Anahtar kelimeler: Zımnen Puan Başarısız Başarılı Sınavının Sınavında Aralık Katıldığı Ardından Müfettiş

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ███████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Hazine Avukatı ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının, davacı tarafından yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı, 23 Aralık 2019 - 17 Ocak 2020 tarihleri arasında yapılan sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile █████/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...ve sözlü olmak üzere iki bölümden..." ibaresinin, 33. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...sonra da sözlü..." ibaresinin, 33. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...ve sözlü sınav ayrı ayrı..." ibaresinin, 33. maddesinin dördüncü fıkrasının, 33. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "...ve sözlü..." ile "...aritmetik ortalaması..." ibarelerinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davacının, yeterlik sınavının sözlü aşamasında takdir edilen puan sonucunda başarısız sayılması işlemi yönünden;İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca bir idari işlemin, dava konusu edilmesi halinde işlemin diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı,Sebep unsurunun, idari işlemin yapılmasını gerektiren, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlar olduğu; idare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği,Bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin açıkça ortaya konulmasının gerektiği,Somut uyuşmazlıkta ise, davacının yeterlik sınavında başarısız sayılması sonucunu doğuracak şekilde verilen düşük notların somut sebepleri idarece ortaya konulmadığı gibi, davacının mesleki yaşamında elde ettiği yüksek puanlar ile sözlü sınavda verilen düşük notlar arasındaki çelişkinin makul ve kabul edilebilir şekilde açıklanmadığı tespiti karşısında, davacının yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Dava konusu Yönetmelik hükümleri yönünden;█████/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin, █████/2021 tarih ve 31447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle,Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin ise iptaline, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması gerektiği belirtilerek, yargılama giderinin 186,20-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yatırılan yargılama giderinin yarısı olan 12,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı davalar için belirlenen 19,000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 19,000,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu edilen Yönetmeliğin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelikle yürürlükten kaldırılmasından bahisle iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar nedeniyle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yarısının tarafına yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu olan hükümler hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmiş olmasının yanında, idari işlemin iptaline karar verildiği dikkate alındığında, davada haklı olan taraf olduğunu ve davanın açılmasına davalı idarenin yol açtığını gösterdiği ileri sürülerek Daire kararının aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının, temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- Dava, vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı, 23 Aralık 2019 - 17 Ocak 2020 tarihleri arasında yapılan sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile █████/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...ve sözlü olmak üzere iki bölümden..." ibaresinin, 33. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...sonra da sözlü..." ibaresinin, 33. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...ve sözlü sınav ayrı ayrı..." ibaresinin, 33. maddesinin dördüncü fıkrasının, 33. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "...ve sözlü..." ile "...aritmetik ortalaması..." ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Dava konusu düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idare davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden, yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.Temyize konu Daire kararının yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz istemi incelendiğinde;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde yarar görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.Temyizen bakılan uyuşmazlıkta Dairece, █████/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin, █████/2021 tarih ve 31447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı; dolayısıyla dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, bu hususun, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı; zira, söz konusu düzenlemelere yönelik olarak açılan başka bir davada Dairelerince verilen █████/2019 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı "davanın reddi" yolundaki kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onandığı, sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.İdarenin düzenlemeyi yürürlükten kaldırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalarda, "başka bir davada" aynı düzenleme yönünden esasa girilerek verilen ve kesinleşen bir ret kararı bulunduğundan ve bu nedenle artık idarenin haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda değerlendirilmesi gereken temel nokta, ret kararlarının kesin hüküm niteliğidir.Gerek kabul şartları, gerekse esastan ret kararlarının meydana getirdiği kesin hüküm nisbi kuvvettedir. Kararların etkisi sadece taraflara yöneliktir. (Çağlayan, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", A.Ü Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:III, Sayı 1, s.138) Üçüncü kişiler aynı işlem aynı sebep yönünden yeni bir dava açabilirler. (Gözübüyük, Yönetsel Yargı, s. 214) Çünkü bu redde dair kararlarda, reddin sebebi davacının ileri sürdüğü delillerin ve gerekçelerin yeterli olmamasıdır. (Telli, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", İdare Hukuku ve İdari Yargı ile ilgili incelemeler III. Ankara 1980, s. 103.)Bu itibarla, aynı düzenlemeler yönünden davanın reddi yönünde verilen yargı kararının, iptal kararları gibi kesin hüküm etkisinin mutlak olmadığı zira, farklı iddialarla açılacak başka bir davada daha evvel hukuka uygun görülen aynı düzenleme bakımından iptal yönünde bir karar verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, yürürlükten kaldırılan dava konusu düzenlemeler yönünden işbu dosyada hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmadan, başka dosyada davanın reddi yolunda verilen karara atıfla davacının haksız çıktığı kabul edilerek bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemez.Bu durumda, davanın bireysel işlemin iptali ve düzenleyici işlem bakımından karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve düzenleyici işlemler yönünden bu düzenlemeleri tesis eden ancak sonradan yürürlükten kaldıran davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının karar verilmesine yer olmadığı kısmına bağlı olarak davacı aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz.