Anahtar kelimeler: Davamarka Dünyaca Uğratan Yaratan Düzeyi Smk Karakterini Zedeleyen İltibas Hiz

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
:███████ ESASKARAR NO
:████████DAVA
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacıya ait 2018/... sayılı “...” ibareli marka ile iltibas yaratan, davacıya ait markaların Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yarar sağlayan, davacıya ait markanın itibarını zarara uğratan ve ayırt edici karakterini zedeleyen, davacıya ait alan adı ile iltibas yaratan ve esasen kötü niyet arz eden davalı adına tescilli 2022/... sayı “...” ibareli markanın, 6769 sayılı SMK madde 25 hükmü uyarınca hükümsüzlüğü talep edildiğini , Davacı ... .... Hiz. Ve Tic. A. Ş., “... Hastanesi Markası ile işletilen dünyaca tanınmış hastanenin sahibi olduğunu, davalı şirketin önce ... Hastanesi markasını taklit ettiğini , davacının “... Hastanesi” markalı hastaneleri işleten davacı şirket çok sayıda markanın sahibi olduğunu, bu markalardan birinin de “...” markası olduğunu, Davalı şirket, öncelikle davacıya ait “... Hastanesi” ile iltibas yaratan “... Estetik” markasını kullanmış/tescil ettirmiş olduğunu, işbu markayı içeren kullanımlar ve tesciller hakkında, 7 yıllık bir dava geçmişi bulunmakta olduğunu, Davalı şirket, bu davalar sürerken, 2022 yılında, bu defa davacıya ait “...” markası ile iltibas içeren “...” markasını tescil ettirmiş olduğunu, Davalı şirketin , ısrarla davacı şirkete yakınlaşma amacıyla hareket ettiğini, işbu davaya konu marka başvurusu da kötü niyetin açık bir göstergesi olduğunu, davalı şirket ve şirketin tek yetkilisi ... hakkında, “... Estetik” ibareli markasını kullandığı/tescil ettirdiği gerekçesi ile çok sayıda hükümsüzlük ve YİDK karar iptali talepli davalar ile, davalı ... Estetik ve dava dışı şirket yetkilisi hakkında “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet konulu” davalar açılmış ve hepsi davacı lehine sonuçlanarak, kesinleşmiş olduğunu, “... Estetik” ibaresini içeren markalar, dava dışı ... adına tescil edildiğinden, işbu başlık altında dava dışı ... hakkında açılan davalardan bahsedileceğini, Davalı şirket ve dava dışı şirket yetkilisi ile toplam 6 adet dava görüldüğünü, bu davaların tamamının davacı lehine sonuçlanmasına ve hatta kesinleşmesine rağmen, davalı tarafın marka başvurusu yapmaya, davacı şirketi zarara uğratmaya devam ettiğini, davalı şirket ve dava dışı ... aleyhine açılan ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E. 2023/... K. sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası: Davalıların “... ...” ibareli marka kullanımlarından kaynaklanan eylemlerinin marka hakkını ihlal ve haksız rekabet yarattığı ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E. 2023/... K. sayılı karar ile hüküm altına alınmış olduğunu, Kararın kesinleşmiş olduğunu, .... FSHHM 2020/.. E. 2021/... K. sayılı marka hükümsüzlüğü davası: Davada, davalı şahsa ait 2015/... sayılı “....com.tr” markasının tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğunu, işbu karar davalı tarafından istinaf başvurusuna konu edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile davalının istinaf taleplerinin esastan reddedildiğini, kararın kesinleşmiş olduğunu, ... 2. FSHHM 2017/... E. - 2019/... K. sayılı YİDK karar iptali ve hükümsüzlük davası: davada, davalı şahsa ait ██████████ sayılı “ae ...” markasının tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ve ilgili YİDK kararının iptaline karar verildiğini, bu davada karar davalı tarafından istinaf başvurusuna konu edilmiş olup, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile davalıların istinaf taleplerini esastan reddetmiş olduğunu, İşbu karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı karar ile onanmış olduğunu, karar kesinleşmiş olduğunu, ... 