Anahtar kelimeler: Öğrenmiş Akdettiği Takipsiz Yıllar İik Açmış Cetveline Yazildiği Terkin Sıra

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, tasfiye halindeki .... San. Tic. Ltd. Şti. ile akdettiği sözleşme kapsamında kendisine teslim edilmesi gereken taşınmazın teslimi gerçekleşmediğinden İstanbul ... Tüketici Mahkemesi'nin ... E. sayılı davayı açmış, ancak vekilinin davayı takipsiz bırakması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, müvekkilinin bu durumu yıllar sonra öğrenmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, iflas kararı verilen firmadan hakkını alabilmek için araştırmalara girişmiş ve davacısının ..., davalısının .... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı dosyadan haberdar olmuş ise de, dosya karara çıktığından asli müdahalede bulunamamış olduğunu, dosyanın taraflarca, daha doğrusu davası lehine sonuçlanan davacı ... tarafından bir türlü kesinleştirilmemesi üzerine taraflarınca dosyaya, kararın kesinleştirilmesi için talepte bulunulmuş, bunun nedeninin ise; müvekkilinden sonraki tarihli hayatın olağan akışına göre, geçerliliği olanaksız- bir sözleşmeyi dayanak yaparak dava açan ve davası lehe sonuçlanan şahsa karşı huzurdaki davayı açabilmek olduğunu, zira karar kesinleştirilmediği sürece davaya konu taşınmazın ... adına tapu sicilinde tescil edilemeyecek, iflas aşamasındaki diğer davalı firma adına tescilinin devam edecek olduğunu, bu nedenle huzurdaki davayı terditli olarak açmak gerektiğini, buradan da anlaşıldığı üzere davanın, hak sahibi olan müvekkilinin hakkını gasp edebilmek için farazi ve sonradan sahte olarak düzenlenmiş, üstelik müvekkilinin 09.02.2011 tarihli sözleşmesinden daha ileri bir tarih verilerek düzenlenen geçersiz bir sözleşmeye dayanarak açılmış olduğunu, aksi halde, gerçek hak sahibi olan bir tüketicinin kazandığı davada kararın bir an önce kesinleşmesini isteyeceğini, aynı şekilde tasfiye halindeki firmanın da, kararın verilmesinin ardından geçen uzun süre göz önünde bulundurulduğunda istinaf kanun yoluna başvurmayarak iddiaları kanıtlar mahiyette davranış sergilemiş olduğunu, müvekkilinin, 09.02.2011 tarihinde satış sözleşmesi imzalamış ve sözleşmede kararlaştırılan 90.000,00 TL (Doksan bin Türk Lirası) bedelin tamamını, 52.000,00 TL peşinat, kalan 38.000,00 TL senede bağlanmış taksitler halinde olmak üzere ödemiş, ancak firma tarafından sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemiş, konut teslim edilmemiş olduğunu, aynı daire için, daha sonraki tarihli ve gerçek olmayan/muvazaalı sözleşmeye istinaden tapu iptal ve tescile ilişkin dava açılıp sonuçlandığını öğrenen müvekkilinin gelinen noktada huzurdaki davayı açmak dışında seçeneği kalmamış olduğunu, davaya konu sözleşmenin, müvekkilinin bedelini eksiksiz ödediği ve yıllardır teslim ve tescil edilmeyen D Blok 37 numaralı daireye ilişkin olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli sözleşmesi varken davalı firmanın bir başkasıyla aynı daire için başka bir sözleşme tanzim etmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçersiz olduğunu ve bu durumda davaya konu taşınmazın müvekkili adına tescili gerektiğini, kaldı ki, sonraki tarihli sözleşmenin tarafı olan ...'ın bir an için iyi niyetli olduğu düşünülse dahi Yargıtay'ın bu konudaki içtihadının, sözleşme tarihi önce olan kişinin haklı olduğu yönünde olduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E. - ... K. sayılı kararı vb. kararların bu doğrultuda olduğunu, müvekkilinin alacağına ilişkin başlatılmış icra takip dosyasının, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ... E. - ... K. sayılı karara istinaden oluşturulan iflas masasına kaydedilmemiş olup bu hususun bilindiği üzere, tapu iptali ve tescili noktasında davanın konusuz kalmasına neden olmadığını beyanla; öncelikle halihazırda tapu sicilinde malik sıfatı devam eden Tasfiye Halindeki .