Anahtar kelimeler: Lpg Tutara Acentelik Bayilik Kdv Akaryakıt Geliştirme Usd Akdedildiği Satışlar

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait taşınmaz üzerinde kurulu Akaryakıt ve LPG İstasyonunun işletilmesine ilişkin bir takım sözleşmeler akdedildiği, 28.08.2015 tarihli protokol uyarınca 5 yıllık bayilik süresi karşılığı 1.875.000 USD * KDV Peşin Satış Geliştirme Primi ödenmesi kararlaştırıldığını, bu tutarın davalı tarafından avans olarak ödenmesi ve her yıl 4 kez olmak üzere 3 “er aylık dönemlerde gerçekleşen satışlar üzerinden tespit edilen tutara KDV eklenmek suretiyle fatura alınarak prim ödemesinin tasfiyesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeler kapsamında teminat olarak 575.000 USD ve 500.000 USD tutarında iki adet teminat mektubu verildiği, sadece davalı şirket ürünlerinin satıldığı, doğal sürenin sona ermesi nedeniyle ticari ilişkinin sonlandığı fakat protokol hükümleri uyarınca gerçekleşen satışlar doğrultusunda her yıl içinde 4 dönem halinde fatura alınması ile avansın tasfiyesinin sağlanmadığı gibi bazı dönemlerde de kısmi kapama yapılmasının sağlandığı, sözleşmenin sona ermesinden sonra da başka firma ile anlaşması akabinde ise fatura alınmasının sistemsel olarak kapatıldığını, fatura düzenlemesi ve avans kapamasının davalının kendi portalı üzerinden yapılması nedeniyle yalnızca müvekkili tarafından tek taraflı bu işlemleri yapmasının imkanı kalmadığını, Ödenen tutarların aslında 5 yıllık faaliyet karşılığı olmasına ve iade prim borcu olmamasına rağmen davalının kötü niyetli olarak ihtarname ile 1.082.545 USD prim borcu olduğunu iddia edildiğini, gerek sözlü gerek yazılı ve ihtar ile borcun bulunmadığı bildirilmiş ise de davalı tarafından iddia edilen borcun nasıl doğduğu ve bulunduğu izah edilmediğini, davalı taraf yasal yollara müracaat etmek yerine borcu bulunmamasına rağmen hukuka aykırı 22.12.2020 tarihinde tahsil ettiğini,1.875.000 USD primin tamamının ödenmediği ,1.841.386,94 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin 33.613,06 USD alacaklı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 28.08.2015 tarihli protokolün 1.maddesi olarak düzenlenen 3.sayfa 3.paragrafta toplamda 31.250 m3 üzerinden belirlenen prim karşılığının eksik kalan m3 başına ödenmesi yanı sıra istisnai şart olarak alım miktarının yıllık dönemine tekabül eden kısmının ancak $ 75 altında kalması halinde bu yıla ilişkin iadenin talep edilebileceğinin kararlaştırıldığını, bu satışlara zaten ulaşıldığı için iade alacağının bulunmadığının açık olduğunu, ayrıca 5 yıllık çalışma karşılığında verildiğinin de açık olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete ödemeler toplamının 5.728.718,39 TL olduğunu, iddiaları kabul etmemek kaydıyla 5 yıllık faaliyet ve tüm satışlara rağmen tahsil edilen tutarın kur karşılığının 8.076.905,00 TL olduğunu, ödenilenden fazlasının haksız olarak iade alınmaya çalışıldığı, müvekkilinin bu durumda 5 yıllık faaliyet karşılığı tam tersi borçlanarak çıktığı ve dolayısıyla davalının alacak iddiasının hukuk düzeninde korunmayacağının açık olduğu, nitekim protokolün 1 maddesi son paragrafında alacak dahi olsa USD güncel kur üzerinden hesap edilmeyeceğinin aşikar olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla mücbir sebepler 2015 yılı Kasım ayında Rusya ile yaşanan uçak düşürülmesi krizi nedeniyle ...'ya turist gelmemesi, 2016 yılı Temmuz ayında Fetö darbe girişimi ve sonrası ekonomik kırizi, 2020 yılı Mart ayında Covid nedeniyle istasyonların kapatılması ve sektörde yaşanan ciddi oranda satış düşüş nedeniyle bu dönemlere ilişkin hesaplama ve iade sorumluluğundan ari tutulması gerektiğinin hukuken açık olduğunu bildirerek itirazın iptalini, davalının takip konusu alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.08.2015 tarihli bayilik