Anahtar kelimeler: Logoyla Davamarka İtiraben Mazhar Muktedir Belgeyle Tpmk Olmaya Patent Sinai

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
:███████ ESASKARAR NO
:████████DAVA
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirket ... Şirketi'nin █████/2015 tarihinde ... isimli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2013-27519 numaralı belgeyle tescilini gerçekleştirdiğini, marka hakkını muhafaza etmek amacıyla tescilin yenilenmesi talebinde bulunarak █████/2023 tarihinden itiraben 10 yıl süreyle marka hakkına mazhar olmaya muktedir olduğunu, müvekkil şirketin █████/2023 tarihinde yazı üzerinde özel bir logoyla birlikte ... ... isimli markanın TPMK nezdinde 2021-... numaralı belgeyle tescilini gerçekleştirmiş olup bu tescil işlemi █████/2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere tesis edildiğini, davacın şirketin kurucuları olan ... ve ...'in ağabeyleri olan davalı ...'in ...'nın senesinde ... markasının kuruma tescil ettirildiğine çeşitli ticari saikler, sigortalı çalışmaların olması sebebiyle bir arada çalışmaları esnasında doğrudan şahit olduğunu, söz konusu markanın zaten tescilli olduğunu bilmesine rağmen █████/2024 tarihinde "..." markasını kendi adına TPMK nezdinde kötü niyetle tescil ettirdiğini, ... markası kurum nezdinde 06,19,35,37 mal hizmet sınıfları çerçevesinde tescillenmiş olup ... ... markası 06,35 mal hizmet sınıfı için tescillendiğini, davalı tarafın tescil işlemini gerçekleştirirken aynı ismi seçmekle yetinmeyip aynı hizmet sınıfı kullanmaktan da geri durmadığını, bahse konu tescil müvekkil şirketin ... ibaresini kullandığı her iki markasında da yer alan 06 mal hizmet sınıfı için gerçekleşmiş olup haksız ve kötü niyetli tescil niteliğini kazandığını, davalı ...'in davacı şirketin ...'nın ilk tescil sahibi olduğu "..." markasını kopyalarken "..." olarak dönüştürdüğünü, harfleri küçük yapıda tescil etmekten başka hiçbir farklılık yapma zahmetine dahi girmediğini, söz konusu taklitle markanın isminin kopyalanması ve aynı mal hizmet sınıfına özgü tescillenmesi sonucu satışa sunulan ürün yahut sunulan hizmetin halk tarafından ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, kendisinden 9 sene önce tescil edildiğini, bir markayı aynen kopyalanarak 9 senelik imaj ve birikim üzerine aynı hizmet sınıfında aynı isimle ticari hayatta var olmaya çalışmak önceden tescil edilen markanın emek ve yatırımının sömürüsünden başka bir ifade etmeyerek saf kötü niyet teşkil ettiğini, davalı yanın öz kardeşlerinin kurucusu olduğu şirkete ait tescilli markayı iktibas yoluyla taklit etmesinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkil şirketin ve davalı her ne kadar kurucuları itibariyle 2. Dereceden akraba olmuş olsalar dahi ticari iş ve işlem hayatında bağımsızlıklarını korumakta olduğunu, davalının sonradan TPMK nezdindeki tescilli ilk tescil eden şirketin herhangi bir izni, onayı, muvafakati, icazeti alınmadan gerçekleştiğini, ... markasının müvekkil tarafından █████/2015 tarihinde TPMK'na tescilin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra ... adına █████/2024 tarihinde 2023-... tescil numarasıyla tescil edilmesinin kötü niyetli ve haksız şekilde tescil olması sebebiyle "..." markasının davalının sahip olduğu, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerde bir mal , ürün , hizmet üretiminde kullanılıp kullanılmadığı, üretim cihazı , internet sitesi alan adı , katalog, etiket , levha , tabela ve diğer ticari araç ve unsurlarda kullanılıp kullanılmadığının mahkemece tespitini, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçen sürede davalının kendi şahıs şirketi üzerinden ortağı ve yetkilisi olduğu diğer şirketler üzerinden ... markası ile haksız fayda sağlamasını önlemek adına mahkemece tedbirin alınmasına, davalının haksız ve hukuka aykırı surette adına tescil ettirdiği 2023-... nolu ... markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde 6769 sayılı SMK , HMK uyarınca öncelikle teminatsız mukabilinde dosya üzerinden inceleme yapılmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının mahkemece verilecek nihai karar kesinleşinceye