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne; malikin değişmesi durumunda terditli olarak ...'a teşmil ederek açmış oldukları davada İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada, ... pafta, 15 parselde kayıtlı D Blok 37 numaralı dairenin müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu taşınmaza ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, halihazırda iflas aşamasındaki firma adına kayıtlı taşınmaz yargılama aşamasında diğer davalı adına tescil edilirse, davanın terditli olarak açılmış olmasına binaen şahsa teşmiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas İdaresi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müflis şirket ... İnşaat ile ilgili olarak Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarı ile iflasına karar verilmiş olup Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyadan da tasfiye işlemlerinin devam etmekte olduğunu, iflas kararı kesinleşmiş olup, 10.05.2023 tarihinde 2. alacaklılar toplantısı yapılmış olduğunu, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, huzurdaki dava iflasın açılmasından sonra açıldığından görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, huzurdaki davada taraflar arasında 09.02.2011 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığının iddia edilmiş olduğunu, oysa, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine ilişkin davalarda 10 yıllık zamanaşımı uygulandığını, halbuki davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açmış olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunuyor olduklarını, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, tapu iptali ve tescili davası açılamayacağını, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirildiği iddia edilen sözleşme kanunda yazılı resmi şekil şartına uymadığından geçersiz olduğunu, geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak herhangi bir talepte bulunulamayacağının kanunen ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, tapulu taşınmazlara ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadığından hukuken geçersiz olup taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmayacağını, davacının geçersiz bir sözleşmeye istinaden tapu iptali ve tescili davası da açamayacağını, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, aksi yönde verilecek kararın hukuka aykırı olacağını, somut olayda adi yazılı olarak dahi nitelendirilebilecek bir sözleşme mevcut olmadığı gibi, Yargıtay'ın aradığı diğer şartların da mevcut olmadığını, iflastan sonra müflis veya masa aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak dava açılamayacağını, davalı Müflis ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarıyle iflasına karar verilmiş olduğunu, iflas kararının kesinleşmiş olduğunu, huzurdaki davanın ise iflas tarihinden sonra █████/2025 tarihinde açılmış olduğunu, davacı, iflastan önce doğan bir alacağı olduğunu iddia etmekte ise alacağın kaydı için iflas idaresine başvurmak zorunda olduğunu, davacının kayıt kabul talebinin iflas idaresince kabulü halinde alacağın sıra cetveline kaydedileceğini, davacının, kayıt kabul talebinin reddi halinde ise İİK m.235/2 uyarınca sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açılması gerektiğini, ancak bu durum gözetilmeksizin, direkt olarak müflise karşı alacak davası açılmış ise, bu davaya iflas idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmesi gerektiğini, iflastan sonra müflis aleyhine dava açılamayacağından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, İİK 198. maddesi gereği iflasın açılmasıyla birlikte konusu para olmayan alacakların para alacağına dönüşeceğini, bu itibarla tapu iptal ve tescil talebinin kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davanın usulden reddi gerekmekte ise de; davanın esası yönünden de davacı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı dava konusu gayrimenkullerin tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ise de, İİK 198. Maddesi hükmüne göre, iflasın açılmasıyla birlikte konusu para olmayan alacakların para alacağına dönüşeceğini, iflas halinde iflas idaresi, müflisin yaptığı sözleşmelerde, sözleşmeyi aynen yerine getirmek istemezse sözleşmeden kaynaklı olan ve para alacağı dışındaki borçların, iflas tarihindeki karşılığı esas alınarak iflas masasına kayıt-kabul olarak yazılacağını, müflisin borcunun, tapu vermek ise tapu iptali ve tescil talebinin mahkemece kabul görmeyeceğini, terditli talep varsa kayıt kabul (para alacağı) olarak masaya yazılacağını, Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarının da aynı yönde olduğunu, Müflis ... Şirketine karşı açılan bir tapu iptal ve tescil davasında, İstanbul Bam .... Hukuk Dairesi'nin iflas eden şirkete karşı açılan davaların kayıt kabul davasına dönüşeceğini belirterek istinaf taleplerini kabul edip yerel mahkemenin vermiş olduğu tapu