Anahtar kelimeler: Şarj Menşeli Mobil Distribütörlüğünü İlerleyen Ünitesi Çapında Günlerde Unvanlı Formları

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı/Karşı davada davalı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin ...’da ikamet etmekte olduğunu, müvekkilinin, mobil şarj ünitesi üretimi yapan bir firmanın Avrupa distribütörlüğünü almak, Avrupa çapında bayilikler vermek ve bu şekilde ticari kazanç elde etme kararı aldığını, yaptığı araştırma neticesinde Türkiye menşeli ...Ltd. Şti. ticaret unvanlı şirket ile iletişime geçtiğini, yapılan görüşmeler neticesinde tarafların anlaştığını, anlaşmaya göre üretici firma ürünler için Euro üzerinden satış teklif formları düzenleyip müvekkiline gönderecek ve ilerleyen günlerde taraflar aralarında resmi sözleşmenin imzalanacağını, ... üretimini yapıp müvekkiline satacağı ürünler için düzenlediği satış teklif formlarını 30.10.2017 tarihinde müvekkiline göndermiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili ön ödeme olarak 03.11.2017 tarihinde 20.000 Euro’nun o tarihteki kur karşılığı olan 88.758,00 TL’yi davalı şirketin banka hesabına gönderdiğini, akabinde müvekkilinin, davalı şirket ile yaptıkları ön anlaşmaya istinaden 06.11.2017 tarihinde ...’da ...isimli bir şirket kurduğunu, 10.11.2017 tarihinde ise tarafların bir araya gelip distribütörlük sözleşmesi akdetmiş olduklarını, sözleşme yapıldıktan sonra müvekkilinin, ürünlerin satışı için ... ve ...’daki 3 işletme ile anlaşma sağladığını, işletme sahiplerinin ilk olarak numune ürünleri görmek istedikleri, ürünleri beğenmeleri halinde sipariş vereceklerini söylediklerini, davalı şirketin hem müvekkiline hem de anlaşma sağlanan işletmelere numune ürünleri kargolamış olduklarını, Numunelerin ... ve ...’daki işletme sahiplerine ulaştıktan sonra işletme sahipleri müvekkili ile iletişime geçerek ürünlerde yazılımsal ve donanımsal olarak çok çeşitli hataların mevcut olduğunu ilettiklerini, müvekkilinin de kendisine ulaşan numune üründe benzer hatalar olduğunu tespit ettiğini, müvekkiline gönderilen bozuk numune ürünlerin şu an İstanbul’un ... semtinde bulunmakta olduğunu, ürüne ilişkin bilirkişi incelemesi için ürün taraflarınca bilirkişiye teslim edileceğini, fotoğraflar incelendiğinde ürünlerin iç ve dış bölümlerinde ciddi tahrifatlar olduğunun görülmekte olduğunu, ürün parçalarının son derece özensiz bir biçimde monte edilmiş olup bu durumun ürünün hem estetiğine hem de performansına olumsuz anlamda yansımış olduğunu, müvekkili, davalı şirket yetkilisinin...’a whatsapp üzerinden ulaşarak ürünlerdeki hatalar konusunda destek istemiş olup Sadık Yıldırım’ın yalnızca yazılımsal konular hakkında destek verdiğini, donanımsal hatalar hususunda yardımcı olmadığını, numune ürünlerdeki mezkur ayıplar neticesinde ... ve ...’daki işletme sahipleri söz konusu ürünleri almaktan vazgeçtiğini ve bu nedenle müvekkilinin potansiyel ciddi bir gelirden mahrum kaldığını, ürüne ilişkin ayıpların bilirkişi incelemesi neticesinde net bir biçimde ortaya çıkmış olacağını, Numune ürünlerde ortaya çıkan ayıpların müvekkili tarafından tamiri mümkün olmadığı için müvekkilini, davalı şirket yetkilisi... ile iletişime geçip kendisinden yeni ve sağlam numuneler göndermesini talep ettiğini, bu talebe rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline sağlam numuneler gönderilmediğini, üstelik davalı şirketin, toplu ürün sevkiyatı için müvekkilinden ikinci bir ödeme talep ettiğini, müvekkilinin numune ürün üretiminde dahi ciddi hatalar yapan ve özensiz davranan bir şirketten haklı olarak ikinci kez yüksek bir meblağ ödeyerek toplu ürün almak istemediğini, sevkiyattan önce sağlam bir numune gönderilmesini beklemiş olduğunu, zira bozuk numune olayından sonra müvekkilinin davalı şirkete karşı olan güveninin ciddi manada sarsılmış ve basiretli bir tacir gibi davranarak toplu ürün alımından önce ürüne ait sağlam bir örnek görmek istediğini, müvekkili sözleşmenin ayakta tutulması için çaba harcamasına karşın davalı şirket tarafından bu konuda somut bir adım atılmadığını, müvekkilinin defalarca kez ...’dan İstanbul’a seyahat ettiğini, bunun yanında ... ve ...’daki işletme sahiplerinin ürün hakkındaki sorunlarını çözmek için de seyahatler gerçekleştirerek çeşitli masraflar yaptığını, müvekkilinin sözleşmeyle bağlantılı olarak yaptığı toplam masrafların 