Anahtar kelimeler: Davaistirdat Davaalacak Satımdan Bildiği İstirdat Projesi Eser İli İlçesi Mahallesindeki

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2019
KARAR TARİHİ
:█████/2025
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN BİRLEŞEN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2022
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesindeki toplu iş yeri projesi ile ilgili olarak dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti. ile müvekkili kooperatif arasında █████/2017 tarihinde ön sözleşme yapıldığını, davalı şirketin bildiği üzere dava dışı ... Grup şirketi ilgili ön sözleşmenin yukarıdaki şartlarını süresinde yerine getirmediği için tarafların esas sözleşmeye geçemediğini, müvekkili tarafından ... Noterliğinin █████/2017 tarihli ve ... sayılı ihtarname ile ön sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca ön sözleşmenin kendiliğinden fesih olduğunu, ön sözleşme ilişkisinin sona erdiğini keşide ettiği fesih ihtarnamesi ile bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı ile toplantı yapılarak bu hususun davalıya iletildiğini ve davalının da yüklenici ile yapmış olduğu hizmet ön sözleşmesini feshetmesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, müvekkili tarafından yeni bir yüklenici bulunana kadar kooperatifin kendi imkanları doğrultusunda davalı şirketin 20.04.2018 tarihli ön sözleşme gereği üstlenmiş olduğu yükümlülükleri ve buna dayalı gerçekleştirmiş olduğu hizmet ne kadar ise bu hizmet bedeli kadarının gerçekleştirilen iş oranında davalıya ödeneceği hususunda tarafların şifahi olarak anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin davalı şirkete bugüne kadar █████/2017 tarihli ön sözleşmeye yönelik yüklendiği yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla 7.393.600,00-TL ödeme yapıldığını, şu ana kadar davalı şirketin yaptığı işlem ve yükümlülük karşılığının bu tutar olmadığını, müvekkili tarafından davalı şirkete bu ödemelerin yapılması ve davalıdan yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenirken davalı şirketin tarafından müvekkiline ... 4. Noterliğinin █████/2018 tarihli ve ...68 sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının sanki tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş ve projeyi inşaat ruhsatı alınmış ve inşaata hazır hale getirmiş gibi davranarak, █████/2018 tarihli ön sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kaldığını bilmesine rağmen 125.000.000,00-TL'nin ödenmesini müvekkiline bildirdiğini, müvekkili tarafından .... Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi sonunda ise davalının yaptığı işlemlerin 3.000.000,00-TL'yi geçmeyeceği, davalıya yapılan ödeme dikkate alındığında 4.393.600,00-TL'nin iade edilmesi talep edilmiş ise de bu tutarın müvekkiline iade edilmediğini, davalı şirket tarafından yine aynı tarihlerde müvekkiline posta yolu ile 1 adet fatura daha gönderildiğini ve yapılmamış işler karşılığı 3.959.600,00-TL ek ödeme daha talep edildiğini, tüm bunlar sonunda davalı tarafından müvekkiline ... 4. Noterliğinin █████/2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve toplamda 121.290.400,00-TL'nin ödenmesine yönelik haksız talepte bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusuna ilişkin sözleşmelerin sadece müvekkili ile yapılan █████/2017 tarihli sözleşme olmayıp, iş bu sözleşmeden önce davacı ile temsil yetkisi verdiği ... Proje Danışmanlık Fin. A.Ş. arasında █████/2016 tarihinde protokol imzalandığını, ... şirketi ile müvekkili şirket arasında █████/2016 tarihinde dava konusu ...'un proje alanına ait ... İlçesi, ... mevkindeki arsalar için proje hizmet sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin 5.1 maddesine göre sözleşme bedelinin 10.030.000,00-TL olarak belirlendiğini, bu bedelin sözleşmede belirtildiği gibi 630.000,00 metre kare arsa için belirlendiğini, müvekkili şirketin █████/2016 tarihli sözleşmeye istinaden tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak hiçbir şekilde ödemelerini ne zamanında ne de tam olarak alamadığını, dava konusu proje ile ilgili olarak ... şirketinin yaptığı sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, onayını yaptığı tüm hizmetleri davacı kooperatifin yetkililerine bildirdiğini ve ... şirketinin yetkilisi olan ...'a onaylı projelerin teslim tutanaklarının teslim edildiğini, davacının █████/2017 tarihinde müvekkili şirkete talepte bulunarak daha önce sözleşme yaptığı ... şirketi ve Yaren İnşaat şirketi ile yaptıkları sözleşmeleri feshettiklerini, bu tarihten itibaren hiçbir şekilde iş bu şirketlere proje ve evrak resmi belge verilmemesini talep ettiklerini, akabinde davacının müvekkili şirkete ... Grup Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştıklarını, müvekkili şirketin ... olarak davacının yüklenicisi olan ... Grup ile █████/2017 tarihli proje hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.3 maddesinde yüklenici ... Grup şirketinin sözleşmede belirtilen bedelleri ödemediği takdirde proje hizmet bedelinden davacının sorumlu olacağına ilişkin hüküm konulduğunu ancak ... Grup şirketinin █████/2017 tarihinde ödenmesi gereken 25 milyon TL ilk taksitini ödemedikleri gibi diğer taksitleri de hiçbir şekilde ödemediklerini, ödemelerin yapılmaması üzerine müvekkili şirketin hem şifahen ödemelerin yapılmasını taraflara bildirdiğini hem de ... Grup şirketine ve davacı tarafa çektikleri noter ihtarnameler ile ödemeler konusunda talepte bulunduğunu, bu uyarılar sonucu davacı tarafın müvekkili şirkete belirli periyotlar ile 50 bin, 100 bin gibi sözleşme bedeli düşünüldüğünde çok düşük rakamlar ile ödeme yaptığını, bu ödemelerin toplamının 3.959.600,00-TL olup müvekkili şirket tarafından faturasının kesildiğini, davacının ticari örf ve ahlaka aykırı hareket etmekte olup müvekkilinin ödemelerini gerçekleştirmemek için her yola başvurduğunu, davacının dava dilekçesinde birçok hususu birbirine karıştırarak olayı daha karışık bir hale getirerek mahkeme nezdinde haklı olduğu izlenimi yaratmaya çalıştığını, bu nedenlerle davanın usulden, neticede esastan reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ve ... ... ve Ticaret Limited Şirketi ile █████/2017 tarihinde İmar Planlamasına Esas, Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlaması, Mekansal Planlama İmar Planı Fonksiyon Değişikliği Proje Hizmet Ön Sözleşmesi imzalandığını, işbu ön sözleşme gereğince proje sahibi davalının, yüklenici ... ... ve Ticaret Limited Şirketi ile yapmış olduğu █████/2017 tarihli düzenleme şeklindeki ön sözleşme içeriği dikkate alınarak müvekkili şirketten ... sıfatıyla edimlerini yerine getirmesinin beklenildiğini, müvekkilinin söz konusu edimleri yerine getirdiğini davalı tarafından kısmen ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin hak ediş alacağını eksik ödediğini beyanla, şimdilik belirsiz alacak olarak ve davalının sorumluluğunda olmak üzere mülkiyet hakkı ve enflasyonist bakımdan kaynaklı munzam zararlarda dahil olmak üzere fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulünü, müvekkilinin hak edişi olan şimdilik 10.000,00-TL'nin sözleşme tarihi olan █████/2017'den itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, geç ödemeden