Anahtar kelimeler: Ekte Çekici Ktk Çarparak Yerini Sunulmuştur Hasarlı Terk Park Araca

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 6.04.2024 Tarihinde sürücüsü olay yeri terk olduğundan tespit edilemeyen, sahibinin ... olduğu müvekkil şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan (poliçe ekte sunulmuştur) ... plakalı çekici, park halindeki ...plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiği ve KTK m. 84/1-L maddesinin ihlal ederek kusurlu olduğu tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 39.832,98-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 28.05.2024 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine (Yüksek Mahkemenin (19. HD. 30.9.2004 T....; 18.4.2002 T. ...; 7.2.2002 T. ...) kararlarında da belirttiği gibi bu hususu «... ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması -yani vadesinin gelmesi- yeterlidir...» şeklinde ifade etmiştir. (11. HD. 01.04.2015 T. ...), yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
: Bilirkişi Raporu, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası, SBGM yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Olayda kaza sonucu dosyalar üzerinden inceleme neticesinden ve kaza tutanağı ve ekspertiz raporları resimler sonucu... plakalı aracın herhangi bir kusuru olmadığı, yüzde yüz kusurun ... Plakalı araçta olduğu; Olayda kaza yerini terk edip olay yerinden giden sürücüye yine takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere sürücüye atfedilecek kusurun kanaatimce olamadığına. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına rücu şartlarının oluşup oluşmadığı ile ödenen bedelin yerinde olup olmadığı; Sigorta evrakları ve ödenen miktarı incelendiğinde aracın hasarıyla ödenen 38.274,47 TL’nin yeterli olduğuna, Davacı sigorta şirketinin ayrıntılı olarak açıklanan ödeme miktarları kadar ancak davalı sigortalısından ZMMS Genel Şartları B-4 maddesi ve yüksek yargı kararları dahilinde, █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile zarar gören 3. Şahsa ödemiş olduğu 38.974,47 TL maddi tazminatı █████/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigortalısından (araç malikinden) rücuen talepte bulunabileceği kanaatine ulaşılmış olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
: Dava, sigortacının ödemiş olduğu bedeli sigortalısından rücuen tazmini nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı şirket adına kayıtlı ve davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı ve davalıya ait ... plakalı aracın, park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen kaza sonrasında ... plakalı aracın olay yerinden firar ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı kişilere yapılan ödemenin kendi sigortalasından rücu yoluyla tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
... 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi tarafından davalılar aleyhine 38.974,47 TL asıl alacak ve 858,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.832,98 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anlatılan kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazadaki kusur oranı, davacı sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kazada 3.kişilerin araçlarının zarar görmesi nedeniyle ödenen tazminatın, araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödemenin teminat dışında kaldığından bahisle davalı sigortalıdan tahsilinin talep edilip edilmeyeceği ile talep edilebilecek ise hangi miktarda talep edileceği hususu olduğu anlaşılmıştır.
KTK'nun 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu olay kapsamında, davacının sigorta şirketinden zarar tazmini hususunda hakkı olup olmadığının değerlendirilmesinde öncelikle ilgili kanunun yorumlanması gerektiği anlaşılmaktadır. █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4/f bendinde; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü, KTK 81. maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek bunlar gelinceye kadar bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır" hükmü yer almaktadır.
Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, TTK md.1421. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, konunun TTK'nın 1446.,1447.ve 1448. madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazası sonrası araç sürücünün olay yerini terketme nedeni noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Anlatılan kapsamda kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince de hazırlanan tutanakta araç sürücünün olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesinde; "Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir.
Poliçe kapsamında zararın tazminin talebi için gerekli olan sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerektiği, ancak davalının yalnızca araç sürücünün beyanına dayandığı görülmekle, ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin uygun olup olmadığı ile varsa davalıya rücu edebileceği alacağın miktarın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Olayda kaza sonucu dosyalar üzerinden inceleme neticesinden ve kaza tutanağı ve ekspertiz raporları resimler sonucu ...plakalı aracın herhangi bir kusuru olmadığı, yüzde yüz kusurun ... Plakalı araçta olduğu; Olayda kaza yerini terk edip olay yerinden giden sürücüye yine takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere sürücüye atfedilecek kusurun kanaatimce olamadığına. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına rücu şartlarının oluşup oluşmadığı ile ödenen bedelin yerinde olup olmadığı; Sigorta evrakları ve ödenen miktarı incelendiğinde aracın hasarıyla ödenen 38.274,47 TL’nin yeterli olduğuna, Davacı sigorta şirketinin ayrıntılı olarak açıklanan ödeme miktarları kadar ancak davalı sigortalısından ZMMS Genel Şartları B-4 maddesi ve yüksek yargı kararları dahilinde, █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile zarar gören 3. Şahsa ödemiş olduğu 38.974,47 TL maddi tazminatı █████/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigortalısından (araç malikinden) rücuen talepte bulunabileceği kanaatine ulaşılmış olduğu," rapor edilmiştir. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazın yapılmadığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." hükmü yer almaktadır.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Ancak hazırlanan rapora karşı yapılan itirazların raporda değerlendirildiği ve yeni bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce bilirkişi raporunda yer alan tespitlere katılınarak hükme esas alınmış ve açılan davanın kabulü ile davalının tarafından yapılan itirazın iptali gerekmiştir.
Davalıların icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve kabul edilen alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... 14.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 39.832,98 TL alacağın %20'si olan 7.966,60 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.720,99 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.105,59 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 39.832,98 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 960,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.278,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!