iptal ve tescil kararını kaldırmış olduğunu, işbu dava konusu D Blok 37 nolu taşınmaza ilişkin olarak Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan farklı davacı tarafından açılan sıra cetveline itiraz davası ve Bakırköy .... Tüketici'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan farklı davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası bulunduğunu, söz konusu dosyanın derdest olduğunu, mahkemenin "Müflis .... San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı davaya konu bağımsız bölümler üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacı ile teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması" kararına karşı itiraz ediyor ve tedbir kararının kaldırılmasını talep ediyor olduklarını, huzurdaki davanın Tapu İptali ve/veya Alacak davası olarak TERDİTLİ açıldığı, davacının iflas idaresine davadaki alacak ile ilgili talepte bulunması ve sonuca göre de işbu davanın artık kayıt kabul davası olarak kabulü gerekeceğini, kayıt kabul davası olarak görülmesi gereken davada dava konusu taşınmaz ile ilgili tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple tedbir kararına itiraz ediyor kaldırılmasını talep ediyor olduklarını, hiçbir gerekçe ve delile atıf yapılmaksızın verilen tedbir kararının usul ve yasaya uyun olduğunun söylenemeyeceğini, davacının iddiasının HMK.390/3 maddesi gereğince (yaklaşık olarak) ispat edildiğinin de kabulünün söz konusu olamayacağını, davacının dava konusu taşınmazda gerçek hak sahibi olup olmadığının dahi dosya içeriğinden anlaşılamadığını, Kanunun aradığı yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olduğunu, delilsiz yargılama olmaz ilkesi evrensel bir ilke olup, aynı zamanda Mahkeme Kararlarının gerekçeli olması, gerekçede hangi delillerin hükme esas alındığının tek tek değerlendirilerek, ortaya somut bir gerekçe konulması gerektiğini, mahkemenin tedbir kararının tüm yönleriyle usul ve yasaya aykırı bir karar olup, itirazlarımız doğrultusunda tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, İflas idaresi olarak müflis ... San. Tic. Ltd. Şti.nden alacaklı olan yüzlerce alacaklının daha fazla mağdur olmaması için dava konusu taşınmazda dahil müflis adına kayıtlı taşınmazların satılacak olduğunu, mahkeme tarafından verilen tedbir kararı dosyadaki diğer işlemlerin devamını da engellediği için İflas Masası alacaklılarınn mağdur olduklarını beyanla; mahkemece verilen tedbir kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın mahkememize Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacının talebi, tapu sicilinde malik sıfatı devam eden tasfiye halindeki .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne; malikin değişmesi durumunda terditli olarak ...'A teşmil ederek açılan davada İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada, ... pafta, 15 parselde kayıtlı D Blok 37 numaralı dairenin müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu taşınmaza ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, halihazırda iflas aşamasındaki firma adına kayıtlı taşınmazın yargılama aşamasında diğer davalı adına tescil edilirse, davanın terditli olarak açılmış olmasına binaen şahsa teşmiline ilişkindir.
Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.
Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198)
Somut olayda davacının talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Davacının dava dilekçesinde alacağın masaya kayıt ve kabulüne ilişkin bir talebi yer almamaktadır. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, █████/2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, █████████ Esas, ████████ Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamları)
Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulünün gerektiği, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün olmadığı, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememiz görevli olmadığından davanın HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi olduğuna, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın taraf vekillerince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı .... karşılanmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-Davaya bakmaya Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğuna,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın taraf vekillerince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!