Anahtar kelimeler: Proforma Torba Davadavacı Eft Kesim Çöp Makinenin Makinesini Faturasına Usd

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
:Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 11.11.2019 tarihli proforma fatura ile 80.000 USD + KDV karşılığında █████/2019 tarihli fatura konusu 1 adet çöp torba kesim makinesini satın aldığını, ödemenin banka üzerinden 80.000-USD aldığı 472.800-TL olarak havale edildiğini, EFT açıklamasında "proforma faturasına istinaden 80.000-USD karşılığı USD 5.91 TL" ibaresine yer verildiğini, davalının müvekkiline gönderdiği proforma faturanın sözleşme niteliğinde olduğunu, makinenin birçok kez hata verdiğini, makine ayıplı çıktığı için 16.11.2020 tarihinde makinenin geri alınması üzerine iade faturası kesildiğini, yine müvekkilinin düzenlediği 31.12.2020 tarihli fatura ile ödeme tarihi ile iade tarihi arasında oluşan kur farkının faturalandırıldığını, ancak davalının kur farkı faturasını kabul etmeyerek iade ettiğini belirterek müvekkilinin mahrum kaldığı kur farkı olan 140.800-TL'nin faturanın kesildiği tarih olan 31.12.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili; taraflar arasında yapılan şifahi anlaşma neticesinde müvekkili şirketin fatura düzenlediğini, davacının faturaya itiraz etmediği gibi anlaşmanın USD üzerinden yapıldığına ilişkin ispat külfetinin davacıda olduğunu, taraflar arası ilişkide servis raporları incelendiğinde makine üzerinde kullanıcı hatası ile meydana gelmiş sorunlardan kaynaklı arızalardan müvekkilinin sorumlu olmadığı halde müvekkilinin iyi niyet göstergesi olarak iadeyi kabul ettiğini, makine satışı esnasında ödenen paranın tamamının iadesinin dahi talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, makinenin davacıya tesliminden itibaren davacı tarafından kullanıldığını ve kullanımdan doğan kazançların tamamının davacı uhdesinde kaldığını, makinede meydana gelen değer kaybı göz ardı edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece; taraflar arasında çöp torba kesim makinesi alım satımı hususunda ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından satın alınarak teslim alınan makinenin davalıya iade edilerek iade faturası kesildiği, akabinde davacı tarafından, davalı adına ödeme tarihi ile iade tarihi arasında oluşan kur farkı faturası düzenlendiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünün, davacının süregelen ticari ilişkide, davalıdan kur farkı talep edip edemeyeceği hususunda toplandığı, söz konusu kur farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında bir sözleşme veya teamül bulunması gerektiği, somut olayda kur farkına ödeneceğine dair taraflar arasında bir teamülün veya sözleşme hükmü bulunmadığı, davacı tarafından yabancı para birimi üzerinden ticari ilişkinin varlığının ispat edilemediği, faturaların döviz cinsinden düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili; davalı tarafından düzenlenen proforma faturada 80.000-USD teklif verildiğini, müvekkilinin 80.000-USD karşılığı 472.800-TL'yi davalının banka hesabına EFT yolu ile gönderdiğini, EFT açıklamasında "proforma faturasına istinaden 80.000-USD karşılığı USD: 5,91" açıklamasına yer verildiğini, müvekkilinin ödemeyi bu şekilde yapması ile taraflar arasındaki ilişkinin proforma faturada belirtilen şartlarda kurulduğunu, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, emsal olduğu belirtilen mahkeme kararlarının somut olaya uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.TBK'nın 99. maddesine göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir."Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19. HD’nin ██████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2018; ██████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2017 tarihli ilamları). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19. HD'nin ████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2019 tarihli ilamı). Diğer taraftan kur farkı talepleri kur farkı faturası düzenlenmesine bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Bu durumda kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir (Yargıtay 19. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2018 tarihli ilamı).Somut olayda davacının davalıdan █████/2019 tarihli 472.800-TL tutarlı fatura konusu çöp torbası kesim makinesi satın aldığı, makinenin davacıya aynı gün teslim edildiği, makine bedelinin davalıya █████/2019 tarihinde EFT yoluyla ödendiği, makinenin arızalanması üzerine davacının █████/2020 tarihli 472.800-TL iade faturasını düzenleyerek makineyi davalıya iade ettiği hususu ihtilafsız olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsine endeksli olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının davalıya ödemeyi yaptığı tarihle, davalının tutarı iade ettiği tarih arasında kur farkı nedeniyle meydana gelen artışın talep edilip edilemeyeceği hususundadır.Taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcında davalı tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli proforma faturada satışı bedeli 80.000-USD + KDV olarak gösterilmiş olup, davacı tarafından yapılan █████/2019 tarihli 472.800-TL tutarlı EFT açıklamasında "...-... Nolu Proforma - Çöp Torbası Kesim Makinası Alımı 80.000-USD karşılığı USD: 5,91-TL" ibaresine yer verilmiştir. Davalı satıcı tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli faturada tutar 472.800-TL olarak gösterilmiş ve yabancı para cinsinden bir açıklamaya ve kur bilgisine yer verilmemiş ise de davalı tarafından düzenlenen proforma faturanın USD olarak düzenlenmesi, davacının EFT açıklamasında ödemenin proforma faturaya istinaden kur karşılığı yapıldığının belirtilmesi, ödemenin proforma faturanın düzenlendiği █████/2019 tarihindeki kur üzerinden değil, █████/2019 tarihli ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılması karşısında taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı paraya endeksli olarak kurulduğunun kabulü gerekir.Buna göre değerlendirme yapıldığında; davacı tarafından arızalı olduğu iddia edilen makinenin iade faturası ile birlikte davalı tarafından teslim alınmış olmakla ayıp iddiası kabulünde olan davalı, bedeli iade ederken dövize endeksli olarak aldığı bedeli aynı şekilde dövize endeksli olarak iade etmesi gerekir. 80.000-USD'nin davacıya bedel iadesinin yapıldığı █████/2020 tarihi itibariyle kur farkı kaynaklı alacağı sabit olduğundan davanın 140.800-TL yönünden kabulü gerekir.Ayrıca, davalı tarafça aracın davacıya teslim edildiği tarihten iade edileceği tarihe kadar kullanımdan kaynaklanan yararların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de satış bedelinin de davalı satıcının uhdesinde ve tasarrufuna açık bulunduğu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarihli, █████████ E.█████████ K; █████/2012 tarihli ██████████ E. █████████ K. sayılı içtihadı) dikkate alındığında makinedeki yıpranma payı ile davacının elde ettiği faydanın parasal karşılığının mahsubu talebi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından,yeniden karar verilerek davanın kabulüne, 140.800-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulü ile; 140.800-TL’nin █████/2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,”İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 9.618,04-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 2.404,52-TL harcın mahsubu ile kalan 7.213,52-TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 2.463,82-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 54,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 854,60-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 165,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!