Anahtar kelimeler: Mbtaşkın Yünlü Eti Hekimliği Bünyesinde Arası Cevabının San Gösteren Şti
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA
:Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan ...Yünlü San. Tic. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.B.Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin ...eti
:
Davacı, asıl işveren ...A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. ile işyeri hekimliği s...leşmesi yapıldığını, ücretlerinin eksik ödendiğini, bu nedenle 17.07.2002-01.10.2006 tarihleri arası ücret alacağından asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ücret alacağının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının ...eti
:
Davalı ... A.Ş., davacının 03.07.20 00... .10.2007 tarihleri arasında davalı firmada işyeri hekimi olarak çalıştığını, davalı firmalar arasında iş hukukunun aradığı anlamda asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığından davalı firmanın hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının işyeri hekimi olması nedeniyle şirket ile diğer davalı şirket arasında taşeronlardan alınan hizmet (temizlik vs.) olmadığı, davacının işinin tamamen farklı bir iş olduğundan davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacı işyeri hekimi ve taşeronlar arasında yapılan münferit hizmet s...leşmeleri nedeniyle davalı şirketin asıl-alt işveren durumuna sokulamayacağını, Yargıtay kararlarından da açıkça anlaşıldığı üzere 50 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüğünün yasal nedenden kaynaklanması nedeniyle asıl veya yardımcı işlerden sayılamayacağını ayrıca ücretin serbestçe belirlenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının ...eti
:
Mahkemece, davacının hem davalı ... A.Ş. elemanlarına hem de diğer davalı ... Ltd Şti nin temizlik elemanlarına işyeri hekimi olarak tam gün hizmet verdiği, yapılan işin aynı yerde bulunması, işin yapıldığı yerdeki her iki davalı firma çalışanlarının işyeri hekimliği hizmetinden faydalandıkları hususu sabit olduğu, davacının fiilen yaptığı iş yönünden ücret talep etmesinde hakkı bulunduğu kanaatine varıldığı, davacının almaya hak kazandığı ücreti diğer davalı firma yönünden taşeron ilişkisi ve bu suretle asıl işveren davalı ... AŞ den birlikte talep etmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
:
Kararı davalı ... A.Ş. temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının talep ettiği alacaklardan davalıların birlikte sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, işveren bir iş s...leşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden s... edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki asıl işveren alt işveren ilişkisinden s... edilebilsin. Alt işverenin başlangıçta bir işyerinin olması şart değildir. Alt işveren, işveren sıfatını ilk defa asıl işverenden aldığı iş ve bu işin görüldüğü işyeri nedeniyle kazanmış olabilir.
Asıl işverene ait işyerinde yürütülmekte olan mal veya hizmet üretimine ait yardımcı bir işin alt işverene bırakılması nedeniyle, alt işveren açısından bağımsız bir işyerinden s... edilip edilemeyeceği sorunu öncelikle ç...ümlenmelidir. Zira asıl işveren veya alt işverenin değişmesinin işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti için işyeri kavramının bu noktada açıklığa kavuşturulması gerekir.
Soruna 2821 sayılı Sendikalar Kanunu açısından bakıldığında, asıl işin tabi bulunduğu iş kolunun yardımcı iş için de geçerli olduğunu söylemek gerekirse de 4857 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin açık hükmü karşısında, işin alt işverene bırakıldığı durumların bundan ayrık tutulması gerekir.
Gerçekten, 4857 sayılı Yasanın 2/III maddesinde, “İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür” şeklinde Sendikalar Kanunu ile örtüşen ana kurala yer verildiği halde, sonraki bentlerde asıl işveren alt işveren ilişkisi düzenlenmiş, bir anlamda yardımcı işin alt işverene bırakılması ile ayrık bir durum öngörülmüştür. Daha sonra da, aynı yasanın 3 üncü maddesinde “Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi işyeri için birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür” şeklinde kurala yer verilerek sorun açık biçimde ç...ümlemiş ve alt işveren işyerinin asıl işverene ait işyerinden bağımsız olduğu ortaya konulmuştur. Belirtilen ç...üm şekli alt işverenlik kurumunun niteliğine de uygun düşmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 4857 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce de alt işverenin işyerinin, asıl işveren ait işyerinden bağımsız olduğu sonucuna varmıştır (Yargıtay HGK. 6.6.20 01... / 9-711 E, 2001/ 820 K).
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir.
4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş s...leşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir (9. HD. 18.9.20 08... /26306 E, ██████████ K.).
Süresi sona eren alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren arasında açık biçimde işyeri devrini öngören bir s...leşme yapılması da imkân dahilindedir. Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, s...ü edilen işçiler bakımından iş s...leşmelerinin devralan işveren geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona eren alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin iş s...leşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir.
Alt işverenin asıl işverenle akdettiği çalışma süresinin sonunda veya süresinden önce alt işverenin, ilişkisin sonlandırılması nedenine dayalı olarak tüm işçilerine başka işyeri göstererek işyerinden ayrılması, ardından işin asıl işveren tarafından başka bir alt işverene verilmesi örneğinde alt işverenler arasında hukukî bir ilişki bulunmamaktadır. Hukukî ilişki, alt işverenler ile asıl işveren arasında gerçekleştiğinden belirtilen durum alt işverenler arasında işyeri devri olarak değerlendirilemez.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukukî sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş s...leşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında İş Kanununun 6 ncı maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir. Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet akitlerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır.