kadar devamını, davaya konu 2023-... nolu ... MARKASININ davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde tescil edilmesi sebebiyle , marka tescilinin hükümsüzlüğünü, yargılama harç ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.Davalı yan cevap dilekçesinde özetle ; TPMK 'nun "..." markasına dair kayıtları incelendiğinde davacı şirketin bu markaya ilişkin tüm haklarını kullanmayı uzun süredir bıraktığı ve tescil yenilemeye dair yapması gereken başvuruyu değil süresinde, süresi geçtikten aylar sonra dahi yapmadığını, markayı kendi adına tescil için yaptığı başvuru ile davacı şirketin marka yenilemesi için başvuru yapması gereken tarih arasında yaklaşık bir yıllık süre olduğunu, davacı şirketin bu markayı tescil ettirildikten sonra bu tescile karşı süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, askı sürelerinin hiçbirisine davacı şirket ve vekilinin riayet etmediğini, bu davayı kendilerinin bu markayı kullanma niyetleri olmamasına rağmen sırf tescilin kendisi tarafından yapılması sebebiyle kötü niyetli olarak davayı açtıklarını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu markayı hangi şekille tescil ettirdiğine dahi bakmadığını, dilekçelerinde taklitte bulunduğunun iddia edildiği, bunun için de harfleri küçültüğünü ifade ettiğini, markayı ne şekilde tescil ettirdiğine dair tescil sayfasının sunulduğunu, markayı olduğu haliyle bulanan ve zamanında davacı şirket için çalıştığı dönemde tescil ettirenin kendisi olduğunu, davacı şirketin ortaklarının kardeşleri olduğunu, o tarih itibariyle şirketlerinin ticari faaliyetlerinin gelişmesi için bilfiil çalıştığını, kişisel emeğiyle o şirketin gelişmesi için uğraştığını, kardeşlerinin önce babasıyla sonra da benimle kişisel husumet içerisine girdiğini, davacı şirketteki çalışmalarının karşılığını ödemediğini, davanın kendisine yöneltilmesindeki tek sebebin kendisinin mahkememizde açılan 2023/... Esas sayılı dosyada haklı çıkacağının anlaşılması üzerine bunun acısını kendisinden çıkaracaklarını, davacı tarafın kendileri dava dilekçesinde belirttikleri aylar boyunca bu tescile dair herhangi bir işlem yapmadıklarını, bugüne dek tek bir ihtar dahi gönderilmediğini, kötü niyetli açılan davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; 27 Mayıs 2011 tarihinde 7824 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescilli olan ilan olunan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kurucuları ... ve ..., davalı ...'in öz kardeşleri olduğunu , kendi kardeşlerinin sicile tescil edilen marka çatısı altında yaptığı ticarete doğrudan şahit olan ve ... şirketinde çalışan kimsenin birebir aynı özelliklere sahip markayı tescil etmesinin iyi niyetten uzak olduğunu, davalı yan ...'in öz kardeşlerinin kurucusu olduğu şirkete ait tescilli markayı iktibas yoluyla taklit etmesi , marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkil ve davalı her ne kadar kurucuları itibariyle 2.dereceden akraba olduğunu, olsalar da ticari iş ve işlem hayatında bağımsızlarını korumakta olduğunu, davalının daha sonradan TPMK nezdindeki tescilli, ilk tescil eden şirketin herhangi bir izni , onayı , muvafakati , icazeti alınmadan gerçekleştiğini, bu yönüyle de sonradan tescil haksız nitelikte olduğunu, marka sahibinin izni olmadan markayı kullandığını, bu şekilde satış gibi ticari faaliyetlerde bulunarak başkasının markasından haksız yararlanmakla müvekkil şirketin ...'nın marka hakkına tecavüz edildiğini, ... markasının müvekkil tarafından █████/2015 tarihinde TPMK tescillinin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra ... adına █████/2024 tarihinde 2023/... tescil numarasıyla tescil edilmesinin kötü niyetli ve haksız şekilde tescil olması sebebiyle , "..." markasının davalının sahip olduğu, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerde bir mal , ürün , hizmet üretiminde kullanılıp kullanılmadığı, üretim cihazı , internet sitesi alan adı , katalog , etiket , levha , tabela ve diğer ticari araç ve unsurlarda kullanılıp kullanılmadığının mahkemece tespitini, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçen sürede davalının kendi