kaynaklanan ve faizle karşılanamayan munzam zararların karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin sözleşme tarihi olan █████/2017'den itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ticari uyuşmazlıkla alakalı olarak davacı aleyhine İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın taraf, konu ve sebeplerinin aynı olduğunu, bu nedenle işbu dosyanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davacıya dava değerini talep ettiği gerçek rakamı belirterek eksik harcı tamamlamak üzere süre verilmesini, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve asıl olarak davacının müvekkiline borçlu olduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarıyla da bu durumun ispatlandığını beyanla davacının davasının öncelikle usulden reddini aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2020 tarihli ara kararı gereğince, dosyamızda talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi ...'in █████/2020 tarihli talimat raporunda özetle; davalıya ait 2016 ve 2017 Dönemlerine ait ticari defter kayıtları incelendiği, inceleme sonucunda ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu tespit edildiği, 2017 döneminde davacı tarafından yapılmış ödeme toplamı 3,659,600.00 TL olup, 2018 döneminde davalıya yapılmış ödeme tutarı 300,000.00 TL olduğu, davacı tarafından davalı adına yapılmış ödeme toplamının 3,959,600.00 TL olduğu, davalı █████/2017 tarih ... seri nolu faturayı davacı adına düzenlemiş olup, iş bu faturanın toplam bedeli 3,959,600.00 TL olduğu, 2017 dönemi boyunca davacı tarafından yapılmış olan ödeme toplamı 3,659,600.00 TL'nin mahsubu sonucunda 2017 sonu Davacının borç bakiyesi 300,000.00 TL olduğu, davacı █████/2018 tarihinde 300,009.00 TL ödeme yaparak iş bu bakiyeyi kapattığı, davalının düzenlemiş olduğu faturayı ticari defter kayıtlarına aldığı ilgi dönem KDV beyannamesine dahil ettiği ve BS Formunda beyan ettiği tespit edildiği, dava dışı ... PROJE DAN. FİN. A.Ş. aracılığı ile davalıya toplam 3,434,979.00-TL ödeme yapıldığı, davalının iş bu ödemelere karşılık █████/2017 tarih ... seri nolu faturayı düzenlediği ve fatura bedelinin 3,434,979.00-TL olduğu ticari defter kayıtlarma aldığı ilgi dönem KDV beyannamesine dahil ettiği ve BS Formunda beyan ettiği tespit edildiği, davacının davalıya gerek kendi namma gerekse de ... PROJE DAN. FİN. A.Ş. aracılığı ile toplam 7,394,579.00 TL ödeme yaptığı tespit edildiği, her ne kadar davacı taraf .... Noterliği █████/2018 tarih ... yevmiye numarası ile kendi adlarına düzenlemiş faturayı iade etmişse de yapılan inceleme sonucunda iş bu faturanın VUK'na uygun davalı adına yapılmış ödemelere karşılık düzenlenmiş olduğu tespit edildiği, taraflarca imzalanmış olan sözleşme tarihi █████/2017 olup, █████/2017 tarihinde ilgi sözleşmenin fesih edildiği tebliğ edildiği, davacının iş bu sözleşme öncesinde ... PROJE DAN. FİN. A.Ş. aracılığı ile 3,434,979.00-TL ve kendi namına 250,000.00-TL ödeme yaptığı iş bu ödemeler toplamının 3,684,979.00-TL olduğu, █████/2017 ila █████/2017 tarih aralığında yapmış olduğu ödeme toplamının 575,000.00-TL olduğu, █████/2017 ila █████/2018 tarih aralığında yapmış olduğu ödeme toplamının 3,134,600.00-TL olduğu tespit edildiği, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye ait davalı proje müellifinin yükümlülüklerini yerine getirip getirmemiş olduğu tespiti uzmanlık alanımım dışmda olmasından dolayı değerlendirme dışı bırakıldığı, ticari defter kayıtları, davacı tarafından yapılan ödemeler ve davalı tarafından düzenlenen hizmet faturası değerlendirildiğinde dava tarihi itibari ile davacının davalıdan ve davalının davacıdan alacağı bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2021 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli raporunda özetle; dava konusu işlerin; ... İşyeri Yapı Koaperatifi'ne ait; Istanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde “Toplu İşyeri" yapmak amacıyla, İmar Planlarının çizilmesi, İmar Planına Esas Jeolojik- Jeoteknik Raporun yapılması ve Onaylanması, Kentsel Tasarım Projelerinin, Nazım İmar Planının, Çevre Düzeni Planının, Yer Altı ve Yer Üstü Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin ve bunlar için gerekli Raporların ve her türlü hizmet alım işlerinin yapılması ve tüm Proje ve Raporların ilgili Kamu Kurumlarına Onaylatılması işi olduğu, bu hizmetlerin yerine getirilmesi için Proje Sahibi ... İşyeri Yapı Kooperalifi ile Projeye Konu Olan İş ve İnşaatları yapacak Yüklenici ... Grup Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olarak ... Müşavirlik Ltd. Şti. arasında 04.04.2017 tarihinde İmar Planlamasına Esas Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlaması, Mekânsal Planlama İmar Planı Fonksiyon Değişikliği Proje Hizmet Ön Sözleşmesi” düzenlendiği, davacı Kooperatif, davalı ... ... Müşavirlik Ltd. Şti.'nin 04.04.2017 tarihli sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği savıyla huzurdaki davayı ikame ettiği, davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nin Sözleşmede hükme bağlanan işlerden;
-1/... ve ... ölçekli İmar Revizyonuna Altlık olacak şekilde Revize edilen Halihazır Haritaların İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 05.10.2016 tarih ve BN:.../... sayılı oluru ile onaylandığı ancak onaylanan planın, yasa ve yönetmeliğin tariflediği tipte İmar Planı olmadığı, İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık Olacak Şekilde Hâlihazır Harita ve Rapor Onayı olduğu,
-İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Teknik Elemanları tarafından yerinde ve büroda incelenerek uygun bulunmuş ve Müdürlük tarafından 10. 02.2017 tarih ve 315 sayı ile onaylandığın, onaylanan imar Planına Esas Jeoloüik-Jeoteknik Etüt Raporu'nun imar planına altlık olacak şekilde yerleşime uygunluk için hazırlandığı,
-Yukarıda izah edildiği üzere imar planı çalışmalarının tamamlanmadığı, Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planlarının yapılmadığı, bu planlar yapılmadığı için alt yapı ve üst yapı mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin yapılmadığı (sarı boyalı işler),
-Davalı ... Mühendislik Müşavirlik Ltd. Şti.nce gerçekleştirilen; İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık olacak Hâlihazır Harita ve Rapor ile İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporunun Yapıldığı,
-Yapılan İşlerin Parasal Değeri
:
İmar Planlarına Altlık olacak Halihazır Haritaların Onaylanması: 232.300-TL
Jeolojik - Jeoteknik Rapor Hazırlanması ve Onayı (harç dahil) : 473.750-TL
: 706.050-TL
Davalının Alabileceği Azami Kar Oranı %20 : 141.210-TL
Davalının Yaptığı İş ve Proje Hizmet Toplam Bedeli : 847.260-TL+KDV olacağı,
-Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı şirketin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığı ve dava dosyasında davalının iddialarını ispatlayacak sornut bir delile rastlanmadığı, yapılan teknik incelemeler neticesinde davalının yapmış olduğu İşler bedelinin 847.260-TL + KDV = 999.766,80-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça yapılan ödeme tutarı olan 7.393.600-TL'den teknik heyetimizce hesaplanan iş bedeli tutarı olan KDV dahil 999.766,80-TL tenzil edildiğinde davacı alacağının takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere asıl alacak yönünden 7.393.600-TL - 999.766,80-TL = 6.393.833,20-TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesi, 2 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli ek raporunda özetle; Mekânsal Planlar Yönetmeliği'nin 6.1 ve 21.1 maddesi çerçevesinde davalı tarafça yapıldığı iddia olunan “Telekomünikasyon, Arıtma, Çöp ve Atık İmhası, içme ve Kullanma Suyu İhtiyacı, Kanalizasyon ve Sel - Yağmur Suyu Kolektörleri, Yangın ve İtfaiye İhtiyaç Projelerini, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Hedeflerine göre 2023, 2050, 2075, ve 2100 yıllık nüfus projeksiyonlarına hesaplayarak, bu nüfus projeksiyonlarından projedeki ihtiyaçları (sosyal ve teknik altyapı) etki değerleri ihtiyaçlarını belirleyip, mühendislik hesaplarını yaparak raporun hazırlandığı” işlerinin, nazım imar planları ve uygulama imar planlarının hazırlanmasından sonra yapılabilecek Projeler olması nedeniyle neye göre hazırlandığı ve yapılıp/yapılmadığının dosya muhtevasından ve itiraz dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılamadığı, ayrıca ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca onaylanmamış işlerin, sözleşmeye göre kabulü de ayrıca mümkün olmadığı, davalı tarafça kök raporumuza karşı yapılan itirazlar ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ışığında bilirkişi kök raporumuzda tespit ve hesap edilen “yapılan işlere göre ödenmesi gereken bedel” tutarının toplam 847.260.- TL + KDV olacağı yönündeki görüş ve kanaatlerimiz değişmemiş olup netice itibariyle davacıya iade edilmesi gereken alacak tutarı 6.393.833,20-TL olarak hesaplanmış olup takdir sayın mahkemeye ait olduğu, bilirkişi kök raporumuza karşı yapılan itirazlar ile dosya muhtevasında yer alan belgeler, Sözleşmeler, Yasa ve Yönetmelikler, Yazışmalar, Bilirkişi Raporu, ve sair kâğıtlar üzerinde yaptığımız detaylı incelemeler neticesinde bilirkişi kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizin değişmediği hususunda hazırladığımız görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli ikinci ek raporunda özetle; dava konusu işlerin ... İşyeri Yapı Kooperatifi'ne ait; İstanbul İli, ... İlçesi, Alipaşa Mahallesinde “Toplu İşyeri" yapmak amacıyla, İmar Planlarının çizilmesi, İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporun yapılması ve Onaylanması, Kentsel Tasarım Projelerinin, Nazım İmar Planının, Çevre Düzeni Planının, Yer Attı ve Yer Üstü Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin ve bunlar için gerekli Raporların ve her türlü hizmet alım işlerinin yapılması ve tüm Proje ve Raporların ilgili Kamu Kurumlarına Onaylatılması işi olduğu, bu hizmetlerin yerine getirilmesi için Proje Sahibi ... İşyeri Yapı Kooperatifi ile Projeye Konu Olan İş ve İnşaatları yapacak Yüklenici ... Grup Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olarak ... Müşavirlik Ltd. Şti. Arasında 04.04.2017 Tarihinde “İmar Planilamasına Esas Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlaması, Mekânsal Planlama İmar Planı Fonksiyon Değişikliği Proje Hizmet Ön Sözleşmesi” düzenlendiği, davacı Kooperatif, davalı ... ... Müşavirlik Ltd. Şti.nin 04.04.2017 Tarihli Sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği savıyla huzurdaki davayı ikame ettiği, neticesinde davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nin Sözleşmede hükme bağlanan işlerden;
-1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Revizyonuna Altlık olacak şekilde Revize edilen Halihazır Haritaların İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 05.10.2016 tarih ve BN:.../... sayılı oluru ile onaylandığı ancak onaylanan planın, yasa ve yönetmeliğin tariflediği tipte İmar Planı olmadığı, İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık Olacak Şekilde Hâlihazır Harita ve Rapor Onayı olduğu,
-İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Teknik Elemanları tarafından yerinde ve büroda incelenerek uygun bulunmuş ve Müdürlük tarafından 10.02.2017 tarih ve 315 sayı ile Onaylanmıştır. Onaylanan İmar Planına Esas Jeoloiik - Jeoteknik Etüt Raporu'nun İmar Planına Altlık Olacak Sekilde Yerleşime Uygunluk için hazırlandığı,
-Yukarıda izah edildiği üzere imar planı çalışmalarının tamamlanmadığı, Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planlarının yapılmadığı, bu planlar yapılmadığı için Alt Yapı ve Üst Yapı Mimarlık ve Mühendislik Hizmetlerinin Yapılmadığı (sarı boyalı işler),
-Davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nce gerçekleştirilen; İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık olacak Hâlihazır Harita ve Rapor ile İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporunun Yapıldığı,
-Yapılan İşlerin Parasal Değeri
:
İmar Planlarına Altlık olacak Halihazır Haritaların Onaylanması : 232.300-TL
Jeolojik-Jeoteknik Rapor Hazırlanması ve Onayı (harç dahil) : 473.750-TL
706.050-TL
Davalının Alabileceği Azami Kar Oranı- %20- : 141.210-TL
Davalının Yaptığı İş ve Proje Hizmet Toplam Bedeli : 847.260-TL + KDV olacağı,
Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı şirketin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığı ve dava dosyasında davalının iddialarını ispatlayacak sornut bir delile rastlanmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2023 tarihli celsesi, 4 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli üçüncü ek raporunda özetle; davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nin sözleşmede hükme bağlanan işlerden; 1/5000 Ölçekli Nazım (mar Planını, 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarını ve Plan Açıklama Raporlarının Hazırlanması ve Onaylanması Hizmetlerini yapmadığı, Yukarıda Sözü edilen bu Projelerin hazırlanmaması nedeniyle Sözleşmede yer alan; Altyapı Projeleri, Yer Üstü Mimari Projeleri, Üst Yapı Mühendislik Projelerini İnşaat Ruhsatının Alınması gibi hizmetleri de yerine getirmediği, İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Teknik Elemanları tarafından yerinde ve büroda incelenerek uygun bulunmuş ve Müdürlük tarafından 10.02.2017 tarih ve 315 sayı İle Onaylanmıştır. Onaylanan İmar Planına Esas Jeolojik - Jeoteknik Etüt Raporu'nun İmar Planına Altlık Olacak Şekilde Yerleşime Uygunluk için hazırlandığı, yukarıda izah edildiği üzere: İmar Planı çalışmalarının tamamlanmadığı, Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planlarının yapılmadığı, bu planlar yapılmadığı için Alt Yapı ve Üst Yapı Mimarlık ve Mühendislik Hizmetlerinin yapılmadığı, davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nce gerçekleştirilen; İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık olacak Hâlihazır Harita ve Rapor ile İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporunun Yapıldığı,
-Yapılan işlerin parasal değeri
:
İmar planlarına altlık olacak halihazır haritaların onaylanması: 232.300-TL
Jeolojik-jeoteknik Rapor Hazırlanması ve Onayı harç dahil) : 473.750-TL
706 050-TL
Davalının Alabileceği Azami Kar Oranı %20 : 141.210-TL
Davalının Yaptığı İş ve Proje Hizmet Toplam Bedeli : 847.260-TL + KDV olacağı,
