Anahtar kelimeler: Faktoring Aşye Tedbiren Muhatap Fiilden Men Yasağı Çeki Ödemeden Ciro

T.C. İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş. (“...") şirketinden ... Bankasının keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli,400.000,00 TL bedelli çeki aldığını, aldığı bu çeki ciro ederek ...A.Ş.'ye (“...”) faktoring şirketine verdiğini, ... tarafından ise çek ...A.Ş.'ye verildiğini, çekin ödeme günü geldiğinde ise ...A.Ş. Çeki yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz ettiğini ancak muhatap banka çek hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/.... sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığı ve tedbiren ödemeden men yasağı konulduğu gerekçesi ile ödeme yapmadığını, ...A.Ş. çeki ...'e iade etmiş, ... de çeki kendisine veren Müvekkil Şirket'ten çekin ödenmesini talep ettiğini ve Müvekkil Şirket çek bedeli tutarında ödeme yaparak çeki geri almak durumunda kaldığını, ( 12.08.2024 tarihli 400.000,00 TL bedelli, ... Bankasına ait ödeme dekontu) Müvekkil Şirket .... Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak ilgili dava hakkında bilgi aldığında davanın çeki hiçbir zaman elinde bulundurmayan, çekle hiç bir ilgisi olmayan üçüncü bir kişi olan davalı tarafından çekin kaybolduğu iddiası ile açıldığını gördüğünü, Çeki keşideciden bizzat teslim alan ve ...'e veren Müvekkil Şirket' olduğunu, keşide tarihinde de çeki ibra eden ...'in çeki verdiği banka olduğunu, müvekkil Şirket, gerçekte başkaca bir tedavülü, cirantası olmayan bu çekin, keşide tarihinde ödenmesine ya da karşılıksızdır işlemi yapılmasına engel olmak amacı ile davalı ve dava dışı ... arasında danışıklı bir işlem yapıldığını, yasanın etrafından dolanarak hukuka aykırı şekilde ödemeden men kararı alındığını anladığını, davayı açan huzurdaki davanın davalısı ... isimli kişi hiçbir zaman çeki elinde bulundurmadığını, bu durumun dosyaya sunulan çek görüntüsünde yer alan ciro silsilesinden de açıkça anlaşıldığını ilgili çek emre yazılı olup, çekin devri için ciro bulunması yasal zorunluluk olduğunu, ... Bankasının keşidecisi ... Dış Ticaret A.Ş. olan 31.07.2024 keşide tarihli, 400.000,00-TL bedelli çekinin görüntüsü) Bu durum üzerine Müvekkil Şirket dava dışı ... ile iletişime geçtiğini ve durumun izahını istediğini, ... ekonomik anlamda sıkıntılar çektiklerini, çekin ödeme gününde parayı hazır edemedikleri için karşılıksızdır işlemi yapılmasın diye davalı ile danışıklı olarak çek iptal davası açarak süreci uzattıklarını, amaçlarının zaman kazanmak olduğunu aslında borçlarını ödeyeceklerini söylediğini ve Müvekkil Şirket'ten 16.08.2024 tarihine kadar süre istediğini, iyiniyetli davranan Müvekkil Şirketin bu tarihe dek ödeme beklese de asıl borçlu ... yine ödeme yapmadığını, bu durum üzerine Müvekkil Şirket ...'ın amacının borcu ödemek olmadığını ve borçlu tarafından kötüniyetli şekilde oyalandıklarını anladığını, çek hakkındaki ödeme yasağını öğrenen Müvekkil Şirket çek iptal dosyasına çeki elinde bulundurduğunu bildirdiğini ve davalının yer almadığı ciro silsilesini de göstererek ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiğini, Davalı kötü niyetli alarak çekin kaybolduğu iddiası ile açtığı çek iptal davasından daha sonrasında Müvekkil Şirket'in çeki elinde bulundurduğunu dosyaya bildirmesi ve Müvekkil Şirket'in dava dışı keşideci ... ile iletişime geçmesi akabinde feragat ettiğini, davalının feragati ve müvekkili şirketin talepleri üzerine çek iptal dosyasındaki ödeme yasağı mahkemece kaldırıldığını ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, tüm bu süreç zarfında olan Müvekkil Şirket'e olduğunu, çek bedeli tahsil edilemediğini, Müvekkil Şirket ödeme yapmak durumunda kaldığını, Davalı ile dava dışı ... kötüniyetli amaçlarına ulaştıklarını ve Müvekkil Şirket'in alacağını tahsil etmesini hileli olarak engellediklerini, Müvekkili Şirketin çek bedelinin tahsili için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Diş. sayılı dosyasında borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı almış akabinde .... İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyasında çeke ilişkin icra takibine başladığını ancak fiili haciz dahil tüm haciz yoları denense de dosya borcu tahsil edilemediğini, ancak 50.000 TL tutarında ancak haciz masraflarını karşılayabilecek kısmi bir ödeme alınabildiğini, bu tutar ise dosya masrafı ve vekalet ücretini dahi karşılamadığından ana para borcu halen tamamen durduğunu, her ne kadar borçlu ... fiili haciz esnasında farklı tarihlerde taksitle ödeme sözü vermiş ve bu durum haciz tutanağına işlenmiş olsa da, bu tarihlerde de ödeme alınamamış hatta ... yetkililerine ulaşmak dahi mümkün olmadığını, üstelik Müvekkil Şirket icra dosyası başta olmak üzere ihtiyati haciz talebi masrafı da dahil olmak üzere daha bir çok masraf yapmak durumunda kaldığını ancak halen tahsilat yapamadığını, davalının kötüniyetli şekilde dava dışı ... ile yaptığı hukuka aykırı ve danışıklı, hileli işlemler ile Müvekkil Şirket'in 400.000,00 TL tutarındaki çek alacağını tahsil edememesine, çeke karşılıksızdır işlemi yapılamamasına ve bu alacağın tahsili için icra dosyası başta olmak üzere ihtiyati haciz talebi masrafı da dahil olmak üzere daha bir çok masraf yapmasına sebep olduğunu, İcra dosyası ve ihtiyati haciz dosyaları kapsamında bilirkişi incelemesi yapılarak Müvekkil Şirket'in ödenmeyen çek ve hukuka aykırı şekilde açılan çek iptali davası dolayısıyla uğradığı toplam zararın hesaplarımasını talep ettiklerini, Ödemeden men kararı bir ihtiyati tedbir niteliğinde olup, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat hakkı HMK md.399'da düzenlendiğini, İlgili düzenlemeye göre haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar oluşması yeterli olup, tedbir talep edenin kusuru aranmadığını, tedbir talep edenin kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğunu, Kaldı ki, somut olayda davalı yalan beyan ile dava açmak ve tedbir talep etmek suretiyle zaten kusurlu bir davranış sergilediğini belirterek, haklı davanın kabulü ile birlikte; müvekkil Şirket'in daha fazla zarara uğramasının engellenmesi amacıyla ve doğacak tazminat alacağını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşmasına ya da tamamen imkânsız hâle gelmesine engel olunması amacıyla sayın mahkemece davalının adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığı ve banka hesapları hakkında 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı dosyası kapsamında ödeme yasağı konulması için davalı tarafından yatırılan teminatın davalıya iadesine açıkça muvafakatimiz olmamakla birlikte, bu teminatın alacaktan mahsup edilmek üzere Müvekkil Şirket'e verilmesi için teminat üzerine ine ihtiyati tedbir konulmasına, Ödenmeyen çek bedelinin yanı sıra .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Dİş. sayılı dosyası ve .... İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yapılarak Müvekkil Şirket'in haksız ödemeden men ihtiyati tedbir kararı sebebiyle uğradığı toplam zararın zararın hesaplanmasına, Davalının hukuka aykırı işlemi ile haksız ödemeden men ihtiyati tedbir kararı sebebiyle Müvekkil Şirket tarafından 400.000,00 TL bedelli çek alacağı tahsil edilemediğinden, Müvekkil Şirket nezdinde oluşan zarar için şimdilik 400.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak Müvekkil Şirket'e verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.ISLAH
: Davacı vekili tarafından sunulan Islah dilekçesinde özetle; davalının hukuka aykırı işlemi ile haksız ödemeden men ihtiyati tedbiri kararı sebebiyle müvekkili şirket nezdinde oluşan zarar için 697.933,04-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı dosyası kapsamında davalı tarafından yatırılan ve mahkemece 03.09.2025 tarihli karar ile davalıya iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulan nakdi teminatın, alacak bakiyesinden mahsup edilmek üzere müvekkili şirkete ödenmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, ...'ya ait ... Abone hesap kartı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası aslı, ... Bankasından gelen █████/2024 tarihli ve █████/2026 tarihli müzekkere cevabı, çek sureti, 400.000,00-TL bedelli ödeme dekontu, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, ... Bankasının keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekin ibraz aşamasında ödemeden men yasağı nedeniyle ödenmemesinden kaynaklı davacı şirket tarafından uğranılan zararın davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş. ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, dava konusu olan ... Bankasının keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde 30.04.2024 tarihli ... yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğu, davacı yanın dava dışı şirkete dönem sonu itibariyle 828.000,00 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, Davalı yan 12.05.2025 günü saat 14:10'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Dava konusu edilen, keşidecisi ... Dış Ticaret A.Ş. olan, ... Bankası'na ait ... seri numaralı ve 31.07.2024 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çek hakkında yapılan incelemelerde: Söz konusu çekin, dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş. tarafından davacı adına keşide edildiği ve davacının ticari defter kayıtlarında 30.04.2024 tarihli, ... yevmiye numarasıyla yer aldığı, bu kaydın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yapıldığı tespit edildiği, Çek üzerindeki ciro silsilesi incelendiğinde; davacı tarafından söz konusu çekin ... A.Ş.'ye ciro edildiği, bu şirket tarafından da ... Bankası A.Ş.'ye ciro edildiği, ardından çeke ilişkin ... A.Ş.'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında verilen “ödemeden men” kararına istinaden çeke ödememezlik şerhi düşüldüğü anlaşıldığı, Çekin karşılıksız kalması üzerine, davacı tarafından 12.08.2024 tarihli ve “... nolu çek ödemesi” açıklamasını içeren ... Bankası dekontu dosyaya sunulmuştur. Bu dekonta göre, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.'nin banka hesabına çek bedeli olan 400.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, dava konusu çeke ilişkin olarak davacının iddialarının doğruluğu Mahkemece kabul edildiği takdirde, davacının çek bedeli kadar 400.000,00 TL tutarında maddi zarara uğramış olabileceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, uyuşmazlığa ilişkin hukuki nitelendirme ve nihai karar verme yetkisi Sayın Mahkemenize ait olacağı..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda; "...Dava konusunun, ... Bankasının keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekin ibraz aşamasında ödemeden men yasağı nedeniyle ödenmemesinden kaynaklı davacı şirket tarafından uğranılan zararın davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş. ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, dava konusu olan ... Bankasının keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli 400.000,00-TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde 30.04.2024 tarihli ... yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğu, davacı yanın dava dışı şirkete dönem sonu itibariyle 828.000,00 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, Davalı yan 12.05.2025 günü saat 14:10'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Kök rapordaki maddi zarar tespitine ek olarak .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı takip dosyasına ait hesap özeti dikkate alındığında, davacının bu çek nedeniyle yalnızca çek bedeliyle sınırlı olmayan, ayrıca icra takibi kapsamında katlandığı masraflar ve faizler yönünden de bir zararı bulunduğu görülmekle; davacı ... Endüstriyel San. Tic. A.Ş. tarafından, dava dışı borçlu ... Dış Ticaret A.