şahıs şirketi üzerinden , ortağı ve yetkilisi olduğu diğer şirketler üzerinden ... markası ile haksız fayda sağlamasını önlemek adına mahkememizce SMK m.159 ve HMK kapsamında gerekli tüm tedbirlerin alınmasını, davalının haksız ve hukuka aykırı surette adına tescil ettirdiği 2023-... nolu ... markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde 6769 sayılı SMK , HMK uyarınca öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde dosya üzerinden inceleme yapmak üzere teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının mahkememizce verilecek nihai kararın kesinleşinceye kadar devamını, davaya konu 2023/... nolu ... Markasının davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde tescil edilmesi sebebiyle marka tescilinin hükümsüzlüğünü, yargılama harç ve giderleri ile ilam vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı yan ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın tescilinin haksızlığını ispatlayamayınca bu sefer cevaba cevap dilekçesinde hakkında usulsüz ithamlarda bulunma yolunu seçildiğini, cevaba cevap dilekçesindeki tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, mahkemeyi aldatmaya yönelik olduğunu, ne markanın değerini ne de kendi ticari itibarını azaltacak hiçbir davranışının olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde yazdıklarını ispat etmediği sürece iftirada bulunduğunu, iftiraya karşı kanun yollarına başvurma hakkını saklı tuttuklarını, davanın reddini ve yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Uyuşmazlığın, markaya tecavüzün tespiti önlenmesi hükümsüzlüğük ve ilan istemine ilişkin olduğu görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesi; "(1)Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Yine 315. Maddesi de; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir..." düzenlemelerini içermektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ve davalı tarafından sunulan █████/2025 dilekçe ile tarafların sulh olduklarının beyan edilerek, taraflar arasında imzalanan sulh anlaşması kapsamında sulh protokolünün onaylanması, tasdiklenmesi, sulh protokolü hükümleri doğrultusunda mahkeme içi sulh olunduğuna karar verilmesi ve sulh protokolünün kararın eki sayılmasına karar verilmesini talep ettikleri, dilekçelerinin eklerinde taraflar arasında imzalanan █████/2025 tarihli sulh sözleşmesinin sunulduğu, tarafların vekaletnamelerinin incelenmesinde sulh yetkilerinin bulunduğu, tarafların beyanlarından yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşıldığından taraflar arasında düzenlenen ve mahkememize sunulan, taraflarca imzalanmış █████/2025 tarihli sulh sözleşmesi mahkeme içi sulhe dönüştüğünden sulh sözleşmesine göre davanın sonuçlandırılmasına, taraflarca sunulan █████/2025 tarihli sulh sözleşmesinin aynen geçerli olduğunun tespitine ve █████/2025 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, █████/2025 tarihli sulh protokolünün kararın eki sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Taraflar arasında düzenlenen ve mahkememize sunulan, taraflarca imzalanmış █████/2025 tarihli sulh sözleşmesi mahkeme içi sulhe dönüştüğünden sulh sözleşmesine göre davanın sonuçlandırılmasına,2-Taraflarca sunulan █████/2025 tarihli sulh sözleşmesinin aynen geçerli olduğunun TESPİTİNE ve █████/2025 tarihli sulh sözleşmesinin TASDİKİNE, █████/2025 tarihli sulh protokolünün KARARIN EKİ SAYILMASINA,3-Davacıdan peşin alınan 615.40-TL karar ve ilam harcından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, sulh yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan alınması gereken 615.40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26 TL'nin mahsubu ile 205,14 TL fazlalık harcın aynı Kanunu'nun 31.maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,4-Sulh sözleşmesi uyarınca istenmediğinden taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan giderlerin tarafların üzerinde bırakılmasına,5-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline iadesine,Dair, HMK 'nın 241 ve 345 maddeleri gereğince , davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025KATİP ...¸e-imzalıdırHAKİM ...¸e-imzalıdır