Anahtar kelimeler: Actros Mercedes Tipindeki Çekici Satımdan Batı Esaskarar Sitesinde Model Yazim

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisinin 06.01.2025 tarihinde sahibinden.com sitesinde 2021 model Mercedes marka Actros 1845 çekici tipindeki aracı almak amacıyla ilan sahibi davalı şirket ile irtibata geçtiğini, görüşme sonucunda davalı ile 3.200.000,00 TL bedel karşılığında aracın satışına ilişkin anlaşıldığını müvekkili şirketin banka hesabından davalı şirketin banka hesabına 20.000,00 TL kapora bedeli gönderildiğini, bunun akabinde davalı şirket yetkililerinin ilanın kaldırılacağını ve Ocak ayının sonuna doğru da aracın devrinin verileceğini ifade ettiklerini, ancak Müvekkili şirket yetkililerinin ay sonuna doğru davalı şirket yetkilisiyle iletişime geçmeye çalıştığında telefonlara cevap verilmediğini ve geri dönüş de yapılmadığını, davalı tarafın araç satışından vazgeçmesine rağmen 20.000,00 TL lik bedeli de iade etmediğini, bunun üzerine taraflarınca Ankara Batı İcra Dairesi .... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davanın itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kiminle konuştuğu, hangi şartlarda sözleşme yapıldığının belirsiz olduğunu, davacının şirket yetkilisi ile konuşup konuşmadığının anlaşılamadığını, tacir olduğu anlaşılan davacının basiretli bir tacir olarak davranması gerektiğini, davacının sözleşme sunmamış olması, müvekkili şirket yetkilileri ile görüştüğüne dair herhangi bir delil sunmamış olması da dikkate alındığında davacının taleplerinin haksız olduğu açıkça görüldüğünü, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın varlığını iddia ettiği sözleşmeden döndüğüne veya feshettiğine ilişkin herhangi bir bildirimin de yapılmadığını, Müvekkili şirketi ... Ltd. Şti. hakkında Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile █████/2025 tarihinde konkordato geçici mühlet, █████/2025 tarihinden itibarense 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato geçici mühlet kararı itibariyle müvekkili şirketin araçlarını satma imkanı kalmadığını, davaya konu olduğu iddia edilen olayların gerçekleşme tarihinden sonra müvekkili şirket yönünden ifa imkansızlığı oluştuğunu, hem müvekkili şirketin malvarlığına konan tedbirler hem de konkordato kararı nedeniyle müvekkili şirketin malvarlığı üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlandığını, bu hususlar da dikkate alındığında ifa imkansızlığı nedeniyle de herhangi borcu bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığından, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, araç tescil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
:
Dava, ticari satımdan kaynaklı davalıya gönderilen kapora bedelinin sözleşmeden dönülmesi nedeniyle iadesine yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2025 tarihli ödeme emri ile 20.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın█████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın dayanağı, ticari araç alım satımı nedeniyle gönderilen kapora bedelinin satım ilişkisinin tamamlanmaması nedeniyle iadesi istemidir.
Dosyaya sunulan ödeme dekontu incelendiğinde, "... plakalı aracın kapora bedeli" ibaresi bulunmaktadır. Yine dinlenen tanık beyanları da ticari ilişkiyi desteklemektedir. Ayrıca davalı da cevap dilekçesinde söz konusu ticari ilişkiyi doğrulamaktadır.
Bu itibarla ... plakalı aracın alım satımına ilişki ticari ilişkinin kurulduğuna yönelik bir ihtilaf bulunmamakta olup, ihtilaf söz konusu ticari ilişkinin davacının kusurundan dolayı tamamlanıp tamamlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar davalı taraf söz konusunun paranın bağlanma parası değil, cayma parası olduğunu savunmuşsa da, sözleşmenin yapıldığı sırada verilen paranın bağlanma parası (pey akçesi) olduğu karinedir. Paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispat etmekle yükümlüdür.
Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. ██████████ ve K. █████████ kara sayılı ilamı da aynı doğrultudadır: "Davalı hesabına yatırılan paranın kural olarak pey akçesi olduğu, cayma akçesi olarak verildiğinin davalı tarafından ispatı gerektiği açıktır. Davacının ödediği paranın açıkça cayma tazminatı olduğu kanıtlanmamıştır. Akit feshedildiğine göre pey akçesinin iadesi gerekir."
Davalı tarafça dosya kapsamında bu hususu ispata elverişli bir delil sunulmadığından söz konusu gönderilen paranın bağlanma parası(kapora) olduğu kabul edilmiştir.
TBK'nın 177.maddesine göre bağlanma parası niteliğinde olan söz konusu para sözleşme ifa edilmediğinde kusuru ispatlanmadıkça iadesi gerekir. Bir başka deyişle bağlanma parası olarak verilen para, sözleşme ifa edilmediği takdirde kural olarak parayı verene iade edilir.
Davalı taraf geçici mühlet kararı verilmesi nedeniyle ifa imkansızlığı nedeniyle ifayı tamamlayamadığını belirtmiş ve yine davacının ifaya hazır olmadığını belirterek davacının kusurundan kaynaklı devir yapamadığını belirtmiştir. Fakat dosya kapsamında davacının bu yöndeki kusurunu ispatlayacak herhangi bir delil sunulmamış, geçici mület kararı verilmesinde davacının ya da davalının kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin E. █████████ K. ██████████ sayılı ilamında;“Mahkemece toplanan delillere göre, taraflar arasında yapılan görüşmeler ve yazışmalar sonrasında …. sözleşmesinin kurulamadığı, sözleşmenin kurulamaması sebebiyle davalının herhangi bir kar kaybı ya da zararının söz konusu olmadığı, sözleşmenin kurulamaması konusunda davacı ya da davalıya kusur izafe edilemediğinin anlaşıldığı, cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kaparo, pey akçesi gibi verilen paraların iadesi gerektiği, davaya konu sözleşmede ödenen paranın pey akçesi olarak ödendiğinin anlaşıldığı, davacının paranın iadesini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. SONUÇ : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA…” şeklinde belirtildiği üzere tarafların kusurundan kaynaklanmayan sözleşmenin ifa edilememesi nedeniyle dekontun açıklama kısmından, tanık beyanlarından ve davalının kabulünde olduğu üzere gönderilen -yukarıda açıklandığı şekilde bağlanma parası niteliğindeki-paranın aynen iadesi gerekeceğinden davanın kabulüne ve alacak likit nitelikte bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMIN,
2-20.000,00-TL üzerinden hesaplanacak % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 750,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 93,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 20.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!