-24.05.2016 tarihli sözleşmede işin toplam bedeli 10.030.000-TL olduğu, bu durumda yapılan işin sözleşme bedeline oranı: 847 260-TL x 100 / 10.030 000-TL - %0,11838161 olarak hesap edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli dördüncü ek raporunda özetle; dava konusu işler; ... İşyeri Yapı Kooperatifi'ne ait; İstanbul İli, ... İlçesi, Alipaşa Mahallesinde “Toplu İşyeri” yapmak amacıyla, İmar Planlarının çizilmesi, İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporun yapılması ve Onaylanması, Kentsel Tasarım Projelerinin, Nazım İmar Planının, Çevre Düzeni Planının, Yer Altı ve Yer Üstü Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin ve bunlar için gerekli Raporların ve her türlü hizmet alım işlerinin yapılması ve tüm Proje ve Raporların ilgili Kamu Kurumlarına Onaylatılması işi olduğu, davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nin Sözleşmede hükme bağlanan işlerden;
-1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planını, 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarını ve Plan Açıklama Raporlarının Hazırlanması ve Onaylanması Hizmetlerini yerine getirmediği, yukarıda sözü edilen bu Projelerin hazırlanmaması nedeniyle Sözleşmede yer alan; Altyapı Projeleri, Yer Üstü Mimari Projeleri, Üst Yapı Mühendislik Projelerini İnşaat Ruhsatının Alınması gibi hizmetleri de yerine getirmemiş olduğu, davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.nce gerçekleştirilen; İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık olacak Hâlihazır Harita ve Rapor ile İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Raporunun Yapıldığı,
-Yapılan işlerin parasal değeri
:
İmar planlarına altlık olacak halihazır haritaların onaylanması: 232.300-TL
Jeolojik-jeoteknik Rapor Hazırlanması ve Onayı harç dahil) : 473.750-TL
706 050-TL
Davalının Alabileceği Azami Kar Oranı %20 : 141.210-TL
Davalının Yaptığı İş ve Proje Hizmet Toplam Bedeli : 847.260-TL + KDV olacağı,
-TMMOB 'nın Şehircilik Hizmetleri Ücret tarifesine göre; Mimari Projenin 2017 Yılı “Asgari Ücret Bedeli” 381.565-TL olacağı hesap edildiği, dava dosyasında herhangi bir Mimari Projeye ve TMMOB 'nın Şehircilik Hizmetleri Ücret tarifesine göre proje bedelinin hesaplandığına dair herhangi bir hesap dökümüne rastlanmadığı, huzurdaki ek raporumuzda yer almayan görüşlerimiz önceki raporlarımızla aynı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda ek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli beşinci ek raporunda özetle; ana dosyada davacı Kooperatifin davalı ... şirketinden talep edebileceği iade alacağının 2.959.833,20-TL olduğu, birleşen dosyada ... şirketinin, Kooperatif 'ten talep edebileceği herhangi bir bedel alacağı tespit edilemediği görüş ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki █████/2017 tarihli Ön Sözleşme gereğince davalıya sözleşme yükümlülüklerine yerine getirmesi için ödenen miktarın istirdadı istemine ilişkindir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve █████/2023 tarihli kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile Mahkememiz dosyasının birleştirilmesine karar verildiği ve dosya aslının Mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Islah Dilekçesi; Davacı vekili █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davalarını istirdat davasından sebepsiz zenginleştirmeye çevirdiklerini, sebepsiz zenginleşmeye neden olan bedelin 4.393.600,00-TL olduğunu beyan etmiş olmakla, █████/2021 tarihinde 74.641,24-TL tamamlama harcı Mahkememiz dosyasına yatırıldığı görülmüştür.
Somut olayımızda;
Mahkememizce; taraf dilekçeleri, 04.04.2017 tarihli Düzenleme Şeklinde Ön Sözleşme, 20.04.2017 tarihli Proje Hizmet Ön Sözleşmesi, .... Noterliği'nin 07.06.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı fesih ihtarnamesi, taraflar arasındaki diğer ihtarnameler, ödeme dekontları, taraf ticari defterleri, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, 17.01.2022 tarihli kök bilirkişi raporu, 21.09.2022 tarihli ek rapor 1, 17.05.2023 tarihli ek rapor 2, 08.03.2024 tarihli ek rapor 3, 13.01.2025 tarihli ek rapor 4 ve 21.07.2025 tarihli ek rapor 5 incelenmiştir.
Bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen altı raporda tutarlı biçimde tespit edildiği üzere; davalı/karşı davacı ... Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından sözleşme kapsamında yalnızca iki kalem iş gerçekleştirilmiştir. Bunlar; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 05.10.2016 tarih ve BN:.../... sayılı oluru ile onaylanan imar planı revizyonuna esas halihazır harita ve rapor ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 10.02.2017 tarih ve 315 sayı ile onaylanan İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporudur.
Bilirkişi heyetleri; 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının, Plan Açıklama Raporlarının, Alt Yapı Projelerinin, Yer Üstü Mimari Projelerinin, Üst Yapı Mühendislik Projelerinin hazırlanmadığını ve İnşaat Ruhsatının alınmadığını altı raporda da tutarlı biçimde tespit etmiştir.
Ek Rapor 2'de yer alan kritik bir tespit olarak; davalının alt taşeronu ... Tic. Ltd. Şti.'nin davacı Kooperatif'e hitaben yazdığı 15.10.2018 tarihli cevabi yazıda, 1/1000 ölçekli ... Oto Sanayi Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğinin yalnızca taslak olarak hazırlandığı, Plan Notları ve Lejantların hazırlanmadığı, Kentsel Tasarım Projelerinin ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının hazırlanmadığı bizzat taşeron şirket tarafından ikrar edilmiştir. Bu ikrar, davalının edimlerini tam olarak ifa ettiği yönündeki savunmasını çürüten önemli bir delil niteliği taşımaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin hukuki niteliğinin ve geçerliliğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; davacı Kooperatif ile dava dışı ... Grup Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 04.04.2017 tarihinde Düzenleme Şeklinde Ön Sözleşme imzalanmış, akabinde davacı Kooperatif, dava dışı ... Grup ve davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti. arasında 20.04.2017 tarihinde İmar Planlamasına Esas Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlaması, Mekansal Planlama İmar Planı Fonksiyon Değişikliği Proje Hizmet Ön Sözleşmesi imzalanmıştır.
20.04.2017 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde açıkça "...PROJE SAHİBİ: ... İşyeri Yapı Kooperatifi'nin, YÜKLENİCİ: ... Grup Petrol San ve Tic Ltd Şti ile yaptığı 04.04.2017 tarihli DÜZENLEME ŞEKLİNDE ÖN SÖZLEŞMESİ'nin içeriklerini dikkate alarak bir proje hizmet sözleşmesi..." ifadesi yer almaktadır. Bu düzenleme, iki sözleşme arasında doğrudan bir bağlantı kurulduğunu ve 20.04.2017 tarihli sözleşmenin geçerliliğinin 04.04.2017 tarihli sözleşmenin geçerliliğine bağlandığını açıkça ortaya koymaktadır.
21.07.2025 tarihli ek rapor 5'te bilirkişi heyeti tarafından yapılan nitelendirmede; söz konusu sözleşmelerin "mürekkep (bileşik) sözleşme" niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bileşik sözleşmelerde, mahiyetleri bakımından birbirinden bağımsız ve başka başka tipte birden fazla sözleşme, tarafların iradesiyle birbirine öyle bir surette bağlanmıştır ki bunların her birinin varlığı ve geçerliliği diğerininkine tabidir. Bu durumda biri geçerli olmazsa veya ortadan kalkarsa, diğeri de geçerli olmayacak veya ortadan kalkacaktır.