3. FSHHM 2017/... E. - 2019/... K. sayılı YİDK karar iptali ve hükümsüzlük davası: davada, davalı şahsa ait ██████████ sayılı “ae ...” markasının tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü talepli dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusu kabul edildiğini , ... Bölge Adliyesi 20. Hukuk Dairesi ████████ E. █████████ K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı karar ile onanmış olduğunu, karar kesinleşmiş olduğunu, ... 2. FSHHM ████████ E. - ████████ K. sayılı YİDK karar iptalini, davada, davalı şahsa ait ███████████ sayılı “...” markasının tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ve ilgili YİDK kararının iptaline karar verilmiş olduğunu, İşbu karar davalı tarafından istinaf başvurusuna konu edilmiş olup, ... Bölge Adliyesi 20. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile davalıların istinaf taleplerini esastan reddetmiş olduğunu, dava konusu marka, davacıya ait marka ile benzer olup, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmakta olduğunu, somut durum bakımından değerlendirildiğinde, dava konusu marka, davacıya ait “...” ibareli markanın iltibas yaratacak seviyede benzeri olduğunu, dava konusu marka ile davacıya ait “...” ibareli marka arasındaki tek fark, davacı markasının ikinci harfi olan “İ” harfinin çıkarılması olduğunu, Kelimenin ortasında yaratılan bu farklılık, markaları ayırt etmeye yetecek nitelikte olmadığını, nitekim insan beyni, kelimeleri bir bütün olarak algılama, boşlukları doldurma eğiliminde olduğunu, Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu markayı gören bir tüketici, önceden bildiği ve tanıdığı markayı hatırına getirerek, markayı “...” olarak algılayacak olduğunu, kelime markalarında, tek harf farklılığı markaları ayırt etmeye yetmeyeceğini, dava konusu markanın da, davacıya ait markaların da toplamda 4 harfi aynıdır. Taraf markaları, “....”, “...”, “...", “...” harflerini aynı sıralamada içermekte olduğunu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresi, davanın konusunu oluşturan 44. Sınıf için tanımlayıcı bir ibare olduğunu, “SAĞLIK” anlamına gelen bu kelimenin, ayırt ediciliğe herhangi bir katkısı bulunmamakta olduğunu, dava konusu marka; davacıya ait “...” markası karşısında işitsel olarak da son derece benzer olduğunu, bu açıdan, dava konusu “...” ibareli markanın son derece benzer şekilde telaffuz edilmesi ve sessel açıdan aynı harflerden oluşması; markaları birbirine daha da yakın kılmakta olduğunu, somut olayda dava konusu “...” unsurlu marka 44. Sınıfta tescil edilmişken, davacı firmaya ait “...” esas unsurlu marka hali hazırda 44. Sınıfta tescilli olduğunu, incelendiğinde görüleceği üzere, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının marka başvurusunda seçtiği sınıflarda yer alan hizmetler, tamamen davacı şirket markaları ile benzerlik arz etmekte olduğunu, dava konusu marka başvurusunun tescilinin varlığına devam etmesi halinde markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerliğin de olması, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmasına sebebiyet verecek olduğunu, taraf markaları tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait olduklarından, 6769 sayılı SMK m.6/1'de sayılan hususların varlığının somut olayda mevcut olduğunun kabulü ile dava konusu markanın tescil edildiği tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğü talep edilmekte olduğunu, davacı firma, ... Hastanesi markasını, uzun yıllardır aralıksız ve kesintisiz olarak kullandığını, bu markaya yatırım yaptığını, reklamlar verdiğini, bu kullanım ve reklamlar sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını, bu çalışma sonucunda yurt dışında da markasını tanınmış marka haline getirildiğini, bu derece tanınmış bir marka için ayırt ediciliğinin düşük olduğu iddiası kabul edilebilir olmadığını, davacı markasının ulaştığı bu tanınmışlık seviyesi hiçbir şekil azımsanamayacak yatırımlar sonucunda elde edildiğini, bu durumda, markanın itibarının zarara uğraması itibarından haksız yarar sağlanması ve markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimallerinin varlığı dahi davacı firmanın büyük emek ve paralar ile tanınmış kıldığı markası açısından ciddi riskler oluşturmakta olduğunu, Davalı şirkete ait tescilli 2022/... sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, dava konusu 2022/... sayılı “...” ibareli markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair (takdiren teminatsız) ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, Davacı şirket iş bu davaya konu talebinde ise özetle, davalı şirketin davacı şirketin sahip olduğu markaları ısrarla taklit ettiğini, daha önce de ... Hastanesi markasıyla iltibas oluşturacak bir marka kullandığını ve mahkemenin bu durumu marka hakkı ihlali olarak nitelendirdiğini, davacı şirketin "..." markası ile iltibas oluşturan "..." markasını tescil ettirmenin bu anlamda kötüniyet içerdiğini, davalı şirket ile 6 adet dava görüldüğünü bunların tamamının davacı lehine sonuçlandığını, davalı şirketin davacı şirket markalarına ısrarla devam eden yakınlaşma çabası olduğunu, dava konusu markalar arasındaki terk farkın "i" harfi olduğunu, tüketicinin bu durumda yanılma ihtimalinin olduğunu, dava konusu markada bulunan "..." kelimesinin sağlık anlamına geldiğini ve ayırt ediciliğe herhangi bir katkısının olmadığını, her iki markanın birbirine işitsel olarak da çok benzediğini, telaffuz olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, her iki markanın 44. Sınıfda tescil edilmiş olmasından dolayı sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin devam etmesi durumunda markalar arasındaki benzerlik nedeniyle ortalama bir tüketici, davacı şirkete ait “...” esas unsurlu marka yerine davalı şirketin “...” unsurlu markası altında sunulan mal ve/veya hizmeti, davacı şirket grubu tarafından sunulduğunu düşüneceğini ya da “...” unsurlu markasının farklı bir işletmeye ait olduğunu bilse bile, o işletme ile güvendiği ve iyi bildiği davacı şirket arasında ekonomik bir bağlantı olduğunu düşünebileceğini, ... Hastanesi gibi, bu markanın yanında “...” markasının da “toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi” göz önüne alındığında, söz konusu markaya alelade markalardan farklı olarak daha güçlü bir marka koruması sağlanması, benzerlerinin tescili önlenmek suretiyle, davacı markalarının arttırılmış ayırt edicilik düzeyi sebebiyle çekici gücünden faydalanılmasının özellikle önüne geçilmesi gerektiğini, bir an için dava konusu markaların kapsadıkları emtiaların ilişkilendirilebilir nitelikte olmadığı düşünülse dahi davacı markasının tanınmışlığı dava konusu markaların hükümsüzlüğünü gerekli kılması gerektiğini, zira tanınmış marka statüsü markayı, tamamen farklı sınıflarda dahi koruma gücüne sahip olduğunu iddia ederek davalı şirkete ait tescilli 2022/... sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini sayın mahkemenizden talep ettiğini beyan etmiş olduğunu, Davalı kurumun davacı ve markalarıyla yakınlaşmak gibi bir amacı ve ihtiyacı bulunmamakta olduğunu, Davalı şirket ile davacı şirketin hitap ettiği ekonomik sınıf da birbirinden farklı sınıflar olduğunu, Davacı şirketin herhangi bir ürününün fiyatı ile davalı şirketin bir ürününün fiyatı birbirinden oldukça farklı olduğunu, hitap ettiği ekonomik halk kitlesinin farklılığı açısından bile her iki marka ve ürünlerinin karıştırılma ihtimali yok denecek kadar düşük bir ihtimal olduğunu, Ayrıca her iki markanın iltibas oluşturduğuna ve diğer hususlara dair davacı iddialarının da kanıtlanmayan iddialar olduğunu aşağıda gerekçeleriyle mahkemenizin - takdirlerine sunacaklarını, davacı tarafın markaların birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzediği yönündeki bu iddiası da gerçeği yansıtmamakta olup, her iki marka birbirinden farklı özelliklere sahip olduğu için birbirinden farklı olduğu ilk bakışta dahi anlaşılmaktadır. Bu markaların ayrı markalar olduğunu anlamak için orta derecede zekaya sahip bir tüketiciye dahi gerek bulunmamakta olduğunu, Davalı şirketin sahibi olduğu "..." markasının