Anahtar kelimeler: Yetecek Eylemden Esaskarar Kasko Yazildiği Varlıkları Tazmini Açtığı Borcu İflas

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANANT.C.ANKARA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: sigortalısı olduğu ... .... ... ... ... ... plakalı araç ile borcu karşılamaya yetecek mal varlıkları üzerine İcra ve İflas Kanunu madde 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: davacı sigorta şirketinin, trafik kazası nedeniyle ödediği kasko bedelinin tazmini amacıyla açtığı itirazın iptali davasına karşı süresinde cevap verildiğini, kazanın 05.10.2024 tarihinde davalı idaresindeki araç ile davacı sigortalı ...plakalı araç arasında meydana geldiğini, söz konusu kazada %100 kusurlu tarafın davacı sigorta şirketine sigortalı aracın olduğunu, davacı tarafın kusur iddialarının aksinin bilirkişi incelemesi ile kanıtlanacağını, kaza tespit tutanağının kesin ve değişmez delil olmadığını, davacının likit olmayan alacak üzerinden icra inkar tazminatı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, araç mahrumiyetine ilişkin hesaplamanın bilirkişi raporu gerektirdiğini, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin itirazının kötü niyetli olmadığını, aksine davacının davanın kısmi açılması ve likit alacak iddiasının birbiriyle çeliştiğini gösterdiğini, bu durumun davacının kötü niyetli hareket ettiğini ortaya koyduğunu, bu sebeple davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse dahi davacının iddia ettiği alacak miktarının doğru olmadığını belirterek, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini ve icra dosyası kapsamında iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen bu iki araçlı kazanın oluş şekline göre davalı taraf ... .... .... A.Ş. ’ne gönderilen e-Fatura’da belirtilen hususlar incelenip değerlendirildiğinde; değişen parça ve yapılan işçilikler olarak, maddi yönden öne çıkanlar; arka sol kapı, sol arka çamurluk ve muhafazası, sol stop lambası, arka tampon ile genel kaporta, boya, elektrik ve döşeme işçilikleri ile birlikte iskontosuz tüm vergiler dahil 112.437,15 TL tutar olduğu ve yapılan araştırmalarda belirlenen bu tutarın fiyatlar ve uygulanan işlemlerin yapılabilirliği yönünden uygun olduğu, söz konusu ...plakalı aracın reel değer kaybı olarak yapılan analiz neticesinde, araçta parça değişimleri, kaporta, boya ve onarım gerektiren hasarı nedeniyle ayıpsız ve ayıplı (onarım sonrası) halleri arasındaki fark durumu yönünden değerlendirilmesi neticesi, reel değer kaybı olarak nitelendirileceği ve buna göre yapılan hesaplamaya göre de; 32.593,00 TL tutar olarak reel değer kaybı belirlendiği, tespit edilen bu değer kaybı ile ilgili hususun, takdir yetkisinin Sayın Mahkemede olacağı, faiz, tazminat ve diğer hukuki yöndeki hususların değerlendirilmesinin teknik bilirkişi olmam nedeniyle, takdirin Mahkeme’ye bırakıldığı bildirilmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasında hasara uğrayan araçtaki değer kaybını tazmin eden kendi sigortacısının, hasara sebep olan davalıdan, ödenen tazminatın rücuu istemine ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir.Sigortacı, tazmin edilen zarar sebebiyle sigortalının halefidir.Sigorta hukukunda gerçek zarar hesaplaması yapılmalıdır.Davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi mümkündür. (Yargıtay HGK'nun 16.04.2019 tarih ve ███████-1099 E. - ████████ K. , 17.11.2020 tarih ve ███████-1102 E. -████████ K.)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatını haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K. )Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir ( Yargıtay 22.09.2022 tarih ve ██████████ E. - ██████████ K. )Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı, tamir süresi ve ikame araç bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve ██████████ E.- █████████ K.)Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ışığında değer kaybı tazminatı belirlenmiştir.Davacı değer artırım dilekçesi sunmuştur.Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ... .... .... esas sayılı dosyası kapsamında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 32.593,00 TL ve 1.907,00 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacağın likit olmaması sebebi ile icra inkar tazminatının reddine,3-Alınması gerekli 2.356,70 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.741,30 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 34.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 997,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 5.992,90 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 5.824,42 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.470,68 TL'nin davalıdan, 129,32 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026