Anahtar kelimeler: Sürücüden Ayağının Derin Üzüntü Kırıldığını Çoğu Cismani Acı Kalıcı Ciddi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında sürücü --- kontrolünde bulunan ---- plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ayağının kırıldığını ve ciddi bir şekilde yaralandığını, müvekkilinin yaralanması sonucu kalıcı hasar oluştuğunu, müvekkilinin sürücüden şikayetçi olduğunu ve ---- Asliye Ceza Mahkemesinin -----esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu, kesinleşmediğini, kaza sebebiyle müvekkilinin tedavi süresi boyunca acı derin ve üzüntü içinde olduğunu, çoğu zaman yatağa bağlı yaşadığını, müvekkilinin hukuki yardıma ihtiyaç duyduğunu, adli yardım taleplerinin bulunduğunu beyan ederek, ---- plakalı araç kaydına tedbir konulmasına, davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000 TL maddi tazminat ile tüm davalılardan 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle davalı ---- müştereken ve müteselsilen davacıya ödetilmesine, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasanın 107.maddesi uyarınca belirlenecek maddi tazminata, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle davalıda alınarak davacıya ödetilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına karışan ----plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde █████/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin 290.000.- TL olduğunu, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunun sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu beyan ederek, davacının bakiye tazminat talepleri haksız olduğundan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, dosyanın kusur durumu tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilerek Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği’ne göre rapor alınmasına, davacının tedavi gideri talebinin müvekkili şirket yönünden reddi ile davanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbarı ve Kurum’un davaya yasal hasım/dahili davalı olarak dahil edilmesine, davacının geçici iş göremezlik ve dolaylı zarar niteliğindeki taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olması nedeni ile müvekkili şirket yönünden reddine, bakiye tazminata ilişkin hesaplama yapılması halinde, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan müvekkili şirket adına tescilli --- plakalı araç diğer davalı ------, bünyesinde ------ numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede kişi başı ölüm/sakatlık teminat miktarının 290.000 TL olduğunu, diğer davalı yan ----- şirketinin davacı yana 28.499,70 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin sigorta limitinin yukarıda da belirtildiği üzere 290.000 TL olup davacı yanın talep ettiği maddi tazminat limitini karşıladığını, davacı yanın manevi tazminat istemi için ise, ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yarattığını, davacı yanın talep ettiği manevi tazminat tutarının ise kişinin manevi tatmininden ziyade kişinin zenginleşmesi amacını taşıdığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, İşbu nedenle davacı yanın talep ettiği manevi tazminat tutarının yüksek olup reddi gerektiğini, kaldı ki davacı yanın maddi ve manevi tazminat istemlerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız, hukuka aykırı ve zenginleşme amacı taşıdığından davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- mahkememiz tarafından usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Dosyanın incelenmesinde davanın ilk olarak açıldığı ------Asliye Hukuk Mahkemesinin --- Esas----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edildiği, mahkememizin --- Esasında yapılan yargılama neticesinde ----- karar sayılı █████/2025 tarihli karar ile davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verildiği, davacının söz konusu kararı istinaf etmesi üzerine ---- BAM ----Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ---- Esas ------. sayılı kararı ile "Mahkemece davacı vekiline duruşmada "...Davacı vekiline 562.00 TL tutarında ATK faturasını yatırdığına dair dekontu dosyaya sunması için 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtarat yapıldı ) .." denilmek sureti ile davacının maluliyetine ilişkin düzenlenmiş olan █████/2020 tarihli ATK raporu için düzenlenen faturanın ödenmesi amacıyla davacıya kesin süre verilmiştir. Başka bir anlatımla, kesin süre, duruşmadan önce yapılmış olan bir işlemin bedelinin ödenmesi amacıyla verilmiştir. Oysa, işlem yapılmadan önce dosyada yeterli avans bulundurmak üzere usuli işlem (ATK'ye sevk) yapılmalı, yeterli avans bulunmadığı halde işlem yapılmış ve fatura bedeli karşılanmamış ise mahkemece yapılması gereken, yargılama sonunda bu bedelin (yargılama gideri) haksız çıkan taraftan tahsiline hükmetmek olmalıdır. Kaldı ki, mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçesi, ATK fatura bedelinin ödenmemesine değil, ceza mahkemesinin kusur raporunun bağlayıcı olmaması nedeniyle, kusur durumunu belirlemek amacıyla alınacak ATK raporu için avans yatırılmamasına dayanmaktadır.Somut olayda, -----. ACM ---) ve -----) Sayılı dosyasına sunulan █████/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu ---- Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre; sanık sürücü----- idaresindeki kamyonet ile bahse konu kavşaktan dönüşe geçmeden evvel hızını azaltması, görüş alanını kontrol altında tutarak uygun açıyla dönüşe geçmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermeyip yolun büyük bir bölümünü kat etmiş olan yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğu olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile asli ve tam kusurlu; müşteki yaya ---- kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya girip geçişini tamamlamak üzere iken sanık sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru olmadığının tespit edildiği görülmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. md. gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir.O halde, Mahkemece yeniden usulünce, hangi delilin toplanması için ve ne miktarda avans yatırılacağı yazılıp yatırılmaması durumunda da sonuçları açıkça belirtilerek davacı vekiline kesin süre verilip sonucuna göre yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış," gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya yeniden mahkememizin ----- esasına kaydı yapılmıştır.Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun █████/2020----- sayılı raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca █████/2016 tarihli kaza uyarınca davacı uhdesinde sürekli maluliyet oluşturacak şekilde bir yaralanmanın söz konusu olmadığı, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya kusur bilirkişisi --- ile aktüer bilirkişi --- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekilince verilen ıslah dilekçesinde; 2.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatı 947,06 TL arttırarak 2.947,06 TL olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; █████/2016 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ----- plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının malul kalıp kalmadığı, tarafların kusur durumu ve manevi zararın mahkememizce takdiri noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; █████/2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalı sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan diğer davalıların trafik sigortacısı ve işleteni olduğu ------ plakalı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayın oluş şekli dikkate alındığında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki --- plakalı panelvan kamyoneti ile kavşaktan sola dönüş yaparken yolun sağında yaya kaldırımı olması nedeni ile kavşak girişinden yayaların geçiyor olabileceği ön görülebilir tehlikesini dikkate alarak manevra alanını kontrol altında tutması ve bu surette kavşak girişinde sağdan sola karşıya geçmekte olan yaya davacıya geçiş önceliğini hakkını vererek geçmesini bekledikten sonra sola dönüşünü yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip aksine davranarak; sola dönüşü esnasında aracının manevrası esnasında manevra alanını kontrol altında tutmadan manevrasını sürdürmüş ve bu davranışının eseri olarak kavşak girişinde geçiş önceliği hakkına haiz olarak karşıya geçmekte olup dikkatli olması halinde fark etmemesi için bir neden olmayan yaya ya önlemsizce çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği ve tedbirsiz ve dikkatsizlik içeren bu davranışları ile KTK m.53/b hükmüne aykırı hareket ederek kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, davacının geçiş yerinin KTK m.53 maddesinin yayalara geçiş hakkı verdiği kavşak girişi olduğu dolayısı ile geçiş yeri tercihinin kural ihlali teşkil etmediği, yine aracın sol ön kısımları ile yaya davacının sol yan kısımlarına çarpmış olmasından yaya davacının yolun büyük bir kısmını geçmiş olduğunu bu halde dönüş yaparak üzerine gelen araca karşı alabileceği bir tedbirde olmayacağı tespit edildiğinden kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, iş bu tespitin dosyamızda alınan bilirkişi raporu ve ---ACM ----) ve ----() Sayılı osyasına sunulan █████/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu ----- Trafik İhtisas Dairesi raporundaki mütalaaya uygun olduğu, ATK ----- İhtisas Kurulu'nca hazırlanan raporda kaza sebebiyle davacı uhdesinde sürekli maluliyet oluşturacak şekilde bir yaralanmanın söz konusu olmadığı, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, toplanan deliller arasında SGK tarafından davacıya 5.686,28 TL iş göremezlik ödemesinin yapıldığı, HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 6 ay süreli geçici iş göremezlik zararının kaza tarihindeki ücret geliri esasına göre 8.633,34 TL olduğu, SGK tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra 2.947,06 TL bakiye geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, davacının HMK m.31 hükmü kapsamında 2.000,00 TL maddi tazminat talebini 650,00 TL sürekli, 650,00 TL tedavi ve 700,00 TL geçici iş göremezlik zararı olarak ayrıştırdığı ancak ıslah dilekçesinde tüm talep miktarı üzerinden yalnızca 947,06 TL ıslah talebinde bulunduğu, toplanan deliller kapsamında davacının 650 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddi gerektiği, davacının 2.947,06 TL geçici iş göremezlik zararından ve HMK m.4 hükmü kapsamında dava tarihi itibariyle makul olan 650,00 TL tedavi gideri zararından (toplam 3.647,06 TL) davalı sürücünün TBK m.49 davalı işletenin ise KTK m.85 hükmü kapsamında kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinin ise KTK m.91 ve KTK m.99 hükümleri kapsamında kendisine yapılan başvuru sonrasındaki 8 iş günü sonrası itibariyle talep gibi yasal faizi ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine dava öncesinde yapılan başvuruya ilişkin tarihi gösterir bir delilin sunulmadığı bu sebeple dava tarihi itibariyle temerrütün oluştuğunun kabulü gerektiği kanaatine varılarak maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bunun yanında kaza sebebiyle yaşanan yaralanmanın davacı uhdesinde oluşturduğu üzüntü ve elem TBK m.56/I hükmünce değerlendirilmiş, yaşanan olayın asla bir maddi karşılığının olmaması ve ayrıca manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmayacağına dair ilkeler kapsamında, söz konusu kazanın davacı uhdesinde manevi zarara da sebebiyet verdiği kanaatine varılarak hakkaniyet ilkesi (TMK m.4), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli ile kusur oranları da dikkate alınarak talep edilen tazminatın kısmen kabulüne kısmen reddine karar karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının sürekli iş göremezlik kararının tazminine ilişkin davasının REDDİNE,2-Davacının geçici iş göremezlik zararı ile tedavi gideri zararına ilişkin tazminat davasının KABULÜ ile 3.647,06 TL'nin davalılardan -----yönünden █████/2016, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan-----. ile ------- müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Alınması gereken 1.273,78 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 143,45 TL peşin harç ile 17,00 TL ıslah harcı toplamı 160,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.113,33 TL harcın davalılardan (davalı ----- 217,77 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yapılmış, 44,40 TL başvurma harcı, 143,45 TL peşin harç ve 17,00 TL ıslah harcı olarak toplam 204,85 TL harç giderinin davalılardan (davalı----- 40,07 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 10.592,00TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.459,23 TL'sinin davalılardan (davalı ------ 872,23 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 3.647,06 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Red edilen maddi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ----- müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Manevi tazminat davasının reddedilen miktarı yönünden Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli -----sayılı kararı uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,11-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.