Anahtar kelimeler: Davacımüvekkil Levha Levhaların Plastik Münasebet Ekte Satımdan İletilmiş İştigal Davalıborçlu

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Plastik sektöründe faaliyet gösteren, PET-PVC Levha ile özel uygulama gerektiren plastik levhaların üretim ve satışı ile iştigâl eden davacı-müvekkil şirketin, davalı-borçlu şirket ile aralarındaki ticari münasebet gereği üretimini yaptığı plastik ürünlerin davalı-borçlu şirkete teslimini sağlayarak üzerine düşen edimleri eksiksiz ifa etmiş, bunun karşılığında ekte örnekleri sunulan Fatura ve Sevk İrsaliyeleri düzenlenerek davalı-borçlu şirkete iletilmiş, davacı-müvekkili tarafından düzenlenen faturaya ve/veya içeriğine hiçbir surette itiraz edilmeden tüm faturaların, davalı-borçlu şirket tarafından ticari defterlerine kayda alınarak ilgili Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettirilmiş olduğunu, davacı-müvekkili nezdindeki takibe konu cari hesap borcuna mahsuben davalı-borçlu şirket kısmi ödemeler yapmışsa da; ekte sunulan Cari Hesap Ekstresinden anlaşılacağı üzere, satın alınan ürünlere ilişkin keşide edilen faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiyesinin, davalı-borçlu tarafından ödenmemiş, icra takibinin yapıldığı 07.04.2025 tarihi itibariyle davalı-borçlunun, davacı-müvekkiline 329.912,92-TL bakiye borcu kalmış olduğunu, bakiye cari hesap borcunun tüm taleplere rağmen davalı-borçlu tarafından ödenmemesi üzerine taraflarınca Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine icra takibi yapılmışsa da; davalı-borçlu şirket tarafından alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla borca, borcun fer'ilerine ve faize kötüniyetli itiraz edilerek davalı-borçlu hakkında başlatılan icra takibinin durması sağlanmış olduğunu, davalı-borçlu şirket vekilince sunulan 14.04.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile her ne kadar davalı-borçlunun herhangi bir borcu olmadığı iddia edilmişse de; takip talebi incelendiğinde görüleceği üzere dava konusu icra takibinin, davacı-müvekkili şirket tarafından davalı-borçluya düzenlenen faturalar neticesinde teşekkül eden cari hesap alacağının bakiyesine istinaden başlatılmış olup taraflar arasındaki ticari ilişki gereği; adına düzenlenen herhangi bir faturaya itiraz etmeden ticari defterlerine kabul eden davalı-borçlunun hayatın olağan akışı ve basiretli tacir olmanın gereği huzurdaki takibe konu borcu tüm unsurları ile birlikte bilmesi gerektiğini, bu nedenle dava konusu icra takibinin dayanağı alacağın likit alacak olduğu açık olup davalı-borçlunun itirazının tamamıyla uzatmaya matûf ve kötüniyetli olduğunu, arzedilen hususun, taraflara ait BA-BS formlarının, özellikle davalı-borçluya ait BA formlarının celbi ile de teyit edilecek olduğunu, davalı-borçlu tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiği gibi davacı- müvekkil şirkete yapılan herhangi bir ödeme de olmadığından; taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da; yapılan arabuluculuk toplantısı neticesinde davalı-borçlu ile anlaşmaya varılamamış olduğunu beyanla; davalı-borçlunun, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, uzatmaya matûf itirazının iptali ile takibin devamına, anaparanın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve takip ferileri ile birlikte davalı-borçludan tahsili ile davacı-müvekkili şirkete ödenmesine, davalı-borçlunun itirazının haksız, kötüniyetli ve uzatmaya matûf olması, alacağın likit olması, davalı-borçlunun borç miktarını bilmesi gerektiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı-borçludan tahsili ile davacı-müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı-borçluya tâhmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 121, 194 ile 119 ve devamı maddelerinde belirtilen şartları taşımadığından mahkememizce dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, açılmış olan davada dava şartlarının mevcut olmadığını, özellikle dava şartlarından olan “Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” şartının bu davada kesinlikle ve açık bir şekilde bulunmadığını, açılmış olan davada dava şartlarının mevcut olmadığını, bu kapsamda dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul etmiyor ve reddini talep ediyor olduklarını, bununla birlikte kabul anlamına gelmemek şartıyla iddia edilen dava konuları ve taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu ve yine taleplerle ilgili hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, bu nedenlerle de davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, açılan davanın ilk itirazlar yönünden de reddi gerektiğini, açılan davanın usul ve yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, takipte dayanak senet, fatura veya belge sunulmadığı gibi alacak iddialarının sebebinin de açıklanmamış olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın icra takibinde, dayanak bir senet veya belge sunmadığı gibi, iddia ettiği borcun sebebini de belirtmemiş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia edenin, takip yaparken bir senet veya belgeye sahip ise bunu sunması ve eğer böyle bir senet veya belgeye sahip değil ise bu sefer de alacağın sebebini belirtmek zorunda olduğunu, bu hususun takip talebi ve muhtevası başlıklı İİK’nın 58/2-4. bendinde, Takip talebinde “senet, senet yoksa borcun sebebi” gösterilir, şeklinde düzenlenmiş olduğunu, alacaklının takip talebinde alacağının belgesini, belgesi yoksa sebebini göstermek zorunda olduğunu, İcra Müdürlüğüne ve dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan "cari hesap ekstresi" diye isimlendirilen ve müvekkilinin herhangi bir imzasının olmadığı tek taraflı düzenlenmiş "excel taplosunun" ise bir cari hesap ekstresi ya da muhasebe kaydı veya bir belge olmadığını, davacı tarafın tek taraflı oluşturduğu, içeriğine istediği şeyi ekleyip istediğini çıkardığı, gerçeğe aykırı bir liste olduğunu, taraflar arasında olduğu belirtilen yazılı bir cari hesap sözleşmesi de sunulamadığı gibi, davacı tarafın tek taraflı olarak ve gerçeğe aykırı şekilde oluşturduğu bu excel taplosu üzerinde, müvekkilinin herhangi bir imzası da bulunmadığını, bu nedenle bu "excel listesi" bir senet veya belge ya da cari hesap sözleşmesi olmadığını, bu nedenle bu iddianın dayanak belge olarak kullanılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, alacaklının takip yaparken bir senet veya belge ya da fatura sunmadığı gibi, sonradan mahkemeye sunulan fatura ve diğer belge iddialarını da kabul etmiyor olduklarını, takip aşamasında sunulmayan evrakların sonradan mahkemeye sunularak takibe dayanak yapılmaya çalışılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bunun yanında kabul anlamına gelmemek kaydıyla sonradan sunulan ve kabul etmedikleri faturalara konu kalemlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair de bir resmi evrak sunulamamış olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, zira hangi sözleşmelere veya faturalara dayanıldığı veya kime ne zaman ne şekilde teslim edildiğinin belli olmadığını, bu nedenle aslında dava konusunun bile belli olmadığını, bu nedenlerle dava reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkememizce belirtilen nedenlerle dava reddedilmeyip esasa girilecek ise bu sefer de davacı tarafın takip yaparken bir senet veya belge sunmadığı, bir belgeye dayandırmadığı ve sebebini de açıklamadığı "ALACAK" dediği alacak iddiasını kabul etmiyor, reddediyor olduklarını, müvekkilinin bu şekilde bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın da bu iddiasını kanıtlayacak bir senet veya belge sunmadığı gibi alacak iddiasının sebebini de belirtmemiş olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafa takip talebini dayanak alan dava dilekçesinde iddia edilen şekliyle bir borcu bulunmadığını, bu nedenle de davanın reddini talep ediyor olduklarını, HMK nın 119, 121, 194. maddelerine ve mahkememizin tensip ara kararına rağmen, davacı tarafın, alacak iddiasıyla ilgili somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve iddiasının dayanağı olan vakıaları açıklamamış ve varsa bir vakıa ve bu vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini mahkemeye bildirmemiş olduğunu, dolayısıyla davanın ispat edilememiş olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği "ALACAK" dediği alacak iddiasına ilişkin takip yaparken herhangi bir senet veya belge ya da fatura sunmadığı/sunamadığı gibi alacak iddiasının sebebini de açıklamamış ve bu iddiasının hangi sözleşmeye, hangi alım satıma, hangi mala veya faturaya ilişkin olduğunu da açıklamamış olduğunu, davacı taraf herhangi bir belge sunmadan ve herhangi bir açıklama da yapmadan sadece alacaklı olduğunu iddia edip talepte bulunmuş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere bu şekilde dava açılamayacağını, açılmış davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının, belki hiç olmayan bir sözleşmeye dayanarak talepte bulunmuş, belki geçersiz olan bir alım satım sözleşmesine dayanmış, belki hiç olmayan/uydurulmuş bir faturaya dayanmış, belki davalıya tebliğ edilmemiş bir faturaya dayanmış, belki belgeli olarak ödediklerini söyleyecekleri bir sözleşmeye/alım satıma veya faturaya dayanmış ya da belki teslim edilmemiş bir mala veya iade edilmiş bir mala ilişkin talepte bulunmuş olduğunu, davacı tarafından takip talebinde