Anahtar kelimeler: Evraktan İşlere Kıymetli Esaskarar Ciro Ştinin Başkan Firma Şubesinin Katip

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: .....
ÜYE
: .....
ÜYE
: .....
KATİP
: .....
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: .....
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR Y. TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı işlere karşılık olarak ..... tarafından, ..... Şubesinin ... çek seri numaralı 30.10.2025 keşide tarihli 1.945.000,00 TL bedelli çek ile ilgili firma tarafından ciro edilerek müvekkili şirkete verildiğini, yine Müvekkili şirketin yaptığı işlere karşılık olarak ... LTD. Şirketi tarafından, ..... Şubesi’nin ... çek seri numaralı, 05.10.2025 keşide tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çekin keşide edilerek müvekkile teslim edildiğini, müvekkilinin bu çekleri ..... le olan ticaretine ilişkin ödeme aracı olarak ilgili şirketin adresi olan .....isimli firmaya gönderilmek üzere ... kargo firması .....Şubesine 02.09.2025 tarihinde 15.45'te teslim edildiğini, söz konusu çeklerin kargo şirketine teslim edildikten sonra zayi olduğunu, yapılan tüm araştırmalara rağmen çekin bulunamadığını, bu nedenle çekin kargo şirketine tesliminden sonra çalındığının açık olduğunu, haricen edinilen bilgilere göre şüpheliler tarafından çeklerin sahte ciro yapıldığını, faktoring şirketlerinde vadesinden önce çek faktoring şirketlerine teslim edilerek nakde çevrildiğini, ... Ltd. Şti. adlı şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bahsi geçen ... Ltd. Şti. Adlı şirket ve yetkilileri çekleri kargo esnasında çaldığını ve gerçek dışı ciro yaparak bu çekleri vadesini beklemeden ... A.Ş şirketine verip faktoring yaptırarak çekleri vadesinden önce nakite çevirdiklerini, davaya konu çekin icra takibine konu edilmesi halinde müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğacağını, bu sebeple müvekkilin ihtiyati tedbir talep etmesinde hukuki yararı bulunduğunu beyan ederek öncelikle çekler üzerinde ödeme yasağı konulmasını, ödeme yasağı tek başına icra takiplerini durdurmayacağından müvekkili şirketin işbu dava sonuçlanmadan zarara uğratılmaması için dava konusu kayıp çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca çeklerin üçüncü kişilerin eline geçmesi ve ibraz edilmesi halinde ödeme yapılmaması ve çeklerin icra takibine konu edilmemesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı yana tebliğ edilmiş, karar tarihi itibariyle henüz cevap süresi dolmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava Menfi Tespit davasıdır.
TTK'nın 4. Maddesi hükmüne göre dava Mahkememizin görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan '7445 sayılı kanun'un 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Yasa koyucu bu düzenleme ile menfi tespit davaları yönünden arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenlenmiş olup yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş, uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir.
6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir.
Davada davacı çek istirdatı bulunmuş olup, davanın niteliği itibariyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile çekin istirdatının gerekip gerekmediği hususlarında yargılama yapılması gerektiği ve bu hususlarda yargılama yapılmadan önce arabulucuya başvurunun zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Kanun istirdat davalarında da arabulucuya başvurmayı zorunlu kılmış istirdat davasının niteliği bakımından bir ayrıma da gitmemiştir. Bu itibarla eldeki davada arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. (Emsal .....Dairesi'nin █████/2023 tarih, .....sayılı kararı)
Mahkememiz █████/2025 tarihli tensip tutanağı 10. maddesinde davacı tarafa Arabuluculuk tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince █████/2025 tarihli dilekçe ekinde dava tarihi sonrası █████/2025 tarihli arabuluculuk (anlaşamama) tutanağı sunulduğu, bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan .....dosya numaralı "Hukuk Uyuşmazlıklarında Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Görüşmeme Sonucu Anlaşmama Son Tutanağı"nın incelenmesinde; başvurucunun davacı ..... Şirketi karşı tarafların davalı ... Şirketi ve dava dışı ..... oldukları, başvuru tarihinin █████/2025 olduğu görülmüştür. Kanunun açık ifadesine göre arabuluculuk yoluna başvuru dava öncesi yerine getirilmesi zorunlu olan bir dava şartı olup, sonradan tamamlanması mümkün değildir. 6100 sayılı HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle (Emsal ..... Dairesi'nin █████/2021 tarih, .....; .....Dairesi'nin █████/2025 tarih, .....) davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğinden davacının arabulucuya başvurarak anlaşmaya varılmadığını ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemediği tutanağın dava tarihinden önce düzenlenmiş olması gerektiği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve mübrez belgelere ve usulden red kararının niteliğine göre ihtiyati tedbir talebinin HMK m. 390 gereğince reddine karar vermek gerekmiş aşağıda gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talebi hususunda karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin ve tamamlama ile alınan 57.124,24‬ TL harçtan mahsubu ile bakiye 56.508,84 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2025
Başkan .....
¸e-imza
Üye .....
¸e-imza
Üye .....
¸e-imza
Katip .....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!