Anahtar kelimeler: Dönemli Kaput Tampon Şase Çamurluk Kurumsal Satımdan Sunmak Cins Satılmadan

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; faaliyet konusu bireysel kullanıcılara ya da kurumsal firmalara günlük ya da uzun dönemli olarak araç kiralama hizmeti sunmak olan müvekkili şirketin, mülkiyeti davalı ...'na ait ... şase numaralı, ... marka 2017 model ... cins aracı Bakırköy .... Noterliği'nce tanzim edilen █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi kapsamında 62.000,00-TL bedel karşılığında davalıdan satın almış olduğunu, aracın, müvekkili şirkete henüz satılmadan önce ruhsat sahibi davalının, aracın yalnızca ön tampon, ön kaput ve sağ ön çamurluk kısımlarının hasarlı olduğunu müvekkiline beyan etmiş olup bu doğrultuda █████/2019 tarihinde OTORAPOR ekspertiz merkezinden alınan rapora göre beyan edildiği şekilde kaput, çamurluk ve tamponda işlem olduğunun belirtilmesi üzerine müvekkilinin, davalıya güvenmiş ve aracı satın almış olduğunu, ilerleyen süreçte müvekkilinin, 5664 SMS sorgulama hizmeti ile dava konusu aracın "araç hasar, araç detay, değişen parça" bilgilerine ulaşmak istemiş ve █████/2019 tarihinde yapılan sorguda dahi aracın SBM kayıtlarında geçmiş hasarı bulunmadığının bildirilmiş olduğunu, müvekkilinin, █████/2021 tarihinde araç muayenesine gittiğinde ise görevli personelin aracın hava yastığı kontrol ünitesinin, sağ ve sol emniyet kemerlerinin, radyatör klima sistemlerinin daha önce değişmiş olduğunu belirtmesi üzerine müvekkilinin aynı gün yapmış olduğu sorguda aracın hasar detaylarına ulaşılmış ve söz konusu aracın █████/2019 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde müvekkiline belirtilenden çok daha ağır hasarlı olduğunun anlaşılmış olduğunu, bu kapsamda, █████/2019 tarihinde meydana gelen 27.873,00-TL hasarlı trafik kazasına istinaden (satış bedelinin yaklaşık %45 oranında - ağır hasar-pert sınırında) sigorta şirketinin 20.920,00-TL ödeme yaparak dosyayı kapattığının ve aracın müvekkiline gizli ayıplı olarak satışının gerçekleştirildiğinin tespit edilmiş olduğunu, 17.08.2021 tarihli Uzman Bilirkişi Mütaalası Değer Kaybı Tespit Raporu'nda sigorta eksperi ... tarafından tanzim edilen raporda ... plakalı aracın 10.000,00-TL değer kaybı zararına uğramış olduğunun tespit edilmiş olup bu doğrultuda aracın ayıplı olması nedeniyle aracın ayıp oranında bedelden indirim tutarı olan 10.000,00-TL'nin tahsili talepli Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, dava konusu aracın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında "ayıplı mal" niteliğinde olduğunu, aracın muayeneye getirildiğinde araçta satış bedelinin yaklaşık %45'i oranında ağır hasar olduğunun tespit edilmiş olduğunu, somut olayda, dava konusu araçta ortaya çıkan hasarların maddi ayıp olduğunun ve ayıbın ancak muayene sırasında tespit edilmesi nedeniyle "gizli ayıp" niteliğinde olduğunun anlaşılmakta olduğunu, dolayısıyla ayıbın giderilmesinden doğan sorumluluğun alıcıya yüklenemeyecek olduğunu, somut olayda aracın █████/2019 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası olduğunu bilmeyen müvekkilinin aracı satın alma iradesinin davalı tarafların hileli ve-veya özensiz davranışıyla önemli ölçüde sakatlanmış olduğunu, dava konusu araç üzerindeki ayıp, alıcı müvekkilinin kabul ettiği, bildiği veya bilebilecek durumda olduğu bir ayıp olmayıp davalının bu "gizli ayıptan" sorumlu olduğunu, dava konusu araç üzerindeki ayıbın, 6098 sayılı TBK'nın 222. maddesi kapsamında satış sözleşmesi kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen veya gözden geçirmekle görülebilecek bilinebilecek nitelikte olan ayıplardan olmadığını, söz konusu ayıbın gizli ayıp olduğunu, araç üzerindeki ayıp ve davalı tarafların kusurunun ancak ve ancak aracın müvekkili tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkmış olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 221. maddesi kapsamında müvekkili ile davalı yan arasında yapılan bir sorumsuzluk anlaşması bulunmamakla birlikte şayet mevcut olsaydı bile satıcı davalının ağır kusuru söz konusu olduğundan bu nitelikteki bir anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olacağını, ayrıca b6098 sayılı TBK'nın 219/2. maddesi uyarınca davalıların bu ayıpların varlığını bilmese bile söz konusu ayıplardan sorumlu olduğunu, müvekkili alıcının, kanunun kendisine yüklediği tüm külfetleri yerine getirmiş olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesi, CISG 38. ve 39. maddeleri kapsamında müvekkilinin satım sözleşmesi ile teslim aldığı mal üzerindeki tüm gözden geçirme ve ayıp ile sözleşmeye aykırılığın tespit edilmesi üzerine yasal ve makul süre içerisinde satıcıya durumu bildirme yükümlülüğüne uygun davranmış olduğunu, davacı müvekkilinin, 31.10.2019 tarihinde ... plakalı aracı satın aldıktan sonra ve █████/2021 tarihinde araç üzerindeki ayıbın ortaya çıkması üzerine Beyoğlu .... Noterliği'nin 25.08.