Anahtar kelimeler: Sayaçsız Direkt Sayacı Bırakarak Zabıt Devre Davalıborçlunun Elemanları Cari Adreste

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında ... hizmet numaralı adreste 19.01.2021 tarihinde davacı şirket elemanları tarafından yapılan kontrollerde ... nolu sayacı devre dışı bırakarak sayaçsız direkt bağlı kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği tesisin kurulu güç bilgilerine göre 7539 kWh karşılığı 24.671,57-TL kaçak elektrik faturası ve 90747 kWh karşılığı 101.645,92-TL tutarında kaçak elektrik faturasının davalıya tahakkuk edildiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 128.861,36-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiiğni, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu işyerinin elektrik projesinin Taksim'de bulunan elektrik idaresinde onaylandığını, davalı adına kayıtlı olan işleteni ... ...'ün ise onaylanan proje sonrasında 186'yı aradığını ve projenin onaylandığının söylendiğini, akabinde ise tanık sıfatında dinlenmesi talep olunan ... ise gelerek tesisat işlemlerini yaptığını, bu süreçte iş yerinin kapalı olduğunu, kesinlikle çalışma yapılmadığını, devamında ise işleten ... ...'ün 186'yı arayarak işlemlerin tam olduğunu, elektriğinin açılması için davacı kurumdan talepte bulunduğunu, elektrik tesisatının cumartesi günü gece 23:00 sularında çekildiğini, Pazartesi günü sabah erkenden ise ... görevlilerinin davalının işyerine geldiklerini, işyerinde bir çalışma olmadığını, işlemlerinin tam olduğunu, elektriğinin açılması isteyen talep edenin işletenin davalı ... ... olduğunu, davalıya ait olan işyerinde kaçak elektrik kullanmasının mümkün olmadığını, elektriği bağlayan tanığın, üzerinde 4 vida olduğunu, bu vidaları kendisinin sökemeyeceğini, ...'ın gelerek kendisinin elektriğini bağlayacağını söylediğini, işyerini işleten ... ... 186'yı aradıktan sonra davacı çalışanlarının gelerek kaçak elektrik kullanıldığı, saatin kaçak olduğunu beyan ettiğini, davalı işletenin ise projenin onaylandığını, tüm işlemlerinin tam olduğunu kendilerine defalarca izah etmeye çalıştığını, işyerinin davacı kurum tarafından onaylanmış projesinin sunulduğunu, davalı adına kayıtlı işyerinde işleten ... ... tarafından kesinlikle kaçak elektrik kullanılmadığını, projesinin onaylandığını, tüm işlemlerini hazır ettiğini ve 186'yı arayarak elektriğinin açılması için kendisinin telefon ederek talepte bulunduğunu, yaşanan durumdan sonra davacı kurumun personellerinin 2 saat sonra tekrar işyerine geldiğini, davalı işletene saati sökeceklerini söylediklerini ve polis huzurunda söküldüğünü, davacı kurumun yapmış olduğu tespitin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 107.782,90 TL asıl alacak, 1.814,30 TL gecikme faizi, 326,57 TL KDV üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;kararın gerekçesiz olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının kaçak elekrik tüketimi yaptığı konusunda şüpheye yer bırakılmadı ise de hatalı hesaplama yapılmış olup rapora itirazlarız dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiği, Müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturayı oluşturan kalemler, elektrik piyasasında faaliyet gösteren perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin kullanıcılarına yansıtacakları tarifeler, “6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu” uyarınca EPDK tarafından çıkarılan “Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği”, “Tarife Uygulama Tebliğleri” ve “Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” hükümleri dikkate alınarak belirlenmekte