alacağının belgesi, belgesi yoksa sebebi gösterilmediğinden bu ihtimallerin mahkeme veya taraflarınca bilinebilmesinin mümkün olmadığın, bu aşamadan sonra bu konularda açıklama yapılması veya belge sunulmasının da mümkün olmadığını ve kendilerinin de zaten böyle bir talebe muvafakat etmiyor olduklarını, HMK m.141 hükümleri kapsamında iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle davacı tarafın bu aşamadan sonra yeni delil, bilgi veya belge veya fatura sunması ya da alacak iddiasına sebep göstermesi ya da açıklama yapmasının mümkün olmadığını ve bu şekilde bir talebin taraflarınca da kabul edilmeyecek olduğunu ve kabul etmiyor olduklarını, yine karşı tarafın tanık dinletme talebine de muvafakat etmiyor, reddini talep ediyor olduklarını, iddianın genişletilmesi yasağının, taraflarca getirilme ilkesi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkemenin de bu yöndeki talepleri kabul etmemesi gerektiğini ve bu nedenlerle davanın reddine karar vermesi gerektiğini, bu kapsamda alacaklı olduğunu iddia eden, alacağını ispatlamak zorundadır ve bunun için geçerli/gerçek belgeler sunması gerektiğini, eğer alacaklı olduğunu iddia eden, alacak iddiasında bulunuyorsa, bu iddianın dayanağı olan belge/belgeleri takip talebinde açıkça belirtmesi gerektiğini, bunlara rağmen davacı tarafın, somut vakıaları ve delillerini sunmadığı gibi açıklama da yapmamış olduğunu, bu nedenlerle ispat yükünün üzerinde olduğu davacı tarafın alacağının varlığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini(TMK m.6, HMK m.190/1), bunlara rağmen kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takibe konu "ALACAK" iddiasının hangi ticari ilişkiye, alım satım sözleşmesine veya faturaya ait olduğu bilinmediği halde mahkemece HMK hükümlerine aykırı şekilde inceleme yapılacak ise, bu durumda davacı tarafın iddia ettiği "ALACAK" dediği alacak iddiasına ilişkin hangi alım satım ilişkisine ait olduğunu açıklaması, senet veya belge ya da fatura sunması ya da sebebini açıklaması halinde veya sunulan excel tablosundaki harf ve rakamların ne anlama geldiği veya bir faturaya ilişkin ise bu fatura sunulduğunda, bunlara karşı beyanda bulunmak, itirazlarını ve varsa sözleşme, ödeme evrakları, çek ödemeleri, tahsilat makbuzları, ticari defter ve kayıtları, mutabakat metinleri ve maillerini, muhasebe kayıtları ile karşı delillerini sunma haklarını saklı tutuyor ve bu konuda taraflarına süre verilmesini talep ediyor olduklarını, zira davacı tarafından ilgili kayıtlar veya bilgi ve belgeler sunulmadığından yukarıda da bahsedildiği üzere savunma ve delil sunma haklarının açıkça kısıtlanmış olduğunu, bu nedenlerle yeni delil bildirme haklarını saklı tutuyor olduklarını, bunların yanında, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığı halde fazladan faiz uygulanması talep edilmiş, uygulanması talep edilen faizin de, hem yüksek, hem türü yanlış ve hem de mükerrer ve bileşik uygulama talep edilmiş olduğunu, bunların ise hukuka aykırı olduğunun ayrıca ortada olduğunu, itiraz ediyor olduklarını, diğer taraftan davacı tarafın, alacaklı olduğunu iddia ettiği halde takip yaparken bir senet veya belgeyi sunmamış ve alacak iddiasının sebebini de belirtmemiş olduğunu, bu hususun takip talebi ve muhtevası başlıklı İİK’nın 58/2-4. bendinde, takip talebinde "senet, senet yoksa borcun sebebi" belirtilmek zorundadır şeklindeki düzenlemesine açıkça aykırı olduğunu, buna rağmen davacı tarafın itirazın iptali davası açmış ve talepte bulunmuş olduğunu, bu kapsamda kabul anlamına gelmemek kaydıyla, alacak iddiası, likit olmadığından, sebebi ve miktarı belli olmadığından, davacının takipte alacak iddiasını İİK m. 68’de zikredilen belgelerden biriyle ispatlayamadığından ve davalı taraf haklı olduğundan ve kötü niyetli olmadığından davanın ve şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın takip dosyasına herhangi bir belge sunmadan, alacak iddiasına dair açıklama bile yapmadan takip yapmasının ve mahkeme tensip kararına rağmen açıklama ve somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi hususları da dikkate alındığında davacı tarafın baştan beri kötü niyetle hareket ettiğini göstermekte olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhine müvekkili lehine olmak üzere takip talebindeki miktarın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra mahkememizce ihtilaf konusu tespit edildiğinde gerekli her türlü delili sunma ve beyanda bulunma haklarının saklı tutulmasına, dilekçelerinde belirtmiş oldukları delillerinin toplanmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 329.912,92 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği görüldü.