Alt işverenlerin, aralarında herhangi bir hukukî işleme bağlı olmaksızın değişmesini işyeri devri olarak kabul etmediğimiz taktirde, her bir alt işverenin kendi dönemiyle ilgili olarak işçilik haklarından sorumluğu s... konusu olacağından ve asıl işverenin sorumluluğu yasa gereği alt işverenin sorumluluğunu aşamayacağından hak kaybına neden olabilecektir. Örneğin işyerinde periyodik olarak 11... gün sürelerle işçi çalıştıran alt işverenler yönünden hiçbir zaman kıdem tazminatı ile izin ücreti ödeme yükümlülüğü doğmayacak, buna rağmen asıl işverenin tüm süreye göre bu işçilik haklarından sorumluluğu gündeme gelecektir. Oysa asıl işverenin sorumluluğunun alt işveren veya işverenlerin sorumluluğunu aşması düşünülemez.
1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden s... edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğini korumasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, iş gücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir(Süzen, v. Zehnacker Krankenhausservice, Case █████, 1997, ECR I-1259. ; Spijkers v. Benedik, Case █████, 1986, ECR 1119).
Avrupa Adalet Divanı, maddî ve maddî olmayan unsurların devri s... konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde, ekonomik birliğin önemli unsuru olan işçilerin devri yoluyla da işyeri devrinin gerçekleşebileceğini kabul etmektedir (ATAD, 10.12.1998, ██████, Hidalgo, para. 26, NZA 199, H.4, 189 vd.).
Avrupa Adalet Divanının kararlarında, “hukukî işlemle devir” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmekte, yazılı, s...lü veya zımnî bir anlaşma da yeterli görülmektedir. Yine üye ülkeler uygulamasında, ihale yoluyla bir işin alınmasında, devreden işveren bilmese dahi işyeri devrinin mümkün olabileceği kabul edilmiştir. Avrupa Birliğine üye olmayan ancak benzer hükme sahip İsviçre’de Federal Mahkeme, devreden ve devralan arasında doğrudan hukukî işlemin bulunmasının şart olmadığı sonucuna varmıştır (Bkz. Yenisey, K. Doğan: ESAS NO : ██████████
İşyeri Devri Çerçevesinde İşyeri ve İşyeri Bölümü Kavramları, Kadir Has Üni. İş Hukukunda Üçlü İş İlişkileri, s. 135).
Yapılan bu açıklamalara göre; işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre ç...üme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş s...leşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş s...leşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş s...leşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.
Buna karşın, süresi sona eren alt işverence işçinin iş s...leşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş s...leşmesi niteliğindedir. Bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut olayda, davalı ... AŞ işyerinde 3.7.2000 tarihinde işyeri hekimi olarak çalışmaya başlamıştır. Daha sonra davalı ... işyerinde alt işveren olarak faaliyet gösteren RGS Temizlik, ... Gıda Ve ... Tekstil firmalarının da işyeri hekimine ihtiyaç duyması nedeniyle anılan firmalarla da ortak sağlık birimi s...leşmesi imzaladığı anlaşılmaktadır. Davacının Ekim 2007 ayında davalı şirketlere gönderdiği ihtarname ile alt işverenlerin ücret ödemelerini tam olarak yapmadığını bildirip ödenmesini istediği bilahare 25.10.2007 tarihinde ...A.Ş. neznindeki çalışmasını feshettiği tespit edilmiştir.
Davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanununu 2. maddesi kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı ç...ümlenmesi gereken ilk problemdir. Davalı ... AŞ işyerinde taşeron olarak çalışan diğer davalı şirketlerin temizlik işi, yemek işi ve üretim işi yaptıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacının gördüğü işin ve istihdam şeklinin somut olay ...ellikleri bakımından ele alınması gerekmektedir. Davacının gördüğü iş asıl işverenden doğrudan veya dolaylı olarak alınan bir işin ifası niteliğinde değildir. Taşeronun işyeri hekimi olan davacı temizlik, üretim veya yemek işinde değil, bu işlerde çalışan işçilerin gerekli muayene ve tedavilerinin sağlanmasına yönelik olarak tamamen alt işverenin kendi işyeri organizasyonunun gerektirdiği yasal zaruret çerçevesinde istihdam edilen bir kimsedir. Taşeron işçilerine sağlık hizmeti verilmesi asıl işverenden doğrudan veya dolaylı üstlenilen bir iş değildir. Davacı, asıl işverenin yardımcı işinin ifası için değil, taşeronun kendi işyeri örgütü içinde onun işçilerine hizmet sunmak için çalıştırılmaktadır. Alt işverenlik ilişkisinin konu bakımından sınırı, asıl işverenden üstlenilen işin bu işte çalıştırılan işçilerce ifasına kadardır. O işçilerin muayene ve tedavileri için taşeronun bir işçisinden iş s...leşmesi çerçevesinde muayene ve tedavi hizmeti alması “alt işverene bırakılan işin, asıl işverenin asıl işinin bir bölümü yahut yardımcı işi olması gerektiği” kuralının kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu 2. maddesi kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığının kabulü ile davalı ... A.Ş.'nin asıl işveren olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... Ltd. Şti. yanındaki çalışmalarından dolayı sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekirken mahkemece alacakların müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!