olduğu, Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda müvekkili şirketten farklı olarak tüketim hesaplamasında kullanılan kurulu gücün farklı olduğu, ilgili tesisin projesindeki gücün 21.66 kW olarak belirlendiği ve bu güç üzerinden hesaplama yapıldığının görüldüğü, ancak dava konusu H/ ... seri nolu kaçak tespit tutanağındaki devreden çekilen akımın 153 A olduğu ve bunun da yaklaşık olarak 153 A x 220 V = 33600 W gücüne sahip cihazların devrede olduğu çalıştığının anlaşıldığı, devrede olan cihazların 33.66 kW olduğu bir tesisin toplam kurulu gücünün 21. 66 kW olmasının teknik olarak mümkün olmadığı hususunun açıkça ortada olduğu, dava konusu ile ilgili olan Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin bağlantı gücünün tespiti kurulu gücün %60 ı olması gerektiği belirtildiğinden devrede olan cihazlara göre ilgili tesisin 33.66/ 0.6 = 56.1 kW kurulu gücü olduğunun hesaplandığı, bu nedenlerle eksik incelemeye dayalı raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı,Diğer yandan faturaya süresinde itiraz edilmediğinden tahakkuk eden bedelleri kabul etmiş sayılacağı göz önüne alınması gerektiği, davalı, söz konusu faturalara süresinde itiraz etmediği, bu durumda, faturaların içeriği ve borcun varlığı kabul edilmiş sayılmakta olduğu, Ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken "alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklindeki gerekçe ile icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının da açıkça hatalı olduğu, yerleşik yargı kararları da nazara alındığında dava konusu alacağın faturaya bağlı ve likit alacak olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiği, adrese konu iş yerinin elektrik projesinin Taksim de bulunan elektrik idaresinde onaylandığı, onaylanan proje sonrasında tesisatı işlemlerini yaptırdığını ,bu süreçte iş yeri kapalı olup , kesinlikle çalışma yapılmadığı, işlemlerinin tam olduğunu, elektriğinin açılması isteyen talep eden işleten ... ...' olduğu, dolayısıyla müvekkiline ait olan iş yerinde kaçak elektrik kullanmasının mümkün olmadığı, elektriği bağlayan tanığın, üzerinde 4 vida olduğunu bu vidaları kendisinin sökemeyeceğini, ... görevlilerinin gelerek kendisinin elektriğini bağlayacağını söylediğini, işleten ... ... 'ün 186 yı aradıktan sonra davacı kurum çalışanlarının gelerek kaçak elektrik kullanıldığı, saatin kaçak olduğunu beyan edildiğini,müvekkili adına kayıtlı iş yerinde işleten ... ... tarafından kesinlikle kaçak elektrik kullanmamış , projesi onaylanmış, tüm işlemlerini hazır etmiş ve 186 yı arayarak elektriğinin açılması için kendisi telefon ederek talepte bulunmuş olduğunu, kaldı ki, yaşanan durumdan sonra davacı kurumun personelleri 2 saat sonra tekrar iş yerine geldiklerini,işletene saati sökeceğini söylediklerini ve polis huzurunda söküldüğünü, davacı kurumun yapmış olduğu tespitin hukuka aykırı olduğunu beyanla , kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedelinin tahsili amacı ile 126.317,49 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 2.155,82 TL gecikmiş gün faizi, 388,05 TL faizin Kdvsi olmak üzere toplam 128.861,36 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı adreste 19.01.2021 tarihinde müvekkil şirket tarafından yapılan kontrollerde; ... nolu sayacı devre dışı bırakarak sayaçsız direkt bağlı kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği gerekçesiyle , H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit tutanağı tanzim edilmiştir. Bu tutanağa istinaden 24.671.57-TL kaçak faturası ve 101.645,92-TL tutarında ek kaçak faturası tahakkuk ettirilmiştir. Davanın niteliği