Anahtar kelimeler: Efaturayı Toz Eft Satımdan İştigal Kömür İhracat Bahse Kdv Satışı

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 08.05.2024KARAR TARİHİ
: 16.12.2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin----- üretim ve ihracat faaliyetleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete toz kömür satışı ile ürün teslimi yapıldığını ve müvekkili şirketin, "----" açıklaması ile 22.11.2023 düzenleme tarihli ve ------ numaralı KDV dahil 984.209,95-TL tutarlı e-faturayı tanzim ederek davalıya gönderdiğini, dava dışı ------ tarafından davalı şirket adına yapılan 26.01.2024 tarihli EFT işlemi ile müvekkili şirkete 200.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından bahse konu fatura bedellerine ilişkin başkaca bir ödeme gerçekleşmediğini, davalının, fatura tutarının büyük bir kısmına ilişkin olarak ödeme gerçekleştirmemesi üzerine müvekkili şirketin, davalı aleyhine 784.209,95-TL fatura alacağı ve 109.553,06-TL işlemiş faiz olmak üzere 893.763,01-TL tutar üzerinden -----. İcra Dairesi nezdinde ------ esas sayılı icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliği üzerine davalının, borcun tamamına, faize, faiz miktarına, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava öncesi zorunlu arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya zaman aşımı ve yetkili mahkeme yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafın alacak iddiasının aksine fatura ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin beyanın tek başına bir ticari ilişkinin kanıtı olmadığını, ortada bir ticari ilişki olduğunun net bir biçimde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın yada hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olmasının gerektiğini, bu nedenle faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve malın teslimini yada hizmet konusu işin gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın usul ve esas yönlerinden reddini, beyanları doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddini, vaki takibin iptalini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ticari ilişkiden kaynaklı alacak sebebiyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ----. İcra Dairesi'nin ------- esas sayılı dosyasında 784.209,95 TL asıl alacak ve 109.553,06 TL faiz olmak üzere toplam 893.763,01 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve davacının ---- bilirkişi raporu alınmıştır. Hazırlanan raporda özetle; davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içinde yapıldığı, incelenen defterlerin birbirini doğrulamakta olduğu ve defterlerin V.U.K.(md.220-225)'da aranan şekil şartları yönünden usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının 15-16 Kasım 2023 tarihilerinde 19 kamyon/TIR ile davalı adına ----- adresine fireler sonrası net 624.800 kg toz kömür sevk etmiş olduğu, kömürler için 22.11.2023 tarihinde ------- nolu e-faturanın KDV dahil 984.209,95 TL olarak davalı firma adına düzenlenmiş olduğu, 2023 yılında davalının herhangi bir ödeme yapmamış olduğu, 26.01.2024 tarihinde davalı adına dava dışı ----- 200.000,00 TL tahsil edilmiş olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 784.209,95TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, hazırlanan raporda özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin, 22.11.2023 tarihinde başladığı, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafından davalıya gönderilen herhangi bir ihtarname bulunmadığı, 22.11.2023 tarih ve ------ nolu 820.174,96 TL ve KDV bedeli olmak üzere toplam 984.209,95 TL'lik fatura bedelinin, davalı tarafça kayıtlarına işlendiği, yasal süre içinde faturaya herhangi bir itirazın olmadığı, borç bakiyenin 2024 yılına 984.209,95 TL olarak devredildiği, 26.01.2024 tarihinde, davalı adına grup şirketi olduğu ifade edilen ----- tarafından borca mahsuben 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 784.209,95 TL borçlu olduğu, tarafların Ba/Bs formlarının uyumlu olduğu belirtilmiştir.İcra takibinde talep edilen faize ilişkin beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince alacağın █████/2023 tarihli faturadan kaynaklandığı, taraflar arasında özel bir vade veya ödeme tarihi kararlaştırılmadığı, bu nedenle, ticari teamüller ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, faturanın düzenlenme tarihinden itibaren 30 günlük ödeme süresi sonunda (yani █████/2023 tarihinde) borçlunun temerrüde düştüğü, bu sebeple faizin, █████/2023 tarihinden itibaren işletildiği, taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari nitelikte olup, fatura ticari işten kaynaklandığından faiz hesabının yıllık reeskont faizi oranı esas alınarak yapıldığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticari defter ve kayıtlarının kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının 15-16 Kasım 2023 tarihilerinde 19 kamyon/TIR ile davalı adına ------ adresine fireler sonrası net 624.800 kg toz kömür sevk etmiş olduğu, kömürler için 22.11.2023 tarihinde ------- nolu e-faturanın KDV dahil 984.209,95 TL olarak davalı adına düzenlendiği, 2023 yılında davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, 26.01.2024 tarihinde davalı adına dava dışı ------200.000,00 TL tahsil edilmiş olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 784.209,95 TL alacaklı olduğu, Ba/ Bs formlarının uyumlu olduğu, davalı, davacı tarafça talep edilen fatura alacağına ilişkin hizmeti kabul edip Vergi Dairesine de bildirimde bulunduğu, beyanname vermekle faturalara konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği (Yargıtay ----- Karar sayılı ilamı) davacının icra takibinde asıl alacak yönünden haklı olduğu anlaşılmıştır. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir. ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; ------. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazların kısmen kabulüne, 109.553,06 TL'lik takip öncesi işlemiş faize yapılan itirazın kabulüne ve takip öncesi için talep edilen faizin iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 784.209,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki şartlarda faiz işletilmesine,2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 156.841,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 53.569,37-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 10.794,42-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 4.468,82-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 38.306,13-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 15.263,24-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.496,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 9.484,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 8.321,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.162,55-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7,45-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 53,35-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 123.631,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.158,73-TL'nin davalıdan, 441,27-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.