Anahtar kelimeler: Kapanması Esaskarar İflasın İik Yazim İflas Ankara Hmk Eksiklik Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ███████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 3. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 23.10.2025ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: İflas (İflasın Kapanması (İİK 254))KARAR TARİHİ
: 22.01.2026YAZIM TARİHİ
: 22.01.2026Alacaklılardan ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı özetle
: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.11.2020 tarih ve ████████ E. sayılı kararı ile, S.S. ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin iflasına karar verildiğini, iflas kararının İİK m. 166 gereğince gazetelerde ilan edildiğini ve ilgili kurumlara iflasın açıldığının ihbar edildiğini, ilgili kurumlardan gelen cevaplarda iflas şerh kaydının işlendiği ancak herhangi bir aktif mal varlığının bulunmadığı yönünde cevap verildiğini, müdürlükçe UYAP veri tabanından mal varlığı sorgulamaları yapıldığını, müflis şirket adına kayıtlı mal varlığı tespit edilemediğini, müflis kooperatifin ticaret sicilde kayıtlı adresine mal varlığı (menkul) tespitine gidildiğini, 02.12.2020 tarihli tespit tutanağı ile adreste kimsenin bulunmadığının ve müflise ait herhangi bir menkul mal varlığı bulunmadığının tespit edildiğini, müflis şirketin yetkilisi ...'e sorguya davet ve ticari defterlerin ibrazı için tebligat gönderildiğini, şirket yetkilisi ... ve ...'in 30.11.2020 tarihinde sorguya geldiğini, ticari defterlerin müdürlüğe teslim edilmediğini, iflas dosyası kasa bakiyesinin 6.673,48 TL olduğunu, müdürlükçe iflas tasfiye işlemlerine dair başkaca yapılacak işlemin bulunmadığını iddia ederek, S.S. ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi hakkındaki iflas tasfiye dosyasının İİK m. 254 uyarınca borçlu olarak kapatılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince "...Gerçekleşen somut olayda; iflas kararının kesinleşmiş olduğu, iflas dairesi tarafından yürütülen tasfiye işlemi neticesinde müflis şirkete ait hiç bir malvarlığının bulunmadığının belirlendiği, İİK’nın 217. maddesi uyarınca, tasfiyenin tatiline karar verilerek ilan edildiği ancak ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde tasfiyenin devamına dair bir talebin bulunmadığı gibi gider yatırılmadığı, alacaklılarca müflis şirketin malvarlığı bildirilerek tasfiyenin devamının talep edilmediği anlaşılmaktadır.Mahkememizce celse öncesinde uyap sistemi üzerinden müflisin taraf olduğu dava dosyalarının incelendiği, Ankara 5. Asliye Hukuk Mah. ████████ Esas sayılı dosyanın istinaf aşamasında olup kesinleşmemiş olduğu, Ankara 7.İcra Hukuk Mah. ████████ Esas sayılı dosyasında ise verilen kararın İstinaf aşamasından geçtiği temyiz dilekçesinin ise kesinlik sınırı altında kaldığından reddine dair karar verildiği, buna göre derdest dava bulunduğu anlaşılmakta ise de, eldeki talebin İİK 217 maddesi kapsamında tasfiyenin tatili hukuksal nedenine dayalı olarak yapılmış bulunmasına göre derdest davanın mevcudiyetinin eldeki talebin değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceği kanaatine varılmıştır. (Ankara BAM 23 HD. 02.10.2024 Tarih ve █████████ Esas ve █████████ Karar )Duruşmaya iştirak eden Alacaklı ... vekilince; Alacağın devam ettiği, müflis kooperatifin mal varlığı bulunmadığına yönelik iflas dairesinin yaptığı tespitin hatalı olduğu, kooperatif üyelerinin müflis kooperatifin borçlarından sorumlu olduğu ileri sürülerek talebin reddine karar verilmesi ileri sürülmüş ise de, eldeki davada İflas tasfiyesinin tatili hukuksal nedenine dayalı olarak İcra ve İflas Kanunu'nun 217'nci maddesi kapsamında talepte bulunulduğu, anılan maddede gösterilen prosedür tamamlandıktan sonra iflasın kapatılmasına karar verileceğinin hüküm altına alındığı ancak bu kapatmanın iflas idaresince tasfiyenin yapılıp tamamlanması sonucunda kapatmadan farklı olduğu (İİK m.254 vd.) zira tatilde esasen bir tasfiye yapılmayıp tasfiyenin yapılabilmesi için alacaklılarca gider yatırmaya yanaşılmadığı hal böyle olunca bunun sonuçlarına katlanmayı göze aldıkları bir hukuksal sürecin söz konusu olduğu anlaşılmakla, alacaklı vekilinin itirazına hukuksal değer atfetmek olanaklı görülmemiştir.Tasfiyenin tatiline karar verilmesi halinde, alacaklılar toplantıları, sıra cetveli ve aciz belgesinin düzenlenmesinin söz konusu olmayacağı, buna göre yapılacak başkaca bir işlem kalmadığı (Ankara BAM 23 HD 25.04.2024 Tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar) anlaşılmakla talebin kabulüne..." karar verilmiştir.... vekili istinaf dilekçesinde özetle
: İlk derece mahkemesi kararının, müflis kooperatifin hukuki statüsünü göz ardı ederek yalnızca İİK hükümleri esas alınmak suretiyle verildiğini, oysa müflis kooperatifin Kooperatifler Kanunu’na tabi olduğunu ve iflas tasfiyesinin anılan kanunun 31 ve 33. maddeleri ile kooperatif ana sözleşmesinin 21, 61 ve 63. maddeleri uyarınca yürütülmesinin zorunlu olduğunu, kooperatifin ana amacının 124 adet işyerinin ortaklara teslimi olduğunu, bu işyerlerinin tamamlanarak tapuda ortaklara devredildiğini, bu nedenle kooperatifin aktifinde malvarlığı görünmemesinin tasfiyenin tatilini haklı kılmadığını, zira kooperatif ortaklarının ek ödeme yüklemi altında bulunduğunu ve bilanço açıklarının ortaklardan tahsil edilmesi gerektiğini, Ankara İflas Dairesi tarafından düzenlenen 23.06.2025 tarihli nihai raporda, kooperatifler hukukuna özgü düzenlemeler göz ardı edilerek genel iflas hükümleri üzerinden işlem tesis edildiği, bu durumun kooperatifin ana sözleşmesi ve Kooperatifler Kanunu hükümleri karşısında mutlak butlan ile batıl olduğunu, ilk derce mahkemesince, müflis kooperatifin ortaklarına devredilen işyerlerinden kaynaklanan borçlar nedeniyle alacaklıların korunması imkânı bulunmasına rağmen, yalnızca aktif malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyenin tatiline karar verilmesinin, alacaklıları hukuken korunmasız bıraktığını ve ortaklar yönünden sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurduğunu, ayrıca, müflis kooperatifin 30.11.2006 tarihinde faaliyetine son verdiği ve vergi mükellefiyetinin kapandığı sabit olmasına rağmen, iflas idaresince muhasebe ve defter tasdik giderleri varmış gibi değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, iflas tasfiyesinin Kooperatifler Kanunu ile kooperatif ana sözleşmesi hükümleri uyarınca yürütülmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, müflis şirket hakkındaki iflasın kapanması istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ilişkili kişi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın ...'dan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.3-) ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2026Başkan Üye Üye Katip