gereği,alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde ispat yükü bulunmaktadır.Dosyaya delil olarak ,kaçak tesbit tutanağı, fatura, tahakkuk belgesi ve fotoğraflar ibraz edilmiştir.Mahkemece, zabıt mümzii olan davacı taraf tanığı ile davalı tanıkları dinlenmiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Mahkemece yargılamada iki farklı elektrik mühendisi bilirkişilerden raporlar alınmıştır.1-Bilirkişi ...tarafından düzenlenen raporda ; kaçak tespit tutanağında sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığı belirtilmişse de kaçak kullanım döneminde kullanılan elektrik enerjisi zaman zaman da sayaçtan geçirildiği endeks kayıtlarından anlaşılmış olduğunu, sayacın 25.06.2020 tarihindeki endeksinin 137789 KWh, kaçak tespit tarihindeki (19.01.2022) sayaç endeksinin 154809 kWh olduğundan 25.06.2020 -19.01.2022 arasında 573 günde 154809-137789-17020 kWh olarak hesaplanacağı, sayaç kaçak kullanım dönemi olan 19.01.2021-19.01.2022 arasında 365 günde sayacın kaydedeceği tüketimin (17020 kWh/573gün)x365gün -10841,710 kWh olarak belirleneceği ve hesaplanan 10841,710 kWh tüketimin tenzil edilmesi gerektiği,buna göre yapılan hesaplamada ; b) Davacı Şirketin İcra Takip Tarihi İtibariyle ;Davacının asıl alacağı 36.496,36 TL,Gecikme zammı 520,63 TL,Gecikme zammı KDV (9618) 93,71TL,,Davacının toplam alacağı 37.110,70TL olarak hesaplanmıştır.2-İtiraz üzerine bilirkişi ...'dan alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı kurum personeli tarafından davalı adına kaçak usulsüz elektrik kullanım tutanağı tutulduğu,Davalı itiraz dilekçesinde davacı kurum ile yapılan elektrik tedarik sözleşmesini dava dosyasına sunmamıştır. Bu nedenle sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kullandığı aleyhinde tutulan kaçak usulsüz elektrik kullanım tutanağı ile tespit edilmiş olmaktadır. Davalının işyerinde tüketimi kayıt altına alan sayaç bulunmadığından ,Yönetmelik gereği kurulu güç üzerinden kullanım hesaplanması gerekir.Davalı şirketin, 19.01.2021-19.01.2022 arasında 365 gün kaçak elektrik kullandığı EPTHY yönetmelik uyarınca tespit edilmiş olup EPTHY mevzuatı gereğince son endeks okuma tarihi 22.12.2021 ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih 19.01.2022 arasındaki 28 gün kaçak tüketim süresi, bakiye 365gün-28gün— 337 gün de ek tüketim süresinin kaçak tüketim hesaplamasında kullanılması gerekir.Önceki bilirkişi raporunda kaçak tespit tutanağında sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığı belirtilmişse de kaçak kullanım döneminde kullanılan elektrik enerjisi zaman zaman da sayaçtan geçirildiği endeks kayıtlarından anlaşılmış olduğunu, sayacın 25.06.2020 tarihindeki endeksinin 137789 KWh, kaçak tespit tarihindeki (19.01.2022) sayaç endeksinin 154809 kWh olduğundan 25.06.2020 -19.01.2022 arasında 573 günde 154809-137789-17020 kWh olarak hesaplanacağı, sayaç kaçak kullanım dönemi olan 19.01.2021-19.01.2022 arasında 365 günde sayacın kaydedeceği tüketimin (17020 kWh/573gün)x365gün -10841,710 kWh olarak belirleneceği ve hesaplanan 10841,710 kWh tüketimin tenzil edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiş ve bu değeri ek tüketim miktarından tenzil etmiştir. Bilirkişinin açıkladığı tarza bir hesaplama yapılabileceği EPTHY mevzuatında gösterilmemiştir. Kaçak tüketimi kayıt altına alan sayaç bulunmadığı için kurulu güç üzerinden hesaplama yapılacağı EPTHY mevzuatınca bildirilmiştir. Sayaçın kayıt altına aldığı dönemler olsa bile sözleşme olmadan elektrik tüketimi yapılmış olduğu için ve sayaç üzerinde belirtilen tüketimin davalıya geçmiş dönemlerde