Anahtar kelimeler: Jant Palet Satmış Alüminyum Ekte Navlun Cmr Emtiaların Muhteviyatı Emtia

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı ... Sanayi Anonim Şirketi'nin, Almanya'da yerleşik ... firmasına muhteviyatı 28 palet 803 adet brüt 11.878,57 kg alüminyum jant cinsi emtia satmış olduğunu, emtiaların Türkiye'den Almanya'ya nakliyesi için ekte sunulan Navlun Faturasından da anlaşılacağı üzere ...Hizmetleri Anonim Şirketi ile anlaşılmış olup emtiaların fiili taşımasının ise ekte sunulan CMR Belgesi uyarınca ... Limited Şirketi tarafından .../... plakalı araç ile gerçekleştirilmiş olduğunu, nakliye aracının alıcı adresine varmasının akabinde; 18.04.2023 tarihinde emtiaların tahliyesi sırasında emtianın hasarlandığının tespit edilmiş ve bu hasarın CMR üzerine şerh düşülerek kayıt altına alınmış olduğunu, işbu CMR üzerindeki şerh ile hasarın davalı taşıyıcı hakimiyetinde meydana geldiğinin ispat olunduğunu, CMR Konvansiyon hükümleri uyarınca taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, somut olayda dosyaya sunulan hasar fotoğrafları ile taşıma belgesindeki hasar şerhi dolayısıyla hasarın, mevzuatta taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilen zaman dilimi içerisinde meydana geldiğinin taraflarınca ispatlanmış durumda olduğunu, sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında hasara uğraması sonucu oluşan sigortalı zararının, 30.000 TL (1.042,99 EUR) Sovtaj Teklifi düşülmek suretiyle 2.614,51 EUR olarak belirlenmiş olup işbu tutarın müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olduğunu, söz konusu hasar ödemesine ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin banka ödeme dekontunun iş bu dilekçe ekinde sunulduğunu, TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu ve halefiyet kuralları gereğince sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK madde 1472 ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalılara rücu hakkı doğmuş olduğunu, taşıma sırasında kusuru ile emtianın hasarlanmasına neden olan davalılara dava açma hakkı doğmuş olup davalı ..... A.Ş.'nin navlun faturası düzenleyen akdi taşıyıcı olması, davalı .... Ltd. Şti.'nin ise CMR Belgesine istinaden fiili taşıyıcı olması sebebiyle huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin meydana gelen sigortalı zararının rücuen tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından davalıya öncelikle rücu mektubu gönderilmiş olduğunu, rücu mektubundan sonuç alınamaması üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 07.03.2024 tarihinde icra takibi başlatılmış, davalıların borca itiraz ettiği öğrenilmiş olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle hukuki süreler korunmakta olup davalının itirazına müteakip, 25.02.2025 tarihinde taraflarınca icra dosyası ve tüm fer'ileri için arabuluculuk başvurusu yapılmış, ancak arabuluculuk sürecinin 05.03.2025 tarihinde anlaşmama ile sonuçlanmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, müvekkilinin 2.614,51 EUR alacağına ilişkin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka EUR faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacakları likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin lehlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın, akdi taşıyıcının davalı müvekkili şirket, fiili taşıyıcının diğer davalı ... Limited Şirketi olan, İzmir'de bulunan sigortalı ... Sanayi A.Ş.'den Almanya'da bulunan ... firmasına, .../... plakalı araç ve .... numaralı konşimento tahtında yapılan taşımada meydana gelen hasardan kaynaklanmakta olduğunu, davacı taraf yukarıda bilgileri anılan taşımada meydana gelen zarara ilişkin olarak sigortalısına ödediği tazminatın taraflarından rücuan tazminini talep etmekteyse de işbu hasar taşıyıcının sorumluluğudan, kusurundan kaynaklanmadığından itiraz ediyor olduklarını, müvekkili şirketin taşıma işleri organizatörü ve akdi taşıyıcı sıfatıyla dava dışı sigortalıya uluslararası kara yolu taşımacılık hizmetini, fiili taşıyan, diğer davalı ... Limited Şirketi aracılığıyla vermiş olduğunu, dava konusu uyuşmazlık uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanmakta olup somut olaya 04.01.1995 tarihli ve 22161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, öncelikle süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, CMR Konvansiyonu 32. Madde hükmünce "Bu anlaşma gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalann bir yıl içinde açılması gerekir." davaya konu gönderinin 18.04.2023 tarihinde alıcısına teslim edilmiş olup 1 yıllık