ilk kelimesi 4 harften oluşup iki kelime olduğunu, Davacı şirketin markası "..." ise 5 harften oluşup, okunurken 3 hece olarak okunur olduğunu, bu anlamda kelemeler arasında bulunan "i" harfi farkı her iki kelimenin birbirinden ilk bakışta farklı olduğunu ortaya koymaya yetmekte olduğunu, işitsel olarak da birbirinden farklı olduğunu engelleyecek bir ses benzerliği de bulunmamakta olduğunu, Davacı tarafın bu iddiasının hukuki olduğunun düşünülmesi halinde Örneğin; "..." ile "..." nin, "..." ile "..." in, "..." ile "..." in, "..." ile "..." in, "... ile "..." in, "..." ile "..." nın, "..." ile "..." nın, "..." ile "..." nın birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu kabul etmemizi de gerektirecektir ki bu oldukça yanlış olacağını, Nasıl örneklerde belirtilen kelimeler bir harf fazlalığı veya eksikliği olmasına rağmen birbirinden oldukça farklı kelimeler olduğu rahatlıkla anlaşılıyor. ise, "..." ile "..." kelimelerinin de birbirinden farklı olduğu ilk bakışta dahi anlaşılmaktadır. Bu kelimeler birbirine benzer olsa dahi iltibas yanı yanılgı oluşturacak bir benzerliğe sahip olmadığını, Yine ayrıca davacı tarafından bahsedilmemesine rağmen dava dilekçelerinde yer verdikleri ve Türk Patent ve Marka Kurumu internet sitesinde de görselleri bulunan her iki şirket marka fogolarına bakıldığında da, kullanılan yazı karakteri ve boyutu ile kullanılan renklerin birbirlerinden oldukça farklı oldukları açıkça anlaşılmakta olup sırf bu durum dahi iki markanın birbirine benzemediğini, iltibasa yol açmadığını göstermekte olduğunu, Yine ayrıca dava dilekçesinde davacı tarafın yer verdiği kendilerine ait markanın görseli incelendiğinde fiili olarak markalarını "... ..." olarak kullandıkları, markanın başına da koç grubunun sembolü olan koç boynuzu sembolü koydukları görülecek olup, bu durum dahi markaların birbirlerine hiç benzemediği, kolaylıkla birbirinden ayırt edilebilecekleri iddiamızı doğrulamakta olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumunun marka sorgulama ekranında her iki marka sorgulandığında “..." markasının 44, "..." markasının 41 ve 44 kod numaralı faaliyet alanlarında tescil edildikleri anlaşılacak olduğunu, Bu nedenlerle davacı tarafın hukuka uygun olmayan taleplerinin ve davanın reddine karar verilerek davalıe ait marka üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, Şeklinde beyan ve talep edildiği görülmüştür.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle ; davacıya ait 2018/... sayılı “...” ibareli marka ile iltibas yaratan, müvekkile ait markaların Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yarar sağlayan, davacıya ait markanın itibarını zarara uğratan ve ayırt edici karakterini zedeleyen, müvekkile ait alan adı ile iltibas yaratan ve esasen kötü niyet arz eden davalı adına tescilli 2022/... sayılı “...” ibareli markanın, 6769 sayılı SMK madde 25 hükmü uyarınca hükümsüzlüğü gerekmektedir. Aksi yöndeki davalı iddialarının reddini talep ve beyan ettiği görülmüştür.Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"A) Bilişim teknik açıdan;Alan Adı Tespiti
:Davacıya ait olduğu belirtilen “www.....org” alan adının, “02.07.2014” tarihinde tescil edildiği ve halen davacı şirket “... ... A.Ş.” adına kayıtlı olduğu teknik inceleme ile doğrulanmış olduğu,Web Sitesi Kullanımı
:İlgili alan adının güncel olarak faal olduğu, içeriklerinin İngilizce sunulduğu, ... aracılığıyla Türkçe incelendiğinde web sitesinin “... / ... ...” adıyla özellikle tıp eğitimi ve simülasyon çözümleri alanında kullanıldığı tespit edildiği,Web Arşiv İncelemeleri
:Dünya çapında kullanılan web.archive.org sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacıya ait web sitesinin 2017 yılından günümüze kesintisiz olarak aktif şekilde arşivlenmiş kayıtlarına ulaşıldığı ve içeriklerin ilgili dönemlerden itibaren tıp eğitimi ve simülasyon çözümleri kapsamında kullanıldığı teknik olarak doğrulanmış olduğu,Sosyal Medya Kullanımı (...)
