Anahtar kelimeler: Gkarar Satımdan Denizli Doğduğunu Başkan Yazim Katip Üye Borç Yoluna

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ...Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında karşılıklı ticaretten kaynaklı borç ilişkisi doğduğunu, müvekkili şirketin ... İcra Müdürlüğü'nün... esas numaralı dosyasıyla icra takibine giriştiğini, takip mahiyeti alacağa ilişkin borcun 361.891,25 TL olduğunu, davalı tarafın borca itiraz talebi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının alacağın likit ve belirlenebilir olmasından kaynaklı %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak yapılan icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, icra takibinde takip nedeni olarak cari hesap ve bağlı faturalar gösterildiğini, sadece █████/2017 tarihli muavin defteri sunulduğunu, icra dosyasına sunulan muavin defterinde █████/2017 tarihinde alacak kaydı girilmiş bakiyenin sıfır göründüğünü, yani davacı şirketin kendi ticari defter kaydında dahi müvekkili şirketten alacağı olmadığının açıkça görüldüğünü, dava dilekçesinde çeşitli inşaat malzemeleri satarak ticarette bulunduğunu bundan dolayı da borç ilişkisi doğduğunun iddia edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete inşaat malzemesi satmadığını, takip dayanağı alacak nedeni faturanın 2017 yılına ait olup beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, zira davacı şirket tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen haksız fatura içeriği eser sözleşmesi konusu olup, fatura tarihi itibari ile beş yıllık zamanaşıma uğradıktan sonra takip yapıldığını, icra takibine zamanaşımı nedeni ile de itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı şirketin davacı şirkete borcu olmadığı gibi fatura konusu alacak nedeni itibarı ile zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin kendi ticari kaydına göre dahi icra takibi talep edilebilecek bir alacak olmamasına rağmen kötüniyetli olarak takip yapıldığını, savunarak, davanın reddi ile %20 icra tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; incelenen taraflara ait 2024 yılı ticari defterlerin açılış tasdiklerinin bulunduğu, kapanış onayı için yasal sürenin bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutuldukları ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfi taşıdığı (HMK/222) ibraz edilen davalıya ait 2016 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin bulunduğu, delil vasfı taşıdığı, taraflarca ibraz edilen belge ve defter kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 3 adet çek ve 1 adet faturadan kaynaklı cari hesap avans bedeli alacaklı olduğu, tarafların defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına itibar etmek gerektiği, davalı tarafça aksi yönde ve kuvvette bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 361.891,25 TL asıl alacak olmak üzere aynen devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında (72.378,25TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk derece mahkemesi ilamı gerekçesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, dava konusu icra takibinde, takip nedeni olarak cari hesap ve bağlı faturaların yazıldığını, icra dosyasına sadece █████/2017 tarihli muavin defteri sunulduğunu, icra dosyasına sunulan muavin defterinde █████/2017 tarihinde alacak kaydı girildiğini bakiyenin sıfır göründüğünü, yani davacı şirketin kendi ticari defter kaydında dahi müvekkili şirketten alacağı olmadığının açıkça görüldüğünü, dava dilekçesinde ise çeşitli inşaat malzemeleri satarak ticarette bulunduğunu bundan dolayı da borç ilişkisi doğduğunun iddia edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete inşaat malzemesi satmadığını, ilk derece mahkemesinin ihtilafın satış sözleşmesinden kaynaklandığı,10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesi ile zamanaşımı itirazlarını red etmesinin somut duruma uygun olmadığını, taraflar arasında alım satım sözleşmesi olmadığı gibi, takip dayanağı alacak nedeni olarak gösterilen faturanın eser sözleşmesi mahiyetinde olduğunu, 2017 yılına ait olduğu ve beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen haksız fatura içeriği eser sözleşmesi konusu olup, fatura tarihi itibari ile beş yıllık zamanaşıma uğradıktan sonra takip yapıldığını, icra takibine zamanaşımı nedeni ile de itiraz edildiğini, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete borcu olmadığı gibi fatura konusu alacak nedeni itibarı ile zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin icra dosyasına sunduğu muavin defteri kaydında göre dahi icra takibi talep edilebilecek bir alacak olmamasına rağmen kötüniyetli olarak takip yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna taraflarınca süresi içinde itiraz edildiğini, ilk derece mahkemesinin itiraz edilen bu rapora göre davanın kabulüne karar vermiş olmasının da yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda sunulan ve taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda 2017 de kapanan ticari ilişkiye dair kayıtların, her nasıl ise 2024 yılında tekrar açıldığını, bu açılışı kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı şirketin yetkilisinin, aynı zamanda davalı şirketin ortağı olan....’in yakın akrabaları ile davalı müvekkili şirket arasında ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ve ... esas sayılı davalar bulunduğunu, bu dava dosyalarında müvekkili davalı şirketin Mali Müşaviri olan ...davalı şirket aleyhine tanık olarak beyanda bulunduğunu, müvekkili davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının hali hazırda bu kişinin işyerinde bulunduğunu, dolayısı ile davacı şirket kayıtlarında 2024 yılının yeniden açılmasını kabul etmenin mümkün olmadığı gibi, müvekkili şirket kaydının 2024 yılında yeniden açılmasında şirketin bir dahli ve bilgisi bulunmadığını, bunun tamamen ticari defterin bulunduğu yerde yapılan bilgi dışı bir işlem olduğunu, icra takibinde takip nedeni olarak cari hesap ve bağlı faturaların gösterildiğini, sadece █████/2017 tarihli muavin defteri sunulduğunu, icra dosyasına sunulan muavin defterinde █████/2017 tarihinde alacak kaydı girildiğini ve bakiyenin sıfır göründüğünü, 2024 yılı kaydı takip dayanağı olmadığını, davacı şirketin 2017 yılı ticari defter kaydında müvekkili şirketten alacağı olmadığının açıkça görüldüğünü, bilirkişinin davacı ticari defter kaydında çeke dayalı olarak 94.500,00 TL alacak kaydı tespit ettiğini, icra takibi ve dava konusu olmayan bu çeklerin davacı şirket tarafından ödeme amaçlı olarak verildiğini, çek bedeli talebinin ilamsız takip ile talep edilebilecek bir alacak olmadığını, ancak istirdat davası konusu olabileceğini, bu çek bedellerinin bilirkişi tarafından davacı alacağı olduğuna dair değerlendirmesinin yerinde olmadığını, bilirkişinin davacı şirketin 2017 yılı kaydına göre alacağı olmadığı, bakiyenin de bu şekilde kapatıldığı sabit olmasına rağmen, ticari defter kayıtlarında vergi usul kanununa göre yasal olmayan ve olağan dışı kayıtlara dayanarak davacının alacaklı olduğuna dair rapor düzenlemesini kabul etmenin de mümkün olmadığını, bilirkişiden ek rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını, icra dosyasına sunulan muavin defterinde alacağı görünmemesine rağmen icra takibi yapmış olmasının sebebi ile takibe haklı olarak itiraz edildiğini, yargılama aşamasında icra dayanağı olmayan belge ve kayıtlara dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü kararının yerinde olmadığı gibi icra dosyasındaki belgeye göre takibe haklı olarak itiraz edildiğini, yargılama aşamasında başka kayıtlara göre takibin devamına karar verilmesine rağmen %20 icra inkar tazminatı kararının da yasaya ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, satış sözleşmesine dayalı cari alacaktan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirine doğrulamasına, satış sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin dolmamasına, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulünde isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 24.720,79 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.180,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.540,59 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi.█████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!