Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Adana Ölüm Üye Özetle

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan
:
Üye
:
Üye
:
Katip
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ...
NUMARASI
: ... Esas, ... Karar
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...'nın sevk ve idaresinde ki davalı ...'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ... poliçe numarası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçta yolcu iken , ...'nin sevk ve idaresinde ki ...(... tarihinde unvan değiştirmeden önceki ismi ...)'ye ... poliçe numarası ile Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu, Meydana gelen kazada her iki sigorta şirketine sigortalı bulunan araçta kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin 3. kişi konumunda bulunduğu için her iki sigorta şirketinin de müvekkilinin maluliyetinden ve uğradığı zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, Müvekkilinin gerçek zararının ortaya çıkmasına müteakip Sigorta şirketlerine tekrar müracaatta bulunulduğunu ve fakat sigorta şirketlerinin ödemede bulunmadıklarını, bu nedenlerle ...Asliye Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının celbine ve dosyanın celbi ile yeniden hesap yapılması için Dosyanın ... Bilirkişisine tevdiine, Oluşan tüm tespitler ve alınan bilirkişi raporları sonucunda her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalması kaydı ile şimdilik yasal sınırlar dahilinde davacı müvekkili ... için 80.778,24.TL(yasal sınırlar dahilinde, yine fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalması kaydı ile), geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri zararlarının bilirkişi raporunun ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından davalı sigorta şirketlerine tebliğ tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek Reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Davanın usulden reddine, usulden red talebinin yerinde görülmemesi halinde haksız açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece, davalı ...'ye karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile; 4.128,24 TL maddi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacılar vekili; taraflarınca güncel asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğinin iddia edildiğini, mahkemece güncel hesap üzerinden hesaplama yapılması taleplerinin ret edildiğini ve neticede dava dilekçesi ile talep edilmiş bulunan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, gerek davanın açıldığı sırada gerekse yargılamanın devam ettiği sırada asgari ücret miktarı ve artış oranlarının değiştiğini ve davanın safahatı sırasında güncel ve reel asgari ücretin ortaya çıktığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile aynı davalılara karşı açılan davada bakiye kalan 80.778,24 TL tazminat için açılmış olan ek davadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının asıl dava olan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi raporu dayanak gösterilerek ek dava açtığı, davacının asıl dava sırasında yapılan yargılamada bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi "rapora bir diyeceğimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, ilk kararı tarafların istinaf etmediği ve kararın kesinleştiği bu sebeple mahkemece davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle yeniden rapor alınmayarak bakiye tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
"Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur" (... tarihli ve ... sayılı YİBK).
"Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bozma kararından sonra maluliyet oranı değiştiği gibi karar tarihine yakın tazminata esas ücretin asgari ücrete oranının da değiştiği, ek dava olduğu için usuli kazanılmış hakkın bulunmadığı, zararın öğrenilmesine esas kusur ve maluliyet oranının 2008 ve bozma sonrası belirlendiğine ve bu tarihleri göre on yıllık zamanaşımı dolmadığından direnme kararının uygun olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir." (Hukuk Genel Kurulu ...-... E,... K)
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... K sayılı kararında; ........Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun ... tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun ... tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı içtihatları).
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesi, yargı kararlarında istikrar, yargılamanın hızlı sonuçlandırılması ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir.
Dosya kapsamından, davacının %23 oranındaki maluliyetine göre yapılan hesaplama doğrultusunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen davanın kabulü ile 304.464,48 TL'nin tahsiline dair karara karşı davacının İtiraz Hakemliği nezdinde herhangi bir itirazı bulunmayıp davalı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafından alınan ... tarihli ilk rapor ile ... tarihli ikinci rapor arasında maluliyet oranları konusunda çelişki bulunduğu, diğer taraftan davacının maluliyetinin omurga hasarından ve sindirim sisteminden kaynaklandığı hükme esas alınan ikinci raporun kazadan 6 ay sonra düzenlendiği ve raporu hazırlayan heyette fizik tedavi uzmanı ile sindirimi sistemi konusunda uzman bulunmadığı, yönetmelikte belirtilen bir yıllık iyileşme süresine uyulmadığı belirtilerek alınan ... tarihli maluliyet raporunda davacının % 15 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, ardından ... tarihli ek raporda değişen güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan ... tarihli maluliyet raporunda maluliyet oranı davalı lehine değişmiş olup bu durumda davalının usuli müktesep hakları gözetilerek tazminat hesabının ... tarihli aktüer bilirkişi raporunda olduğu şekilde bu rapor tarihindeki asgari ücretin esas alınarak yapılması gerekirken ... tarihli ek rapor tarihindeki asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılarak hesaplanan tazminat üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi davalının usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bozulması gerekir. ........." şeklinde karar vermiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... eSAS, ... K sayılı kararında " ............. Oysaki; ilk kararın davalı lehine bozulduğu, davacı tarafın ilk karara esas alınan ... tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı ve kararı temyiz etmediği gözetildiğinde, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında bozma öncesi rapordaki hesap biçimi (% 1.8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk kararı temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yapılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nın ... tarih, ...-... Esas ve ... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).
Açıklanan bu durum karşısında İtiraz Hakem Heyetince; bozma öncesindeki hükme esas alınan ... tarihli rapordaki hesap verileri (% 1,8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, anılan rapor tarihine göre ve bozma sonrası alınan maluliyet raporuyla belirlenen % 31 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişiden alınacak ek rapor ile belirlenen tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının kazanılmış haklarını ihlal edecek biçimde, güncel veriler dahilinde hesaplama yapılarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
" denmiştir.
"Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir" (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737) .
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin... tarihli ... E, ... K sayılı ilamında açıklandığı üzere, aleyhe bozma ve hüküm verme yasağının istinaf mahkemeleri için de geçerli olduğu ve istinaf kanun yoluna başvurularda da aleyhe bozma yasağının değerlendirmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.
Buna göre, taraflardan yalnız birinin hükmü istinaf etmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf eden taraf yararına olarak verdiği kaldırma kararına uyan yerel mahkeme artık istinaf eden tarafın daha aleyhine bir hüküm veremez. Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (... T., ...; ...gün ...sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) (Yargıtay... Hukuk Dairesi ... E. ... K. Yargıtay ... HD ... E. ... K. Aynı Daire ... E. ... K.)
Görüldüğü üzere asıl davada alınan rapora davacının itiraz etmediği gibi kararı da temyiz / istinaf etmediği, bu nedenle açılan ek davada asıl davada belirlenen miktar yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olup ek davanın yazılı şekilde bakiye zarar açısından kabulüne karar verilmesi yerindedir. Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!