Anahtar kelimeler: Sakarya Kocaeli Ret Kaldırma Terkini Sayisi Yol Veren Dayanan Esastan
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 26.08.2019
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 2580 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarına katılmadıklarını, müvekkilinin de maliki olduğu taşınmazın şehrin merkezinde yer aldığını, ana yol ve caddelere yakın mesafede, ulaşımı kolay, kentin artan nüfusu ile bulunduğu mahal olarak her geçen gün değer kazanan bir konumda bulunduğunu, davaya konu taşınmazın fabrikalar bölgesinde kaldığını, emsallerine nazaran daha çok rağbet gördüğünü, müvekkilin taşınmazının kamulaştırılmasında idarece elde edilmek istenen kamu yararı ile müvekkilin mülkiyet hakkı arasında makul bir orantı kurulmadığını ve idarenin ulaşmak istediği kamu yararı ile müvekkili üzerinde haklı gösterilemeyecek aşırı bir yüke sebep olunarak adil bir denge kurulmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza emsal olarak alınan taşınmazların eski tarihli, dava konusu taşınmaza uzak olduğunu ve benzer özellikler taşımadığını, Yargıtay içtihatları gereğince dava tarihine yakın tarihli ve benzer satışların emsal olarak alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaza benzer yüzölçümlü taşınmazların yakın zaman içindeki satışlarının bildirilmesi ve lüzum halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesini, dava konusu taşınmazın imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili birimlerden sorulmasını, dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu ve emsal taşınmazların nitelikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını belirterek yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın nitelikleri ve konum özellikleri dikkate alındığında belirlenen bedelin çok düşük kaldığını, dava konusu taşınmazın yanındaki arsanın emsal olarak alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda mukayese edilen taşınmaz ile müvekkilinin taşınmazı arasındaki ulaşım durumu, bölgenin gelir getirebilme kabiliyeti arasındaki birim farkının neden bu kadar değişkenlik gösterdiğinin gerekçelendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını, bildirmiş oldukları emsal taşınmazlar dikkate alınarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücreti davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu gerekçesiyle taraf vekilleri istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri.
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!