Anahtar kelimeler: Sendromu Bel Enjeksiyon Ayak Aleyhlerine Engelli Ameliyatı Onuncu Geçirdiği Uğranıldığı

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN MÜDAHİLLER(DAVALI YANINDA)
: 1- ...VEKİLİ
: Av. ...2- ...3- ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMLERİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahillerce aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.DAVANIN_KONUSU
: Davacı tarafından, █████/2017 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde geçirdiği bel ameliyatı sonrası █████/2017 tarihinde yapılan enjeksiyon sonrası düşük ayak sendromu oluştuğu ve %53 engelli hale geldiği, anılan zararın oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.YARGILAMA SÜRECİ
:İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacı tarafından, hemşireye ağrılarının hafiflediğini ve ağrı kesici yapılmasını istemediğini söylediği, onay ve rızası olmamasına rağmen enjeksiyon yapıldığı, davalı idarece gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, vücut bütünlüğüne yönelik tıbbi müdahale öncesinde tıp kurallarına göre öngörülebilir nitelikte komplikasyon ve riskler hakkında yeterli bir biçimde aydınlatılmadığı ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, davacıda oluşan siyatik sinir nöropatisinin enjeksiyonun komplikasyonu olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu olayda hizmet kusuru bulunmadığının açıkça ortaya konulduğu, enjeksiyon uygulaması öncesinde hastanın rızasının alınmasının meri mevzuat gereği zorunlu olmadığı, faizin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi zarara ancak hüküm tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, Harçlar Kanunu gereği harçtan muaf olunduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı idare yanında müdahil ... tarafından, usul yönünden zamanaşımı itirazının mevcut olduğu, esas yönünden tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması için aranılan şartların dava konusu olay bakımından gerçekleşmediği, Adli Tıp Kurumu raporunda enjeksiyonun tekniğine uygun yapıldığının belirtildiği, olayda kusurunun bulunmadığı, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, faizin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare yanında müdahiller ... ve ... tarafından, usul yönünden zamanaşımı itirazının mevcut olduğu, esas yönünden uygulanan operasyon ve sonrasındaki tedavi sürecinde tıbbi gereklere uygun hareket edildiği, olayda enjeksiyon tekniğinin yanlışlığına ya da uygulanan bölgenin uygunsuzluğuna dair herhangi bir tıbbi bilgi-belge bulunmadığı, olayda kusurlu davranışlarının olmadığı ileri sürülmektedir.TARAFLARIN_SAVUNMALARI
: Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil ... tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı ve davalı idare yanında müdahiller ... ve ... tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların ve davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.