8.473,70 Euro olduğunu, sözleşmeyi imzaladıktan sonraki süreçte ...’da 27.01.2018 tarihinde düzenlenen...’a ... organizasyonuna sponsor olarak 500 Euro’ya bir stant kiraladığını, kiraladığı stantta anlaşma konusu olan mobil şarj ünitesinin numunesini sergileyip anlaşmalar yaparak ticari ağını genişletme amacını gütmüş olduğunu, ancak numunenin ayıplı çıkması sebebiyle söz konusu fuara katılım sağlayamamış ve bu nedenle de zarara uğramış olduğunu, Sözleşmenin “İyi Niyet Kuralları ve Dürüst Ticaret” başlıklı 2. maddesinin 1. bendine göre: “Taraflar bu sözleşme ile yükümlülüklerini yerine getirirken iyi niyet kuralları ve dürüst ticaret ilkelerine uygun hareket edeceklerdir” davalı şirketin sözleşme kapsamında kendisine düşen ihtimam ve özeni göstermediğini, müvekkiline yazılımsal ve donanımsal açıdan çalışır vaziyette sağlam ürünler göndermeyerek sözleşmenin mezkur maddesini ihlal etmiş olduğunu, Distribütörlük sözleşmesinin 1. maddesinin 1. bendine göre: “Distribütör, üreticinin ürettiği ...Şarj Ünitelerinin tüm Avrupa Birliği üyeliğine dahil ülkelerin tamamında tek satıcısıdır” bu madde ile birlikte davalı şirket ürettiği ürünleri Avrupa Birliğine üye ülkelerin sınırları dahilinde yalnızca müvekkiline ait ...şirketine satmayı taahhüt etmekte olduğunu, ki zaten distribütörlük sözleşmesinin de hukuki mahiyeti itibarıyla bunu amaçlamakta olduğunu, müvekkili ile yapmış olduğu araştırma neticesinde sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davalı şirketin ...’da faaliyet gösteren ...isimli şirket’e de ürünlerini sattığını gösteren fotoğraflara ulaşmış olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye konu mobil şarj ünitelerini Avrupa Birliği ülkelerinden biri olan ... merkezli ... adlı şirketine satarak sözleşmenin 1.1 maddesini açık bir şekilde ihlal etmiş olduğunu, ... şirketinin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımların tarihleri incelendiğinde paylaşımların sözleşmenin imzalandığı tarihten bir kaç gün sonrasından başladığının görüleceğini, şirketin ... hesabındaki ürüne ait paylaşımların 13.11.2017 tarihinde başladığını, müvekkili ile imzalanan sözleşmenin ise 10.11.2017 tarihli olduğunu, davalı şirketin müvekkiline satacağı mobil şarj ünitelerinin tasarımı ile... şirketinin paylaştığı fotoğraflardaki ürünlerin tasarımının birebir aynı olduğunu, ürünlerdeki tek farklılığın alt bölümde yer alan logolar olduğunu, davalı şirketin, ürünü satacağı şirketin logosunu ürüne işleyip ürünü o şekilde göndermekte olduğunu, ayıplı numune ürün konusundan bağımsız olarak davalı şirketin işbu fiili dahi tek başına davalı şirketin kusurunu ortaya koymakta ve müvekkilinin yaptığı ödemenin iadesini ve sözleşme kapsamındaki zararının tazminini gerektirmekte olduğunu, bu hususla ilgili olarak davalı şirketin ticari defterlerinin ve o dönemdeki gümrük hareketlerini içeren kayıtların celbini talep ettiklerini, Müvekkilinin tüm çabalarına rağmen sorunun çözümü için kayıtsız kalan davalı şirketin müvekkiline... tarihinde ... 31. Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla fesih ihtarnamesi gönderdiğini, ihtarnamede davalı şirketin sözleşmeye aykırı fiillerinden bahsedildiğini, müvekkilinin yaptığı 20.000 Euro’luk ödemenin iadesi ve sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tazmini talep edilmiş olup ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 iş günü içerisinde ödemenin yapılması istendiğini ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme gerçekleştirmemiş olduğunu, Bunun üzerine müvekkilinin ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de tarafların anlaşmaya varamadıklarını belirterek müvekkilinin davalı şirkete göndermiş olduğu 20.000 Euro ve davalı şirketin sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu 8.473,70 Euro’luk zarar olmak üzere toplam 28.473,70 Euro’nun sözleşme fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi (devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı) ile birlikte fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı/Karşı davada Davacı vekili mahkememize verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı müvekkili ... Ltd. Şti. arasında 10.11.2017 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme gereğince; davacı-karşı davalının iyi niyet kuralları ve dürüst ticaret ilkelerine uygun olarak sözleşmeden doğan edimlerin ifasına dair borcunu yerine getirmesi gerekirken, davacı-karşı davalı tarafından 20.06.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde ürün teslimi yapılmadığını, sözleşmenin ihlal edildiğini, bu nedenle zarara uğranıldığı gibi asılsız ve gerçek dışı iddialarla, taraflar arasında akdedilmiş olan Distribütörlük Sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedilmiş olduğunu, öncelikle ve önemle belirtilmesi gerekmektedir ki, taraflar arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesi, sözleşmede yer alan düzenlemelere aykırı olarak haksız bir şekilde feshedilmiş olduğunu, zira, Distribütörlük Sözleşmesi’nin 17. maddesinde, Sözleşmenin Feshi konusunun düzenlendiğini, bu maddeye göre; “Taraflardan birisi; sözleşme hükümlerine veya ilgili yasa hükümlerine aykırı davranırsa, diğer tarafça yazılı olarak uyarılacaktır. Uyarıya rağmen aykırılık devam ettiği takdirde diğer tarafın sözleşmeyi fesih hakkı doğacaktır.” yazıldığını, Davalı-karşı davacı müvekkilinin sözleşme hükümlerine veya ilgili yasa hükümlerine aykırı davrandığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarnamenin davalı müvekkili şirkete keşide edildiği tarihten önce, müvekkili şirkete sözleşme hükümlerine veya ilgili yasa hükümlerine aykırı davrandığına ve son vermesi gerektiğine dair yazılı hiçbir uyarıda bulunulmadığını, bu sebeple, sözleşmeye aykırı olarak sözleşme feshedildiği için davalı-karşı davacı müvekkilinin doğmuş ve doğacak bütün zararlarının tazmininin gerekmekte olduğunu, Dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı-karşı davacı müvekkili şirketin akdedilen sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz olarak ve sözleşmede yer alan süre içerisinde yerine getirmiş olduğunu, sözleşmenin feshedilmiş olmasında müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, bu sebeple davacı-karşı davalının asılsız ve mesnetsiz iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Davacı-karşı davalı tarafın, dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan ön anlaşmaya istinaden 06.11.2017 tarihinde şirket kurduğunu ve bu nedenle de kurduğu şirketin mali yükümlülüklerinden davalı-karşı davacı müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, bu iddiaların gerçek dışı olup, hükme esas alınması gerektiğini, kurulan şirketin, davacı-karşı davalının da beyan ettiği üzere taraflar arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesinden önce kurulduğunu, basiretli bir tacirin henüz imzalanmamış, sadece ön görüşmelerin yapıldığı bir sözleşmeye güvenerek şirket kurmasının, takdir edilir ki, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmeye güvenerek kurulduğu iddia edilen şirketin, sözleşme feshedildikten sonra kapatılmamasının ve faaliyetlerine devam etmesinin de söz konusu şirketin dava konusu sözleşme kapsamında veya sözleşme için kurulmadığını ispatlar nitelikte olup, davacı-karşı davalının iş bu dava ve talep edilen masraf kalemlerindeki kötü niyetini gözler önüne sermekte olduğunu, dava konusu iş bu sözleşmede, distribütörün şirket kurması hakkında herhangi bir madde de bulunmadığı gibi, dava konusu distribütörlük sözleşmesinin akdedildiği tarihte bahsi geçen davacı şirketin kurulu olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle; davacı-karşı davalının Hollanda’da Hardware&Software Ideas isimli şirketi kurmuş olmasından doğan mali yükümlülükler bakımından davalı-karşı davacı müvekkili şirketin herhangi bir hukuki ya da maddi sorumluluğu bulunmadığını, Davalı-karşı davacı müvekkili şirket tarafından davacı-karşı davalıya ve adresleri bildirilen müşterilere gönderilen numune ürünlerin arızalı olmayıp, bu hususta dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaların gerçeği yansıtmadığını, gönderilen ürünlerin çalışır vaziyette olup, sözleşmeye ve satış teklif formlarına uygun olarak üretildiğini, Davacı-karşı davalı tarafın iddia ettiğinin aksine, davalı-karşı davacı müvekkili şirkete numune ürünlere ilişkin bir hata bildirimi yapılmamış, numunelerin gönderilmesinden yaklaşık iki ay sonra sözleşmede ve satış teklif formlarında yer alan özelliklerin haricinde bir takım yazılımsal eklemeler talep edilmiş olup, bu doğrultuda da davalı müvekkili tarafından talep edilen revizeler gerçekleştirilmek suretiyle siparişlerin üretimine geçilmiş olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın iddiasının aksine yeni numune ürün talebinde de bulunulmamış olduğunu, talep edilen revizelerle birlikte üretimi yapılan tüm ürünlerin, halihazırda dahi davalı müvekkili şirketin deposunda bekletilmekte olup, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında ürünlerin sözleşmeye ve talep edilen revizelere uygun olarak üretildiğinin tespit edilebileceğini, Davacı-karşı davalı taraf dava dilekçesinde, numune ürünlerde yer alan ayıplar nedeniyle müşterilerin ürünleri almaktan vazgeçtiğini iddia etmekte olduklarını, söz konusu bu iddianın gerçeği yansıtmamakta olup, söz konusu müşterilerin ürünleri almaktan vazgeçmelerinin sebebinin, tamamıyla davacı-karşı davalının ticaret ahlakına aykırı davranışlar olduğunu, zira, davalı-karşı davacı müvekkili şirket tarafından, sözleşme gereğince, numune ürünler bila bedel ve gönderim ücretleri davalı müvekkili şirkete ait olmak üzere gönderildiğini, söz konusu ürünler incelenip eklenmesi istenilen hususlar var ise, bildirilmesi amaçlanmış ve beklenmiş olduğunu, ancak davacı-karşı davalı taraf, davalı-karşı davacı müvekkili şirketin bila bedel göndermiş olduğu bu numune ürünleri müşterilere satmış ve bedellerini tahsil ettiğini, örneğin; davalı-karşı davacı müvekkili şirkete ulaşan ancak distribütörlük sözleşmesi gereğince müvekkili şirket tarafından davacı-karşı davalıya yönlendirilen müşterilerden biri olan...’in, numune ürünlere karşılık davacı-karşı davalı tarafa 24.01.2018 tarihinde 3.000,00 Euro ödeme yaptığını, ... isimli müşterinin, davacı-karşı davalı tarafın talep ve isteklerini karşılamaması ve ticaretine vermiş olduğu zarar nedeniyle, davalı-karşı davacı müvekkili şirket ile iletişime geçmiş ve davacı-karşı davalı taraf ile yaşadığı ticari sorunlardan kaynaklı zararlarını, davalı-karşı davacı müvekkili şirketten talep ettiğini, davalıkarşı davacı müvekkili şirketin, ticari itibarının zedelenmemesi için bila bedel göndermiş olduğu numune ürünler bakımından talep edilen tüm teknik desteği yine bila bedel sağlamış ve ...’in, davacı-karşı davalı tarafın sebebiyet verdiği mağduriyetini gidermiş olduğunu, Distribütörlük sözleşmesinin feshinden itibaren de, davalı müvekkili şirket ile bu müşteri arasında da ticaret yapılmaya devam edildiğini, iş bu somut olay dahi davacı-karşı davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, Davacı-karşı davalının sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen masraflarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, masraf kalemleri olarak bildirilen, uçak biletleri, araç kiralama faturaları, otel masrafları, kiralanan aracın tamir masrafları, yemek faturaları ve nereye harcandığı belli olmayan faturaların, ticaret ahlakına sığmayan “komik” olarak nitelendirilebilecek taleplerden ibaret olduğunu, taraflarınca söz konusu bu bedellerin kabulü mümkün olmamakla ve davalı karşı davacı müvekkili şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının ve dolayısıyla yapılan masraflardan sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, sözleşme tarihleri içerisinde davacı-karşı davalı tarafından yapılan tüm şahsi masrafların sözleşme kapsamında yapılan masraflar olduğunun ispatlanması zorunluluk arz etmekte olduğunu, aksi takdirde, davacı-karşı davalı tarafın buna ilişkin taleplerinin reddinin zorunlu olduğunu, davacı-karşı davalı taraf, haksız kazanç elde etmek amacıyla iş bu davayı açmış olup, sözleşme süresini dikkate almak kaydıyla yapmış olduğu tüm şahsi harcamalarını sözleşme kapsamında yapılan masraflar olarak göstermeye çalışmakta olduğunu, Davacı-karşı davalı taraf, davalı-karşı davacı müvekkili şirketin Avrupa Birliği bölgesinde ürün satışı yaptığını ve sözleşmenin 14. maddesini ihlal ettiğini iddia ettiklerini, söz konusu bu iddianın da gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen ...şirketi yani ... ile yapılan ticaret distribütörlük sözleşmesi, dava konusu sözleşme akdedilmeden gerçekleşmiş olduğunu, buna ilişkin şirket ile yapılan mailleşmeler, 12.10.2017-16.10.2017 tarihlerine ait olup yapılan ödemenin de 25.10.2017 tarihli olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın, üçüncü kişi şirketin sosyal medyada yer alan fotoğraflarının paylaşım tarihleri dikkate alınarak sözleşmenin ihlal edildiği iddiasında bulunmasının, kötü niyetli olup kabulünün mümkün olmadığını, Davacı-karşı davalı taraf, sözleşmeye aykırı davrandığını bildiği için iş bu asılsız iddiayı ileri sürerek haklı çıkma gayreti içerisine girmekte ise de davacı-karşı davalının iddiasının aksine sözleşmenin davalı müvekkili tarafından ihlal edilmiş olmasının söz konusu olmadığını belirterek davacı-karşı davalının tüm iddialarının asılsız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu sabit olup, açılan işbu haksız ve hukuka aykırı asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davacı/Karşı davada Davalı vekili mahkememize verdiği karşı davada cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kendisine sözleşmeye uygun sağlam numuneler gönderilmediğinden toplu ürün alımından haklı olarak kaçındığını, müvekkilinin maddi anlamda zor durumda olduğu için ödeme yapamadığını beyan ettiği iddiası gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıyeten müvekkilin karşı tarafa atmış olduğu 28.03.2018 tarihli maildeki "Abi biliyorum aksilikler sıkıntılar yaşadık, iş yaptığım vatandaş yarı yolda bıraktı ve saire. Yüzdük bir yere geldik." ifadelerinden müvekkilin sözleşmeye aykırı davranışlarını ikrar ettiği sonucunu çıkarmak abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin, karşı tarafın uğradığını iddia ettiği zararlardan sorumlu olmadığını, davalı/karşı davacı firmanın distribütörlük sözleşmesindeki asli edimi olan ayıpsız ve anlaşmaya uygun mal teslim borcunu ifa edememesi ve aykırı tutumunu sürdürmede ısrarcı olması nedeniyle sürüncemede kalan anlaşmadaki kusurlu olan taraf ...firması olduğunu belirterek; asıl davanın kabulüne, Davalı/karşı davacı tarafından açılan karşı davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Asıl dava ve karşı dava, distribütörlük sözleşmesinin feshine dayanan tazminat davasıdır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı-karşı davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdikleri zamanında yaptırılmış olup, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle kayıtlarının lehine kesin delil vasfının bulunduğunu, davacı tarafından dava dosyasına sunulan banka dekontundan ve davalı-karşı davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı-karşı davacı şirkete davanın konusu ile ilgili olarak 03.11.2017 tarihinde 88.758,00 TL. (20.000 Eur) ödendiği, -Şarj cihazının yazılımsal/elektronik probleminden dolayı şarja kaldığı yerden devam edememesi ve arızaya geçmesi nedeniyle istenilen hizmeti veremediği, dolayı cihazın ayıplı olduğunu, ayıbın sözleşme konusu mallarda değil tanıtım amacı ile gönderilen mallarda ortaya çıktığınu, dosya kapsamındaki yazışmalardan davacının kalan bakiyeyi ödeyemediği ve sevkiyat işlemlerini ayarlayamadığı, alacaklı temerrüdü nedeni ile davalının sözleşme konusu malları tevdi etmediğini, alıcının temerrüdünün olduğunu, bu nedenlerle davalının almış olduğu 20.000 Euroyu iade etmesi gerektiğini, davacının diğeri masrafları talep edemeyeceğini, davalının ise sözleşmede kararlaştırıldığı için menfi ve müspet zararlarını davacıdan talep edebileceğini, bu kapsamda tanıtım için göndermiş olduğu ürünlerin bedelini ve gönderme masraflarını isteyebileceğini, ürünleri başka hiçbir yere satamayacak durumda olması /satamamış olması durumunda üretime ilişkin masrafları talep edebileceği aksi takdirde sadece oluşan zararını isteyebileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; taraflar dilekçelerinde belirtmiş oldukları hususlar ile uyuşmayan kısımlara itiraz etmiş olup, raporlarının esasını değiştirecek bir gerekçe ileri sürmediklerinin görüldüğünü, dosya kapsamındaki yazışmalardan davacının kalan bakiyeyi ödeyemediği ve sevkiyat işlemlerini ayarlayamadığıno, alacaklı temerrüdü nedeni ile davalının sözleşme konusu malları tevdi etmediğini, alıcının temerrüdünün olduğunu, bu nedenlerle davalının almış olduğu 20.000 Euroyu iade etmesi gerektiğini, davacının diğeri masrafları talep edemeyeceğini, davalının ise sözleşmede kararlaştırıldığı için menfi ve müspet zararlarını davacıdan talep edebileceğini, bu kapsamda tanıtım için göndermiş olduğu ürünlerin bedelini ve gönderme masraflarını isteyebileceğini, ürünleri başka hiçbir yere satamayacak durumda olması /satamamış olması durumunda üretime ilişkin masrafları talep edebileceği aksi takdirde sadece oluşan zararını isteyebileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı neden olmaksın