Anahtar kelimeler: Yağına Davadavacı Satıcısı Mazot Ştiye Servisi Alamadığını Direksiyondan Aşden Ses

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararTARİH
:█████/2022DAVA
: ALACAKKARAR TARİHİ
:█████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalılardan .... A.Ş. yetkili satıcısı ... A.Ş.'den █████/2017 tarihinde 61.248,60 TL bedelle satın almış olduğu ... plakalı, 2017 model, ... marka aracın yağına mazot karıştığını ve direksiyondan ses geldiğini tespit ettiğini, .... A.Ş. yetkili servisi ... Şti'ye 7-8 defa aynı şikayetten dolayı onarım için başvurduğunu ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin aracı ticari olarak kullanmak için satın aldığını ancak aracın ayıplı olması ve yanma tehlikesi olduğundan kullanamadığını, bunun üzerine█████/2018 tarihinde Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş ███████ Karar sayılı dosyası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdığını ve araçtaki söz konusu arızanın delillerinin tespitinin yapıldığı, davalılara Zonguldak ... Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak davalılarca müvekkilinin taleplerinin yerine getirilmediğini, Zonguldak 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve 2019/2 D.İş 2019/2 Karar sayılı kararı ile davaya konu ayıplı aracın █████/2019 tarihinde... Otoparkına teslim edildiğini, aracın halen bu otoparkta muhafaza altında olunduğunu beyanla aracın ayıplı olduğunun tespiti lie aracın ayıptan ari ''0'' km yenisi ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptını içeren tebligatın usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinden aracın tüketici tarafından satın alındığını ve binek bir araç segmentinde olduğunu, davacının tacir olup olmadığının belli olmadığını, açılan davada yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin yetkili bayi olduğunu, aracın üreticisi, sağlayıcısı ve dağıtıcısı olmadığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacıya tam, eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, aracın alındıktan sonra ... Şti. tarafından incelendiğini, bu şirketin müvekkili şirket ile bir ilgisi ve bağlantısının olmadığını, araçta olduğu iddia edilen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin gerektiğini beyanla davanın reddine, vekalet ücreti ile yargıılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili beyan dilekçesinde özetle; davada davacının tüketici olmayıp tacir olması sebebiyle TTK m. 23/1 ve TBK m. 219 vd. hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin satıcı olmayıp ithalatçı olması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının kullanım şartlarına aykırı olarak aracı kullandığını ayrıca varsa böylesi bir zararın nitelikli bilirkişi heyeti ile davacı tarafından ispatının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, dava konusu aracın davalı .... A.Ş. yetkili satıcısı olan davalı ... A.Ş.'den █████/2017 tarihinde satın alındığı, davacının aracın motor yağına mazot karışması ve direksiyondan ses gelmesi şikayeti ile servise başvurduğu ve şikayetlerin devam etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla dava konusu aracın direksiyon sistemindeki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, motor yağının fazlalaşmasına dair arıza yönünden ise; davacının motor işletme sistemine herhangi bir müdahalesinin olmaması, ilgili işlemlerin aracın motor kontrol sistemi tarafından yönetiliyor olması, motor yağı seviyesinin fazlalaşmasının kullanıcı kaynaklı olarak değil imalat kaynaklı olarak gerçekleşmesi, 7.500 km'de bir yapılmayan bakımlar ile ilgisinin olmaması, motor yağının bozulması ve aşınmanın artması nedeni ile daha erken dönemde motor revizyonuna sebebiyet verecek olması nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, yine taraflar arasındaki garanti sözleşmesinin 5. maddesi gereğince davalı .... A.Ş'nin de sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı ... A.Ş. Vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu araçta üretimde kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığı, aksi halde ise arızaların garanti kapsamında tüketicinin talebi doğrultusunda yetkili servisçe giderildiği, dolayısıyla davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanarak seçimlik haklarını tükettiği, onarım sağlandıktan sonra davacı tarafından aynı arızaya ilişkin davalı şirket yetkili servislerine herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, aracın halihazırda davacının aktif ve sorunsuz kullanımında olduğu, aracın rejenerasyona ilişkin motor işletme şartları için tüm önlemleri almak ve kalibrasyonu yapma görevinin davacının sorumluluğunda olduğu, bir an için egzoz sıcaklık koşullarının sağlanmasından sonra aracın rejenerasyon yapmasını sağlamanın üreticinin sorumluluğunda olduğu teknik olarak kabul edilse dahi aracı rejenerasyon koşullarına getirmenin davacının sorumluluğunda olduğu, bu sistemin çalışmamasının, aracın ticari taksi olarak kullanılması ve rejenerasyon şartlarının sağlanmamasından kaynaklandığı, davacı sürüş koşullarını sağlayamadığı için dava konusu aracın motorunda hasara sebebiyet verdiği, Yerel mahkemenin hüküm tesis ederken dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılmakta olduğu hususunu dikkate almadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak kullanmakta olduğu aracın kullanım kılavuzunda belirtilen hususları okumuş olmasının beklendiği, ticari taksi olarak kullanılan bir aracın normal binek bir araca göre kullanım şeklinin daha farklı olacağı, davacı tarafından araç bakımlarının kullanım kılavuzunun aksine (en geç 6ay / 7500KM) her 15.000KM’de bir yapıldığı, davacının aracına ilişkin bakımlar ile ilgili sorumluluğunu yerine getirmediği tespit edilmesine rağmen, bakımların takibininin üretici davalı şirket sorumluluğunda olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, davacının kullanım kılavuzunda belirtilen sürede aracın bakımlarını yaptırmaması nedeniyle oluşan arızadan davalının sorumlu olmadığı, bilirkişi raporlarının dava konusu aracın hasar kayıtları incelenmeden hazırlandığı ve eksik inceleme içerdiği, bilirkişi raporlarında davacının, dava dilekçesinde iddia etmediği hususlara ilişkin tespitlere de yer verildiği, aracın ayıplı olması halinde ise misli ile değişim kararının orantısız güçlükler doğuracağına ilişkindir. Davalı ... A.Ş. vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Dava konusu araçta ayıp bulunmadığı, araçta meydana gelen arızanın tamamıyla kullanıcı hatasından kaynaklandığı, davacı tarafından davalı müvekkili şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığı, dava konusu araçta ayıp olabileceği tespitlerinin araç çalıştırılmaksızın ve bilimsellikten uzak bir şekilde tamamıyla davacı tarafın iddiaları doğrultusunda ve tahminlere dayalı olarak yapıldığı, hal böyle iken, itirazları dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu ve çelişkili değerlendirmelere dayalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, dosyada mübrez bilirkişi raporları ile arızanın, aracın davacı tarafından taksi olarak ve ağır koşullarda kullanılmasından ve periyodik bakımlarının süresinde yapılmamasından kaynaklandığının tespit edildiği, böyle olmasına karşılık █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda aracın yağ seviyesinin yükselmesinin gizli ayıp niteliği taşıdığı tespitinin Mahkemece kabul edilemeyeceği, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığı, aracın onarımından sonra aynı arızanın devam ettiğine dair bir tespit olmadığı, aracın teknik yapısı, kullanıma ve dış etkene bağlı durumu ve hasar kayıtlarının araştırılmadığı, hasarları ve hasar kayıtlarının dahi sorgulanmadığı, ayrıca, dava konusu araca ait temiz kağıdı mahkemeye sunulmadan davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğu, aracın üretim kaynaklı olarak ayıplı olduğuna hükmedilmesi halinde dahi misli ile değişim kararının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, gizli ayıplı olduğu iddiası ile aracın misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 3 ayrı rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Davalılarca ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; dava konusu aracın davacı tarafından davalı ... A.Ş.'den █████/2017 tarihinde satın alındığı ve ticari taksi olarak kullanıldığı, iş bu davada aracın gizli ayıplı olduğu iddiasının, aracın motor yağına yakıt karışması sebebiyle motor yağının artması ve araç çalıştırıldığında yağ seviyesi ikaz ışığının yanmasına dayandırıldığı, aracın direksiyonundan ses gelmesi nedeniyle gizli ayıplı olduğuna yönelik bir iddianın ileri sürülmediği, Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında, aracın yağına yakıt karışması nedeniyle oluşan arızanın, dizel motor teknolojisine sahip olan aracın, yakıt türü nedeniyle oluşan partikül madde miktarını kontrol etmeye yarayan DPF (dizel partikül filtresi)'sinde oluşan kurumun uzaklaştırılması için, kendi üretimine bağlı olarak yaptığı aktif rejenerasyon sırasında yapılan geç püskürtme nedeni ile oluştuğunun tespit edildiği, ilk olarak alınan ve tek bir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, aracın kullanım şekline bağlı olarak yağ değişiminin daha kısa sürede yapılması gerektiği, sıklıkla oluşan yağ değişim ihtiyacının arızanın, kullanımdan kaynaklanmadığını ve aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiği ancak aracın 7.500 km/6 ay aralıklarla yağ değişimi yapıldığında yağında artış olmaması halinde ayıplı kabul edilemeyeceği, bunun için de aracın bakımlarının takip edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği, hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda ise, aracın iki periyodik bakımı arasında yağ değişim ihtiyacı gerektirmeyecek şekilde üretilmiş olması gerektiği, bu şekilde bir ihtiyacın, yani aracın sık sık yağ değişim ihtiyacının doğmasının aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiği, her ne kadar davacının aracı taksi olarak kullanması nedeniyle periyodik bakımını, yani yağ değişimini daha kısa sürede yaptırması gerektiği kabul edilebilir ise de, davacının araçtaki aynı arıza nedeniyle servise başvurduğu tarihler ve periyodik bakım tarihleri arasında 7.500 km'lik kullanıma ulaşılmadığı, aracın yağı değiştikten sonra henüz 4.904 km kullanılmış iken davacının aynı şikayet ile servise başvurduğu ve araç henüz 7.000 km kullanılmamış iken delil tespiti dosyasında yapılan inceleme ile yağına mazot karıştığının tespit edildiği, buna göre aracın yağ değişiminin sıklıkla yapılmasının da arızayı engellemediği, aracın gizli ayıplı olduğu ve söz konusu durumun aracın motor revizyon ömrünü kısaltarak yüksek maliyetle değişime sebep olacağının tespit edildiği, bu tespitlere göre Mahkemece hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda, ilk alınan ve tek bir bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki aracın 7.500 km'de yağ değişiminin yapılması gerektiğine dair tespitlerin karşılandığı, iki rapor arasındaki çelişkilerin giderildiği, raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve bu rapora göre araçtaki arızanın, davacının aracı kullanım kılavuzunda belirtilen koşullarda kullanmaması, bakımlarını süresinde yaptırmamasından kaynaklanmadığı, aracın gizli ayıplı olduğunun açık olduğu, söz konusu arıza ile ilgili olarak davacının üç kez yetkili servise başvurduğu ancak arıza/ayıpla ile ilgili işlem yapılmadığı, aracın █████/2021 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi tarafından İTÜ laboratuvarında incelendiği, inceleme ile yağında yakıt olduğunun tespit edildiği, bundan önce de, araç tevdi mahalline teslim edilmeden aynı tespitin yapıldığı, aracın motorunun çalıştırılmasının arızanın/ayıbın tespiti için elzem olmadığı, bu minvalde davalıların araç incelenmeden tespit yapıldığı, araçtaki arızanın/ayıbın onarım ile giderildiği, araçta üretime bağlı ayıp olmadığı, arızanın davacının kullanımından kaynaklandığına dair istinaf sebeplerinin haksız olduğu, davacı tarafından davalılara noter ihtarnamesi ile ayıp ihbarının yapıldığı, TBK'nın 227. maddesi uyarınca davacının aracın misli ile değiştirilmesini talep etme hakkının bulunduğu, araçta devam eden arızanın motor ömrünü kısaltacak ve araçtan beklenen faydayı açık bir şekilde düşürecek olması sebebiyle misli ile değişim talebinde orantısızlık bulunmadığı, davalıların aracın hasarlı olduğuna ve değer kaybına uğradığına dair somut bir iddia ve delil sunmadıkları, bu sebeplerle Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı ve davalıların aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.183,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı ... Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 1.043,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.139,92 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.183,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı .... A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 1.046,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.137,90 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.