anlaşması ve protokol akdedildiği, davacının iddiasının aksine protokol kapsamında avans tutarının tamamının USD cinsinden ödendiğini, davacı tarafından kendisine ödenen prim avansının 864.33,28 USD + KDV'lik kısmı için fatura düzenlediğini, 1.010.666,72 USD'lik kısmına fatura düzenlenmediğini, protokolde davacının iddia ettiği şekilde ilgili yılda satışın % 75'e ulaşması halinde kalan bedelin davacıdan talep edilmeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, protokol metnindeki düzenlemenin eksik ürün satışından doğacak avans iade bedelinin ilgili dönem sonunda ya da 5 yıllık sözleşme süresi sonunda talep etmeye yönelik seçimlik hak tanımakta olduğunu, davacının yorumunun kabulünün mümkün olmadığını, protokolün 1 maddesindeki kura ilişkin düzenlemenin müvekkilinin avans ödemesine ilişkin olup ,davacının iade etmesi gereken tutar yönünden kır sınırlaması getirilmediğini, aksine eksik kalan m3 başına 60 USD ödeyeceğinin düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının yaptığı kur hesabının da hatalı olduğunu, davacının sözleşme süresi boyunca 20.860 m3 ürün satın almış olup fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 31.250 - 20860 : 10.390 * 60 USD : 623.400 USD prim avansının müvekkili şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu, yine protokolde düzenleme uyarınca TDK tutarları ve yüzdesel değişim nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 442.152,00 USD x KDV tutarını prim avansının müvekkili şirkete iade etmek zorunda olduğunu, açıklanan nedenler ile ,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla avans olarak ödenmiş tutarın 1.0665.561 USD'sini müvekkiline iadesi ile yükümlü olduğunu, ihtarname ile ödenmesinin ihtar edildiği ve ödeme yapılmadığından teminat mektubunun paraya çevrildiğini, davacının satış miktarının tamamlamamasında kusuru bulunmadığı ödene bedelin iadesinin talep edilemeyeceği yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığı, bedelin prim avansı ödemesi olmadığı iddiasının da kabulünün mümkün olmadığı protokolün açık olduğunu bildirerek, davanın reddine, % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememiz tarafından, deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava; davalı tarafından davacıya ödenmiş peşin satış avansının miktarı, cinsi, ne şekilde hesaplanacağı, yapılan ödemelerin protokole uygun olup olmadığı, davacının bayilik süresi boyunca, söz konusu avansın iadesi için her yıl 4 kez olmak üzere üçer aylık dönemler için fatura düzenleyip düzenlemediği, söz konusu faturaların bedelleri ve satış miktarlarının ve davacının 5 yıllık süre içerisinde aldığı akaryakıt miktarının ne olduğu, faturalı ve faturasız dahil olmak üzere davalının protokolde yer alan dönemler için ödediği avansın iadesini talep edebilmesi için gereken satış miktarının ne şekilde hesaplanacağı, iade talebi için her yılda %75'in altında satış şartının aranıp aranmayacağı, bu kapsamda iadesi gereken bir tutar var ise protokolün 1. maddesinin sonunda yer alan kurlar üzerinden hesaplama yapılması gerekip gerekmediği, kur hesabının yalnızca davalının avans ödemesi sırasında nazara alınıp alınmayacağı, buna göre davacının protokolün 1. maddesi uyarınca iade etmesi gereken avans var ise miktarının ne olduğu, protokolün 3. maddesi uyarınca davalının her bir yıl için davacıya fatura tanzim edip etmediği ve davacının alacaklarından mahsup yapıp yapmadığı, her yıl için fatura düzenlenmemiş ise, söz konusu tutarların sözleşme sonunda davacıdan talep edilip edilemeyeceği, edilecek ise davalının iade etmesi gereken bedelin ne olduğu, buna göre davacı tarafından verilen iki adet teminat mektubundan davalının tahsil ettiği bedelin tespiti, davacıya mektup bedellerinden ödenen kısım olup olmadığı, ödenmiş ise tarihi, sonuç olarak ise takip tarihi