sürenin geçmiş olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, taşımada gerçekleştiği iddia olunan hasarın müvekkil şirket sorumluluğunda olmayıp sorumluluğun dava dışı sigortalı-alıcı firmada olduğunu, anılan nedenle husumet itirazları uyarınca öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, yükün ambalajlanması, yüklenmesi, sabitlenmesi, istiflenmesi gönderici sorumluluğunda olup uyuşmazlık konusu hasarın işbu nedenlerden kaynaklanmasının müvekkilinin sorumluluğunu sona erdirdirmiş olduğunu, davacı tarafça tanzim ettirilen ... bağımsız ekspertiz raporunda da açıkça bu hususun; "Emtianın hazırlanması, yüklenmesi ve araç içi istiflemesinin sigortalı firma tarafından yapıldığı, (Ambalaj) Katlar arasında yatay olarak seperatör/ayıraç niteliğinde malzeme kullanılmak suretiyle ahşap palet üzerine genelde üst üste 9 ila 10 kat yerleştirilen emtianın palet üzerinde sabitlenmesi amacıyla alttan üste çevreleyen plastik şeritler kullanıldığı, (İstif) Nakliye aracı içerisinde paletlere kısmen laşing / sabitleme uygulandığı, ancak paletlerin araç içi istifinde aralarında boşluklar bırakıldığı, boşlukların doldurulması için hava yastığı, vb. desteklerin kullanılmadığı, bu nedenlerle palet istifinin boşluklara meyil ettiği, paletlerin nakliye esnasında birbirine temas ederek emtianın hasarlanmasına neden olduğu kanaatine gelinmiştir. Yukarıda özetlenen veriler çerçevesinde kanaatimize göre söz konusu hasarlar konu emtianın araç içinde bağlama ve sabitlemesinin yetersiz olması ve araç içi boşlukların doldurulmaması sonucu meydana gelmiştir." şeklinde tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona ermesi karşısında davacı tarafın rücu talebinin haksız olup reddini talep ediyor olduklarını, her ne kadar taşıyıcının sorumluluğu sona ermişse de mahkememizce aksi kanaatte olunması halinde gönderi fiili taşıyan diğer davalının hakimiyet alanında hasarlandığından tazminata hükmedilmesi halinde sorumluluğun diğer davalıda olacağını, müvekkilinin, dava konusu gönderinin hasara uğramasında sorumluluğu, hiçbir şekilde kusur veya kastı bulunmadığını, kaldı ki, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkili şirketin taşımada meydana gelen hasardan sorumlu olduğu düşünülse bile işbu sorumluluğunun CMR Konvansiyonu ilgili hükümleri ile sınırlandırılmış olduğunu, CMR Konvansiyonunun 23/3. maddesine göre kargonun bir parçasının tahrip olması durumunda, taşıyıcının sorumluluk miktarının, ilgili paketin hasara uğrayan kısmının ağırlığı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, bu itibarla müvekkili şirketin asla kabul etmedikleri sorumluluğunun en fazla hasar aldığı iddia edilen gönderinin eksik brüt ağırlığının kilogram başına 8.33 SDR olabileceğini, somut olayda taşımacının sorumluluğunu genişletecek hiçbir sözleşme hükmü mevcut olmadığını, gönderici tarafından, taşıma için özel fayda beyanında bulunulmamış ve bu amaçla ek ödeme de yapılmamış olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazlarının yerinde olup davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacının var olduğunu iddia ettiği alacağı likit (belirlenebilir) olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, zira davacının davasını kısmi dava olarak açmış olup alacak tutarının davacı tarafından dahi tam olarak belirlenememiş olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın yargılama gerektirmekte olduğunu, davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve ancak yargılama ile belirlenebileceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacının takip tarihinden itibaren işlemiş ve işletilecek faiz talebinin de yerinde olmadığını, ödeme tarihinde müvekkili temerrüde düşmediğinden işlemiş faizin reddi gerektiğini, ayrıca CMR 27. madde hükmünde hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği düzenlenmişse de bu faiz yılda % 5 üzerinden hesap edilecek olup ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildigi tarihten başlayacağı ancak böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağının düzenlenmiş olduğunu, anılan nedenlerle davacının işlemiş faiz talebine itiraz ediyor olduklarını, bunun yanı sıra davacı her ne kadar en yüksek kamu banka EURO faizi talebinde bulunmuşsa da işbu faiz oranının da ancak ve ancak % 5'i aşmamak koşuluyla geçerli olabileceğini beyanla; haksız davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetle açtığı dava sebebiyle, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen işbu davanın haksız ve mesnetsiz olup, davanın reddi gerektiğini, öncelikle huzurda ikame edilen dava bakımından yetki itirazlarını tekrarlıyor olduklarını, davacı tarafından, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itiraz üzerine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde işbu itirazın iptali davasının ikame edilmiş olduğunu, somut olayda davacı işbu davayı, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açmadığı gibi, genel yetki kuralları gereği davalı şirketlerin yerleşim yeri mahkemesinde de açmamış olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup, işbu davada yetkili mahkemelerin, genel yetki kuralı gereği Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle, huzurda ikame edilen işbu davanın görüldüğü Mahkemenin yetkisine itiraz ediyor olduklarını, müvekkili şirketin, somut olaya konu zarar ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili ... Limited Şirketi ile diğer davalı şirket ...Hizmetleri Anonim Şirketi arasındaki anlaşma gereğince, müvekkili şirketin alt taşıyıcı firma olarak, dava dışı sigortalı ... Sanayi A.Ş. tarafından yine dava dışı alıcı ve Almanya'da bulunan ... şirketine satışı yapılan emtiaların taşınması işini gerçekleştirmiş olduğunu, görüleceği üzere, asıl taşıma sözleşmesinin, diğer davalı ... ile dava dışı ... şirketi arasında akdedilmiş olup, somut olayda akdî ve asıl taşıyıcı firma diğer davalı ... firması olduğunu, nitekim davacı tarafından bu hususa ilişkin fatura ve dekontların sunulmuş olduğunu, müvekkilinin bu hususta, fiili taşıyan olarak alt taşıyıcı firma olduğunu, taşınan emtialardaki varış noktasında tahliye işlemleri esnasında tespit edilen birtakım hasarlara karşılık davacı sigorta şirketinın dava dışı sigortalı ... firmasına yaptığı ödemeye müteakip müvekkili şirketten ve diğer davalı asıl taşıyıcı fimadan rücu talebi ile öncelikle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız olarak icra takibi başlatmış, taraflarınca icra takibine yapılan itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, zarar gören dava dışı sigotalı ve davacı rücu eden sigorta şirketi tarafından usul ve yasaya uygun olarak dava yoluna başvurulmadan önce dava şartı olarak müvekkili şirketin sigorta şirketine yönelik bir başvurusu olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu hasar tarihini kapsayan, aracı şirket olan .... Ltd. Şti şirketi ile ... Sigorta A.Ş. ile Nakliyat Aracısı/komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi (F.F.L.) mevcut olduğunu, işbu dilekçe ekinde 2025 yılına ait yapılan poliçe sunulmuş olup, kazanın meydana geldiği tarihi kapsayan sigorta poliçesinin celbi için ... Sigorta Şirketi AŞ'ye müzekkere yazılmasını talep ediyor olduklarını, bilindiği üzere, zararın tahsili için dava yoluna başvurudan önce sigorta şirketine başvurmak dava şartı olup, somut olayda bu yükümlülük yerine getirilmediğinden, davanın usulden reddini talep ediyor olduklarını, dava dışı ...'nin, taşınan emtiaların gönderen/taşıtan firması olup, ... Şirketi'nin ise gönderilen şirket olduğunu, söz konusu emtialardaki hasarın tespit edildiği 18.04.2023 tarihinden sonra ne gönderen/taşıtan şirket tarafından ne de gönderilen şirket tarafından emtialardaki hasara ilişkin açık bir bildirimin müvekkili şirkete yapılmamış olduğunu, davacı tarafından her ne kadar taşıma belgesindeki hasar şerhi uyarınca, hasarın, taşıyıcının sorumlu olduğu zaman dilimi içerisinde meydana geldiğinin ispatlandığını belirtmekteyse de, dava dışı gönderen ve gönderilen şirketler tarafından müvekkili şirkete yönelik yazılı bildirimde bulunulmamış olduğunu, söz konusu taşıma belgesindeki hasar şerhi, yabancı dilde ve hasara ilişkin hiçbir açıklık içermeyen bir kayıttan ibaret olduğunu, işbu kayıt haricinde hiçbir tutanak, rapor, yazılı bildirim/ihbar yapılmamış olduğunu, taşımaya konu eşyadan yapılan kontrollerde haricen belli bir hasar durumu söz konusu ise CMR Konvansiyonu m. 30/f. I uyarınca en geç eşyanın teslimi anında taşıyıcıya bildirilmesi gerektiğini, nitekim Türk Tticaret Kanunu m. 889/f. I hükmünde de eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğunun açıkça görüldüğü hâllerde ve gönderen veya gönderilenin en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmeleri gerektiği düzenlenmiş, bu bildirimin ise yazılı olması, zararın açıkça belirtilmesi ve nitelendirilmesi şartı açıkça düzenlenmiş olduğunu, ayrıca, CMR Konvansiyon 30/f. 1 maddesi gereğince ihtirazi kaydın gönderene, taşıma işleri komisyoncusuna veya alt taşıyıcıya değil, taşıyıcı firma olan davalı ... firmasına gönderilmesi gerektiğini, somut