Mahkememiz █████/2025 tarihli (1) nolu ara karar ile; Davalı vekiline ihtaratlı muhtıra çıkartılarak davalı tarafın 2022-2023-2024 ve 2025 yılı ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan █████/2025 günü saat 14:00'da mahkememizde hazır etmelerinin veya yerinde inceleme talepleri var ise bu tarihe kadar defterlerin bulunduğu adresi bildirmeleri hususlarının ayrı ayrı ihtarına, hazır etmedikleri veya belirlenen tarihe kadar adres bildirmedikleri takdirde ibrazdan vazgeçmiş sayılacaklarının ve usulüne uygun tutulduğu anlaşıldığı takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş ve işbu ara karar davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; davalı taraf inceleme günü olan bugün itibarıyla mahkememizde hazır bulunmadığından, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve yine yerinde inceleme talep etmediğinden davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığına dairn tutanak düzenlenmiş ve imza altına alınmıştır.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Talimat dosyasına SMMM bilirkişi .... tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; davacının, açılış ve kapanış defter beraatlarını süresinde oluşturduğunu, davacının, Envanter defterlerinin, açılış tasdiklerinin süresinde yaptırdığını, davacının, ticari defterlerinin HMK.m.222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkememiz takdirinde olduğunu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturaları açık olarak düzenlendiğini, davacının, davalıya ait ticari defter kayıtları ile Bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğunu, tarafların karşılıklı olarak; davalıya ait Ba (mal alışı ) formu ile, davacıya ait Bs ( mal satışı )
formlarının uyumlu olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıya 9 adet fatura karşılığı Kdv Dahil toplam 1.692.912,92.-TL fatura düzenlediğini,
Faturaları defterlerine kayıt ettiğini, davalının, davacıya kısmi ödeme yaptığını, davalının, davacının düzenlemiş olduğu faturalar karşılığı, 1.363.000.-TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemelerin defter kayıtlarında olduğunu, davacının 07.04.2025 icra takip tarihi itibarı ile davalından 329.912,92.-TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )
Davacı tarafın delillerinde ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının, açılış ve kapanış defter beraatlarını süresinde oluşturduğu, davacının, Envanter defterlerinin, açılış tasdiklerinin süresinde yaptırdığı, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturaları açık olarak düzenlendiği, davacının, davalıya ait ticari defter kayıtları ile Bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların karşılıklı olarak; davalıya ait Ba (mal alışı ) formu ile, davacıya ait Bs ( mal satışı )
formlarının uyumlu olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıya 9 adet fatura karşılığı Kdv Dahil toplam 1.692.912,92.-TL fatura düzenlediğini,
Faturaları defterlerine kayıt ettiğini, davalının, davacıya kısmi ödeme yaptığını, davalının, davacının düzenlemiş olduğu faturalar karşılığı, 1.363.000.-TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemelerin defter kayıtlarında olduğunu, davacının 07.04.2025 icra takip tarihi itibarı ile davalından 329.912,92.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya Mahkememiz ara kararı ile birlikte gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 65.982,58 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğ'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 65.982,58 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 22.536,35 TL harçtan peşin alınan 3.984,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.551,82 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 4.599,93 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.151,00 TL olmak üzere toplam 11.750,93 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 52.786,07 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!