itibariyle teminat mektuplarından haksız olarak tahsil edilen bir bedel olup olmadığının tespiti ile, teminat mektupları haksız paraya çevrilmiş olduğu iddia edildiğinden işbu teminat mektuplarının haksız paraya çevrildiğinin tespiti halinde icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği istirdat istemine konu edilebilecek alacak miktarının tespiti ve temerrüt tarihinin belirlenerek temerrütten itibaren feriler ile birlikte icra takibinin devam edeceği miktar belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup olmadığı, birbirlerini teyit edip etmedikleri, taraflar arasındaki ticari ilişkinin defterlere ne şekilde yansıdığı, Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile takip tarihi itibariyle varsa asıl borç ve işlemiş faiz miktarı ve uygulanacak faiz tür ve oranının tespiti için mali müşavir bilirkişi ... ... ile sektör bilirkişisi ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin █████/2023 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler raporunda özetle;
"İstasyonun bulunduğu ... Caddesi'nin ...'nın gözde alışveriş caddlelerinden biri olduğu, akaryakıt sektörü için reklam değeri yüksek prestijli bir yol haline geldiği, istasyonun önündeki trafiğin binek ve hafif ticari araçlar ağırlıklı olduğu ve perakende satış potansiyelinin yüksek olduğu, ...'da yer alan istasyonun, turistik bölgeleri etkileyecek politik olaylardan ve salgınlardan kaynaklı trafik azalmasından satış kaybı yaşayabileceği, bahse konu lokasyonun sadece Davalı için değil tüm akaryakıt sektörü için şirketlerin yatırım iştahının yüksek olarak tabir edilebileceği bir lokasyon olduğu, tarafların istasyondan gerçekleştirilen satış müktarları üzerinde mutabık olmadıkları, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'ya yazılacak bir müzekkere ile taraflar arasındaki bu ihtilafın giderilebileceği, davacının bahse konu istasyonda sözleşmenin hiç bir yılında sözleşmede yer alan satış rakamını yakalayamadığı, TDK'nın da USD bazında istisnasız her sene sözleşmede belirtilen baremin altında kaldığı, davalı tarafından intifa ya da kira bedeli adı altında istasyona yatırım yapılmadığı yatırımın tamamının "Peşin Satış Geliştirme Teşvik Prim Avansı” adı altında bayiye yapıldığının tespit edildiği, davacı'ya ödemenin avans olarak yapılmasının faydasının davacı'nın ödeyeceği gelir vergisinde bir zamana yayılma fırsatı tanıması olduğu, avans ödenmesi, avansın fatura ile kapatılması, faturada yer verilecek kura ilişkin bilgilerin muhasebesel ve vergisel hususları kapsadığı, davalı tarafından Davacıya ödenen "Peşin Satış Geliştirme Teşvik Prim Avansı” istasyonun 5 yıl süre ile Davacı markası altında faaliyet göstermesini içeren bir yatırım bedeli olduğu, protokolde yer alan yıllık 6.250 m2 altında kalan satışlar ile ilgili m3 başına 60 USD geri ödeneceği hususunun aslen bir satış taahhüdü olduğu, sözleşme süresi içerisinde Davalı tarafından bir çekince konmadan uzun süre ifaya devam edildiği, davacıda ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluştuğu, davalının sözleşme süresi içerisinde yalnızca son yıla ilişkin olarak bedel talep edebileceğinin sektörel açıdan değerlendirildiği, davalı tarafından iletilen satış rakamlarına göre davalının 301.440 USD talep edebileceği, kayıtlarda tespit edilen davalının tazmin ettiği mektup bedeli 1.075.000 USD'ye karşılık, sektörel değerlendirmede tespit edilen 301.440 USD davalının hesaplanan alacakları kapsamında, Taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi ve protokolde davacı bayinin alacaklarından davalıya takas mahsup hakkı tanındığına ilişkin hükümleri uyarınca takas mahsuba konu edilebilecek 301.440 USD düşüldüğünde takip tarihi itibariyle davacı tarafından 773.560 USD'nin talep edilebileceğinin hesaplandığı, takipten sonra davalı tarafından davacı hesaplarına yapılan ödemelerin 14.01.2021 ve 02.02.2021 tarihlerinde 71.420 USD ve 2.926,34 USD olduğu" şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce █████/2023 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları etraflıca değerlendirilerek icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının itirazlarını tek tek karşılanmak suretiyle raporda mahkeme ve kanun yolu incelemelerde denetime uygun şekilde rapor hazırlanması bakımından bilirkişi kuruluna sözleşme konusunda uzman ... 