş ise zarardan kusursuz sorumluluğu da olacaktır. Ödeme yapan Müvekkilimiz Sigorta Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 1472.maddesi "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olmuş ve kusuru oranında Davalı Borçluya rücu etmiştir. Zarara sebep olan Davalı -------- karşı başlatılan ---------İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı icra dosyası ile rücu edilmiş; borçlunun itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir sonuç alınamamış ve huzurdaki davanın ikamesi zaruri olmuştur. Dava konusu hasara ilişkin Dava dışı sigortalı tarafından ödeme için başvuruda bulunularak, dava konusu talepten haberdar olması sağlanmıştır. Ancak buna rağmen Davalı Borçlu hem icra takibine itiraz etmiş hem de arabuluculuk sürecinden sonuç alınamaması sebebiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Takibe konu alacak tespit edilebilir nitelikte olup takibin açılmasına ve takibe haksız itirazı neticesinde işbu davanın açılmasına Davalı Borçlu sebebiyet vermiştir. Bu sebeple, Davalı Borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ederiz.” şeklinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, -------- Şti'ye ihbarına karar verilmesini talep ederiz. Ancak asla davayı kabul etmemek itirazıyla beyan etmek isteriz ki Müvekkil Şirket ile ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla ANAHTAR TESLİM GÖTÜRÜ USULÜ yapmaktadır. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Müvekkil Şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu değildir. Şöyle ki, yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere, Müvekkil Şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmamaktadır. Ancak bir an için var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamı -------- tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütülmüştür. Dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan Müvekkil Şirket'in sorumlu tutulmasının kabulü mümkün değildir. Açıklandığı üzere; davanın öncelikle Müvekkil Şirket lehine husumet yönünden reddi gerekmektedir. Öyle ki; asıl işverenlikten söz edilebilmesi için işin bir bölümünün ihale edilmesi, diğer bölümünün kendi işçileri ile bizzat yapılması gerekir. Oysa ki, Müvekkil Şirket’in söz konusu güzergahta bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Nitekim ---------- Sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere; Kendisi işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmayıp, işi bölerek ihale suretiyle muhtelif kişilere veren iş sahibi "ihale makamı", İş Kanunu’nun 1/son maddesi anlamında bir asıl işveren değildir. Müvekkil Şirket ile -------- arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacaktır. Müvekkil Şirket’in asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde Müvekkil Şirket’in bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması, müvekkil Şirket’in işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını göstermektir.” şeklinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, davanın sadece davalı --------Ş.' ne yönlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde dava tarafımıza ihbar olunmuştur. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Müvekkil Şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu değildir. Şöyle ki, Müvekkil şirket dava konusu -------- İlçesi,--------- Mahallesi, --------- Caddesi ile ---------- Sok. Kesişimi adresinde █████/2022 tarihinde çalışma yapmıştır. Müvekkil şirket ilgili adreste çalışmalara █████/2022 tarihinde başlamış, █████/2022 tarihinde ise bu adresteki çalışmalarını bitirmiştir. Dolayısıyla hasar tarihi olarak iddia edilen █████/2022 tarihindeki hasardan sorumlu tutulma olanağı yoktur. Aksi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir. Bununla birlikte davalı ---------Ş.' nin tek yüklenicisi müvekkil şirket değildir. --------Ş., müvekkil şirket dışında da muhtelif yüklenici firmalarla çalışmaktadır. Dolayısıyla müvekkil şirketin sorumlu tutulmak istendiği hasarı başka bir yüklenici firmanın vermiş olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla huzurda açılan bu dava kötü niyetli ve açıkça dayanaktan yoksundur. Somut olayla herhangi bir bağlantısı olmadığı açık olan müvekkil şirket bahsi geçen olaya ve bu olay neticesinde uğratıldığı iddia edilen herhangi bir zarardan sorumlu tutulamaz. Aksi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte birtakım açıklamalar yapılmakla birlikte hiçbiri uğradığını iddia ettiği zararı açıklar nitelikte değildir. Zira huzurda açılan bir “hasar bedeline ilişkin" bir davadır ve önemli olan davacıların tazmin edilmesini istediği miktarı net bir şekilde, somut belgelerle ortaya koyabilmesidir. Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesinde “MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” şeklinde hüküm altına alındığı üzere, davacının zarar iddiaları ispata muhtaç olduğu gibi ispat yükü de bizzat davacı üzerindedir. Şayet, davacı dava konusu hasar iddiasında samimi ise bu durumu, Mahkeme kanalıyla yaptırılacak bir tespitle kanıtlaması gerekmektedir. Davacı bu yolu seçmek yerine tek taraflı olarak hazırladığı belgeler üzerinden giderek işbu davayı ikame etmiştir. Hiç kimse kendi lehine delil yaratamayacağından bu belgelerin ispat niteliği taşıması söz konusu olamayacaktır. Gerek hasarın meydana geliş şekli gerekse hasara ilişkin zarar hesabı yalnızca davacının beyanları ve belgeleri ile oluşturulduğundan ve hukuki anlamda kesinlikle delil niteliği taşımayacağından Sayın Mahkemece dikkate alınmaması gereklidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİUyuşmazlık; davalının ------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasın incelenmesinden; davacı tarafından davalı adına █████/2022 tarihinde 14.045,59 TL asıl alacak, 684,87 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 14.730,46 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, davalının borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin █████/2022 tarihinde durduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu hakkında dosya sigortacı ve elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda özetle;Sigorta Yönünden Değerlendirme ; Dava dışı sigortalı--------Ş.'nin Müvekkil Şirket nezdinde 27.10.2021-24.05.2022 vade tarihli --------- numaralı Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. -------- İlçesi,-------- Mahallesi, ------- Caddesi ile --------- Sok. Kesişimi adresinde 12.03.2022 tarihinde Davalı tarafından dava dışı sigortalının tesisine verilen zarar nedeniyle , hasar onarımı dava dışı sigortalı personelleri tarafından giderilmiş olup meydana gelen zarar nedeniyle abonesi olan 3. Kişi mağdurun elektrikli cihazlarında meydana gelen zarar nedeniyle 14.04.2022 tarihinde 14.045,59 TL ödeme yapılmıştır. İşbu ödeme neticesinde sigortalının abonelere ödemiş olduğu tazminat Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinden talepte bulunulması neticesinde sigortalıya poliçe kapsamında 21.06.2022 tarihinde 14.045,59 TL ödeme yapılmıştır. Sigortacının, sigortalı işletmenin faaliyet konusunu iştigal eden işleri gerçekleştirmesi sırasında üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle poliçede belirtilen sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğu, Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Poliçe Limitlerinin, Üçüncü Şahsılara karşı sorumluluk için poliçe süresince azami 250.000.000 USD limit olarak sağlandığı poliçeden tespit edilmiştir. İşbu sigorta poliçesinde, poliçe özel şartları ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Genel Şartları dahilinde teminat altına alınan bedeni ve maddi zararlara istinaden her bir kaza için sigortacının ödeyebileceği azami tazminat tutarıdır. Aynı olayda birden fazla kişi ve/veya mala zarar verilmiş olsa dahi bedeni zarara uğrayan kişiler ve maddi zarara uğrayan mallar için maddi/bedeni zarar ayrımı yapılmaksızın, ödenecek tazminat miktarlarının toplamını ifade eder. Poliçe kapsamında meydana gelen bir kazada ortaya çıkan tazminat tutarının kaza başı limiti aşması halinde; sigortacı ilgili olaya maruz kalan tüm üçüncü şahıslara teminat bedeli limitini aşmayacak şekilde tazminat tutarlarını teminat limitine oranlayarak ödemede bulunur. Sigorta Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 1472.maddesi "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olur ve kusuru oranında kusurluya rücu etme hakkına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 49. Maddesi ise: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Hükmünü içermektedir. Ancak takdirin Mahkemeye olduğu, Teknik Açıdan Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Sonucunda; Davanın, 3 şahıs elektrikli cihazlarında meydana gelen zararlara ödeme yapılmasına sebep olan elektrik kesintisine sebep olduğu beyan edilen bir kazı çalışmasından davalı ve dava ihbar edilenin sorumlu olduğu gerekçesiyle açıldığı ve dava ihbar edilen yüklenicinin hasarın meydana geldiği adreste çalışma yürütüldüğü yönündeki beyanlarının da davalının hasara sebep olan kazı çalışmasının yüklenicisi tarafından yürütülen bir kazı çalışması sırasında meydana gelmiş olabileceği yönündeki beyanları ile kısmen örtüştüğü anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da dava ihbar edilen tarafından yürütülen çalışmanın hasarın oluştuğu beyan edilen █████/2022 tarihinde başlayıp başlamadığının tespit edilmesi ile davalı ve dava ihbar edilenin elektrik kesintisine sebep olduğu beyan edilen kazı çalışmasından sorumlu olup olmadıklarının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Davacı tarafın yer altı kablo ve tesisinde hasar meydana geldiğini belirttiği çalışmaya ilişkin paylaşılan fotoğraflarda bir kazı çalışması olduğu ve açıkta bir elektrik kablosunun bulunduğu görülmekle birlikte, dava ihbar edilenin söz konusu adreste çalışma yürütüldüğü ancak sonraki tarihlerde başladığı yönündeki beyanları da varken, sunulan belgelerde çalışmanın kim veya kimler tarafından yürütüldüğünü gösteren herhangi bir fotoğraf vb. kanıt bulunmadığı için takdiri sayın Mahkemede olmak üzere, davalı ve dava ihbar edilenin elektrik kesintisine sebep olarak 3. Şahıslara ödeme yapılmasına sebep olan bu kazı çalışmasından ve oluşan hasardan şu aşamada sorumlu tutulması için elde yeterli somut kanıt bulunmadığı, Elektrik kesintisinin sebep olduğu elektrik- elektronik cihazlarda meydana gelen arızaların onarımına ilişkin paylaşılan ödeme belgelerindeki onarım bedeli ve birim fiyatlarının, onarımı yapılan cihazlarla uyumlu ve piyasa rayiçlerinde olduğu, Sigorta Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 1472.maddesi "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olur ve kusuru oranında kusurlu ve sorumluluğun ispatı ile kusurluya rücu etme hakkına sahip olacağı, Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 49. Maddesi ise: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Hükmünü içerdiği, yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.Somut uyuşmazlıkta, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yapması nedeniyle TTK m. 1427 uyarınca halefiyet hükümleri gereğince zarara sebebiyet veren kuruma rücu edebileceği değerlendirilmiş ancak 13.04.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu davalı şirket vekilinin ve ihbar edilen vekilinin cevap dilekçeleri ile ------- Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde zararın meydana geldiği yerde ve tarihte (12.03.2022 tarihinde) davalı ---------- ve ihbar olunan yüklenici şirketin herhangi bir çalışmasının olduğu hususu ispat edilemediğinden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine1-)Karar harcı olan 732,00 TL'den dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,2-Davacı tarafından yapılan harç masrafı ile yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 14.730,46 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,6-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,Dair davacı, davalı ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026