Ş. aleyhine başlatılan takipte, çek bedeli dışında önemli tutarlarda faiz, harç, vekalet ücreti ve masraf kalemleri oluşmuş olup, buna göre; Davacı, yalnızca çekin karşılıksız kalması nedeniyle 400.000,00 TL ödeme yapmakla kalmamış, bu bedelin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle toplamda 697.933,04 TL tutarında bir yükümlülüğe maruz kalmış olduğu, kök rapordaki zarar tespiti yalnızca çek bedeliyle sınırlı iken, icra dosyasındaki masraflar ve fer'iler de dikkate alındığında davacının uğradığı yeni maddi zarar, 697.933,04 TL olarak hesap edişmiş olmakla, Nihai hukuki nitelendirme ve bu zararın tazmini hususunda karar takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Uyuşmazlık, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.Davacı vekili, müvekkili şirketin lehtarı olduğu keşide edilip kendisine devredilen ve icra takibine konan çeke ilişkin davalı tarafın çekin zayi olduğu iddiası ile iptali istemli açtığı davada ödeme yasağı yönünde tedbir kararı aldırdığını, ödeme yasağından dolayı çeke bağlı alacağın tahsil edilemediğini ve keşideci hakkında karşılıksız çek nedeniyle şikayette bulunulamadığını, borçlu şirkete takip yapıldığını fakat alacağın tahsil edilemediğini, tedbir kararının haksız olduğunu ve ödeme yasağından dolayı maddi zarar oluştuğunu ileri sürerek haksız tedbir nedeniyle uğranılan zarara karşılık maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Haksız ihtiyatî tedbir nedeniyle tazminat davası HMK'nın 399 uncu maddesinde ise;"(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenlenmiştir.İhtiyatî tedbir kararı verilirken, ihtiyatî tedbirin niteliği gereği tam bir inceleme yapılmadan yaklaşık ispatla yetinilerek karar verildiğinden talep edenin sonuçta davada haksız çıkma ihtimali de bulunmaktadır. Bundan başka tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın ya da üçüncü kişilerin zarar görmesi her zaman imkân dahilindedir. Nitekim bu ihtimalleri gözeten kanun koyucu tedbir kararı verilirken talepte bulunandan teminat alınmasını öngörmüştür (HMK md. 392).Tedbir talep eden tarafın bu talebinde haksız olduğu anlaşılırsa bu tedbirden zarar görenler, talepte bulunana karşı tazminat davası açabilirler. Burada bir kusursuz sorumluluk hâli düzenlenmiştir. Ancak sorumluluğun haksız fiil veya tehlike sorumluluğundan ziyade, fedakârlığın denkleştirilmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira sorumluluğun kaynağını oluşturan fiil (ihtiyatî tedbir kararı veya tedbirin icrası), mahkeme kararına dayanmaktadır ve bu nedenle haksız fiil veya tehlike sorumluluğunun temel unsuru olan "hukuka aykırı fiilden" söz edilemez.Bu bağlamda ihtiyatî tedbirin hukuka aykırı olması ile haksız olması arasında ayrım yapmak daha uygun olur. Yargılama yapılarak verilen bir mahkeme kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle tedbir talebinde bulunan sorumlu tutulamaz; olsa olsa tedbirin haksız olması nedeniyle aleyhine tedbir uygulananın uğradığı zararları telafi edilebilir. Kusursuz sorumluluk olması sebebiyle talep edenin dava sonucu haksız çıkması ve tedbirden dolayı bir zararın doğması yeterlidir. Bunun dışında tedbiri talep ederken iyiniyetli olması veya başlangıçta haklı görülmesi sorumluluğu ortadan kaldırmaz.Haksız ihtiyatî tedbir nedeniyle tazminat davasının şartlarına değinmekte de fayda vardır. İlk olarak ihtiyatî tedbir kararının icra edilmiş olması gerekir. Tazminat davasının açılabilmesi için ihtiyatî tedbire karar verilmiş olması yeterli olmayıp tedbirin infaz edilmesi de gereklidir. Ayrıca tedbir uygulanmamış olsa dahi, bu kişiler tedbirin uygulanmaması ya da kaldırılması için teminat göstermişlerse tazminat talep edebilirler. Çünkü, bu durumda teminat göstermek suretiyle bir zarar ortaya çıkacaktır.Tazminat davasının açılabilmesi için bir diğer şart ise, ihtiyatî tedbir talep edenin talepte bulunduğu anda haksız olması gerekir. Bu haksızlık da kural olarak asıl davanın sonuçlanması ile belli olur. Buna göre üç hâlde sorumluluk söz konusu olabilecektir. İhtiyatî tedbir talep etme anında haksız olma, ihtiyatî tedbirin kendilinden kalkması ve tedbirin itiraz üzerine kaldırılmasıdır.Teminat karşılığında veya durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbir kaldırılmış ise, hemen tazminat davası açılamaz. Zira bu iki ihtimalde, ihtiyatî tedbirin verildiği anda haksız olduğu ortaya çıkmamış, ihtiyatî tedbir ileriye