04.04.2017 tarihli ön sözleşmenin 9.2. maddesi uyarınca dava dışı ... Grup Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 30 gün içinde davacı Kooperatif lehine 100.000.000 TL tutarında teminat mektubu vermesi gerekmekte olup, verilmemesi halinde ön sözleşmenin otomatikman kendiliğinden fesih edilmiş olacağı hükme bağlanmıştır. Dosya kapsamından, dava dışı ... Grup'un bu yükümlülüğü süresinde yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı Kooperatif tarafından .... Noterliği'nin 07.06.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ön sözleşmenin 9.2. maddesi gereğince kendiliğinden fesih olduğu ve sözleşme ilişkisinin sona erdiği karşı tarafa bildirilmiştir.
Bu durumda, 04.04.2017 tarihli ön sözleşmenin sözleşmede öngörülen bozucu şartın gerçekleşmesi nedeniyle kendiliğinden hükümsüz hale geldiği ve mürekkep sözleşme niteliği gereği 20.04.2017 tarihli proje hizmet ön sözleşmesinin de kendiliğinden hükümsüz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Davalı/karşı davacı tarafın, 20.04.2017 tarihli sözleşmenin 04.04.2017 tarihli sözleşmeden bağımsız olduğu ve müvekkilinin 04.04.2017 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı yönündeki savunması, 20.04.2017 tarihli sözleşmenin 1. maddesindeki açık atıf karşısında yerinde görülmemiştir. Zira davalı, 04.04.2017 tarihli sözleşmenin tarafı olmasa da, imzaladığı 20.04.2017 tarihli sözleşmede bu bağlantıyı açıkça kabul etmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun genel ilkeleri uyarınca, hükümsüz bir sözleşmeden taraflar lehine hak ve borç doğmaz. Hükümsüz sözleşme, baştan itibaren herhangi bir hukuki sonuç meydana getirmez. Bu ilke gereğince, 20.04.2017 tarihli sözleşmede öngörülen bedeller ve ödeme planı, hükümsüzlük nedeniyle tarafları bağlamamaktadır.
Bu noktada değerlendirilmesi gereken husus; sözleşme hükümsüz olsa dahi, davalının fiilen gerçekleştirdiği işlerin karşılığının ne olacağıdır. Hükümsüz sözleşme kapsamında bir tarafın diğerine sağladığı edimler, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilmelidir. Davalının fiilen yaptığı işlerin bedeli tespit edilerek, bu bedeli aşan ödemelerin iadesi gerekmektedir.
Davalı/karşı davacı tarafın, sözleşme bedelinin 125.199.584 TL olduğu ve davacının bu bedele müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu yönündeki savunması, sözleşmenin hükümsüz olması karşısında dinlenemez. Hükümsüz sözleşmedeki bedel hükümleri, uyuşmazlığın çözümünde esas alınamaz.
Yargılama sürecinde alınan altı bilirkişi raporunun tamamında, davalı/karşı davacı ... Müşavirlik Ltd. Şti.'nin sözleşme kapsamında yalnızca iki kalem işi tamamladığı tutarlı biçimde tespit edilmiştir. Bu işler; imar planı revizyonuna esas halihazır harita ve raporun onaylatılması ile imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlanması ve onaylatılmasıdır.
Mimarlık ve mühendislik hizmetleri, TMMOB (Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği) tarifelerinde ve Mimarlar Odası Asgari Hizmet Bedeli hesaplama sisteminde belirli aşamalara ayrılmaktadır. 13.01.2025 tarihli Ek Rapor 4'te bilirkişi heyetince Mimarlar Odası hesaplama sistemi kullanılarak ortaya konulduğu üzere, proje hizmetleri şu aşamalardan oluşmaktadır: Hazırlık ve Etüt Çalışmaları (%5), Ön Proje Çalışmaları (%15), Kesin Proje Çalışmaları (%20), Uygulama Proje Çalışmaları (%30), Sistem ve Montaj Detayları (%10), İmalat Detayları (%10) ve Fenni Mesuliyet Hizmetleri.
Bu sınıflandırma çerçevesinde davalının yaptığı işler değerlendirildiğinde; "İmar Planı Revizyonuna Esas Altlık Olacak Halihazır Harita ve Rapor" ile "İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu"nun, yukarıdaki aşamalardan yalnızca "Hazırlık ve Etüt Çalışmaları" kapsamında kaldığı görülmektedir. Nitekim 17.01.2022 tarihli Kök Raporda bilirkişi heyetince açıkça vurgulandığı üzere: "Onaylanan belgelerin imar planı olmayıp, imar planı revizyonuna esas altlık olacak şekilde halihazır harita ve rapor onayı niteliğinde olduğu" tespit edilmiştir. Bu tespit, yapılan işin ön hazırlık ve etüt aşamasında kaldığını, asıl proje aşamalarına (ön proje, kesin proje, uygulama projesi) hiç geçilmediğini ortaya koymaktadır.
17.05.2023 tarihli Ek Rapor 2'de, davalının alt taşeronu ... Tic. Ltd. Şti.'nin davacı Kooperatife hitaben yazdığı 15.10.2018 tarihli cevabi yazı kritik bir delil olarak değerlendirilmiştir. Bu yazıda taşeron şirket, yapılan işlerin durumunu bizzat ikrar etmiştir: "1/1000 ölçekli ... Oto Sanayi Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği Taslak olarak hazırlanmıştır. Bu taslakta Plan Notları ve Lejantlar hazırlanmamış ve Plan Açıklama Raporu da Taslak olarak teslim edilmiştir."
Bilirkişi heyeti, bu ikrardan hareketle mevcut çalışmaların ancak "İmar Planına Altlık Olabilecek Taslak Proje" niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. İmar mevzuatı ve TMMOB teknik şartnameleri açısından "taslak proje" kavramı, henüz tamamlanmamış, onaya sunulmaya hazır olmayan, nihai form kazanmamış çalışmaları ifade etmektedir. Taslak aşamasındaki bir çalışma, proje aşamaları terminolojisinde "tamamlanmış iş" olarak kabul edilemez ve ancak etüt/hazırlık safhasında değerlendirilebilir.
Lejant, imar planlarında kullanılan sembollerin, renklerin ve çizgi tiplerinin ne anlama geldiğini gösteren açıklama tablosudur. Plan notları ise, planın uygulanmasına ilişkin yapılaşma koşullarını, kullanım kararlarını ve diğer düzenleyici hükümleri içeren yazılı kurallardır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre, bir imar planının geçerli ve uygulanabilir olabilmesi için bu unsurların eksiksiz olması zorunludur.
... Mimarlık'ın ikrarında açıkça belirtildiği üzere, hazırlanan çalışmalarda "Plan Notları ve Lejantlar hazırlanmamıştır." Bu eksiklik, söz konusu çalışmaların imar planı olarak kabul edilmesine teknik ve hukuki olarak engel teşkil etmektedir. Nitekim 21.09.2022 tarihli Ek Rapor 1'de bilirkişi heyetince belirtildiği üzere: "İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca onaylanmamış işlerin, sözleşmeye göre kabulü mümkün değildir." Lejant ve plan notu bulunmayan bir çalışma, ilgili idarelerce onaylanamayacağından, tamamlanmış bir imar planı olarak nitelendirilemez.
Bilirkişi heyeti, yapılan işlerin bedelini TMMOB Mühendislik Hizmet Tarifeleri 2017/1. yarıyıl ücret tarifesi esas alınarak hesaplamıştır. Hesaplamada, Harita Mühendisliği Hizmetleri kapsamında "Halihazır Harita Üretimi ve Onayı" kalemi ile Jeoloji Mühendisliği Hizmetleri kapsamında "İmar Planına Esas Zemin Etüdü Raporu" kalemi uygulanmıştır.