feshedildiğini, 19.998,20 EUR satış bedelinin iadesini isteyebileceği, diğer giderlerin istenemeyeceğini, Karşı davada davacının satış kaybından dolayı zarar hesabı yapılmasına imkan verecek verilerin bulunmadığını, üretilen ve teslim alınmayan ürünlerin akıbetinin açıklanması ve üretim maliyetlerinin somutlaştırılması durumunda maliyet hesabı yapılabileceğini, Davalı karşı davacının zararının; üretilen ve teslim alınmayan ürünlerin akıbetinin açıklanarak ve üretim maliyetlerinin somutlaştırılmasıyla 9.931,27 Euro zarar heyetimizdeki yönetim ve maliyet muhasebesi uzmanı mali müşavir bilirkişi tarafından hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; Teknik Yönden Yapılan İnceleme İtirazına cevap: kök raporda 10.11.2022 tarihinde mahkeme duruşma salonunda ürünün değerlendirmesi esnasında, ürünün haznesine 1 euro atıldığında, direkt olarak dışarı atıldığından bahsedilmiş, şarj durumunun değerlendirilmesinin mümkün olmadığının ifade edildiğini, işbu tespit, başlı başına bir kusur olarak değerlendirildiğini, aynı zamanda, değerlendirme günü çekilmiş fotoğrafta da kabloların dağınık olduğu açıkça ortada olduğunu, bir önceki bilirkişi değerlendirmesinde, kablonun şarj halindeyken çıkarılıp tekrar bağlandığında şarjın kaldığı yerden devam edemediğini, şarja kaldığı yerden devam edilebilmesi için cihazın kapatılıp tekrar açılması gerektiği ve kablonun yuvasına geri dönmesinin mümkün olmadığından hareketle, ürünün ayıplı olduğu belirtildiğini, ancak geçen zaman zarfında, şarj edilmeyen akünün tamamen şarj kabiliyetini kaybetmesinden ötürü ikinci heyetin bir üyesi olarak tarafımdan teknik anlamda ürününün işlevinin kontrol edilmesi hiçbir şekilde mümkün olmadığını, bir önceki teknik değerlendirmeye de tamamen katılmakla birlikte, ikinci incelemede kabloların dağınık olması ve özensiz montajlama olduğu tespitine katılmakla birlikte, para atıldığında parayı saklayacak bir hazne bulunmaması ve paranın kaybolması konusu, geçen zaman zarfında hiç şarj edilmediği için, bu tip şarjların yapısı gereği tamamen şarj yeteneğini kaybetmesinden ötürü ortaya çıkan bir durum olduğunu, eğer cihazı deneme imkanı bulunsaydı, para haznede kalacak ve şarj işlemini izleme şansı bulunacaktı. Tüm bu değerlendirmelerle, ürünün dizayn ve tasarım olarak ayıplı olduğu kanaati oluştuğunu, numune maliyetlerine yapılan itiraz, faturalarda sunulan ürünlerin muhasebe kayıtlarında herhangi bir satış veya başkaca bir malın maliyetine yedirilmediği görüldüğünü, ürünlerin alınış gayesinin gerek içerikleri gerekse fatura içeriğindeki açıklamalarda numunelere ilişkin olduğu anlaşılmakta olduğunu, ayrıca ürünlerin durumu inceleme günü sorulmuş olup hurda da olduğu bilgisi iletildiğini, hurda tespitinin uzmanlık alanı dışı olduğunu, eldeki olan doneler çerçevesinde yapılan hesaplamanın kabulü Mahkemenin takdirine bırakıldığını, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı noktasında bilirkişi kurullarının kesin bir belirlemede bulunmadığını ve takdiri delilleri değerlendirecek olan Mahkemeye bıraktığını, bir yıl içinde partiler halinde 1.000 adet satın alınması gerekmesine rağmen, ilk sekiz ayda herhangi bir sipariş verilmemesinin ürünün ayıplı olması sebebine dayalı olduğu sonucuna varılması durumunda fesih haklı olarak görülemeyeceğini, feshin haksız olduğu sonucuna ulaşılması durumunda davacının bu işbirliği için yaptığı giderleri talep edebileceği sonucuna varılacağını, bu konuda kök raporda yapılan değerlendirmelerden farklı bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporuna göre; Teknik Yönden Yapılan İnceleme İtirazına cevap: kök raporda ürünün açıkça ayıplı olduğunu ve denenemediği, bu duruma uzun süre şarj edilmeden tutulmasının sebep olacağı da belirtilmesine rağmen, davacı vekili tarafından eksik değerlendirme yapıldığına dair itirazda bulunulmasının sebebi tarafımdan net olarak anlaşılamamakla birlikte, ürünle ilgili değerlendirmenin ne sebeple yapılamadığı da izah edildiğini, testi yapılması istenen ürün bir deneme ürünüdür, deneme anında çekilen fotoğraflarda da görüldüğü üzere, kabloları dağınık bulunmaktadır, ayrıca para ile denendiğinde de direkt dışarı atıldığından deneme istendiği şekilde tamamlanamadığını, tüm bunlar kök ve ek raporda belirtilmesine rağmen halen kusur tespiti yapılamadığını ifade eden bir itirazın elektrik mühendisi bilirkişi