Anahtar kelimeler: Efatura Satımdan İtirazda Başlattığını Durduğunu Satışlara Satışında İhtilaf Faturaların Birine

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 03.03.2025
KARAR TARİHİ
: 23.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----- Şirketi'nin, davalı ----- Şirketi'ne mal satışında bulunduğunu, bu satışlara ilişkin olarak-----numaralı faturaları düzenlediğini, söz konusu faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edildiğini, faturaların herhangi birine karşı süresinde itirazda bulunulmadığını ve bedellerinin ödenmediğini, alacağın toplam 1.479.268,98-TL olduğunu, bu nedenle ----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, faturaların düzenlenmesine ve teslimine ilişkin ihtilaf bulunmadığını ileri sürerek; itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhin %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesini, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı borçlu şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturalara konu mal ve hizmetlerin bir kısmının teslim edilmediğini, bir kısmının ise ayıplı veya sözleşmeye uygun olmadığını, faturaların haksız ve dayanaksız olarak düzenlendiğini, davacının alacak iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu nedenle kendileri bakımından borç doğurucu nitelik taşımadığını ileri sürerek; davanın reddini ve icra takibinin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı icra dosyasında 18.04.2024 tarihli ----- numaralı 487.035,99 TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 179.259,28 TL faiz, 08.08.2024 tarihli ---- numaralı 376.909,98 TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 84.528,52 TL faiz, 23.05.2024 tarihli ------ numaralı 615.323,01 TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 200.367,71 TL faiz olmak üzere toplam 1.943.424,49 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalı tarafından takibi itiraz edildiği, takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiği, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığı, bakiye kalan ödemenin yapılmadığı iddia etmiştir.
Davalı taraf davanın haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, tarafların ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.458.116,61 TL alacaklı olduğu; davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.620.914,39 TL borçlu olduğu, her iki kayıt arasında 162.797,78 TL fark bulunduğu, bu farkın açılış ve ödemeden kaynaklandığı, icra takibine konu edilen faturaların toplam bedelinin 1.479.268,98 TL olduğu, davalının davacıya 21.152,37 TL ödeme yaptığı, davacının takip tarihi itibariyle 1.458.116,61 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------- Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.
Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; ----. İcra Müdürlüğü'nün ----esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 1.458.116,61 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 291.623,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 99.603,95-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 23.471,71-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 9.717,12-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 66.415,12-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 33.188,83-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 175,00-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 948,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.738,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 6.556,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.182,26-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 21,85-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 65,65-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 222.136,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 77.649,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.451,30-TL'nin davalıdan, 1.148,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!