Buna göre; Halihazır Haritaların Onaylanması 232.300 TL, Jeolojik-Jeoteknik Rapor Hazırlanması ve Onayı (harç dahil) 473.750 TL, ara toplam 706.050 TL, sektör uygulamasına uygun azami kar oranı (%20) 141.210 TL olmak üzere toplam 847.260 TL + KDV, KDV dahil 999.766,80 TL olarak tespit edilmiştir.
Altı bilirkişi raporunun tamamında bu hesaplama tutarlı biçimde korunmuş ve davalı tarafın itirazlarına rağmen değiştirilmemiştir. 13.01.2025 tarihli Ek Rapor 4'te Mimarlar Odası Asgari Hizmet Bedeli hesaplama sistemi üzerinden yapılan alternatif hesaplamada da, dosyada mimari proje bulunmadığından bu yöntemle hesaplama yapılmasının uygulanabilir olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı taraf, Telekomünikasyon, Arıtma, Çöp ve Atık İmhası, İçme ve Kullanma Suyu İhtiyacı, Kanalizasyon projelerini 2023-2100 yıllık nüfus projeksiyonlarına göre hazırladığını iddia etmiştir.
21.09.2022 tarihli Ek Rapor 1'de bilirkişi heyeti, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 6.1 ve 21.1 maddeleri çerçevesinde bu iddiayı değerlendirmiştir. Bilirkişi heyetinin tespitine göre: "Bu işler, Nazım İmar Planları ve Uygulama İmar Planlarının hazırlanmasından sonra yapılabilecek projelerdir. Bu işlerin neye göre hazırlandığı ve yapılıp yapılmadığı dosya muhtevasından anlaşılamamıştır."
Bu tespit teknik açıdan son derece isabetlidir. Altyapı projeleri, imar planlarındaki kullanım kararlarına, yapılaşma yoğunluklarına ve nüfus projeksiyonlarına göre şekillenmektedir. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planları hazırlanmadan, hangi bölgede ne kadar nüfus yaşayacağı, hangi alanlarda sanayi veya konut kullanımı olacağı bilinemeyeceğinden, bu verilere dayalı altyapı projelerinin hazırlanması teknik olarak mümkün değildir.
Kaldı ki, 21.09.2022 tarihli Ek Rapor 1'de bilirkişi heyetince açıkça belirtildiği üzere, davalının ihtarnamelerinde belirttiği işler "ispata ve tespite muhtaç" niteliktedir ve sözleşmede yer alan fiyat koşullarına göre "kuruşlandırılması da mümkün olmayan işlerdir." Davalı taraf, bu işlerin yapıldığını gösteren herhangi bir resmi kurum onayı, proje paftası veya teknik belge sunamamıştır.
21.07.2025 tarihli Ek Rapor 5'te de vurgulandığı üzere: "Davalı yan, dilekçe kapsamında yer alan beyanlarının adeta sözleşme hükmü veya somut delil olarak kabul edilmesi gerektiği ısrarında bulunmaktadır. Ancak hiçbir aşamada iddialarına dayanak teşkil edebilecek belgeleri dosyasına sunmamaktadır." Salt iddia ispat yerine geçmez; belgelendirilemeyen işlerin yapıldığının kabulü hukuken mümkün değildir.
Yukarıda yapılan tüm değerlendirmeler ışığında; davalının sözleşme kapsamında yaptığı işlerin, proje aşamaları terminolojisinde "Hazırlık ve Etüt Çalışmaları" safhasında kaldığı, asıl proje aşamalarına (ön proje, kesin proje, uygulama projesi) geçilmediği, mevcut çalışmaların lejant ve plan notu eksikliği nedeniyle ancak "İmar Planına Altlık Olabilecek Taslak Proje" niteliğinde olduğu ve bu işlerin TMMOB Mühendislik Hizmet Tarifeleri esas alınarak hesaplanan bedelinin 847.260 TL + KDV (KDV dahil 999.766,80 TL) olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında, yapılan ödeme miktarı konusunda ihtilaf bulunmaktadır. Davacı/karşı davalı Kooperatif, davalıya toplam 7.393.600 TL ödeme yaptığını iddia etmekte; davalı/karşı davacı Hasan Şirketi ise yalnızca 3.959.600 TL ödeme aldığını savunmaktadır.
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davacı Kooperatif tarafından davalıya doğrudan yapılan ödemeler toplamı 3.959.600 TL'dir. Davacının iddia ettiği 7.393.600 TL tutarın 3.434.000 TL'lik kısmı, dava dışı ... ... A.Ş. aracılığıyla yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti, ek rapor 3 ve devamı raporlarda, doğrudan davalıya yapılan ödemelerin 3.959.600 TL olduğunu tespit etmiştir. ... ... A.Ş. üzerinden yapılan ödemelerin, doğrudan davalıya atfedilip atfedilemeyeceği hususunda, bu ödemelerin farklı bir sözleşme ilişkisi kapsamında yapıldığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, davacı Kooperatifin davalıdan istirdadını talep edebileceği miktarın hesabında, doğrudan davalıya yapılan 3.959.600 TL'nin esas alınması gerekmektedir. ... A.Ş. üzerinden yapılan 3.434.000 TL'lik ödemenin, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki ayrı sözleşme ilişkisi kapsamında olması nedeniyle, bu miktarın işbu davada davalıdan talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkilinin yaptığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revize halihazır haritaların yapılacak tüm imar planlarının esası, anası ve omurgası olduğunu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre bu haritalar olmadan hiçbir imar planı yapılamayacağını, dolayısıyla yapılan işlerin basit bir harita işi olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Bilirkişi heyetlerince, davalının yaptığı halihazır harita ve jeolojik-jeoteknik rapor işlerinin önemi hiçbir şekilde inkâr edilmemiş, aksine bu işlerin bedeli TMMOB Mühendislik Hizmet Tarifeleri esas alınarak titizlikle hesaplanmıştır. Ancak bilirkişi heyetleri tarafından yapılan ve mahkememizce de benimsenen kritik tespit şudur: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 05.10.2016 tarih ve BN:.../... sayılı oluru ile onaylanan belgeler, imar planı olmayıp, imar planı revizyonuna esas altlık olacak şekilde halihazır harita ve rapor onayı niteliğindedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre halihazır haritaların imar planlarının altlığı olması, bu işlerin bizzat imar planının kendisi olduğu anlamına gelmemektedir. Bir binanın temelinin atılması, binanın tamamlandığı anlamına gelmediği gibi, imar planına altlık olacak haritaların hazırlanması da imar planının hazırlandığı anlamına gelmez. Nitekim 17.05.2023 tarihli Ek Rapor 2'de bilirkişi heyeti, davalının onaylattığı projelerde lejant, plan notu gibi unsurların bulunmaması nedeniyle mevcut çalışmaların ancak "İmar Planına Altlık Olabilecek Taslak Proje" olarak kabul edilebileceğini açıkça tespit etmiştir.
Davalının yaptığı işler, sözleşmede öngörülen kapsamlı proje hizmetlerinin yalnızca başlangıç ve hazırlık aşamasını oluşturmaktadır. Sözleşme kapsamında yapılması gereken asıl işler olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları, Plan Açıklama Raporları, Alt Yapı Projeleri, Yer Üstü Mimari Projeleri, Üst Yapı Mühendislik Projeleri hazırlanmamış ve nihayetinde İnşaat Ruhsatı alınamamıştır. Bu işlerin bedeli olarak tespit edilen 847.260 TL + KDV tutarı, yapılan işin niteliği, kapsamı ve TMMOB tarifelerine göre belirlenen rayiç bedeliyle orantılı olup, işlerin küçümsenmesi söz konusu değildir.