etkili olarak kaldırılmıştır. Örneğin tedbir kararı verilmesini gerektiren tehlikeli hâl dava devam ederken sona ermişse ihtiyatî tedbir HMK'nın 396 ncı maddesine göre kaldırılır. Ancak ihtiyatî tedbir kararı verildiği tarihte tehlike mevcut olduğu için tedbir haksız değildir. Buna karşılık asıl dava reddedilip kesin hüküm teşkil ederse tedbire esas hakkın bulunmadığı anlaşılmış olacağından tazminat davası açılabilir.Teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasında esasen tedbir, teminat üzerinde devam etmiştir. Asıl dava reddedilip kesin hüküm teşkil ederse karşı tarafın teminat göstermek zorunda kalmasından dolayı uğradığı zararın, örneğin bankaya teminat mektubu temin etmek için ödediği komisyonun ödetilmesi için tazminat davası açabilir.Tazminat davasının bir diğer şartı ise zararın doğmasıdır. Ortada doğmuş bir zarar yok ise bu dava açılamaz. Zarar ihtiyatî tedbir kararının icra edildiği tarih ile ihtiyatî tedbirin kalktığı tarih arasındaki dönemde meydana gelmiş olan zarardır.Son olarak haksız ihtiyatî tedbir nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için zarar ile haksız ihtiyatî tedbir arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Başka bir anlatımla, davacının talep ettiği zararın, haksız olduğu anlaşılan ihtiyatî tedbirden kaynaklanması gerekir. ( ... BAM 13 HD ███████ Esas-███████ Karar, İstanbul BAM 4 HD █████████ Esas- ████████ Karar)Bu bilgiler ışığında somut somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacının somut dosya davalısı ... olduğu, keşidecisi ... Dış Tic A.Ş olan 400.000 TL bedelli çekin hamili iken çalınmasından veya kaybolmasından bahisle hasımsız çek iptali davası açıldığı, mahkemece % 15 teminat alınarak işbu çek yönünden tedbir kararı verildiği, kararın infazı için 09.08.2024 tarihinde ilgili bankaya müzekkere yazıldığı, somut dosya davacısının 19.08.2024 tarihli dilekçesi ile çekin elinde olduğundan bahisle beyanda bulunduğu, bu beyandan sonra davacının (somut dosya davalısı) davasından █████/2024 tarihli dilekçesi ile feragat ettiği görülmüş, somut dosyada çekin muhatabı olan ... Bankasından alınan 13.01.2026 tarihli yazı cevabına göre, çekin takas yoluyla ibraz tarihi olan 09.08.2024 tarihi itibariyle 0 TL hesapta para bulunduğu bildirildiği görülmüştür.Buna göre yapılan değerlendirmede; somut dosyaya konu olan ödemeden men yasağı şeklindeki ihtiyati tedbir kararına konu olan çekin muhatabı olan bankaya takas yoluyla ibraz tarihi itibariyle bankada çekin tahsiline yeterli bakiye olmadığı ve ihtiyati tedbirin kaldırıldığı tarihe kadar çekin bankada karşılığının bulunmadığı aşikar olduğundan, çek yönünden ödemeden men yasağı verilen tarihler arasında çekin karşılığı olmaması nedeniyle davacının çekten kaynaklanan alacağını tahsil imkanının bulunmadığı, diğer yandan mahkeme tarafından verilmiş ödemeden men yasağı bulunsa bile, ibraz tarihi itibariyle çek hesabında yeterli bakiye bulunmadığı takdirde davacının muhatap bankadan bu durumun çek arkasına yazılmasını talep edebileceği ve karşılıksız çek nedeniyle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet hakkını kullanabileceği gibi, ödemeden men yasağının kalkmasından sonra da böyle bir şikayet hakkının mevcut olduğu, davacının çekin keşidecisi olan borçlu hakkında yaptığı icra takibi (.... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas) yoluyla da alacağını tahsil edemediği, bu nedenle ihtiyati tedbir süresince davacının alacağını tahsil imkanı bulunmadığından ihtiyati tedbirden kaynaklanan somut bir zararının olmadığı kanaatiyle; davanın reddi karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınana 11.954,00-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 11.222,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 110.689,96-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,7-Davalı tarafından Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına yatırılan teminatın, HMK'nın 392/2. maddesi gereğince işbu karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı