Anahtar kelimeler: Kazıda Skhariç Bağcılar Kusurdan Durmuş Yanaşmamış Hasara Uğramış Sokak Emrine

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi, ... Sokak, No:19-21 Bağcılar İstanbul adresinde 11.01.2024 tarihinde davalı tarafından yürütülen iş kapsamında yapılan kazıda müvekkiline ait tesislerin hasara uğramış olduğunu, bu zarara ilişkin olarak icra müdürlüğü dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderilmiş ve bu ödeme emrinin borçluya tebliğ olunmuş olduğunu, ancak davalı borçlu tarafça ödeme emrine itiraz edildiğinden takibin durmuş olduğunu, davalı tarafın her ne kadar haksız fiilden, zarardan ve kusurdan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmamış, hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürmüş olduğunu, davalı tarafça yapılan kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekelerinin, davalı ekipleri ve işçilerinin kusuru sonucu zarar görmüş olduğunu, müvekkilinin alt yapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ekip ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile kablo ve sair yapıya zarar verdiğinin açık olduğunu, müvekkili tarafından hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasar ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışmış olduğunu, ancak davalının müvekkilinin iyi niyetini suiistimal ederek ödeme yapmaktan kaçınmış olduğunu, davalının borcunun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmamakta olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmişler ve de netice ve talep olarak da açıklanan sebepler ile davanın kabulünü, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, % 20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; bahsi geçen hasarın varlığının ve bu hasarın kendileri tarafından gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıda olup, bu ispata yarar yeterli bilgi ve belge sunulmadığından davacının davasının reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafa Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından gerekli önlemleri alması için 60+10 gün süre verilmiş akabinde 19.12.2023 tarihinde yapı ruhsatı alındıktan sonra inşaata başlanmış olduğunu, davacı tarafa verilen süre içinde gerekli önlemleri almadığından taraflarının bir sorumluluğunun doğmamış olduğunu, ayrıca davaya konu kabloların arazilerinden geçmesi için taraflarının bir muvafakati de bulunmadığını, sonuç olarak zararı kabul etmemekle böyle bir zararın olması durumunda ise taraflarına gerekli yazıların yazılmış ve bahsi geçen sürelerin geçmesi sebebi ile taraflarının sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, haksız fiilin şartlarının oluşmamış olduğunu, uzman bilirkişilerce tespit ve hesaplama yapılması gerektiğini, davanın ihbar edilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatına itirazları bulunduğunu, kötü niyet tazminatı talepleri bulunduğunu, açıklanan sebepler ile davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, ve davacının kötü niyet tazminatı mahkum edilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile hasar bedeli istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.-6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1).-Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için;Fiil,Hukuka Aykırılık,İlliyet BağıZarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.-Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.-Mahkememiz dosyası davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin meydana geldiği belirtilen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; arızanın “Yeri-Şematiği” belgeleri, arıza sonrası sahada çekilen fotolar, davacı kurum teknikerleri tarafından düzenlendiği görülen Hasar Tespit Tutanağı, davaya konu arızanın giderilmesinde hizmet sunmuş olduğu anlaşılan müteahhit ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş olduğu görülen Günlük Şantiye Defterleri, düzenlenen iki adet hakediş belgesi, müteahhit ... Ltd. Şti. tarafından davacı kuruma kesilmiş olduğu görülen 25.04.2024 tarihli ve 10.05.2024 tarihli faturalar hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davacı kurum tarafından düzenlenen 29.03.2024 tarihli Hasar Keşif Tutarı Formu belgesinde “Toplam Malzeme ve İşçilik Tutarı” başlığı altında hesaplanan (122,77 TL + 6.748,87 TL + 3.132,28 TL) 10.003,92 TL tutarın meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanmış doğru bir tutar olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.-Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş;Davacı Tanığı ...'un beyanında
: "bana göstermiş olduğunuz hasar tespit tutanağındaki imzalar bana aittir. Dava konusu hasarın gerçekleştiği yeri biliyorum. Hatırladığım kadarıyla o bölgede aynı şekilde üç kez kopma olayı gerçekleşmiştir. Üçüncü kopmadan sonra bana göstermiş olduğunuz tutanakları tuttuk. Her kopmadan sonra olay yerine giderek tamiratı gerçekleştirdik. "Davacı Tanığı ...'ın beyanında; "bana göstermiş olduğunuz █████/2024 tarihli hasar tespit tutanağındaki imzalar bana aittir. Olay günü arıza ihbarı geldiğinden olay yerine gittik. Olay yeri inşaat sahasıydı. Çalıştığım şirkete ait kablolar inşaat çalışmaları nedeniyle kopmuştu. Bunun üzerine tamiratını gerçekleştirdik. Ben hasarın meydana geldiği an olay yerinde değildim."Davalı Tanığı ...'nın beyanında; "ben davalı şirkette inşaat sorumlusu olarak çalışıyorum. Olayın gerçekleştiği an orada değildim ancak benim bildiğim kadarıyla ve işlemlerini yaptığım doğrultuda davacı kurum da dahil olmak üzere ... vb kurumlara yaklaşık 3 ay önceden inşaat sahasında kazı yapılacağı bildirilmiştir ancak benim bildiğim davacı şirket tarafından herhangi bir işlem yapılmamıştır."Davalı Tanığı ...'nın beyanında
: "ben dava konusu inşaat alanını biliyorum. Davalı şirket babamındır. Dava konusu inşaat alanında herhangi bir şekilde kablolara zarar verilmemiştir. İnşaat alanı dışında herhangi bir kazı faaliyeti gerçekleştirilmemiştir. İlgili belediyeden, ...'a inşaat faaliyetleri hususunda yazı gönderilmiştir" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.-Bu doğrultuda alınan rapor ve dosyadaki belgeler ile sabit olduğu üzere; davaya konu hasarın meydana geldiği ... Mahallesi, ... Sokak, No:19-21 Bağcılar / İstanbul adresinde davalı inşaat işlerini gerçekleştirdiği, bu durumun davalı tarafın da kabulünde olduğu, meydana gelen hasarın davalının çalışmaları esnasında gerçekleştiği, bu hususta tanık beyanlarının aksini ispatlayan bir delilin davalı tarafça dosyaya ibraz edilmediği, davalının uhdesinde gerçekleştirilen çalışmalarda yüklenici şirketin çalışanların üzerinde gözetim ve denetim yükümlülüğünün bulunduğu, davalı şirketin iş bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı tarafın talep ettiği bedelin hasarın oluş şekline ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, talep edilen miktarın gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğu görülmektedir.-Her ne kadar davalı tarafça inşaat başlamadan önce bildirimlerin yapıldığı ve sorumluluklarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de davalı şirketçe yapılan çalışmalar esnasında denetim ve gözetim yükümlülüğünün devam ettiği, davalı tarafın yapmış olduğu bildirimlerin işbu sorumlulukları ortadan kaldırmayacağı, davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri ile davacı tarafın alt yapısına zarar verdiği sabit olmakla davanın rapor doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.-Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takip talebindeki işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 10.003,92 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devam olunmasına,-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,37-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 67,97- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 282,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 8.897,40-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%73,04) göre hesap edilen 6.499,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 10.003,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 3.691,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%73,04) göre hesap edilen 2.629,66-TL'sinin davalıdan, 970,34-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır