Anahtar kelimeler: Sunta Güvene Bugüne Satımına Gördüklerini Yıldır Satım Şubesi Günden Yazildiği

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/
KARAR NO
: 2026/
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Taraflar arasında sunta alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, yaklaşık 6-7 yıldır aralarındaki ticari ilişkinin sürdüğünü, karşılıklı güvene dayanarak ilk günden bugüne kadar sunta alım - satım ticari sözleşme ilişkisinin sözlü olarak kurulmasını benimsedikleri ve bu şekilde iş gördüklerini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirkete ... ... Şubesi 31.08.2024 Keşide tarihli ... Seri numaralı 800.000,00 TL Bedelli çek ile ... ... Şubesi 31.08.2024 Keşide tarihli ... Seri numaralı 1.000.000,00TL bedelli çekin davalı şirkete verdiğini, ancak davalıin şirket sunta borcunu ifa etmediğini, çekleri de davacı tarafa iade etmediğini, davalı tarafın suntaların teslimi hususunda davacı tarafı oyaladığını, çeklerin davalı firmada bulunduğunu, davalı tarafça çeklerin cirolandığını, söz konusu çeklerin cirolanarak kullanılmaya devam ettiğini, davacının icra tehdidi altında ticari faaliyetini sürdürmeye çalıştığını ileri sürerek dava konusu çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Taraflar arasında yaklaşık 4 yıldır ticari ilişkinin bulunduğunu, bu süre zarfında taraflar arasında yaklaşık 30.000.000,00 TL civarında alışveriş yapıldığını, davacı tarafın bahsetmiş olduğu çeklerin davacı tarafa iade edildiğini, iade edilmesine ilişkin hususların davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında bulunduğunu, davacının kendisine iade edilen çekler dışında geriye kalan çeklere karşılık davalı şirket tarafından davacıya sunta ve mobilya malzemelerinin teslim edildiğini, Davacı tarafın davalı lehine keşide ederek davalıya teslim etmiş olduğu çeklerin, davalı tarafından 3.kişi şirketler ve şahıslarla kendi arasında olan ticari ilişki kapsamında ciro yapılarak 3.kişilere teslim edildiğini, davacı tarafın, çekleri elinde bulunduran 3.kişilere karşı ödenmeyen çeklerden sorumluluğunun devam ettiğini, davanın kötü niyetle açıldığını ileri sürerek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini gerektiğini savunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı keşidecisi davacı olan ... ... Şubesine ait █████/2024 tarihli ... seri numaralı 800.000,00 TL bedelli çek ile ... ... Şubesine ait █████/2024 tarihli ... seri numaralı 1.000.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davacı söz konusu çeklerin taraflar arasındaki sunta malzemesi alımından kaynaklı olarak avans niteliğinde davalı tarafa verildiğini, söz konusu çeklerin karşılığı olan suntaların kendisine verilmediğini ileri sürmüştür.Davacı taraf çeklerin temel ilişkisine atıf yaparak temel ilişkide borçlu bulunmadığını ileri sürmüştür. Kambiyo senetleri illetten mücerret olup temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratırlar. Menfi tespit ileri sürülen borçlunun kambiyo senedinin temeli olan temel ilişkiyi ve kambiyo senedinin bu temel ilişki sebebiyle verildiğini ispat etmesi gerektiği gibi, bu ispattan sonra temel ilişkiden kaynaklı olarak borçlu olmadığını da ispat etmelidir. Çek bir ödeme aracı olduğundan mevcut bir borcun ödenmesi için verildiği kabul edilir. Davacı temel ilişkide söz konusu çeklerin avans niteliğinde verildiğini de ileri sürmüştür. İspat yükü ve araştırılacak hususlarda taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarına göre hareket edilmelidir. Bu bağlamda davalı tarafın beyan ve cevapları önemlidir. Davalı taraf söz konusu çeklerin temel ilişkisine ilişkin iddialara yönelik olarak temel ilişkiyi doğrulamış, çeklerin temelinde sunta alım satımı yer aldığı ancak davacıya çeklerin karşılığı olan bu malzemelerin teslim edildiğini ileri sürmüştür.Bu haliyle çeklerin avans çeki olduğu, temel ilişkinin de sunta alım satımından kaynaklı olduğu ihtilaf konusu olmadığından davalı taraf temel ilişkide çeklerin karşılığı olan suntaları davacıya teslim ettiğini ispatlamalıdır. Taraflar tacir olduğundan HMK 222 maddesi uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtları leh ve aleyhlerine delil olabilecektir. Bu sebeple davalının ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu çeklerin tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı defterlerine göre davalıdan 2024 yılında toplam 7.873.872,64 TL'lik mal alımında bulunduğunu, bunun 700.000,00 TL'lik kısmının iade edildiği, davacının davalıya 2024 yılında toplam 18.338.456,83 TL tutarında çek verdiği, verilen bu çeklerden 5.950.000,00 TL'lik çeklerin geri alındığı, iade çeklerin arasında dava konusu çeklerin bulunmadığı, davalı defter kayıtlarına göre 2024 yılında davacıya 11.198.927,95 TL tutarında mal sattığı, bunun 700.000,00 TL'lik kısmının davacıdan iade alındığı, davalının davacıdan 2024 yılında toplam 20.200.000,00 TL'lik çek aldığı, bu çeklerin 8.200.000,00TL'lik kısmının davacıya iade olarak geri verildiği, söz konusu iade çeklerin içerisinde dava konusu çeklerin bulunmadığı, netice olarak davalının davacıya █████/2024 tarihi itibariyle 742.860,73 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. İtirazlar üzerine aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, █████/2025 tarihinde raporda, taraf kayıtlarına göre davacının dava konusu ettiği her iki çekin karşılığının davalı tarafça cari hesaba mahsup edildiği, davalının çeklerden dolayı davacıya borçlu olmadığı, █████/2024 tarihi itibariyle davalının davacıdan 742.860,73 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişini her iki raporu birbiriyle çelişkilidir. İlk raporda 742.860,73 TL davacıyı alacaklı tespit ederken, ek raporda bu kez aynı miktarda davalıyı alacaklı tespit etmiştir. Rapor içerikleri de denetim ve hüküm kurmaya el verişli değildir. Raporlar arasındaki farklılık da denetlenemeyen raporlar dolayısıyla hükme esas alınmaya engeldir. Bu nedenle başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmıştır. Yapılan incelemede tarafların kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, davacının davalıdan 6.765.758,43 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının defter kayıtlarında ise davacının davalıdan 7.555.641,85 TL alacaklı bulunduğu belirlendiği anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki hüküm ve koşullara tabidir kuralı gereği dava tarihi olan █████/2024 tarihli verilerine göre inceleme yapan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Buna göre davacı dava konusu edilen çeklerden dolayı davalıya borçlu değildir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın kabulü ile keşidecisi davacı olan ... ... Şubesine ait █████/2024 tarihli ... seri numaralı 800.000,00 TL bedelli çek ile ... ... Şubesine ait █████/2024 tarihli ... seri numaralı 1.000.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 122.958,00 TL harçtan başlangıçta alınan 30.739,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 92.218,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 30.739,50 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 182,50 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 41.849,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 270.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!