Anahtar kelimeler: Geçmeyen Atfıyla Kalması Nihai Kesinlik Sınırını Sınırının Değeri Islah Sayisi
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 31. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacının hizmet süresi, iddia edilen ücret, dava konusu alacak talepleri ile bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi birlikte dikkate alındığında; davacı aleyhine reddedilen miktarın, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.03.2002- 27.05.2019 tarihleri arasında en son mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, bir kısım ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fesih sebebi olarak belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, istifa ederek işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, tüm hak ve alacaklarının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 05.03.2002- 27.05.2019 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen ücret alacakları bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesi devam ederken alınan ibranamenin geçersizliğine, yıllık ücretli izin kullandırıldığının ispat yükünün işverende olduğuna, fazla çalışma ve tatil çalışmalarının tanık beyanlarıyla ispatlanmasına ve sözü edilen alacak kalemlerinden indirim uygulanmasına ilişkin tespitlerin hukuka uygun olduğu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte, denetlenebilir ve çelişkisiz olduğu, davacının taleplerinin kısmi dava niteliğinde değerlendirilmesi, zamanaşımı def’ine göre yeniden hesaplama yapılması ve temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünden yapılan uygulamanın da hukuka ve yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Ön inceleme duruşmasının usule uygun yapılmadığını,
b. Davacının fesih sebebi yaptığı hususların gerçeği yansıtmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, kıdem tazminatına ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu,
c. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretine ilişkin hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma yapması hâlinde karşılığının ödendiğini,
d. Davacının yıllık ücretli izinlerini eksiksiz ve süresinde kullandığını, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi ve aylık ücret miktarı ile iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde son bulup bulmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!