'in de eklenerek ek rapor tanzim edilmesi istenilerek konuya ilişkin █████/2024 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;
"Sayın Mahkemece Protokol'deki Bayiin beş yıl boyunca akaryakıt alım tutarının 31.250 m3'ten az olduğu ve Protokolün 3.maddesi uyarınca Toplamı Dağıtım Karı'nın (TDK) 45 krş/litre (17,3 cent/litre) olduğu göz önüne alınarak Bayilik Anlaşması süresi içerisinde, ilgili yıl için ortalama TDK'nın, Bayilik Anlaşması'nın imza tarihindeki TDK'nın altında kalması geciktirici şartlarının gerçekleştiğine kanaat getirilmesi halinde davacının sözleşme şartlarına göre belirlenen prim avansının iade borcunun doğacağı, Sayın Mahkemece söz konusu hükümlerin sözleşme cezası niteliğinde kabul edilmesi ihtimalinde ise, Borçlar Kanununun ilgili hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde davalının asgari alım taahhüdünün beş yılın sonunda 31.250 m3'ün altında kalması halinde beş yılın sonunda; Protokol 3.madde çerçevesinde ise, TDK'nin yüzdesel de; ermesinden itibaren fatura düzenlenmesi ve müteakip yılın 15 günü içerisinde iade edilmesini talep edebileceği, Teknik bilirkişi üyelerimiz tarafından yapılan değerlendirmede taraflarca belirlenen rakamların istisnasız her yıl altında kalındığı tespitine itibar edilmesi halinde, yıllar içerisinde davalı tarafından Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bir çekince konmadan uzun süre ifaya devam edildiği tespit edilmiş ve ceza koşulu istenemeyeceği görüşü beyan edilmiş, davalının sadece son yıla ilişkin bedel talep edebileceği" şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce █████/2024 tarihli ara kararı ile taraf beyan ve itirazlar ve özellikle alınan █████/2024 günlü son ek raporun, sonuç bölümünde mahkemece 1 ve 2 nolu bilirkişilerce varılan sonuca herhangi birine itibar etmesi halinde davacı yanın talep edebileceği tazminatın ve temerrüt tarihinin belirlenerek icra takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacağın davacı ve davalının son rapora itiraz ettikleri de dikkate alınarak, bu itirazlarda değerlendirilmek suretiyle davalı vekilinin █████/2024 tarihli ve ████████ - ████████ sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının da raporda incelenerek itibar edilmesi halinde varılacak sonuçta bir değişiklik olup olmadığının tartışılması baabında heyetten Akaryakıt sektör bilirkişisi çıkartılmak suretiyle sadece hesaplama ve teknik konularda değerlendirme yapılacağı dikkate alınarak mali müşavir ... ... ve nitelikli hesap uzmanı ...'den ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2024 tarihli 2. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı 2. Ek raporlarında özetle;
"Protokol'deki Bayiin beş yıl boyunca akaryakıt alım tutarının 31.250 m3'ten az olduğu ve Protokolün 3.maddesi uyarınca Toplam Dağıtım Karı'nın (TDK) 45krş/litre (17,3 cent/litre) olduğu göz önüne alınarak Bayilik Anlaşması süresi içerisinde, ilgili yıl için ortalama TDK'nın, Bayilik Anlaşması'nın imza tarihindeki TDK'nın altında kalması geciktirici şartlarının gerçekleştiğine kanaat getirilmesi halinde davacının sözleşme şartlarına göre belirlenen prim avansının iade borcunun doğacağı, söz konusu hükümlerin sözleşme cezası niteliğinde kabul edilmesi ihtimalinde ise, Borçlar Kanununun ilgili hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde davalının asgari alım taahhüdünün beş yılın sonunda 31.250 m3'ün altında kalması halinde beş yılın sonunda; Protokol 3.madde çerçevesinde ise, TDK'nin yüzdesel değişim oranının her bir bayilik dönemi açısından dönemin sona ermesinden itibaren fatura düzenlenmesi ve müteakip yılın 15 günü içerisinde iade edilmesini talep edebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı esas alınarak değerlendirme yapıldığında Sözleşmenin 25.maddesi uygulanarak davalının geri doğru sözleşme cezası talep edebileceği, Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması halinde ise TBK hükümleri çerçevesinde davalının sadece son yıla ilişkin sözleşme cezası talep edebileceği, takip tarihinde davacının tazmin edilen teminat mektuplarının tutarı olan 1.075.000 USD alacağına karşılık, davalı tarafın Son | yıl için hesaplanan eksik alımdan kaynaklı cezai şart ve TDK farkı toplamı 301.440 USD *yi takas mahsuba konu edebileceği değerlendirildiğinde, davacının takip tarihi itibariyle 773.560 USD ve 1.272 USD faizini talep edilebileceği, davalı tarafın 5 yıl için eksik alımdan kaynaklı cezai şart ve TDK farkı toplamı 1.102.500 USD 'yi talep edebileceği durumda, davacının takibe konu edebileceği alacağı olmayacağı" şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyada alınan raporlarda dava konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesine esas alacağın niteliği itibariyle ifaya eklenen eksik alıma dayalı cezai şart niteliğinde olup, 6098 sayılı TBK'nun 182/3 maddesi gereğince davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı noktasında mahkemenin resen inceleme yapması gerektiği düzenlemesine esas alınan bilirkişilerce düzenlenen davacı yan tarafından talep edilebilecek cezai şart yönünden hesaplanan alacakların nitelikleri ve toplam 1.102.500 USD cezai şart alacağı ile son yıl için hesaplanan cezai şart miktarı olan 773.560 USD alacağının tarafların sosyal ve ekonomik durumları itibariyle ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceği tartışılarak, özellikle taraf vekillerinin bu celse zapta geçen beyanları ile davacı vekilinin beyan ve itirazları da karşılanmak suretiyle, mahkeme ve yasa yolu denetimine uygun bir şekilde, taraf ticari defter ve kayıtları ile paranın satın alma gücü, davacı yanın ekonomik durumu gözetilerek, yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alınarak ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere cezai şart miktarında ve oranında indirim yapılması gerektiğinin belirlenmesi için celp edilen fesih tarihinden önceki bilanço ve vergi kayıtları dikkate alınarak taraf beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzim edilmesi istenilerek konuya ilişkin █████/2025 tarihli 3. ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı 3. Ek raporlarında özetle;
" 3.Ek Rapora konu hususlarda yukarıdaki ek incelemeler yapılmış olup,
Davacı ... Petrol şirketine ait mali tablolar kapsamında 2019 ve 2020 yılı verilerine göre davacı şirketin borca batık olduğu, şirketin 2017,201 8,2019 ve 2020 yıllarında Net İşletme Sermayesinin (-) olduğu ve 2018,2019 ve 2020 yıllarında zararda olan şirketin, ayrıca 2017,2018,2019 ve 2020 yıllarına net işletme sermayesinin negatif olmakla yeterli likiditesinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Davacı ... Petrol'ün incelenen iktisadi durumuna ilişkin yapılan likitide analizi sonuçları, negatif seyreden özvarlık tutarı, Şirketin Dönen Varlıklarının Kısa Vadeli borçları karşılayamaz düzeyde olması ,şirketin son 3 yıl net dönem kar / zarar durumunun zarar ile sonuçlanmış olduğunu gösterir mali verileri kapsamında sayın mahkemece taktir edilecek 5 yıl için ve 1 yıl için ayrı ayrı hesaplaması arazedilen cezai şart tutarlarının ekonomik mahvına sebep olacağı, tenkis edilmesi