Anahtar kelimeler: Huk Müş Ruhsata Onuncu Ruhsat Ruhsatın Devri Kusurunun Sahte Devir
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...
VEKİLLERİ
: Huk. Müş. Av. ... Hukuk Müş. Av....
İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU
: Davacı tarafından, Özel ... Hastanesine ait ... tarih ve ... sayılı ruhsata dayanak devir tutanağının sahte olduğuna hükmedildiğinden bahisle ruhsatın geri alınması ve adına yeniden ruhsat düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden ve sahte belge ile ruhsat devri işleminin gerçekleştirilmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun yargı kararı ile sabit olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, adlarına düzenlenmiş hastane ruhsatının devrinin hukuka aykırılığının mahkeme kararıyla ortaya konulmuş bir belge ile üçüncü kişiye devrolunduğu, bu devrin davalı idarenin işlemi ile sağlandığı, idarenin hukuka aykırı olan devir işleminde kusurunun bulunduğu, devir hususunda hiç bir iradelerinin bulunmadığı, bu nedenle ruhsatın devri tarihinden itibaren özel hastane ruhsatına sahip olmamaları nedeniyle yıllara sari olarak işletme kazançlarından mahrum bırakıldıklarından maddi ve manevi zarara uğradıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, varsa artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde maddi tazminat istemi yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat istemi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın reddine ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesinden:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yarayacak bir miktarda olması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının murisi Dr....... ile Dr. ...'in sahibi olduğu Özel ... Hastanesi için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca █████/1982 tarihinde özel hastanelere mahsus açılma ruhsatı verildiği, anılan hastanenin sahiplerinden...'ün vefatından sonra 2002 yılında ...'ün mirasçıları ile diğer malik tarafından hastane binasının hastane işletilmek ve sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere █████/2002 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Dr. İ. M. Ş’ ye kiralandığı, █████/2004 tarihinde Dr. İ. M. Ş. tarafından hastanenin İzmir Özel ... Hastanesi İşletmeciliği Limited Şirketi adına ruhsatlandırılması için başvuruda bulunulduğu, başvurunun Sağlık Bakanlığının █████/2006 tarih ve 2207 sayılı Makam Oluru ile uygun görüldüğü ve bu doğrultuda ruhsat düzenlendiği, akabinde hasta dosyalarının yeni hastane sahipliğinde muhafaza edilmesi düşünülüyor ise bir tutanakla devrinin yapılması, aksi takdirde arşiv belgelerinin İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce bir tutanakla teslim alınarak muhafazası gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine "Arşivlenmiş tüm hastane evrakları ve hasta dosyaları yeniden arşivlenmek üzere hastanenin yeni sahibi İzmir Özel ... Hastanesi İşletmeciliği Limited Şirketi yönetim kuruluna teslim edilmiştir. Aşağıda devreden ve devralan kişilerin isimleri ve imzaları yer almıştır" ibareli, devreden ile devralanın imzalarının bulunduğu █████/2006 tarihli devir tutanağının idareye sunulduğu, davacı tarafından, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne verilen █████/2007 tarihli dilekçe ile, Özel ... Hastanesinin devrine ya da ruhsat iptaline dair bir taleplerinin bulunmamasına rağmen hastane ruhsatının iptal edildiği ve başka bir kişiye ruhsat verildiğinin öğrenildiği belirtilerek ruhsat devir ve iptal işleminin kaldırılarak adlarına tekrar ruhsat düzenlenmesinin istenildiği, İl Sağlık Müdürlüğünün █████/2007 tarihli işlemi ile başvuru reddedilerek davacıya bildirildiği, davacı tarafından bu işleme karşı herhangi bir idari dava açılmadığı, ancak Dr. İ. M. Ş. tarafından devir tutanağının sahte olarak düzenlenip kullandığı belirtilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, ...Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, Dr. İ. M. Ş.’nin özel belgede sahtecilik suçundan mahkum edilmesi üzerine davacı tarafından anılan mahkeme kararı da eklenerek █████/2011 tarihli dilekçe ile sahte belgeyi kullanmak suretiyle özel hastane ruhsatının temin edildiğinin ortaya çıktığından bahisle eski ruhsatın tarafına verilmesi istemiyle yeniden başvuru yapıldığı, başvurunun reddi üzerine....İdare Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda, özel hastane ruhsatının devir işlemi yönünden, davacının idari başvuruda asıl isteminin İzmir Özel ... Hastanesi İşletmeciliği Limited Şirketi adına tesis edilen ... tarih ve ... sayılı ruhsatın geri alınması ve adına yeniden ruhsat düzenlenmesi olduğu kabul edilerek; davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu █████/2011 tarihli işlem iptal edilmekle birlikte, davacının adına yeniden ruhsat düzenlenmesi talebi yönünden; söz konusu talebin reddine ilişkin işlem gerekçesinin hukuka uygun bulunmadığı ancak tespit edilen hukuka aykırılık nedeniyle davacı adına doğrudan ruhsat düzenlenmesinin mümkün olmadığı, davacının durumunun özel hastanelere ilişkin mevzuat kapsamında değerlendirilerek idare tarafından yeniden işlem tesis edilebileceğinin belirtildiği, davacının ... İdare Mahkemesinin iptal kararı sonrası davalı idareye anılan Mahkeme kararının uygulanması istemiyle yeniden başvuruda bulunduğu, bu başvurusunun reddedilmesi üzerine ... İdare Mahkemesinde açılan dava, "davacının başvurusunun özel hastanelere ilişkin yürürlükteki mevzuat kapsamında değerlendirilerek yeniden işlem tesis edilmesini öngördüğü, mahkeme kararının ruhsatın iade edilmesi şeklinde uygulanması isteminde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu davalı idarenin mahkeme kararının ruhsatın doğrudan iade edilmesi şeklinde uygulanmamasına yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile redddedilmiş, bunun üzerine idari işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemelerce iptal edilen her idari işlemin muhataplarında bir zarara neden olduğu ya da her iptal kararının tazminat verilmesini gerekli kıldığı söylenemez. Bununla birlikte olayın kendine özgü koşulları içinde işlem nedeniyle kişinin itibarına ve manevi bütünlüğüne zarar verildiğinin açık olduğu durumlarda söz konusu zararın da tazmin edilmesi gerekir. (Anayasa Mahkemesi, Aras Altıok, B. No: ██████████, █████/2023)
Yukarıda aktarılan süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, somut olayda, davacı adına doğrudan ruhsat düzenlenmesi mümkün olmayıp, davacının durumunun özel hastanelere ilişkin mevzuat kapsamında değerlendirilerek idare tarafından yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır. Ancak bahse konu özel hastanenin, İzmir Özel ... Hastanesi İşletmeciliği Limited Şirketi adına ruhsatlandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının █████/2006 tarih ve 2207 sayılı Makam Olur'unun hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla ortaya konulmuştur.
Her ne kadar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında manevi tazminat istemi, mahkeme kararıyla iptal edilen işlemin manevi tazminat gerektirecek ve davacının manevi yönden zarar görmesi sonucu doğuracak nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; söz konusu özel hastanenin davacının babası müteveffa Dr. ... tarafından uzun yıllar boyunca işletildiği, davacının babasının vefatı üzerine de müteveffanın mirasçıları tarafından işletilmeye devam edildiği, bir süre sonra da yine sağlık hizmeti sunulması şartıyla 5 yıl süre ile Dr. İ. M. Ş’ ye kiralanması sonrasında özel hastane ruhsatının devir işleminin hukuka aykırı olduğunun da yargı kararıyla ortaya konulduğu, dolayısıyla davacının idarenin yürütmekle yükümlü olduğu hizmeti gereği gibi sunamaması nedeniyle üzüntü ve sıkıntı duyduğu, ayrıca idareye güven duygusunun da zedelenmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı açık olup, uğranılan manevi zararın tazminine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın reddine ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla bu kısım bakımından aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!