Anahtar kelimeler: Öncelerini Açtırdığını Ödeyeceğini Gidildiğini Ödemiş Geçerek Taksit Düzenli Faturasını Almaya

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın müvekkili şirkete başvuruda bulunmuş ve kendi iş yeri içi...özleşme hesap numaralı abonelik açtırdığını, ilgili abonelik üzerinden hizmet almaya başlayan davalının, enerji tüketim bedellerini öncelerini ödemiş olsa da ... fatura numaralı fatura tarihi 04.03.2022 ve son ödeme tarihi 14.03.2022 olan 13.349,80 TL bedelli faturasını ödemediğini, akabinde müvekkil şirket ile iletişime geçerek taksitlendirme yoluna gidildiğini ve borcun taksitlendirildiğini, ancak taksit protokolü gereği taksitlerini düzenli şekilde ödeyeceğini taahhüt eden davalı yanın taahhüdüne uymadığını ve taksitlerini ödemediğini, bunun üzerine müvekkil şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla Merkezi Takip Sistemi ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla açtıkları davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğ edildiği, ancak davaya ilişkin herhangi bir cevap dilekçesinin verilmediği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Mahkememizce öncelikle karşı taraf davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yoluna gidilmiş, bu kapsamda İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İstanbul Sarıgazi Vergi Dairesi'ne yazı yazılmış ve ilgili yazı cevapları gelmiştir.
Taraflar arası uyuşmazlığın esasına girilmeden önce gelen yazı cevapları göz önüne alındığında; öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, bu kapsamda dosyanın yapılan incelemesi neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır.
Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları“ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket tarafından davalı şahsa sağlanan elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik tedariki kullanımına ilişkin ödenmeyen faturanın tahsiline yönelik Merkezi Takip Sistemi... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında davalının tacir kaydının ve ticari işletme kaydının bulunmadığı, esnaf kaydına rastlanılmadığı, vergi kayıtlarına göre davalının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, bu haliyle davalının tacir sıfatına haiz olmadığı ve ticari işletmesinin de bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı tespit edilmiş olmakla, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiğinden, açıklanan tüm gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair davacı vekili ile davalı tarafın yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!