Anahtar kelimeler: İtirazname Kaçması Kanunî İtiraza Tutuklunun Düşme Görüşü Ret Neticesinde Özetle

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıHÜKÜM
: MahkumiyetİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: RetİTİRAZA KONU KARAR
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeİTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, 15.04.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı' nın, 01.07.2025 tarihli ve KD-███████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda özetle, yerel mahkemece sanık ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün hüküm fıkrasında kanun yolu başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanunun 263. maddesinde yazılan bildirimler yapılmamış ise de, sanığın, hükmün kesinleştirilerek infaza verildiğinden haberdar olduğu, buna rağmen 5271 sayılı Kanunun 41/1. maddesi uyarınca bir haftalık yasal süresinde temyiz kanun yoluna başvurmadığı gibi, uzunca bir zaman geçtikten sonra verilen 16.07.2024 tarihli eski hale getirme ve temyiz dilekçesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve bu nedenlerle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.II. GEREKÇE5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca da karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.5271 sayılı Kanun' un 263. maddesi gereği cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu cezaevi müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurma hakkını kullanabileceğinin açıklanması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada cezaevinden getirtilmek suretiyle hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263 ncü maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı kanun yoluna başvurabileceği gösterilmemiş ise de sanık hakkındaki hükmün 05.01.2006 tarihinde kesinleştirilmesinden sonra ilamın infaza verildiği ve sanığın cezasının 20.09.2007 tarihinde infaz edilerek yerine getirme fişinin düzenlendiği, hükmün infaz tarihinin üzerinden dahi 17 yıla yakın süre geçtiği, kesinleştirilerek infaza verilen karardan haberdar olan sanığın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.07.2024 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme talebi ile temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, 15.04.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ilâmının KALDIRILMASINA,3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.12.2005 tarihli ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararına yönelik sanığın eski hale getirme talebi ile temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 11.11.2025 tarihinde karar verildi.