olayda ise, davacı sigorta şirketinin delil dilekçesinde sunduğu hasar şerhi düşülen CMR belgesinde, söz konusu hasar açık ve belirgin şekilde belirtilmemiş ve yabancı dilde düzenlenmiş olup, ayrıca bu belgenin taşıyıcı firma olan ...'ye gönderilip gönderilmediğinin de bilinmediğini, şayet gönderilmemiş ise, zaten dava dışı şirket tarafından ihtirazi kayıt bildiriminin de yapılmamış olduğunun kabul edilecek olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından ise, hasarın tespit edildiği tarihten 8 ay sonra, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tahsili talebi ile ihtarda bulunulmuş olduğunu, dava dışı gönderen şirket tarafından gerekli ihbar yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle, taşınan emtianın, diğer davalı ... ve dava dışı ... arasında düzenlenen taşıma senedinde yer aldığı şekliyle teslim edildiğinin kabulü gerekeceğini ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkı söz konusu olmayacağını, bu nedenle davanın reddini talep ediyor olduklarını, bu hususu belirttikten sonra, fiili/alt taşıyan şirket olan müvekkilinin, ileri sürülen hasar nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, belirtildiği üzere, asıl taşıma sözleşmesinin, diğer davalı ... ve dava dışı sigortalı ... arasında akdedilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ise, ... ile anlaşması gereği alt taşıyan şirket olarak taşıma işini üstlenmiş olduğunu, emtia taşıyıcısının hasar dolayısıyla sorumluluğunun, eşyanın kendi hâkimiyet alanına dâhil olmasıyla başlamakta olduğunu, zira eşyaya özen borcunun doğmasının da eşyanın teslim alınması ile doğan; teslim etmeyle sona eren bir borç olduğunu, müvekkili şirketin, taşıma ile üstlendiği işin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak ve özenle yerine getirmiş olup, meydana gelen hasardan müvekkili alt taşıyan şirketin bir kusurunun olmasının söz konusu olmadığını, zira, müvekkilinin sorumluluğunun başlangıcı, taşımaya konu eşyanın araca yüklenmesi, paketlenmesi ve istiflenmesi sonrasında başlamakta olduğunu, bu hususun ortaya konulabilmesi için asıl taşıyıcı firma olan ... ile taşıtan firma dava dışı ... arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin mahkememizce celbini talep ediyor olduklarını, eşyanın araca yüklenmesi, paketlenmesi ve istiflenmesi yükümlülüğünün gönderen dava dışı ... şirketine ait olduğunu, müvekkili şirketin, emtiaların araca yüklenmesi, paketlenmesi ve istiflenmesi hususunda sorumluluk ve yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu olaya ilişkin 15.11.22023 tarihli ekspertiz raporu alınmış olup, dilekçe ekinde sunulduğunu, işbu eksperiz raporunda, hasarın meydana gelme nedeni olarak istifleme uygunsuzluğu ve yetersizliği bulunduğunun saptanmış olduğunu, raporda; (İstif) Nakliye aracı içerisinde paletlere kısmen laşing / sabitleme uygulandığı, ancak paletlerin araç içi istifinde aralarında boşluklar bırakıldığı, boşlukların doldurulması için hava yastığı, vb. desteklerin kullanılmadığı, bu nedenlerle palet istifinin boşluklara meyil ettiği, paletlerin nakliye esnasında birbirine temas ederek emtianın hasarlanmasına neden olduğu, kanaate göre söz konusu hasarlara konu emtianın araç içinde bağlama ve sabitlemesinin yetersiz olması ve araç içi boşlukların doldurulmaması sonucu meydana geldiğinin belirtilmiş olduğunu, ayrıca raporda, emtianın hazırlanması, yüklenmesi ve araç içi istiflemesinin sigortalı firma tarafından (...) yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, belirtildiği üzere, asıl taşıyıcı firma olan diğer davalı ... ile dava dışı gönderen sigortalı ... firması arasında yapılan taşıma sözleşmesinde, emtiaların istiflenmesinden müvekkili alt taşıyıcı firmanın sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, ekspertiz raporunda da açıkça, meydana gelen hasarın, emtiaların gereği gibi istiflenmemesi nedeniyle oluştuğu ve emtiaların hazırlanması, yüklenmesi ve istiflenmesinin ... tarafından yapıldığının da çok açıkça belirtilmiş olduğunu, TTK m. 863 hükmü gereği; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderenin, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğunu, nitekim teamül gereği, alt taşıyıcı firmanın, emtiaların araca yüklenmesi, hazırlanması ve istiflenmesinden sorumlu olmayıp, aksi yönde bir anlaşma da yapılmamış olduğunu, bu kapsamda müvekkili firmanın, yalnızca taşıma fiili esnasında ihmal, kast ve özen yükümlülüğüne aykırı fiillerden sorumlu olduğunu, somut olayda meydana gelen hasarın ise müvekkili alt taşıyan firmanın bu