Anahtar kelimeler: Şahsa Satıldığını Şahıs Doğumlu Payının Tapuda Adana Oğlu İsimli Malik
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... isimli dava dışı 3. şahıs tarafından Adana ili, ... İlçesi, ... Köyü, 114 parselin 1/2 payının 1929 doğumlu ... oğlu ... tarafından ...'a verilen vekaletname ile 17.04.1992 tarihinde ... isimli dava dışı 3. şahsa satıldığını, ancak devir tarihinden 10 yıl sonra, tapuda satış işlemini yapan ...'ın gerçek malik olmadığı, tapu idaresini yanıltmak suretiyle, dedesinin yerine geçerek, dedesine ait taşınmazı sattığı iddiasıyla hakkında dava açıldığını, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek, ... adına olan kaydın iptal edilerek gerçek malikler adına tescil edildiğini, bunun üzerine ... tarafından idare aleyhine Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile ...'nun davasının kabulüne karar verildiğini, ... tarafından açılan tazminat davası sonucunda yapılan ödeme sebebiyle meydana gelen Hazine zararı tapu sicilinin tutulmasından değil, sicilin düzenlenmesinde etkin olan davalıların murisi ... oğlu ...'ın aldatma kastı taşıyan fiilinden kaynaklandığını, ... oğlu ...'ın kendi taşınmazı olmadığını bile bile dedesi ile olan isim benzerliğinden faydalanarak kötü niyetli olarak hileli davranışları ile devletin resmi organlarını aldatmak suretiyle satış işlemini gerçekleştirdiğini belirterek, Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi gereğince ... tarafından ödenen 731.863,86 TL'nin ödeme tarihi olan 31.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalılar murisinin hangi mal varlığına sahip olduğu ve vekaletname gereğince ...'nun hangi işlemleri gerçekleştirebileceğinin açıkça göründüğü, burada kasten yahut ihmal ile sırf isim benzerliği söz konusu olması dolayısıyla yeterli inceleme yapılmadan başkasına ait taşınmazın ... adına tescil edildiğini, davalıların kusuru bulunmadığını, aynı zamanda bilgilerinin de olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının babasının dedesinin yerine geçtiği ve gerçek tapu malikinin torunu olduğu iddiasının kabul edilmesi, tapulama tutanaklarına bakılmaması, tapu memurlarının vekaletnamedeki yetkiyi yanlış değerlendirmesi, veraset ilamı istenmemesi gibi kusurlar sonucu yolsuz tescil yapılmış olup, hazine aleyhine açılan davanın iyi takip edilmediği için kaybedildiğini, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davayla konusu ve tarafları aynı olan Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının temyiz incelemesi için Yargatay'da olduğunu, henüz kesinleşmediğinden anılan bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; mevcut olayda davalıların murisi 1929 doğumlu, ... Oğlu, ...'ın kendisine ait olmadığını bildiği halde dava konusu taşınmazın satışını verdiği vekaletname ile ... tarafından ...'ya satıldığı, bu satıştan kaynaklı ...'ın kazanım elde ettiği, öte yandan aynı satışa ilişkin ... tarafından ...'ın mirasçılarına karşı rücuen açılan Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davasındaki kabul kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 731.863,86TL'nin ödeme tarihi olan 31.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; yetkili mahkemenin Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın olay üzerinden 22 yıl geçtikten sonra açıldığını, ne tapuya ne de satışı gerçekleştiren ...'ya kusur atfedilmemesinin anlaşılamadığını, davalılar murisi olan ...'ın yıllar öncesinde kendi adına kayıtlı bir kısım taşınmazların satışını yapması için ...'ya vekaletname verdiğini, adı geçen şahıs ise Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yaptığı müracaatta isim benzerliği olan diğer ...'a ait olan diğer taşınmazları da ekleyerek satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalılar murisinin tapuya hiç gitmediğini, muristen vekaletname alarak satış yapan ...'nun tapuda ne şekilde işlem yaptığı; tapuda nasıl bir karışıklık yapılarak başkası adına kayıtlı taşınmazları da satış işlemine dahil ettiğinin bilinmediğini, tüm bunlara rağmen hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmayan davalıların sorumlu tutulması ve tüm kusurun eksik ve yetersiz inceleme yapan tapuda ve hangi amaçla böyle bir işlem gerçekleştirdiği bilinmeyen ... da olması gerekirken davalıların tazminatla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davalı murisi "..."ın dedesinin yerine geçmesinin söz konusu olmadığını, mirasçı olduğu taşınmazlar üzerindeki payların intikal ve satışı için ...'a vekalet verdiğini, vekaletnamenin de 2 tanık huzurunda ve parmak izi basılarak verildiğini, vekalet verilen kişinin, emlakçılık yapan dava dışı ... yanında çalışan bir kişi olduğunu, tüm işlemleri onun yaptığını, dava kendilerine ihbar edilmediği için murisleri adına bir savunma yapma imkânı tanınmadığını, davalı hakkında açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı Hazine’nin TMK’nın 1007. maddesi uyarınca ödediği tazminatın, tazminat davasına konu taşınmazın tapuda satışını sahte kimlik ile gerçekleştirerek taşınmazı lehine tescil eden ...'ın mirasçılarından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taşınmaz devrinin davalılar murisi tarafından sahte kimlik bilgileri ile gerçekleştirildiğinin sabit olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!