hususunda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı ... Petrol tarafından davaya konu edilen ve davalı ... tarafından 22.12.2020 tarihinde 575.000 USD ve 500.000 USD bedelli teminat mektuplarının paraya çevrilen toplam tutarı olan 1.075.000 USD “nin haksız tahsil edildiği ileri sürülerek takibe konu edilen tutar olduğu, davalı ... tarafından davacı ... Petrol'e takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerin 14.01.2021 tarihinde 536.607,06 TL ve 02.02.2021 tarihinde 21.986,73 TL “nin, USD karşılıkları 71.420,00 USD ve 2.926,34 USD olarak hesaplandığı, davalı ...'nin tazmin ettiği mektup bedeli için bildirdiği alacak kalemleri; 5 yıl için hesaplandığında , eksik alımdan kaynaklı cezai şart 720.000 USD ve Toptan Dağıtım Karı (TDK) farkı yine 5 yıl için 382.500 USD Toplamının 1.102.500 USD olduğu, davacı ... Petrol ün tazmin edilen teminat mektup bedeli 1.075.000 USD den bu durumda alacağı kalmayacağı, Cezai şarta ilişkin tenkis hususunda taktirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, son 1 yıl için hesaplandığında , eksik alımdan kaynaklı cezai şart bedeli bu defa 118.940 USD ve Toptan Dağıtım Karı (TDK) farkı bu defa İyıl için 112.500 USD Toplamının 301.440,00 USD olduğu, bu durumda Davacı ... Petrol “ün teminat mektubundan takibe konu tutara ilişkin kalan alacağı 773.560,00 USD olduğu, bu tutara ilişkin davalı ... tarafından takipten sonra davadan önce 14.01.2021 tarihinde 536.607,06 TL ve 02.02.2021 tarihinde 21.986,73 TL yapılan ödemelerin » USD karşılıkları 71.420,00 USD ve 2.926,34 USD olduğu, yine yıl için hesaplanan cezai Şarta ilişkin tenkis hususunda taktirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, davacı ... Petrol tarafından Toptan Dağıtım Karı (TDK ) farkına ilişkin fatura tanzim edilmediğinden talep edilemeyeceği yönündeki itirazına ilişkin Taraflar arasındaki protokolün TDK'ya ilişkin maddesinde; “"Söz konusu hesaplama, Bayilik Anlaşması süresince, her bir yıllık bayilik dönemi için, yıllık olârak yapılacak ve iade edilecek tutar tespit edilerek, ilgili yıla ait bayilik döneminin sona ermesini müteakip Bayi'ye fatura edilecek ve müteakip yılın ilk 15 günü içerisinde ...'ye iade edilecektir.” Hükmü kapsamında sözleşmenin son yılı dahil ... tarafından Davacıya kesilmiş bir faturaya dava dosyasından ulaşılamamıştır.
Dolayısıyla son yıla ilişkin yapılan TDK farkı hesaplamasının toplam hesaplamaya dahil edilmeyeceği hususunda nihai takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, davacının itirazlarına ilişkin yapılan c,d ve e maddelerindeki ve itirazlar uyarınca diğer incelemelere ilişkin nihai hukuki tavsifin sayın mahkemeye ait olacağı" şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizde açılan dava, davacı şirket tarafından davalı şirketin bayisi olarak taraflar arasındaki █████/2015 tarihli protokol uyarınca ticari ilişkinin teminatı olarak verilen dava konusu ... Bankası'nın █████/2018 tarihli 500.000,00 USD ve █████/2017 tarihli 575.000,00 USD bedelli olmak üzere toplam 1.075.000 USD bedelli teminat mektupların haksız paraya çevrildiği iddiası ile yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına sunulan delillerden, taraflar arasında █████/2015 günlü bayilik sözleşmesi ve yine eki aynı tarihli protokol bulunduğu, protokol gereği yukarıda dökümü yapılan 2 adet 1.075.000 USD tutarlı teminat mektubunun davacı şirket tarafından davalıya teslim edildiği ve davalı şirketin işbu teminat mektuplarını █████/2020 tarihinde nakde çevrildiği tartışmasızdır.
Davalı tarafından █████/2015 günlü sözleşme gereğince, peşin satış geliştirme ve teşvik primi olarak 1.875.000-USD ödemenin taahhüt edildiği ve 1.841.386,94-USD'lik kısmın ödendiği, davalının sözleşme gereğince 33.613,06-USD tutarında davacıya borcu bulunduğu, davacı tarafından ileri sürülmektedir.
Davalı ise davacıya gönderdiği .... Noterliğinin 10 Kasım 2020 tarih ve ... yevmiye numaralı davacı yana █████/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile █████/2015 günlü bayilik anlaşması ve aynı tarihli protokol gereğince davacının ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesindeki istasyona taahhüt ettiği miktardan daha az otogaz ve akaryakıt satın aldığı iddiası ile, protokolden kaynaklanan 1.082.545-USD tutarında muaccel olan peşin satış geliştirme teşvik prim avansı iade borcu olduğunu belirterek işbu borcun 5 gün içerisinde ihtarnamede gösterilen banka hesabına yatırılması talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ise ihtara verdiği ... 13. Noterliğinin 18 Kasım 2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ve davadaki iddiaları ile, prim iade borcunun bulunmadığını, belirterek hesap ve muhasebe kayıtlarının protokol kapsamına uygun olarak düzeltilmesini istemiş bulunduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasen, dava konusu sözleşme gereğince davalı tarafından yapılan prim ödemelerinin sözleşmenin davacı tarafından ihlal edilmesi iddiası nedeniyle iadesi gerekip gerekmediği ve buna bağlı olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesinin hukuka uygun olup olmadığı, teminat mektubunun paraya çevrildiği █████/2020 tarihi itibariyle, teminatın paraya çevrilmesinin hukuka uygun ise ne miktar üzerinden uygun olduğu , davacının icra takibine konu ettiği teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin haksız olduğu kanaatine varılması halinde ne miktar üzerinden davacının davalıdan alacak talep edebileceği, noktasında uyuşmazlık toplanmaktadır.
Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporları ve özellikle █████/2024 günlü rapor ve █████/2025 günlü raporlarla, dava konusu teminat mektuplarının davalı tarafından █████/2020 tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme gereğince eksik alımdan kaynaklanan cezai şartın 720.000-USD olup toptan dağıtım karı ise 5 yıl için 382.500-USD olduğu, toplamının 1.102.500-USD ettiği, davacıya ait tazmin edilen teminat mektubu bedelinin 1.075.000-USD olup, cezai şart miktarından tenkis hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, son 1 yıl eksik alımdan kaynaklanan cezai şart miktarının 118.940-USD ve toplam dağıtım karı farkı ise 1 yıl için 112.500-USD olduğu, toplamının 301.440-USD ettiği bilirkişi kurulunca yapılan kök ve ek raporlardaki hesaplarda gösterilmiştir.
Dava konusu bayilik sözleşmesinden kaynaklanan eksik satış sebebiyle prim iadesi talebi ve yoksun kalınan karın TBK m.179/2 gereğince, primler henüz bayiye takip eden yılda ödenmeden önce ve ticari ilişki ile mal teslimine devam edilmeden sözleşmedeki ceza koşulu ile ilgili, "itirazı kayıt-çekince koyması" ya da davalının bayiye çıkaracağı ihtarname ile bildirmesi gerekeceği, dava konusu olayımızda davalı tarafından TBK m.179/2'e uygun çekince koymadan ifaya devam ettiği veya herhangi bir ihtar çektiğini de belgelendirilmediği, bu nedenle son yılın eksik mal alımından kaynaklanan cezai şart alacağı ve eksik mal alma nedeniyle yoksun kalınan kar toplamı üzerinden davalının, ödenen teminat mektubundan mahsup talep edebileceği mahkememizce benimsenmiştir.
Ayrıca son bir yılın cezai şart miktarı 188.940-USD olup, miktar itibariyle yapılan inceleme sonucunda işbu miktar cezai şart ödemenin davacının ekonomik mahvına sebebiyet verebileceği dikkate alınarak, mahkememizce takdiren yaklaşık %50 oranında cezai şart indirimi yapılarak işbu 188.940-USD'lik cezai şart miktarı takdiren 98.508-USD olarak tespit edilmiş, işbu miktara son 1 yıldaki TDK karı olan 112.500-USD eklendiğinde toplam davalı alacağı olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle mahsup edilecek miktar 211.008-USD olarak mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalının cari hesap ilişkisinde, cezai şart ve TDK karı dışında alacağı bulunduğu iddia edilmemiş ve mahkememizce de tespit edilmemiştir.