yükümlülüklere aykırı fiillerinden değil, dava dışı sigorta şirketinin yükümlülüğü ve sorumluluğunda bulunan emtiaların uygunsuz istiflenme işleminden meydana gelmiş olduğunu, CMR m.17/f.4, b.c ve TTK m.878/f.1, b.c uyarınca, emtianın taşıtan, gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltılması işlemlerinden dolayı hasar meydana geldiğinde taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyecek olduğunu, yine müvekkili firmanın, asıl taşıyıcı ... firmasına yüklenemeyecek fiillerden sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, yükleme, istif, yükün işleme tabi tutulması ve boşaltma işlemleri taşıtan veya gönderilen tarafından yerine getirildiğinde, meydana gelen zararın esasen, emtianın taşıyanın zilyedliğinde olmadığı, dolayısıyla yüke özen borcunun henüz bulunmadığı bir dönemde meydana gelmiş sayılacağını, taşıyanın, yükleme, istif, yükün işleme tabi tutulması işlemleri yapılmadan daha yükü tesellüm dahi etmemiş olduğunu, dolayısıyla, söz konusu hasarın, sigortalı ... şirketinin sorumluluğunda meydana gelmiş olup, müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından, davacı sigorta şirketinin müvekkili şirkete rücu taleplerinin hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili firmanın biran için meydana gelen hasardan alt taşıyıcı firma olarak sorumluluğunun kabulü hâlinde kusur oranlarının ortaya konması gerektiğini, zira somut olayda, tüm kusurun, hasarın uygunsuz istiflemeden kaynaklanması nedeniyle taşıyıcıya ait olmasının zaten söz konusu olamayacağından, burada tarafların kusur oranlarının ortaya konulması için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin rücu taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, CMR Konvansiyonu m. 32/f. I uyarınca; ''Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.'' somut olaya konu hasarın tespit edildiği tarih 18.04.2023 olup, zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava yoluna başvurulmuş olduğunu, zamanaşımına uğrayacan rücu taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, davacının, dava dilekçesinde, itirazın iptali ile birlikte %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiş olduğunu, yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, müvekkilinin, söz konusu hasardan sorumlu olmayıp, müvekkiline karşı ikame edilen davanın reddi gerektiğini, buna rağmen, işbu dava kabul edilse dahi icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, İcra ve İflas Kanunu m. 67/f. II uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, öğreti ve Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere, alacağın likit olması ve müvekkili borçlunun itirazında haksız olması gerektiğini, ne var ki müvekkili şirketin, kısmi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu hasar nedeniyle kendi kusur oranına göre borçlu olduğu meblağı bilmesi mümkün olmayıp, bu hususun ayrıca yargılama gerektirdiğini, bir başka deyişle, icra takibine konu alacağın, müvekkili şirket bakımından likit olmadığını, şu hâlde, bir an için davanın kabulüne karar verilebilecek olsa dahi müvekkili şirket bakımından, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığından, davacı şirketin icra inkâr taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, dava konusu hasarın meydana geldiği tarihi kapsayan ve devam eden dönemde ... Sigorta Şirketi ile Nakliyat Aracısı/komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi (F.F.L.) mevcut olduğunu, bu nedenle davanın sigorta şirketine ihbar zorunluluğu doğmuş olup, davanın ... Sigorta Şirketi AŞ'ye ihbar edilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; işbu cevap dilekçesinin kabulü ile, davacı tarafından ikame edilen davanın öncelikle usulden, sonra esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı/davacının alacağın %20’sindan aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, işbu davanın ... Sigorta Şirketi AŞ'ye ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalılar aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davacının nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu ürünlerin taşıma sırasında hasar görmesi nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğu iddiası ile rücuen tazminat istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçluları tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirketler aleyhine 2.614,51 Euro asıl alacak, 71,40 Euro işlemiş faiz olmak üzere 2.685,91 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketler tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü.
