Anahtar kelimeler: Satımdan Küçükçekmece Cari Bakirköy Devamına Ödenmediğini Gideri Bunun Hesap Başlatıldığını

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu söz konusu ticari ilişkinden kaynaklı cari
hesap alacağının olduğunu, davalı tarafından ödenmediğini bunun üzerine davacı tarafından
Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas numarası ile takip başlatıldığını ancak davalı
tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine iş bu davanın açıldığını bu hususlar
çerçevesinde itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra
tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından her ne kadar takip başlatılmış ise de takibe dayanak belgenin sunulmadığını,
taraflar arasında açık alım-satım yapıldığını davacı tarafa borcunun olmadığını aksine davalı
tarafın alacaklı olduğunu, davacı tarafın geç fatura kestiğini ve davalı firmayı zarara uğrattığını
davaya konu iddia edilen alacak cari hesap alacağı denilmişse de yukarıda da belirtildiği üzere,
taraflar arasından cari hesap sözleşmesi de söz konusu olmayıp açık hesap ilişkisi olduğunu, bu
sebeple de bileşik faiz şartları istenebilmesi için istisnalara dahil olmayıp, bileşik faiz istenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
ARAŞTIRMA;
1-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiştir. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ..., aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 167.151,43-TL asıl alacak ve 40.821,58-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 207.973,01-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2022 yılı Ağustos, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
3-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve .... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2022 yılı Ağustos, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
4-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılı Ocak ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
5-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı ve davalı tarafın sicil çıktıları getirtilmiştir.
6-Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2023 yılı Ocak ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
7-Büyükçekmece ... Noterliği'nin █████/2025 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; █████/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarın oynalı öreğinin ve karşı tarafa tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının onaylı sureti getirtilmiştir.
8-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
█████/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;
Davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 167.151,02 TL ,Davalı tarafın ticari Defter ve belgelerinde
67.158,71 TL bakiye olduğu,
NETİCEDEN; Detaylıca verilen Taraflara ait yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Ait Olmakla 2 Seçenekli Hesaplama Yapılmıştır;
1. SEÇENEK
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 2023 yılında Davalı tarafından kesilen 1 adet iade faturanın davacı tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı,
Nihai Takdir Sayın Mahkemenize ait olmakla; Davalı tarafından kesilen 26.01.2023 tarihli .... Numaralı 1 adet iade faturasına davacı tarafından BA Formunda kayıtlı olduğu yani bilgisi dahilinde olduğu ve kanuni süresinde itiraz etmediği, itirazına ilişkin belgenin de bulunmadığı Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde Davacı ... davalı yandan kaydı olarak 67.158,71 TL tutarında Alacaklı olduğu,
Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ve ödeme süresi ile ilgili bir belge bulunmadığı davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemenizce davacının TTK1530 md b bendi uyarınca 67.158,71 TL tutarında İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise, davacı ... davalı yandan 28,98 TL işlemiş faiz alacaklı olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir
¸
2. SEÇENEK
Davacı tarafın davalı tarafından kesilen 26.01.2023 tarihli .... Numaralı faturaya kanuni süresinde ispat etmesi halinde davacı ... davalı tarafından 167.151,02TL tutarında Alacaklı olduğu, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir
Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ve ödeme süresi ile ilgili bir belge bulunmadığı davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemenizce davacının TTK1530 md b bendi uyarınca 167.151,02TL tutarında İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise, davacı ... davalı yandan 72,13 TL işlemiş faiz alacaklı olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.
¸
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle;
Taraflar arasında 2022 yılında bakiyelerin her iki tarafın kayıtlarında aynı olduğu, bakiye uyuşmazlığının 2023 yılına ait olduğu, Davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 167.151,02 TL, Davalı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 67.158,71 TL bakiye olduğu Uyuşmazlığı konu ise, davalı tarafından davacı ... 26.01.2023 Tarihli ... fatura numaralı 101.992,31 TL’lik faturasından kaynaklı olduğu, Davalı tarafından kesilen 1 Adet iade faturasının davacı tarafın ticari defterine ve cari hesap ekstresine her ne kadar kaydedilmemiş olduğu,
Davacı tarafından 26.01.2023 Tarihli ... fatura numaralı 101.992,31 TL’lik faturaya Büyükçekmece .... Noterliğinden 23.02.2023 tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtar çekilerek noter aracılığı ile itiraz edilmiş olduğu, yani davacı taraf fatura tebliğ tarihinden itibaren 23 gün sonra itiraz ettiği, dava konusu ve uyuşmazlık konusu olan fatura davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı ancak BA Formlarında yer aldığı Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir.
Fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır
Neticeden; Nihai Takdir Sayın Mahkemenize ait olmakla; Davalı tarafından kesilen 26.01.2023 tarihli ... Numaralı 1 adet iade faturasına davacı tarafından BA Formunda kayıtlı olduğu yani bilgisi dahilinde olduğu ve kanuni süresinde itiraz etmediği, itirazına ilişkin belgenin yani ihtarname tarihinde söz önüne alındığında Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde Davacı ... davalı yandan kaydı olarak 67.158,71 TL tutarında Alacaklı olduğu
İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise, davacı ... davalı yandan 28,98 TL işlemiş faiz alacaklı olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
9-Davalının yemin teklifi üzerine, mahkememizce Ordu .... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak, davacı şirket yetkilisinin yemin beyanı alınmıştır.
10-Küçükçekmece .... Noterliğinin █████/2023 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının açık cari hesap ilişkisine dayanak faturalarına konu ürünleri teslim edip etmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiştir. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ..., aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 167.151,43-TL asıl alacak ve 40.821,58-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 207.973,01-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında açık hesaba dayalı olarak ödenmeyen fatura borçlarının olduğu iddiasına dayanmaktadır.
Bu kapsamda davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturalara konu ürünlerin davalı ... eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya SMMM bilirkişiye verilmiş, taraflar ticari defterlerini incelemeye sunmuşlar, yukarıda ayrıntısı belirtildiği üzere mahkememizce kök ve ek rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Buna göre, davacının ve davalının incelemeye sunduğu ticari defterlerinin TTK hükümleri kapsamında usulüne uygun tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının defter kayıtlarına göre davacı davalıdan 167.151,02-TL, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davacı davalıdan 67.158,71-TL alacaklı görünmektedir. Taraflar arasındaki cari hesap farklılığı, █████/2023 tarihinde davalı tarafından davacıya düzenlenen 101.992,31-TL tutarlı iade faturasının, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Tarafların bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen BA/BS kayıtları incelediğinde ise, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan söz konusu faturanın, davacının BA bildiriminde kayıtlı olduğu görülmektedir. Yargılama aşamasında, davacı söz konusu iade faturasına noter aracılığı ile itiraz ettiğini beyan etmiş ve ihtarname örneğini sunmuş, mahkememizce ilgili noterliğe müzekkere yazılarak ihtarname ve tebliğ şerhinin onaylı örneği dosyamız arasına alınmıştır. Küçükçekmece .... Noterliğinin █████/2023 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi incelendiğinde, davalı tarafından davacıya düzenlenen █████/2023 tarihli 101.992,31-TL tutarlı iade faturasına, davacının █████/2023 tarihlinde itiraz ettiği, yani 8 günlük süre dolduktan sonra noter aracılığıyla ihtarname çekildiği görülmüştür. Yukarıda belirtildiği gibi, davacının ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Bu nedenle, somut olayda davalının düzenlediği iade faturasına, süresinde itiraz etmediği anlaşılan davacının, söz konusu iade faturasının davacının BA bildiriminde de kayıtlı olduğu gözetildiğinde, iade faturasına konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekmekte olup, bu hususta ispat yükü davacının üzerindedir. Yargıma aşamasında her ne kadar ispat yükünün davacının üzerinde olduğu hususu gözden kaçırılarak davalıya iade faturasına konu ürünlere ilişkin yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorularak, davacı şirket yetkilisine bu hususta yemin ettirilmiş ise de, yasal koşulları oluşmadığından söz konusu yemin beyanının dikkate alınmayacağı anlaşılmıştır. Buna göre, davacının, davalı tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli 101.992,31-TL tutarlı iade faturasına süresinde itiraz edilmediği ve söz konusu fatura davacının BA bildiriminde kayıtlı olmakla davacı tarafından kabul edilmiş olduğu ve de davacının söz konusu iade faturasına konu ürünlerin davalıya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğine dair dosyaya herhangi bir delil, belge sunmadığı anlaşılmakla, söz konusu iade faturasının, davalı alacağı olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, her iki tarafın birbiri ile uyumlu ticari defter kayıtları, BA/BS bildirimleri ile, davacının davalıdan 67.158,71-TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Bu nedenle, mahkememizce bu miktar üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair dosya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla, takip öncesi işlemiş faiz talebi kabul edilmemiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura, ticari defter, BA/BS kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davacının reddedilen kısma ilişkin olarak kötü niyetli olarak takip başlattığı hususunda delil bulunmadığı, davanın kısmen reddedilmesinin, davacının ispat külfetini yerine getirememesinden kaynaklandığı, kötü niyet tazminatının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 67.158,71-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından reddedilen kısım üzerinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 4.587,61-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 2.511,79-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.075,82-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.511,79-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.939,39-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 10.156,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 3.280,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 500,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 338,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 2.437,20-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 1.162,80-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!