Anahtar kelimeler: Loder Yuvarlanarak Yuvarlanmasında Örtüsü Makinesinin Yapım Vadeli Poliçesi Anadolu Hale

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ esas - ████████ kararDAVA
: Alacak (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 01.11.2018 başlangıç tarihli ve bir yıl vadeli ... ... Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan loder makinesinin 30.09.2019 günü yol yapım çalışması sırasında yuvarlanarak kullanılamaz hâle geldiğini, aracın yuvarlanmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, sigortacıya yapılan başvurunun usulsüz şekilde reddedildiğini, poliçe bedelinin 538.632,38 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 25.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; sigortalıya ait olan ve.... A.Ş. tarafından sigorta ettirilen iş makinalarının müvekkilince 01.11.2018-01.11.2019 tarihleri arasında ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, iş makinesi sürücüsünün yeterli operatör belgesine sahip olmaması nedeniyle hasarın poliçe teminatı dışında olduğunu, ihbar üzerine açılan hasar dosyasında alınan ekspertiz raporunda, hasara sebebiyet veren ve sürücü koltuğuna dinlenmek için de olsa oturan ...'ın iş makinesi kullanmaya yeterli belgeye sahip olmadığından, hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiğini, kaldı ki müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda sigortalı iş makinesinin devrilme olayı sebebiyle teminat kapsamında olduğu poliçe kapsamında anlaşılmaktadır. Söz konusu kaza, dava dışı ...'ın iş makinesinin sürücü koltuğunda uyuduğu esnada hareket ederek uçurumdan yuvarlandığı iddiasına dayanmaktadır. Dava dışı ...'ın sigortalı iş makinesini kullanmak için gerekli sürücü belgesine sahip olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu hali ile de meydana gelen hasar teminat kapsamında değildir. Davacı aracın dava dışı ...'ın kullanımında iken değil soğuk hava şartlarında donmamak için sürücü mahallinde uyuduğu esnada hasarın meydana geldiğini iddia etmekte ve bu konuda █████/2019 tarihli Jandarma tutanağı bulunmaktadır. Ancak tutanak incelendiğinde tutanağın davalı firma çalışanı ...'in beyanına göre hazırlandığı, somut bir delil veya olay anına ilişkin bir görüntü bulunmadığı, dava dışı ...'un aracı kullanmadığı hususundaki ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu, davacı tarafından aracın kullanım esnasında hasarlanmadığını ispat edecek bir delili dosyaya sunamadığı, salt davacı tarafın araç içerisinde dava dışı ...'un uyuduğu esnada hasarın meydana geldiği beyanı ile hasarın teminat kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, kazanın eylül ayında sabah saatlerinde meydana geldiği dikkate alındığında da davacının, donmamak için araç içerisinde dava dışı ...'un uyuduğu iddiasının inandırıcı bulunmadığı kanaati ile sigorta bilirkişi raporunun aksine hasarın teminat dışı olduğu..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İş makinesindeki hasarın onarımla giderilemeyeceğini ve aracın pert-total kabul edilebileceğini, aracın piyasa rayiç değerinin bilirkişilerce 150.000 TL olarak belirtilmesine karşın gerçek piyasa değerinin 200.000 TL olduğunu, hasarın araç kullanımı sırasında değil, park halindeyken meydana geldiğini, park halinde olan aracın hasarlanmasında araç içinde uyuyan kişinin "sürücü- operatör belgesine sahip olması" şartının aranmayacağını, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, mahkeme gerekçesinin aksine ...'ın şirketin ortağı ve iş makinasının %50 paydaşı olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde aracın kendi halinde bırakılması gelip geçenler tarafından veya terör örgütü elemanları tarafından hasar verilmesinin mümkün olduğunu, ...'ın araçta sadece uyuduğunun bilirkişi raporları ve jandarma tutanağı ile sabit olamasına, kazanın banket çökmesi nedeniyle meydana geldiğinin belirtilmesine karşın mahkemece bilirkişi raporunun aksine hasarın teminat dışı kabul edilmesinin hatalı olduğunu, aracın açık alanda ve yol kenarında bulunduğunu, ...'ın hem aracı korumak hem de gece ayazından korunmak için araçta bulunduğunu, bu hususun aksinin ispat edilmemesine ve Jandarma raporu ile ...'ın uyuduğunun sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, ... ... poliçesi kapsamında sigorta örtüsü altına alınan araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigorta tazminatının tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacıya ait loder tipi iş makinesi.... A.Ş. tarafından 01.11.2018 ila 01.11.2019 tarihleri arasında ... numaralı ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır. 30.09.2019 tarihinde Yüksekova 3. Tümen Komutanlığı 7. Hudut Alayı 2. Tabur Komutanlığına bağlı ...bölgesine yol yapım çalışması yapan sigortalıya ait ... marka/tip, 2010 model yükleyici/loderin dere yatağına yuvarlanarak hasara uğradığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin çalışanının beyanına göre düzenlenen tutanakta, loderde bulunan ...'ın yaralanarak hastaneye kaldırıldığı, park halinde duran iş makinesinin şoförü ...'ın iş makinasının içinde uyuduğu sırada makinesinin hareket ettiğinin fark edildiği, ...'ın asli görevinin iş makinesinin operatörlüğü olmadığı, bu kişinin davacı şirkette müteahhit olduğu tespit edilmiştir. Tutanakta ayrıca ...'ın dinlenmek amaçlı loder iş makinasının şoför koltuğunda uyuduğu, makinenin yol çalışma alanına 700-800 metre mesafede dere yatağına yuvarlandığı, ...'ın makinenin yuvarlanması sırasında 2-3 m kadar iş makinasının içinde sürüklendikten sonra kendisini dışarı atarak yaralandığı tespit edilmiştir. Aracın finansal ... ile alındığı ve kiralayanın dain mürtehin kaydının bulunduğu, ancak finansal ... yapan şirketin, davacının davayı takibe izin verdiği 11.06.2021 tarihli dilekçeden anlaşılmıştır. Kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda ise jandarma olay tutanağı ile araçta bulunan ...'ın beyanlarının tespit edilerek makinenin değerinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Sigorta poliçesinin teminat kapsamı başlıklı 2. maddesinde, gereğince hasar ödemesinin....’ya yapılacağı ve hasar ödemesinin davacı sigortalıya yapılmasının ancak....’nın yazılı onayı (muvafakatı) ile mümkün olduğu belirlenmiş ve anılan şirketçe yukarıda belirtildiği gibi davanın takibine muvafakat edildiği anlaşılmıştır. Poliçenin sürücü ve operatör belgesi klozu, “İş makineleri ve/veya müteharrik makinelerin, karayolları trafik kanunu hükümlerine göre gerekli sürücü ve operatör belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen hasarlar, sigorta teminatına dahil değildir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre makinenin yetkisiz kişi tarafından kullanılmış olması halinde oluşan riziko teminat kapsamı dışındadır. Sigorta sözleşmesinde rizikonun gerçekleştiğini kanıtlama yükümlülüğü sigortalıya, gerçekleşen rizikonun teminat dışında olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ise sigortacıya aittir. Sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığı ve rizikonun gerçekleştiği sabittir. Davalı ise aracıcın yeterli belgeye sahip olmayan bir kişi tarafından sevk ve idare edilmesi nedeniyle hasarın teminat dışında olduğunu savunmaktadır. Sigortalı makinenin 30.09.2018 tarihinde yuvarlanarak hasara uğradığı görülmektedir. Kaza sonrası davalı şirket çalışanının beyanına göre düzenlenen jandarma tutanağında, istinaf başvurusuna göre sigortalı şirketin yetkili ve iş makinesinin maliklerinden olan ...'ın duran makine içinde uyuduğu sırada aracın hareket ederek kaza yaptığı ifade edilmiştir. Jandarma tutanağından araç içindeki sürücü belgesiz kişi bir yandan aracın sürücüsü olarak tanımlanmış, diğer yandan bu kişinin makinede uyuduğu ifade edilmiştir. Tutanakta ismi belirtilen ...'ın sürücü olduğu şeklindeki ifade ile devamındaki bu kişinin asli işinin makine operatörü olmadığı ve müteahhit olduğu şeklindeki ibarelerin birlikte değerlendirildiğinde, operatörlük için yeterli belgesi bulunmayan ...'ın eylemleri ile aracın kaza yaptığı anlaşılmaktadır. Şirketin ortağı ve makinenin maliklerinden olduğu ifade edilen bu kişinin, yeterli belgeye sahip olmadan araca müdahale etmesi ile kazanın oluştuğu olağan hayat tecrübesine göre anlaşılabilecek bir olgudur. Davacının hava şartlarına ilişkin kanıtsız iddiaları ile iş makinesinin korunmasına ilişkin iddiaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Esasen jandarma tutanağında dahi yetkisiz şekilde araç içinde bulunan kişinin sürücü olduğu belirtildikten sonra, bu kişinin esasında lisanslı operatör olmadığı beyan edilmiştir. Bu durumda davalı, rizikonun teminat dışı olduğu hususunu ispatlamış olup, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.