Anahtar kelimeler: Adsm Ağız Huk Müş Hastalar Merkezleri Onuncu Derneği Süreci Resmî
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:... Derneği
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1-... Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2018 tarih ve 30367 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 3. maddesiyle değiştirilen █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 2.4.1.B-1 numaralı maddesinin ikinci fıkrasının "Bu hastalar; Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri (ADSM), ağız ve diş sağlığı hastaneleri, ağız ve diş sağlığı eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerince muayene yapan hekim tarafından sağlık raporu düzenlenmesi halinde, özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerine başvurabilirler." şeklindeki ikinci cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, █████/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği ile değişik 2.4.1.B-1 maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "üç diş hekimi tarafından" ve "kurulu" ibarelerinin iptaline karar verildiği, davalı idarece anılan kararın uygulanması amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı ve %40 ve üzerinde özürlü kişilere, tek hekim tarafından sağlık raporu düzenlenmesi halinde, özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerine başvurabilme imkânı tanındığının anlaşıldığı,
Bu durumda, yargı kararının uygulanması mahiyetinde olan dava konusu Tebliğ hükmünün, engelli bireylerin ağız ve diş sağlığı hizmetine erişimini engelleyici nitelikte görülmediği ve kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu,
Öte yandan, mevzuatta her ne kadar sağlık hizmeti sunucuları arasındaki sevk zincirinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak sûretiyle belirlenmesi öngörülmüş ise de dava konusu düzenleme yargı kararının gereklerini yerine getirmek üzere kurulduğundan, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmamasının dava konusu düzenlemeyi sakatlayıcı nitelikte görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin, engellilerin sağlık hizmetine erişimini ölçüsüz biçimde güçleştirdiği, ülkemizde ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin büyük ölçüde ve yaygın olarak özel muayenehaneler ve diğer sağlık kuruluşları eliyle verildiği, kamu sağlık kuruluşlarının halen ihtiyacı karşılar ölçüde yaygın ve yeterli olmadığı, Sağlık Uygulama Tebliğinde engellilerin özel sağlık kuruluşlarından ağız ve diş sağlığı hizmeti alabilmelerine olanak sağlanmışsa da, bu olanaktan yararlanabilmek için getirilen rapor şartının karşılanabileceği sağlık kuruluşları arasında Devlet hastanesindeki diş hekimliği birimlerinin bulunmadığı, Sağlık Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren ADSM’lerin hemen hemen tamamının il merkezlerinde olduğu, buralardan rapor alma şartının merkez dışında yaşayan engelli hastaların sağlık hizmetine erişimini önemli ölçüde güçleştirdiği, zaten engelleri sebebiyle hareket kabiliyetleri sınırlı olan bu hastaların ayrıca uzun uzun yolculuklar yaparak sınırlı sağlık kuruluşlarına erişmelerinin eziyetli bir hal olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!