olarak tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını, bir önceki bilirkişi değerlendirmesinde, ürün kısmen çalıştığı için, kablonun şarj halindeyken çıkarılıp tekrar bağlandığında şarjın kaldığı yerden devam edemediğini, şarja kaldığı yerden devam edilebilmesi için cihazın kapatılıp tekrar açılması gerektiği ve kablonun yuvasına geri dönmesinin mümkün olmadığından hareketle, ürünün ayıplı olduğunun belirtildiğini, ancak ürünün tarafından denenmek istendiği esnada, hiçbir şekilde parayı kabul etmemesi sebebiyle, zaten eksik bir inceleme yapılmış bulunmakta olduğunu ve bu da bilirkişi olarak tarafından sebep olunmuş bir durum olmadığını, ürünün şarj kabiliyetini tamamen kaybettiğinden tarafımdan işlevinin kontrol edilmesi hiçbir şekilde mümkün olmadığını, bir önceki teknik değerlendirmeye de tamamen katılmasıyla birlikte, ikinci incelemede kabloların dağınık olması ve özensiz montajlama olduğu tespitine katılmakla birlikte, para atıldığında parayı saklayacak bir hazne bulunmaması ve paranın kaybolması konusu, geçen zaman zarfında hiç şarj edilmediği için, bu tip şarjların yapısı gereği tamamen şarj yeteneğini kaybetmesinden ötürü ortaya çıkan bir durum olduğunu, eğer cihazı deneme imkanı bulunsaydı, para haznede kalacak ve şarj işlemini izleme şansı bulunacaktı. hem kök hem ek raporda, ürünün dizayn ve tasarım olarak ayıplı olduğu kanaati oluştuğu belirtilmişti, teknik bilirkişi olarak önceki iki rapordaki görüşlerimde herhangi bir değişiklik olmadığını, işbu görüşleri bir önceki teknik bilirkişi değerlendirmesi de desteklemekte olduğunu, ürün düzgün çalışıyor olsaydı, kullanım kılavuzu da bu duruma uygun olarak hazırlanıp sunulabilir olacaktı, ürün çalışmıyorken kılavuzdan bahsediyor olmanın şu aşamada, zaten teknik değerlendirmenin konusu olmadığı görüş ve kanaatinde olmadığını, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı konusunda bilirkişi heyeti kesin bir belirlemede bulunmadığını, bu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, bu nedenle kök ve ek rapor bakımından ilave bir değerlendirme yapma imkanı bulunmamakta olduğunu davalı karşı davacının kazanç kaybı talebi için ilgili dönemde davalı-karşı davacının sunmuş olduğu sipariş formları incelenmiş toplam 44.000 Euro’luk sipariş verildiğinin görüldüğünü, davalı karşı davacının kurumlar vergisindeki karlılık oranlarına bakıldığında, 2017 bürüt kar/bürüt kurum kazancı; 302.614/ 802.186=0.37899 davalı karşı davacının kurumlar vergisi 2017 yılı bürüt karı %38 oranında olduğu görüldüğünü, 440000*0,38=16.720 Euro bürüt kar kaybı hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi 3.ek raporuna göre; ürünlerin çalışır halde olduğu, ayıplı olarak görülemeyeceğini, bu nedenle davacının ödediği tutarın iadesini isteyemeyeceği gibi, şirket kurulumu için yapılan giderlerin tazmininin de istenemeyeceğini, karşı davacının taleple bağlı kalmak kaydıyla 3.180 EUR ve 86.192,01 TL’nin ödenmesini isteyebileceğini, davacı/karşı davalının tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve feshin haklı olarak görülemeyeceğini, bu nedenle 1.000 adet cihazın alınmamasından dolayı bürüt 16.720 EUR kar kaybı veya net 9.680 Euro istenebileceğini belirtmişlerdir.
Davacı ve davalı arasında █████/2017 tarihinde distribütörlük sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından davalıya çekilen █████/2018 tarihli fesih ihtarnamesiyle sözleşmenin feshedildiği, asıl davada sözleşme kapsamında davalıya yapılan ödemenin iadesinin ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmininin talep edildiği, davalının ise sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının ödeme problemleri nedeniyle sözleşmenin yürütülmediğini savunarak karşı dava ile sipariş edilen ürünlerin üretimi için yaptığı masrafları ve akdedilen sözleşme nedeniyle Avrupa ülkelerine satış yapamamasından doğan zararın tazminini talep ettiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve tarafların birbirinden talep edebileceği tazminat miktarının tespiti için mahkememizce tanıkların dinlendiği, taraflar arasındaki yazışmaların incelendiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı ve bilirkişi heyetlerinden raporlar alındığı, taraflar arasındaki yazışmalardan davacının davalıya ödeme yapmadığı özellikle davacının davalıya attığı █████/2018 tarihli mailde davacının "bu hafta