Bu nedenle dava konusu teminat mektubu olan 1.075.000-USD'nin █████/2020 tarihinde paraya çevrilmesi nedeniyle işbu miktardan mahsubu gereken 211.008-USD'lik miktar düşüldükten sonra davacının teminat mektuplarının haksız olarak 863.992 USD üzerinden paraya çevrildiği, mahkememizce benimsenmiş ve işbu miktara █████/2020 tarihinden icra takip tarihi █████/2021 tarihine kadar işleyen faiz miktarının 1.272,00-USD olduğu benimsenmiş ve toplam 865.264-USD üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak, davacının davalı şirket aleyhine dava konusu 2 adet ... Bankası'nın █████/2018 tarihli 500.000,00 USD ve █████/2017 tarihli 575.000,00 USD bedelli olmak üzere toplam 1.075.000 USD bedelli teminat mektupları nedeniyle davalıya borçlu olmadığı halde, mektupların haksız olarak paraya çevrildiği iddiası ile teminat mektupları bedelinin iadesi için .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptaline ilişkin istemli davanın kısmen kabulü ile; dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin 863.992 USD asıl alacak, (paraya çevrilme tarihi ile icra takibi arasındaki işlemiş faiz) 1.272 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 865.264 USD üzerinden itirazın iptali ile, asıl alacak 863.992 USD üzerinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık USD faiz oranı üzerinden ve takip talepnamesindeki koşullarla birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının alacağına davalı aleyhine icra inkar tazminatı ve davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de; icra inkar tazminatı talebinin dava konusu teminat mektupları bedelinin davalıdan istirdadının koşullarının oluşup oluşmadığı, ne miktarda istirdadına karar verilebileceği hususların yargılamayı gerektirdiğinden, davanın sırf davalıyı zarara uğratmak için açıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat isteminin, ayrı ayrı reddine, icra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemelerin itiraz tarihi itibariyle takibin haksız olup olmadığı konusu değerlendirildiğinde, dava konusu ilamın .... İcra Dairesi'nce infazı sırasında; █████/2021 tarihli 536.607,06 TL karşılığı olan 71.420 USD alacağın, █████/2021 tarihinde ödenen 21.986,73 TL karşılığı 2.926,34 USD alacak olmak üzere toplam 74.346,34 USD'nin ödemenin yapıldığı tarihinden itibaren icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davacının davalı şirket aleyhine dava konusu 2 adet ... Bankası'nın █████/2018 tarihli 500.000,00 USD ve █████/2017 tarihli 575.000,00 USD bedelli olmak üzere toplam 1.075.000 USD bedelli teminat mektupları nedeniyle davalıya borçlu olmadığı halde, mektupların haksız olarak paraya çevrildiği iddiası ile teminat mektupları bedelinin iadesi için .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptaline ilişkin istemli DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
Dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin 863.992 USD asıl alacak, (paraya çevrilme tarihi ile icra takibi arasındaki işlemiş faiz) 1.272 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 865.264 USD üzerinden İTİRAZIN İPTALİ ile, asıl alacak 863.992 USD üzerinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık USD faiz oranı üzerinden ve takip talepnamesindeki koşullarla birlikte takibin DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacının alacağına davalı aleyhine icra inkar tazminatı ve davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de;
a)İcra inkar tazminatı talebinin dava konusu teminat mektupları bedelinin davalıdan istirdadının koşullarının oluşup oluşmadığı, ne miktarda istirdadına karar verilebileceği hususların yargılamayı gerektirdiğinden,
b)Davanın sırf davalıyı zarara uğratmak için açıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat isteminin,
Ayrı ayrı REDDİNE,
4-İcra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemelerin itiraz tarihi itibariyle takibin haksız olup olmadığı konusu değerlendirildiğinde, dava konusu ilamın .... İcra Dairesi'nce infazı sırasında;
a)█████/2021 tarihli 536.607,06 TL karşılığı olan 71.420 USD alacağın,
b) █████/2021 tarihinde ödenen 21.986,73 TL karşılığı 2.926,34 USD alacak olmak üzere toplam 74.346,34 USD'nin ödemenin yapıldığı tarihinden itibaren icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına,
5-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 506.876,90 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 117.544,51 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 39.895,24 TL'lik harç da dahil olmak üzere toplam 157.439,75 harcın mahsubu ile bakiye 349.437,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 117.544,51 TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 39.895,24 TL harç olmak üzere toplam 157.439,75 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 157.499,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 626.607,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 259.405,48 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 36.250,00 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 29.130,5 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan 53,95 TL'nin kabul ret durumuna göre 10,59 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın kendi üzerinde üzerinde bırakılmasına,
11-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL'lik arabulucu ücretinin davanın haklılık durumuna göre 1.060,75 TL'sinin davalıdan; bakiyesinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Artan avansın HMK m.333 uyarınca karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!