Davalı/karşı davacı vekili, projenin yaklaşık %95'inin tamamlandığını, bilirkişi heyetinin bu oranı dikkate almadığını ve hesaplamaya dahil etmediğini ileri sürmüştür.
Bu iddia, dosya kapsamındaki somut delillerle açıkça çelişmektedir. 17.05.2023 tarihli Ek Rapor 2'de yer alan ve mahkememizce de benimsenen kritik bir tespit bulunmaktadır: Davalının alt taşeronu ... Tic. Ltd. Şti., davacı Kooperatif'e hitaben yazdığı 15.10.2018 tarihli cevabi yazıda, işlerin durumunu bizzat ikrar etmiştir.
Bu ikrara göre; birincisi, 1/1000 ölçekli ... Oto Sanayi Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği yalnızca taslak olarak hazırlanmıştır. İkincisi, bu taslakta Plan Notları ve Lejantlar hazırlanmamış, Plan Açıklama Raporu da taslak olarak teslim edilmiştir. Üçüncüsü, Kentsel Tasarım Projeleri ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı hazırlanmamıştır. Dördüncüsü ve son olarak, taşeron şirket, bu işler kapsamında davalı ... Müşavirlik Ltd. Şti.'nden ödeme alamamıştır.
Bu ikrar, bizzat davalının işi yaptırdığı alt taşeron tarafından, davacıya hitaben yazılmış resmi bir yazıda yer almakta olup, güçlü bir delil niteliği taşımaktadır. Taşeronun kendi ağzından yapılan işlerin eksikliklerini ikrar etmesi karşısında, davalının projenin %95'inin tamamlandığı yönündeki iddiası inandırıcı bulunmamıştır.
Sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerden; Nazım İmar Planı hazırlanmamış, Uygulama İmar Planları yalnızca taslak aşamasında kalmış, Plan Notları ve Lejantlar hiç hazırlanmamış, Kentsel Tasarım Projeleri yapılmamış, Alt Yapı Projeleri, Yer Üstü Mimari Projeleri ve Üst Yapı Mühendislik Projeleri hazırlanmamış ve İnşaat Ruhsatı alınamamıştır. Bu kapsamlı eksiklikler karşısında, projenin %95'inin tamamlandığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Davalı taraf, bu iddiasını destekleyecek herhangi bir resmi kurum onayı veya somut belge de sunamamıştır.
Davalı/karşı davacı vekili, davacı Kooperatifin 07.06.2017 tarihli fesih bildiriminden sonra 03.01.2018 tarihine kadar ödeme yapmaya devam etmesinin, sözleşmenin geçerliliğini sürdürdüğünü ve davacının sözleşmeyi devam ettirme iradesinde olduğunu gösterdiğini, fesihten sonra yapılan ödemelerin sözleşmenin devam ettiğine karine oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Bu itiraz yerinde görülmemiştir. Türk Borçlar Hukuku'nun temel ilkelerine göre, hükümsüz hale gelen bir sözleşmenin taraflardan birinin fiili davranışıyla yeniden geçerlilik kazanması hukuken mümkün değildir. Hükümsüzlük, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğurur ve bu durum tarafların sonraki davranışlarıyla ortadan kaldırılamaz.
Fesihten sonra yapılan ödemeler, davacının sözleşmeyi yeniden geçerli kılma iradesini değil, davalının o tarihe kadar fiilen yaptığı işlerin karşılığını ödeme iradesini göstermektedir. Nitekim davacı taraf, ödemeleri yaparken sözleşmenin geçerliliğini kabul ettiğine veya sözleşmeyi yeniden yürürlüğe koymak istediğine dair herhangi bir yazılı beyanda bulunmamıştır. Aksine, davacı tarafından çekilen ihtarnamelerde sözleşmenin hükümsüzlüğü sürekli olarak vurgulanmıştır.
Kaldı ki, bir an için fesihten sonra yapılan ödemelerin sözleşmeyi diriltip diriltmeyeceği meselesi tartışmaya açılsa dahi, bu durum davanın sonucunu değiştirmeyecektir. Zira davalının fiilen yaptığı işlerin bedeli altı bilirkişi raporunda tutarlı biçimde 847.260 TL + KDV olarak tespit edilmiş olup, kendisine bu bedelin çok üzerinde ödeme yapıldığı sabittir. Sözleşme geçerli kabul edilse dahi, davalının sözleşme kapsamındaki edimlerinin büyük bölümünü ifa etmediği ... ikrarı ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konmuştur. Her halükarda fazla ödemenin iadesi gerekmektedir.
Davalı/karşı davacı vekili, davacının ıslah dilekçesinde yer alan "20.04.2017 tarihli ön sözleşme gereği üstlenilen yükümlülükler ve buna dayalı gerçekleştirilen hizmet ne ise bu hizmet bedeli kadarının gerçekleştirilen iş oranında ödeneceği hususunda şifahi olarak anlaşmaya varıldığı" yönündeki ikrarının bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, bu ikrara rağmen sözleşme oranına göre hesaplama yapılmadığını ileri sürmüştür.
21.07.2025 tarihli Ek Rapor 5'te, bilirkişi heyeti bu meseleyi ayrıntılı olarak değerlendirmiştir. Bilirkişi heyetinin isabetli olarak belirlediği üzere, davacı Kooperatifin ıslah dilekçesindeki ikrarının nazara alınması mümkün değildir. Zira bu ikrar, hükümsüz hale gelmiş olan 20.04.2017 tarihli ön sözleşmedeki bedel hükümlerine atıfla yapılmıştır. Hükümsüz sözleşmeden herhangi bir hak ve borç doğmaz; hayatiyet kazanmamış sözleşmedeki hükümler, ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümünde dayanak yapılamaz. Dolayısıyla, hükümsüz sözleşme hükümlerine atıfla yapılan bir ikrar, söz konusu hükümsüz sözleşmenin uygulanmasını gerektirmez.
Bu nedenle, davacının ıslah dilekçesindeki beyanın, sözleşme bedelinin esas alınarak oran hesabı yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılmıştır.
Davalı/karşı davacı vekili, bilirkişi raporunda 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının yapılmadığı yönündeki tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, Nazım İmar Planının ... tarafından onaylandığını ve dönemin Belediye Başkanı ...'ın söz konusu planı bizzat inceleyip onayladığını, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından icazet alındığını ileri sürmüştür.
Bu iddia, bilirkişi raporlarındaki teknik tespitlerle ve dosya kapsamındaki delillerle çelişmektedir. 17.01.2022 tarihli kök raporda açıkça tespit edildiği üzere, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 05.10.2016 tarih ve BN:.../... sayılı oluru ile onaylanan belgeler, Nazım İmar Planı değil, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar revizyonuna altlık olacak şekilde revize edilen halihazır haritalardır. Halihazır harita ile Nazım İmar Planı, imar mevzuatı açısından birbirinden tamamen farklı kavramlardır.
Halihazır harita, arazinin mevcut fiziki durumunu gösteren teknik bir belgedir. Nazım İmar Planı ise, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir plandır.
Halihazır haritanın onaylanması, Nazım İmar Planının hazırlandığı ve onaylandığı anlamına gelmemektedir. Nitekim davalının alt taşeronu ... Mimarlık'ın 15.10.2018 tarihli yazısında "Bu işle ilgili 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı hazırlanmamıştır" şeklinde açık ikrar bulunmaktadır.
Davalı taraf, Nazım İmar Planının onaylandığına dair ...'nden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan veya Mekansal Planlar Genel Müdürlüğü'nden alınmış resmi bir onay belgesi yargılamanın hiçbir aşamasında dosyaya sunamamıştır. 21.07.2025 tarihli Ek Rapor 5'te bilirkişi heyetinin açıkça belirttiği üzere, davalı yan dilekçe kapsamında yer alan beyanlarının adeta sözleşme hükmü veya somut delil olarak kabul edilmesi gerektiği ısrarında bulunmakta, ancak hiçbir aşamada iddialarına dayanak teşkil edebilecek belgeleri dosyaya sunmamaktadır. Salt iddia ispat yerine geçmez; davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkil tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, il ve ilçe belediyeleri, Valilik, AFAD ve diğer kurumlardan alınan onay ve görüşlerin Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemine kayıtlı olduğunu belirterek bu evrakların ilgili kurumlardan istenmesini talep etmiştir.
HMK'nın 119/1-f maddesi uyarınca, dava dilekçesinde hangi delillere dayanıldığının açıkça belirtilmesi, belgelerin dava dilekçesine eklenmesi veya başka yerden getirilecek belgelerin bulunduğu yerin gösterilmesi gerekmektedir. HMK'nın 145. maddesi uyarınca da taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler.
Davalı taraf, 2019 yılında açılan bu davada, altı yılı aşan yargılama süreci boyunca söz konusu belgeleri dosyaya sunma veya usulüne uygun şekilde celbini talep etme imkânına sahip olmasına rağmen, bu yönde somut bir girişimde bulunmamıştır. Yargılamanın son aşamasında, bilirkişi raporlarının aleyhine sonuçlanması üzerine genel nitelikte delil celbi talep etmesi, yargılamayı uzatmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirilmiştir.
Öte yandan, HMK'nın 194. maddesi uyarınca taraflar, dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmak zorundadır. Davalı tarafın, hangi kurumdan hangi belgenin isteneceğini, bu belgenin tam olarak ne olduğunu ve neyi ispatlayacağını somutlaştırmadan genel ifadelerle delil celbi talep etmesi kabul edilemez. Bu nedenle, davalının delil celbi talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, davacı Kooperatifin internet sitesinde (maskoop.com) müvekkil şirketin logosunun, ticari unvanının, projelerinin ve çizimlerinin kullanıldığını, bu durumun müvekkilin projeyi gerçekleştirdiğinin en büyük kanıtı olduğunu, dosyada mevcut bu delil durumunun yok sayılarak müvekkilin alacağının belirlenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Davacı Kooperatifin internet sitesinde davalının logosunu, ticari unvanını ve bazı çizimlerini kullanması, davalının sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiği anlamına gelmemektedir. Bu kullanım, davalının kısmen yaptığı işler kapsamında, özellikle halihazır haritalar ve jeolojik-jeoteknik raporlar için hazırlanan görsel materyallerin tanıtım amaçlı kullanılmasından ibaret olabilir.
Web sitesinde logo ve proje görsellerinin yer alması; Nazım İmar Planının onaylandığını, Uygulama İmar Planlarının hazırlandığını, Alt Yapı ve Üst Yapı Projelerinin tamamlandığını veya İnşaat Ruhsatının alındığını ispat etmemektedir. Kaldı ki, davalının yaptığı işlerin varlığı mahkememizce inkâr edilmemektedir; uyuşmazlık bu işlerin bedelinin ne olduğu ve yapılan ödemenin bu bedeli aşıp aşmadığı noktasındadır.
Davalının yaptığı işlerin bedeli, altı bilirkişi raporunda tutarlı biçimde 847.260 TL + KDV olarak tespit edilmiş ve bu bedelin üzerinde ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Web sitesi kanıtı, yapılan işlerin kapsamının veya bedelinin bilirkişi raporlarında tespit edilenden daha fazla olduğunu ispatlamamaktadır. Bu nedenle davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarının göz ardı edildiğini, müvekkilinin proje için harcadığı büyük emeğin karşılığının hesaplanmamasının dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
TMK'nın 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Somut olayda, davacı Kooperatif, hükümsüz hale gelen sözleşme kapsamında davalıya yaptığı ve davalının fiilen gerçekleştirdiği işlerin bedelini aşan ödemelerin iadesini talep etmektedir. Bu talep, TBK'nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan meşru bir hukuki taleptir.
Davalının yaptığı işlerin bedeli, TMMOB Mühendislik Hizmet Tarifeleri esas alınarak objektif kriterlere göre hesaplanmıştır. Hesaplama yapılırken %20 oranında kar payı da ilave edilmiş olup, davalının emeğinin karşılığı rayiç bedel üzerinden tam olarak hesaba katılmıştır.
Aksine, dürüstlük kuralına aykırılık davalı tarafta görülmektedir. Davalı, 3.959.600 TL ödeme almış olmasına karşın, yalnızca 999.766,80 TL değerinde iş yapmış ve aradaki 2.959.833,20 TL'lik farkı uhdesinde tutmaya devam etmektedir. Sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi, hukuk düzeninin temel ilkelerinden biri olup, fazla ödemenin iadesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının ve hakkaniyetin bir gereğidir.
Birleşen dosya davacısı ... Müşavirlik Ltd. Şti., sözleşme kapsamında üstlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini ve eksik ödenen hak ediş alacağının tahsilini talep etmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davalının/karşı davacının sözleşme kapsamında yalnızca iki kalem işi tamamladığı, bu işlerin bedelinin KDV dahil 999.766,80 TL olduğu, kendisine ise 3.959.600 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda, birleşen dosya davacısı ... Müşavirlik Ltd. Şti.'nin hak ettiğinden fazla ödeme almış olduğu, dolayısıyla davacı/karşı davalı Kooperatiften talep edebileceği bir alacağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Birleşen dosya davacısının, TMMOB tarifelerine veya sözleşme bedeline göre 110.000.000 TL'yi aşan alacağı bulunduğu yönündeki iddiası, yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir. Sözleşme hükümsüz olduğundan, sözleşme bedeli esas alınamaz. TMMOB tarifelerine göre hesaplama ise, davalının fiilen yaptığı işler üzerinden yapılmış ve 847.260 TL + KDV olarak belirlenmiştir.
Bu nedenle, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ana davada hüküm altına alınan 2.959.833,20 TL'ye, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan tüm değerlendirmeler ışığında, ana davada davacı Kooperatifin alacağı şu şekilde hesaplanmıştır:
Davacı tarafından davalıya doğrudan yapılan ödeme tutarı 3.959.600 TL'den, bilirkişi heyetince tespit edilen ve davalının fiilen yaptığı işlerin KDV dahil bedeli olan 999.766,80 TL mahsup edildiğinde, davacının davalıdan alacağı 2.959.833,20 TL olarak tespit edilmiştir.
Davacının fazlaya ilişkin 3.434.000 TL'lik talebi ise, bu miktarın ... A.Ş. üzerinden yapılan ve davalıya doğrudan atfedilemeyen ödemelerden kaynaklanması nedeniyle reddedilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Ana davada 2.959.833,20-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karşı davanın reddine,
3-Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dava yönünden;
a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 202.186,21-TL ilam harcından peşin alınan 74.812,02-TL'nin mahsubu ile bakiye 127.374,19-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harç, 44,40-TL başvuru harcı ve 74.641,24-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 74.856,42-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 426.778,32-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 218.727,35-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
e-Davacı tarafından yapılan 31.603,55-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 21.290,34-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Davalı tarafından yapılan 16.445,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 5.366,67-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
4-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen ... Esas sayılı dosyası yönünden;
a-Alınması gereken maktu 615,40-TL harcın, peşin alınan 187,86-TL harçtan mahsubu ile bakiye 427,54-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!