Rücuen tazminat talebine konu taşımada meydana gelen hasarın davalıların ihmali ya da kasti davranışlarıyla kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa dava dışı kişilerin sorumluluklarının belirlenmesi, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin meydana gelen hasara, hasarın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, dosyanın bir makine, bir sigorta ve bir taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine karar verilmiş olup, Taşıma Uzmanı bilirkişi ..., Makine Mühendisi bilirkişi ... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporlarında özetle; taşıma sırasında meydana gelen hasarın, taşıyıcının ihmalinden değil; gönderici firma tarafından
gerçekleştirilen yetersiz istifleme, sabitleme ve ambalajlama uygulamalarından kaynaklanmış olduğunu, dolayısıyla, söz konusu zararların CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının sorumluluk alanı dışında
kalmakta ve taşıyıcıya herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğurmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin meydana gelen hasara, hasarın
oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine göre 2.538,89-EUR olduğunu, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, dava dışı ... San. A.Ş.’nin yurtdışına sevk edeceği emtialarda, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoları teminat altına alınması maksadıyla, Emtia
Nakliyat Sigortası Genel Şartları ile poliçe üzerinde yazılı özel şart hükümleri ve klozlar kapsamında
gerçekleşecek rizikolara karşı 01.01.2023 başlangıç 01.01.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde
... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta
Poliçesinin, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ve ICC(A) klozun kamyon taşımacılığına
uygulanabilir hükümleri ile poliçede yer alan özel şartlar kapsamında Geniş Teminat(ICC All
Risk) teminatını kapsayacak şekilde düzenlendiğini, 12.04.2023 tarihinde başlayan nakliyat aşamalarında meydana gelen zararın, Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiğini, satıcı firma dava dışı ... San. A.Ş. tarafından alıcı firma dava dışı ... adına tanzim edilen dosyada örneği mübrez 12.04.2023 tarih ve
... sayılı fatura örneğine dava konusu alüminyum jant türündeki sevkiyata konu
emtiaların teslim şeklinin DDP(Delivered Duty Paid) olduğunu, dava dışı ... San. A.Ş.’nin
satışını gerçekleştirdiği ihracata konu emtianın paketleme, yükleme, boşaltma operasyonlarından
sorumlu olduğunu, emtianın sevk adresine teslim edilmesi aşamasına kadar satıcı firma dava dışı ... San. A.Ş.’nin menfaattar sıfatı ile sigorta poliçesinin de yapılması dahil, her türlü
sorumluğunun devam ettiğini, gerçekleşen zararın ambalaj ve yükleme hatasına bağlı olarak meydana geldiğini, ambalajlama,
yükleme araç içi istifleme ve sabitleme sorumluluğunun gönderici firma dava dışı ... San.
A.Ş.’ne ait olduğunu, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartlarının 5.Maddesi gereğince sigortalının
veyahut bunların adamlarının vekil veya mümessillerinin fiil veya kusurları sebebiyle meydana
gelecek hasarların Teminat Dışında Kalan Zararlar kapsamında değerlendirildiğini, ancak davacı
... Sigorta A.Ş. tarafından Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları hükümlerinin hilafına tanzim
edilen ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesine ambalajlama ve istifleme
eksikliği sebebiyle meydana gelecek zararların araç başına 100.000,00-EUR limit ile teminat
kapsamına dahil edildiğini, gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ve davacı
... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi
özel şart, Geniş Teminat(All Risks) kloz ve hükümleri gereği, poliçe primlerinin ödenmiş ve
poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla dava dışı ... San. A.Ş.’ne ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığını, poliçe şart ve klozları gereği meydana gelen hasar kapsamında; heyetlerinde görevli makine
mühendisi sigorta eksperi bilirkişi tarafından tespit edilen 2.538,89-EUR hasar tutarı üzerinden,
muafiyet tenzilinin uygulanması suretiyle hesaplanan tazminata konu edilebilecek tutarın 2.285,01-
EUR tutarında olduğunu, dava konusu olay sebebi ile gerçekleşen zarar kapsamında davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından
dosyada mübrez 14.12.2023 tarihli “TAZMİNAT ....” açıklamalı ödeme dekontu ile 2.614,51-EUR
tutarındaki tazminatın dava dışı ... San. A.Ş.’ne ödendiğini, yükleme ve ambalajlamaya bağlı sorumlulukların ... teslim şeklinde satıcı firmaya ait
olduğunu, meydana gelen hasarın yükleme ve ambalajlama hatasından kaynaklı olduğu tazminat
yükümlülüğünü yerine getiren davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin, yükleme ve ambalajlama hatasından
kaynaklı oluşan hasar sebebiyle taşıyıcı firmalar davalı ....
Hizmetleri A.Ş. ve .... Ltd. Şti.’ne karşı rücuen tazminat talep şartlarının
gerçekleşmeyeceğini bildirmişlerdir.
Dosyanın davacı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor hazırlayan bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporlarında özetle; “Sayın bilirkişiler CMR Konvansiyonu m.4 gereği taşıyıcının ambalaj hatasından sorumlu
olmayacağını belirtmişlerdir. Öncelikle belirtmek gerekir ki m.4'ün taşıyıcının kurtuluş karinesiyle
bir ilgisi bulunmamaktadır. Taşıyıcının kurtuluş karinelerini düzenleyen madde 17.maddedir.”
itirazı yerinde bir itiraz olup rapordaki hatanın sehven yapılmış bir yazım hatası olduğunu, madde numarası 17/4 yazılması gerekirken sadece 4 yazılmış olduğunu, kök raporda da belirtildiği üzere ... firması tarafından yapılan 15.11.2023 tarihli ...
numaralı ekspertiz raporunda hasar nedeni; ezilme, sıyrılma,istifleme/sabitleme
uygunsuzluğu/yetersizliği olarak belirlenmiş olup bu durumun “Yapılan görüşmeler ve çekilen
fotoğrafların incelenmesi sonucunda;Emtianın hazırlanması, yüklenmesi ve araç içi istiflemesinin
sigortalı firma tarafından yapıldığı, (Ambalaj) Katlar arasında yatay olarak seperatör/ayıraç
niteliğinde malzeme kullanılmak suretiyle ahşap palet üzerine genelde üst üste 9 ila 10 kat
yerleştirilen emtianın palet üzerinde sabitlenmesi amacıyla alttan üste çevreleyen plastik şeritler
kullanıldığı, (İstif) nakliye aracı içerisinde paletlere kısmen laşing / sabitleme uygulandığı, ancak
paletlerin araç içi istifinde aralarında boşluklar bırakıldığı, boşlukların doldurulması için hava
yastığı, vb. desteklerin kullanılmadığı, bu nedenlerle palet istifinin boşluklara meyil ettiği, paletlerin nakliye esnasında birbirine temas ederek emtianın hasarlanmasına neden olduğu
kanaatine gelinmiş olduğu, yukarıda özetlenen veriler çerçevesinde kanaatlerine göre söz konusu
hasarların konu emtianın araç içinde bağlama ve sabitlemesinin yetersiz olması ve araç içi
boşlukların doldurulmaması sonucu meydana gelmiştir.” açıklamasına yer verilmiş olduğunu, bu
raporda açıkça izah edildiği üzere yükleme/ istif taşımacı tarafından değil gönderici tarafından
yapıldığının sabit olduğunu, “CMR m.9/2 ise Sevk mektubunda taşıyıcı tarafından beyan edilmiş itiraz kaydı mevcut değilse
aksi ispat edilmedikçe tesellümde malların ve ambalajlarının iyi durumunda olduğu sayılarının,
marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu farz olunur. ' şeklindedir.”
itirazları bulunsa da maddede açıkça belirtildiği üzere bu durumun ambalaj ile ilgili olduğunu, malların ve
ambalajlarının iyi durumunda olduğu gerçeğine dayanır ambalajın görünürde iyi durumda
olması, yani dışarıdan görünür bir hasar olmaması ambalajın yükün cinsine uygun yapıldığı
anlamına gelmediğini ve bu durumun taşıyıcının gözle kontrolünde ortaya çıkacak bir durum
olmadığını, bu maddenin özellikle görüldüğünde hasar veya gözle görülür yetersiz ambalajlama durumlarında kullanılabileceğini, örneğin cam malzemenin sadece bir kağıda sarılarak ambalajlandığı
durumda taşıyıcının bu ambalajın yetersiz olduğunu beyan edebileceğini ve CMR üzerine şerh düşebileceğini, istifleme ile ilgili madde 17/4 c)”Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler
tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması,…” ile açıklanmış olduğunu ve bu
durumun çelişkiye açık olmadığını, ekspertiz raporunda da yüklemenin gönderici tarafından yapıldığının beyan edilmiş olduğunu, her ne kadar taşıyıcının gözetim sorumluluğuna değinilmişse de, kök raporda da açıklandığı üzere, göndericinin kendi ürününün özelliklerini en iyi bilen taraf olduğunu, bu nedenle,
yüklemenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği durumlarda, ürünün cinsine uygun şekilde
yükleme, istifleme ve sabitleme işlemlerini yapmakla sorumlu olduğunu, taşıyıcının, yalnızca açıkça hatalı bir istif veya sabitleme durumunu fark etmesi hâlinde gerekli
uyarıyı yapması ve CMR senedine şerh düşmesi bekleneceğini, ancak somut olayda yüklemenin
görünürde açık bir hata içermediğini, taşıyıcının bu durumu fark edememiş olmasının mümkün
olduğunu, dolayısıyla şerh düşmemesinin ihmal veya kusur olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmış olduğunu, nitekim, İstanbul BAM .... HD., E. ...K. ... ve İstanbul BAM ....
HD., E. ... K. ... sayılı kararlarında da, taşıyıcının gözetim sorumluluğunun
yalnızca istif veya ambalajdaki açık hataları fark edip bildirmekle sınırlı olduğunu; gönderici tarafından yapılan yüklemede hatanın açıkça fark edilememesi hâlinde taşıyıcının müterafik
kusurlu sayılamayacağı yönünde değerlendirmeler bulunduğunu, bu çerçevede, somut olayda
taşıyıcının gözetim yükümlülüğünü aşan bir sorumluluk yüklenmesinin hakkaniyete uygun
düşmemekte olduğunu, kök raporda belirtilen görüşlerin değişmemekte olup, taşıyıcının sorumlu
tutulamayacağı kanaatinin devam etmekte olduğunu, dava konusu olay ile ilgili kök raporda belirtilen hususların, tarafların itirazları kapsamında tekrar titizlikle
incelenmiş olduğunu, dosya münderecatına kök rapordaki görüşlerin değişmesini sağlayacak mahiyette yeni bilgi ve belge sunulmamış olduğunu, mevcut bilgi ve belgelerin detaylıca irdelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle bu
bilgi ve belgeler ışığında hazırlanan kök raporda detaylı olarak açıklanan hususlar kapsamında belirtilen
görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişikliğe gidilmemiş, kök raporda verilen görüşlerde mutabık
kalınmış olduğunu bildirmişlerdir.
Davacının talebi dava dışı sigortalısına ait malların Türkiye'den Almanya'ya taşınması işinde sigortalısına ait malların hasar görmesi neden ile rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taşıma işinde davalı ... akdi taşıyıcı, davalı ... Nakliyat fiili taşıyıcı olarak yer almaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; dava dışı sigortalı şirkete ait malların Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeni ile taşınan emtiaların zarar görmesi nedeni ile sigortalıya yapılan ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi ve fiili taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin davalı şirket olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin █████/2015 tarih ve ██████████ Esas-██████████ Karar sayılı ilamı)
CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.
Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı )
Yapılan bu açıklamalar ve dosyada mevcut CMR belgesi ve alınan bilirkişi kök ve ek raporu raporu uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin meydana gelen hasara, hasarın
oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine göre 2.538,89-EUR olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, taşınan malların emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, hasarın poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, dava dışı sigortalının
satışını gerçekleştirdiği ihracata konu emtianın paketleme, yükleme, boşaltma operasyonlarından
sorumlu olduğu, emtianın sevk adresine teslim edilmesi aşamasına kadar satıcı firma dava dışı ... San. A.Ş.’nin menfaattar sıfatı ile sigorta poliçesinin de yapılması dahil, her türlü
sorumluğunun devam ettiği, gerçekleşen zararın ambalaj ve yükleme hatasına bağlı olarak meydana geldiği, yüklemenin görünürde açık bir hata içermediği, taşıyıcının bu durumu fark edememiş olmasının mümkün
olduğunu, dolayısıyla şerh düşmemesinin ihmal veya kusur olarak nitelendirilemeyeceği ambalajlama,
yükleme araç içi istifleme ve sabitleme sorumluluğunun gönderici firma dava dışı ... San.
A.Ş.’ne ait olduğu, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartlarının 5.Maddesi gereğince sigortalının
veyahut bunların adamlarının vekil veya mümessillerinin fiil veya kusurları sebebiyle meydana
gelecek hasarların teminat dışında kalan zararlar kapsamında değerlendirildiği, yükleme ve ambalajlamaya bağlı sorumlulukların ... teslim şeklinde satıcı firmaya ait
olduğu, meydana gelen hasarın yükleme ve ambalajlama hatasından kaynaklı olduğu, taşıma sırasında meydana gelen hasarın, taşıyıcının ihmalinden değil; gönderici firma tarafından
gerçekleştirilen yetersiz istifleme, sabitleme ve ambalajlama uygulamalarından kaynaklanmış olduğu, dolayısıyla, söz konusu zararların CMR Konvansiyonu m.17/4-c hükmü uyarınca taşıyıcının sorumluluk alanı dışında
kalmakta ve taşıyıcıya herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğurmadığı, tazminat
yükümlülüğünü yerine getiren davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin, yükleme ve ambalajlama hatasından
kaynaklı oluşan hasar sebebiyle taşıyıcı firmalar davalı ...
Hizmetleri A.Ş. ve ... Turizm Ltd. Şti.’ne karşı rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşmeyeceğini, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.295,24 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 679,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı (davacı vekiline ve davalı Akbulut Nakliyat vekiline e-duruşma ortamında), kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!