içerisinde 5.000 Euro göndereceğini, ay sonu olmadan da 5.000 Euro göndereceğini ve davalıdan sevkiyat tarihini beklediğini belirttiği", bu şekilde davacının ödeme yapmadığının, sözleşmenin 8.1.maddesine göre 1 yıl içerisinde 1000 tane ürün almayı taahhüt etmesine rağmen sözleşmenin yürürlükte olduğu 8 aylık dönemde ürün satın almadığının, buna rağmen sözleşmeyi haklı neden olmadan feshettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından numunelerin ayıplı olduğu iddia edilse de gönderilen numuneler için davalının software desteği verdiği, her iki tarafın da tanık olarak bildirdiği Nejmi Ateş'in █████/2021 tarihli duruşmadaki beyanlarından davacı tarafından kendisine gönderilen numune için davacıya para ödediğinin ve mobil şarj ünitelerindeki sorunların davalı tarafından giderildiğinin ve davalının teknik destek verdiğinin anlaşıldığı, tüm bu delillerle davalıdan kaynaklı bir nedenle sözleşmenin yürütülemediğinin ispat edilemediği, bu nedenle asıl davada davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talep edemeyeceği, sadece ödediği bedelin iadesini talep edebileceği gözetilerek 20.000 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmiş, karşı dava yönünden ise; karşı davalı ...'nin sözleşmeyi feshinin haksız olması nedeniyle karşı davacı tarafından bu sözleşme nedeniyle numuneler için yapılan 3.180 Euro masrafın talep edilebileceği, karşı davacı sipariş edilen ürünlerin üretimi için masraf yaptığını iddia etse de, sunulan faturalarda bulunan ürünlerin karşı davalının sipariş ettiği ürünlerde kullanılıp kullanılmadığının anlaşılamadığı, sipariş edilen kaç tane ürününün yapıldığına ilişkin bir delil tespitinin bulunmadığı, sipariş edilen ürünler yapılmışsa bu ürünlerin iç piyasada başka bir firmaya satılma ihtimalinin olduğu gözetilerek karşı davacının numunelere ilişkin yaptığı masraf dışında ürünlerin satılamaması nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediği, karşı davacı tarafından ayrıca Avrupa ülkelerine mal satışı yapılamamasından kaynaklı zararı olduğu iddia edilse de, davaya konu ürünlerin daha önce karşı davacı tarafından Avrupa'da satıldığına ilişkin bir verinin dosyaya sunulmadığı, daha önce Avrupa'da satışı yapılmayan bir mal sebebiyle karşı davacının kâr kaybının oluştuğunun söylenemeyeceği ve kâr marjının hesaplanmasının mümkün olmadığı gözetilerek; karşı dava için karşı davacının numuneler için yaptığı ve talep ettiği masraf bedeli olan 3.180 Euroya hükmedilmiş, karşı davacının gönderdiği ihtarnamenin █████/2018'de tebliğ edildiği, 5 iş günü sonra █████/2018 tarihinde temerrüdün oluştuğu gözetilerek işleyen faiz bu tarihten başlatılmış, asıl davada ise davacının ihtarnamesinin davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ olduğu, 7 iş günü sonra █████/2018 tarihinde temerrüdün oluştuğu gözetilerek asıl dava yönünden de işleyen faiz bu tarihten başlatılmış, asıl dava ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın kısmen kabulü ile, 20.000 Euro’nun █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karşı davanın kısmen kabulü ile, 3.180 Euro’nun █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a-Alınması gereken 10.596,79 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 6.825,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 3.771,62 TL peşin harcın toplamı olan 3.826,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davacı tarafından yapılan 13.750 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.658,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f-Davalı tarafından yapılan 13.572,75 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.039,19 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 927,17 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 392,83 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
h-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
a-Alınması gereken 1.916,56 TL harçtan karşı dava harcının ve ıslah harcının mahsubu ile artan 4.110,39 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 1.916,56 TL peşin harcın toplamı olan 1.970,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 28.056,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 51.977,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı-Karşı davalı vekilinin ve Davalı-Karşı davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!