:Davacıya ait olduğu beyan edilen “...” ... hesabının “Ocak 2020” tarihinde oluşturulduğu, güncel olarak 1.773 takipçiye ve 50 paylaşıma sahip olduğu, ilk paylaşımın “17 Mayıs 2021", en son paylaşımın ise “27 Mayıs 2025” tarihinde yapıldığı teknik inceleme ile tespit edildiği, paylaşımların içeriklerinin genel olarak tıp alanındaki tanıtımlara yönelik olduğu görüldüğü,Sosyal Medya Kullanımı (...)
:Davacıya ait olduğu belirtilen “...” ... hesabının “9 Ocak 2020" tarihinde açıldığı, paylaşımların yine tıp alanı tanıtımlarına yönelik olduğu, ilk paylaşımın “17 Mayıs 2021", son paylaşımın ise “30 Ocak 2025" tarihinde yapıldığı teknik olarak tespit edildiği, paylaşımların içeriklerinin genel olarak tıp alanındaki tanıtımlara yönelik olduğu görüldüğü, Marka ve İnternetKullanım İlişkisi
:Yapılan bilişimsel incelemeler neticesinde, davacıya ait marka ve kurum adının hem web sitesi (www.....org) hem de sosyal medya hesaplarında (...) uzun süredir düzenli ve aktif şekilde kullanıldığı, bunun da markanın dijital ortamda yaygın tanınırlığını destekler nitelikte olduğu belirlenmiş olduğu,B) Sektörel açıdan;Özel Hastaneler Yönetmeliği, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık KuruluşlarıHakkında Yönetmelik ve Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik uyarınca özel sağlık kuruluşlarınca tabelalarınca veya ruhsatlarındaki isimlerin, aynen veya çağrıştıracak şekilde kullanılamayacağı, hastayı sağlık meslek mensubuna veya sağlık kuruluşuna doğrudan veya dolaylı biçimde yönlendirecek içerikte olamayacağı, sosyal paylaşım ve internet sitelerinde yapılan tanıtım ve bilgilendirmelerin de bu kapsamda olduğu,C) Markasal açıdan;Yukarıda taraf marka şekilleri ve tescilli oldukları sınavlar yönünden karşılaştırılmış olup buna göre benzer işaretlerin benzer / aynı sınıfta kullanılması söz konusu olup bu kapsamda marka hükümsüzlüğü yönünden değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 01.10.2025 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda aleyhlerine olan hususlarını kabul etmediklerini beyanla, bilirkişi raporunun esasen davadaki iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne ve her türlü yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.KANAAT VE GEREKÇE
:Uyuşmazlığın, davalı adına tescilli 2022/... numaralı marka yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.TPMK kayıtlarından anlaşıldığı üzere 2022/... başvuru numaralı markanın vazgeçmenin / geri çekmenin sicile kaydının mahkememize gönderildiği görülmüştür. Gelinen aşamada, dosyaya konu markanın sicilden terkin olduğu anlaşılmış olmakla, davaya konu marka yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekmiştir.6100 Sayılı HMK m. 331 "1-Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmünü haizdir. Bu bakımdan davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği görüşüne varılmış olup, davanın konusuz kalması nedeniyle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 427,60TL'nin düşülerek kalan 187,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan
: 18.000,00 TL bilirkişi ücreti , 390 TL posta gideri ve 855,20 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 19.245,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025KATİP ...¸e-imzalıdırHAKİM ...¸e-imzalıdır