Anahtar kelimeler: Cye Konuyla Anlaşamadıkları Sakarya Özetini Yargısal Esaskarar Anlaştıkları İçerir Bunlardan

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.... Esas - 20....

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 20....
KARAR NO
: 20....
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı tarafın özetle iddiaları; Müvekkili ....., karşı tarafın bir dönem işçileri olan dava dışı dava dışı .....ve ....'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini; dava dışı işçilerin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiği ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap verilmediğini ve herhangi bir ödemede bulunmadığını; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında █████/2009 tarihli T 5668 noluVagon Boji Demonte, Vagon İç-Dış ve Boji Temizliği İşi Konulu sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirket yalnızca, ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında müvekkili şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu mevcut olmadığını; iş bu nedenle dava dışı işçiye müvekkili şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili talebi zorunlu olduğunu belirterek, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının davalıya ait kısmının dava dışı işçilere kıdem tazminatının arabulucuya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazminine karar verilmesini talep ver dava etmiştir.
Davalı şirketin usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve akdi sorumlulukları bulunduğu oranda, davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen tazmini talepli alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçilere ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, rücu edebilecekse, ne miktarda rücu edebileceği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davacı kurum ile davalı şirket arasında █████/2009 tarihli T 5668 noluVagon Boji Demonte, Vagon İç-Dış ve Boji Temizliği İşi Konulu sözleşmenin bulunduğu; bu sözleşmenin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; davalının dava dışı işçilere yapmış olduğu ödemelere yönelik davacı tarafın rücuen talep edebileceği alacak tutarları aşağıdaki tabloda belirtildi
¸
şeklindedir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Türk Borçlar Kanununun 26 maddesinde ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 117. maddesinde
: "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. ████████ K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı üniversiteden talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████/2023 T. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında da; "...taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, dava konusu alacak için davalı tarafın temerrüte düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05.02.2024 T. █████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 29.04.2025 T. ████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında da; "...Mahkemece, dava konusu ödemelere dayanak mahkeme kararları ve icra dosyaları ile yapılan ödemeler dikkate alınarak davalılar yönünden temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi miktar yönünden hangi tarihte oluştuğu hususu tespit edilerek oluşacak sonuca göre faizin başlangıç tarihi yönünden gerekçeli şekilde belirleme yapılarak karar verilmesi gerekirken..." denilerek, faizin başlangıç tarihi için temerrüt koşulunun oluşması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 03.07.2025 T. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında da; "...İlk Derece Mahkemesince dava konusu alacaklara ilişkin olarak arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava ve ıslah tarihlerinden işleyecek faize hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, temerrüt koşulunun arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren gerekleşeceği belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Davacı kurum ile davalı firma arasında hizmet alımına dair sözleşmelerin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
TBK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından, arabuluculuk son tutanak tarihinden önce, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığından, davalı şirket, arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, davalı kendi sorumluluğu oranında asıl alacaktan ve asıl alacağa arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı, işçilere ödenen bedelden ve temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
Taleple bağlı kalınarak, 76.315,38.-TL'nin davalı şirketten temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (█████/2025) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5.213,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.303,28-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.909,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.303,28-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.104,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.022,68TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4600-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, davacı vekili yönünden miktar itibariyle kesin olmak, davalı taraf yönünden ise gerekçeli kararın davalı tarafa tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!