Anahtar kelimeler: Cye Konuyla Satımdan Anlaşamadıkları Sakarya Özetini Yargısal Esaskarar Anlaştıkları İçerir

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20..... Esas - 20.....
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 20.....KARAR NO
: 20.....HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının ÖzetiDavacı vekili tarafından UYAP üzerinden ibraz edilen dava dilekçesi ile özetle; Borçlu, .....’ın abonesi olup, bu abonelik kapsamındaki icraya konu faturalarını ödemediğini, Sakarya İcra Müdürlüğünün .....nolu MTS dosyası ile icra takibi açıldığını, borçlu borca itiraz etttiğini ve takibin durduğunu, borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, borçlunun Sakarya İcra Müdürlüğünün ......MTS nolu icra yaptığı itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından UYAP üzerinden Mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmeyi ve haksız davasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; işbu dava Sakarya Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde açıldığını, ancak davacı tarafından ibraz edilen sözleşmenin 23/2. maddesinde açıkça “Sözleşme kapsamında KOCAELİ Mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.” hükmü yer aldığını, bu düzenleme karşısında, davacının uyuşmazlığa konu alacak bakımından yetkisiz icra dairesinde icra takibi başlattığı; anılan takibe yapılan itiraz üzerine de yetkisiz mahkemede işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği anlaşıldığını, İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davalı şirket başka bir elektrik dağıtım şirketinden hizmet almakta olup davacı'dan herhangi bir hizmet alınmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları HususlarDava; elektrik aboneliği sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, Mahkememizin yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkindir.III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan DelillerDava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve perakende satış sözleşme incelenmiştirIV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlarYetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK 19/4).Yetki sözleşmesini düzenleyen HMK'nın 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılabilen bir hususun kamu düzenine ilişkin olduğundan söz edilemez. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için buradaki yetki, HMK 114/1-ç maddede düzenlenen dava şartı niteliğinde kesin yetki değildir. Taraflar aralarındaki sözleşmeyi her zaman değiştirebilir ve bazı hükümlerini de ortadan kaldırabilirler. Dava yetki sözleşmesinde belirtilenden başka yerde açılmış ve süresinde yetki itirazında bulunulmamış ise artık önceki yetki sözleşmesini ortadan kaldıran yeni bir yetki sözleşmesi kurulduğu ve dava açılan mahkemenin yetkili hale geldiğinin kabulü gerekir. HMK 17. madde açıkça tarafların iradesine önem verirken yetki sözleşmesindeki mahkemenin kesin yetkili olduğu ve bu yetkisinin taraflarca ortadan kaldırılamayacağı şeklinde bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir. Anlatılanların sonucu olarak sözleşmedeki mahkemenin münhasır yetkisi davalının yetki itirazında bulunulması halinde mahkemece dikkate alınması gerekir ise de bulunulmamış ise mahkemece kendiliğinden gözetilemez.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 T. ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında "...Mahkemece yapılacak iş; 09.03.2022 sipariş kabul fişinin aslı istenilerek davacının imzasının bulunup bulunmadığı incelenmeli, davacının imzası bulunduğu takdirde geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğundan aynı şekilde yetkisizlik kararı verilmeli, davacının imzası bulunmadığı takdirde davanın esasına girilerek bir karar verilmelidir..." denilmiştir.V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki SebeplerSomut olayda; davacı dağıtım şirketinin tarafın dayandığı ve davalı ile Sepaş arasında düzenlendiği iddia edilen █████/2018 tarihli perakende satış sözleşmenin 23 maddesinde yetki sözleşmesini düzenlediği, dava dilekçesi ekinde yer alan perakende satış sözleşmesinde her ne kadar davacının imzası bulunmuyor olsa da, davacı taraf bu sözleşmeyi kabul ettiği ve davaya konu alacağın dayanağı olduğu dolayısıyla da taraflar ile Perakende satış şirketi olan Sepaş'ın tacir olduğu da göz önüne alındığında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğu ve davacıyı da bağladığı, davaya konu alacağın dayanağını oluşturan perakende satış sözleşmesinde, sözleşme kapsamında Kocaeli Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin hüküm bulunduğu, davalı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından HMK'nın 17 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):1-Davalı aleyhine açılan davanın usule uygun yetki itirazının bulunması ve yetki sözleşmesi nedeni ile HMK'nın 17. maddesi doğrultusunda mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın yetkili KOCAELİ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,3-HMK nun 331/2-3 maddesi uyarınca; kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edildiğinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin KOCAELİ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,4-Kararın kesinleşmesinden sonra, süresi içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, talep üzerine ek karar ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026KatipE-imzalıdır.HakimE-imzalıdır.