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yazılı olarak satıcıya bildirmiş olduğunu, ancak satıcılar tarafından sorumluluk yerine getirilmemiş olduğunu, davalı tarafın ayıba karşı sorumluluğundan dolayı alıcı müvekkili lehine kanundan doğan seçimlik haklar bakımından yargılama sırasında ortaya çıkacak tüm fiili ve hukuki sebepler nezdinde fazlaya dair talepleri saklı kalmak kaydıyla aracın ayıp oranında bedelden indirim tutarını talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davacıya devri gerçekleştirilen ... plakalı aracın gizli ayıplı olduğunun ortaya çıkması karşısında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu olan 12.692,60- TL (faiz ve masraflar hariç) tutarındaki ayıp oranında bedelden indirim alacağına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine huzurda görülmekte olan davaya konu aracın sigorta kayıtlarından da anlaşılabileceği üzere müvekkili tarafından █████/2019 tarihinde satın alınmış ve hemen ardından █████/2019 tarihinde davacıya satılmış olduğunu, müvekkiline dava açılmasına sebebiyet veren hasarın meydana geldiği █████/2019 tarihinden itibaren müvekkiline gelene kadar aracın 4 defa el değiştirmiş olduğunu, davacının da dilekçesinde belirttiği üzere SMS ile yapılan sorgulamalarda söz konusu tramer kaydına ilişkin kayıtların 2019 yılının Aralık ayında dahi çıkmamış ve müvekkilinin aracı eksper raporuna güvenerek almış kısa bir süre kullanmış ve davacıya satmış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin açık bir şekilde zamanaşımına uğramış olduğunu, zira taraflar arasındaki satış işleminin █████/2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, davacının iddia edilen gizli ayıbı ilk olarak █████/2021 tarihinde öğrendiğini beyan etmekte olduğunu, müvekkiline ilk bildirimin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan █████/2022 tarihinde yapılmış olduğunu, dava dilekçesinden de rahatlıkla anlaşılabileceği üzere davacının dahi aracın ayıplı olduğunu █████/2021 tarihinde öğrenmiş ve █████/2019 tarihinde ve █████/2019 tarihinde davacı tarafından yapılan SMS sorgularında dahi söz konusu tramer kaydının çıkmamış olduğunu, kaldı ki ekspertiz raporunda da durumun söz konusu ayıbın bilinebilir olmadığının aşikar olduğunu, müvekkilinin, davaya konu aracı yalnızca 9 gün kullanmış ve davacıya satmış, aradan geçen 2 seneye yakın sürede dahi davacı tarafından kullanmakla bilinmeyecek olan bir ayıbın 9 gün aracı elinde bulunduran müvekkili tarafından bilinmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte satış tarihinin üstünden 3 sene gibi uzun bir süre geçmişken müvekkiline yöneltilen talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline yöneltilen taleplerin açık bir şekilde zamanaşımına uğraşmış olması nedeniyle davanın usulen reddi gerektiğini, alıcı sıfatıyla gizli ayıp iddiasında bulunan davacının kanun ile düzenlenen bildirim sürelerine uyamamış olduğunu, davacının dava dilekçesinde de beyan ettiği üzere █████/2021 tarihinde araçta iddia edilen ayıbın olduğunu öğrenmiş olduğunu, ancak bu durumu müvekkiline hemen bildirmemiş olduğunu, bu tarihten yaklaşık 10 ay sonra icra takibi başlatmış ve müvekkilinin bu vesileyle söz konusu durumdan davacı öğrendikten 1 yıl sonra haberdar olmuş olduğunu, delil dilekçesi içerisinde yer alan 26 Ağustos 2021 tarihli ihtarnameden müvekkilinin haberi olmadığını, bu nedenle olsa dahi gizli ayıbın öğrenildiği tarihten 2.5 ay sonra yapılan bildirimin makul süre içerisinde yapılmadığının aşikar olduğunu, öte yandan tensip zaptında davacıya delillerini sunması için süre verilmemiş olup 4 Ocak 2023 tarihinde huzurda görülmekte olan dosyaya sunulan delil dilekçesini ve eklerini kabul etmiyor olduklarını, bu haliyle davacının gizli ayıp olduğunun kabulü halinde dahi sonradan anladığı bu ayıbı hemen veya makul süre içerisinde satıcıya bildirmemiş olup neredeyse 1 sene geçmesi göz önünde bulundurulduğunda alıcının satılanı bu ayıpla birlikte kabul ettiğine kanaat getirilmekle birlikte davanın reddi gerektiğini, sigorta kayıtlarına göre ayıp öğrenildiği sırada davacının malik olmadığını, dosyaya eklenen sigorta kayıtlarından davacının söz konusu aracı █████/2020 tarihinde başka bir firmaya sattığının açıkça görülmekte olduğunu, hatta aracı bu tarihte satın alan firmanın da █████/2021 tarihinde aracı başka bir firmaya satmış olduğunu, davacı taraf, dava dilekçesinde söz konusu gizli ayıbı █████/2021 tarihinde araç muayenesi sırasında öğrendiğini iddia etmişse de bu tarihte aracın malikinin davacı olmadığını, davacının bu tarihten önce aracın satışını gerçekleştirmiş olduğunu, dolayısıyla kendisinin de aracı ayıplı bir şekilde bunu bildirmeden satmış olacağı ve aracı ayıpsız bir emsalinin fiyatına satmış olacağı için bu satış nedeniyle herhangi bir zarara uğradığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, yani davacının aracı kullandığı süre içerisinde herhangi bir sorun yaşamadan aracı kullanmış ve ayıpsız bir şekilde satarak ticaretini yapmış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili aleyhine açılan icra dosyasında, arabuluculuk görüşmelerinde ya da dava dilekçesinde bu husustan bahsetmeyen davacının, aracın ayıplı olmasından dolayı uğradığı zararı somut bir şekilde ortaya koyamamış olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin sıradan bir vatandaş olduğu göz önünde bulundurulduğunda otomotiv sektöründe faaliyet gösteren tacir davacının araç satın alırken gerekli tüm tetkikleri, kontrolleri ve incelemeleri yapmış olması gerektiğini, eğer davacı olması gerektiği gibi gerekli incelemeleri yapmış olsaydı belki de müvekkilinin aracın kendisine ayıplı bir şekilde satılmasından dolayı zararını tazmin etme hakkına sahip olacağını beyanla; satışın tarihi ile müvekkiline yapılan bildirim tarihinin arasında 3 yıl gibi bir zaman geçmiş olması göz önünde bulundurularak; davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise esasa ilişkin açıklamaları doğrultusunda davanın reddine, davacının davaya konu icra takibini yapmakta kötü niyetli olması nedeniyle davacı aleyhine alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına arar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, ayıplı olarak satıldığı iddia olunan araç nedeni ile ayıp oranında bedelden indirim tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 10.000,00 TL ayıp oranında bedelden tahsili, 2.692,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.692,60 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE karar verilmiştir.Mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı uyarınca Davacı vekiline müvekkili şirketin ihyasına ilişkin dava açıp mahkememize bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde dosyada bulunan mevcut deliller itibariyle karar verileceği ve bu hususta yeniden delil bildirilemeyeceği hususunun davacı vekiline ihtarına karar verildiği ve bu hususta davacı vekiline gerekli ihtarın yapılmış olduğu görülmüş ise de davacı vekilince verilen süre içerisinde veya sonrasında ihya davası açılmadığı görülmüştür.Dava şartları 6100 sayılı HMK'nin 114. maddesinde sayılmıştır. Kanunun 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Bu kapsamda ise sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunmaktadır. Dosya arasında yer alan ticaret sicil gazetesi örneği uyarınca davacı şirketin genel kurul kararı ile terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilince ihya davası açmak ve Mahkememize bildirmek üzere kesin süre verilmiş ise de, verilen kesin süre içerisinde veya sonrasında davacı vekilince ihya davası açılıp Mahkememize bildirilmediği anlaşılmakla sicilden terkin edilen şirketin HMK m.114/1-d hükmü uyarınca aktif dava ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmakla açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN AKTİF DAVA EHLİYETİ YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE;1-Alınması gereken 615,40 TL TL harçtan peşin alınan 153,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,10 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 12.692,60 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸Hakim ...¸