Anahtar kelimeler: Taleptalep Davaitirazın Satımı Satımdan Talepli İçeriklerine Satılan Sağlandığını Usd Bedelli

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: 2026/3 Esas
KARAR NO
:███████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: █████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH
: █████/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP
:Talep eden davacılar vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal satımı hususunda anlaşma sağlandığını, iş bu ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından satılan malların karşılığı olan toplam 144.036,86 USD bedelli üç adet fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından fatura içeriklerine itiraz edilmediğini, bu şekilde borcun muaccel hale geldiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, fatura konusu malların da davalıya tebliğ edildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağı İİK madde 257 uyarınca rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü beyanla borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, mahkemenin belirleyeceği miktardaki teminat karşılığında davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; yazılı davalı üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ile 3. kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine İİK.nun 257/1.maddesi uyarınca (6.076.627,05 TL asıl alacak) İHTİYATEN HACİZ KONULMASINA karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; söz konusu makinenin fatura tarihi 26.10.2023 olup makine ayıplı olduğundan sadece 20 gün sonra irsaliye ile ayıbın giderilmesi için davacı satıcı tarafından kendi adresine götürüldüğünü, aradan geçen yaklasık 2 yıla rağmen makinenin çalışır hale getirilemediğini, makine bedeli olan 8.496.000,00 TL karşılığında müvekkilin keşidecisi olduğu ... Şubesi'nin ... seri nolu, 20.09.2023 tarihli çekin müvekkili tarafından davacı satıcıya teslim edildiğini, davacı satıcı tarafından çekin tahsil edildiğini, davacı tarafça huzurdaki davada aslen mağdur konumda olanın müvekkili olduğunu, bu aşamada davacının haksız ve kötü niyetli eylemi nedeniyle makinedeki ayıbın giderimi mümkün değilse bedelin tenzili için yargı süreci başlattığını, dava konusu alacağın tahsil şartının oluşmadığını, müvekkilinin zararının davacının alacağından fazla olduğunu, davacının alacak iddiasının yaklasık ispat niteliğinde dahi olmadığını, ihtiyati haciz kararının bu nedenle hatalı olduğunu beyanla kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin sunulan fatura, sevkiyat listeleri, irsaliyeler ve sunulan bilgi ve belgeler muvacehesinde yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat edildiği, alacağın rehinle temin edilmediği de nazara alınarak, davacı tarafın alacağını alamaması tehlikesinden korunması gerektiği, teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği, sunulan belgelerin Yargıtay içtihatları tarafından desteklenen yaklaşık ispat şartlarını taşıdığından davalı tarafın itirazlarının reddi gerektiği, davacının talebi sonucu verilen ihtiyati haciz kararının yüzde yüz teminatlı olarak verilmesini gerektirecek herhangi bir durumun tespit edilemediği gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk derece mahkemesince eksik inceleme sonucunda, eksik ve yanıltıcı bilgiyle karar verildiğ, davacının alacak iddiasına konu ettiği fatura içeriklerini kabul etmedikleri, taraflar arasında fason üretim sözleşmesi ve makina satış faturasının mevcut olduğu, davacının iddia ettiği gibi demir çelik ürün satışına dair bir ticari ilişki olduğu, taraflar arasında fason üretim ile cari çalışılacağına dair sözleşme olduğunu, ayrıca davacının müvekkili şirkete ayıplı bir makine sattığı, ayıplı makine nedeniyle fason üretimin yapılamadığı, davacının ayıbı gidermek maksadıyla makineyi tamir edeceğini vadettiğini ve makineyi kendi adresine götürdüğünü ancak ayıbın giderilmediği, taraflar arasında fason üretim ve kaynak makinesi satışına dair de ticari ilişki bulunmakta olup davacının, daha önce müvekkiline sattığı makinede üretim hatasına bağlı ciddi arızalar bulunduğu, bu ayıbı gidermeyi taahhüt ettiği halde gideremediği ve bu nedenle müvekkilinin TTK ve TBK hükümleri uyarınca hapis hakkını kullanarak inşaat demiri bedelini ödemediğini bilerek işbu davayı açtığı, TBK'nın 219. maddesi gereği satıcının ayıptan sorumlu olduğu ve müvekkilinin zarara uğradığı, buna rağmen davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiği, dava konusu alacağın tahsil şartının oluşmadığı, davacının müvekkiline sattığı makine bedellerinin ödendiği, müvekkilinin ayıplı makine nedeniyle zararının davacıdan fazla olduğu, davacının eksik/ayıplı ifa nedeniyle alacaklı değil, borçlu duruma düştüğü, dolayısıyla davacının alacak iddiasının yaklaşık ispat aşamasında dahi olmadığı, davacının, makine tamiri konusunda yükümlülüğünü yerine getirmediğinden temerrüde düştüğü, taraflar arasındaki fason sözleşmesi gereğince de karşılıklı birçok faura, irsaliye, ödemeler mevcut olup halihazırda cari hesaplardaki alacak-borç bakiyelerine dair işlemlerin ilerletilememesinin sebebinin davacının ayıplı makine satışı olduğu, davacı tarafından daha sonra yapılan inşaat demiri satışından doğan alacağın müvekkilinin makineden dolayı doğmuş zararına karşın hapis hakkı kapsamında ödenmediği,İİK m.257 gereğince ihtiyati haciz için, rehinle teminat altına alınmamış, muaccel ve likit bir para alacağının gerektiği, oysa burada ayıplı makine teslimi nedeniyle bedelin muaccel hale gelmediği, ayıp nedeniyle bedelden indirim veya dönme hakkı doğduğu, dolayısıyla davacı tarafın alacağının likit olmadığı, çekişmeli olduğu, bu durumda ihtiyati haciz koşullarının kesinlikle oluşmadığı, aynı makineye ilişkin aynı talebin davacıya ait █████████ E. sayılı dosyada reddedildiği, bu dosyada kabul edilmesinin çelişkili olduğu, uyuşmazlığın fatura alacağı değil, ayıplı makine satışından kaynaklanan çekişmeli bir hukuki ilişki olduğu, teminatın yetersiz olduğu ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, bu karar üzerine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın ise reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; davacı tarafından, davalıya üç adet fatura karşılığı mal satıldığı ve teslim edildiği ancak davalının fatura bedellerini ödemediğinin iddia edildiği, dava dilekçesi ekinde satış faturaları ile irsaliyelerin sunulduğu, davalı tarafından fatura konusu malların kendisine teslim edildiğinin kabul edildiği ancak taraflar arasında makine satışı ve fason üretime dair sözleşme olduğu, davacının daha önce satmış olduğu makinenin ayıplı çıktığı ve bedeli ödenmesine rağmen onarılmadığı, bu nedenle de fason üretimin yapılamadığı, davacının alacağına, ayıplı makine satışı nedeniyle hapis hakkının uygulandığı ve fatura bedellerinin bu sebeple ödenmediğinin savunulduğu, cevap dilekçesi ekinde fatura ve ödeme dekontu ile bir kısım delillerin sunulduğu, buna göre davacının fatura konusu malları davalıya satıp teslim ettiğini ve alacağının varlığı ile miktarını yaklaşık olarak ispat ettiği, davalının savunması kapsamında, taraflar arasında ayıplı makine satışı ve bu nedenle davalının, davacının alacağı yönünden hapis hakkına sahip olup olmadığı hususlarının yargılama yapılmak suretiyle değerlendirileceği, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, hükmedilen teminat miktarının ölçülü ve sonuç olarak Mahkemece itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!