tahakkuku davacı yanca yapılmadığı için bilirkişinin bu çıkarımı doğru değildir. Kaçak tespit tutanağı esnasında devreden geçen anlık akım ölçümü yapılarak sayacın o anlık ölçüm değeri ile kıyaslanması yapılmış olmasına rağmen davalı işyerinde elektrik tüketimi yapan cihazların tasnifi yapılarak, yönetmelik gereği güç tespiti yapılması gerekirken davacı kurum tarafından yapılmamıştır. Davacının davalıya tahakkuk ettirdiği faturaları üzerinde tesisatta kurulu güç olarak 21.66kW olarak göstermesine rağmen, bu değeri davacının nereden alarak kullandığı belli değildir.Davacının kayıt altına aldığı kaçak tespit tutanağı üzerindeki akım değeri üzerinden(153Ax220V-33.66kW) hesaplanan güç değeri o anlık tüketimi göstermekte olup, kurulu güç tespitinde kullanılması doğru değildir. Davacı kurum anlık tüketim değerini mevzuatta belirtilen eş kullanım faktörüne (33.6kW/0.6-56.1kW) bölerek 56.1kW kurulu güç olduğunu varsayarak hesaplamada kullanmıştır. EPTHY mevzuatında yukarıda zikredilen mevzuat maddelerinde bu yönde bir açıklama mevcut değildir. Dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacı kurumun tahakkuk ettirdiği fatura üzerinde belirttiği kurulu güç olan 21.66kW üzerinden hesaplama yapmıştır. Davacı kurumun buna itirazı bulunmakta ise neden faturasında bu değeri zikrettiğini Sehven yaptı ise bunu belirtmesi gerekir. Aksi halde yönetmelik gereği kaçak tespit esnasında güç tespiti yapılmadığı için kurulu gücün 5kW olarak alınmasını yönetmelik belirtmiştir... Davacının davalıya tahakkuk ettirdiği fatura üzerinde zikrettiği tesisat kurulu güç üzerinden yapılan hesaplamada davalıya tahakkuk ettirilmesi gerek kaçak ve ek elektrik tüketim tutarının 107.782,90TL olacağı, 6183 sayılı AATUHK gereğince davalıya tahakkuk ettirilen tutar üzerinden takip tarihi itibari ile işleyen faizin 1.814,30TL ve faizin KDV sinin 326,57TL olacağı" görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Görüldüğü üzere ,her iki bilirkişi raporu arasında hesaplanan alacak miktarları yönünden ,bir mislini aşan fark bulunduğu gibi ,hesaplama yönteminde de farklılık olduğu, ikinci raporu düzenleyen bilirkişi tarafından;"Önceki bilirkişi raporunda kaçak tespit tutanağında sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığı belirtilmişse de kaçak kullanım döneminde kullanılan elektrik enerjisi zaman zaman da sayaçtan geçirildiği endeks kayıtlarından anlaşılmış olduğunu, sayacın 25.06.2020 tarihindeki endeksinin 137789 KWh, kaçak tespit tarihindeki (19.01.2022) sayaç endeksinin 154809 kWh olduğundan 25.06.2020 -19.01.2022 arasında 573 günde 154809-137789-17020 kWh olarak hesaplanacağı, sayaç kaçak kullanım dönemi olan 19.01.2021-19.01.2022 arasında 365 günde sayacın kaydedeceği tüketimin (17020 kWh/573gün)x365gün -10841,710 kWh olarak belirleneceği ve hesaplanan 10841,710 kWh tüketimin tenzil edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiş ve bu değeri ek tüketim miktarından tenzil etmiştir. Bilirkişinin açıkladığı tarza bir hesaplama yapılabileceği EPTHY mevzuatında gösterilmemiştir. Kaçak tüketimi kayıt altına alan sayaç bulunmadığı için kurulu güç üzerinden hesaplama yapılacağı EPTHY mevzuatınca bildirilmiştir. Sayaçın kayıt altına aldığı dönemler olsa bile sözleşme olmadan elektrik tüketimi yapılmış olduğu için ve sayaç üzerinde belirtilen tüketimin davalıya geçmiş dönemlerde tahakkuku davacı yanca yapılmadığı için bilirkişinin bu çıkarımı doğru değildir." şeklinde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda,sözleşmesiz elektrik kullanıldığı esas alınarak hesaplama yapılmıştır.Ancak ,somut olayda ,davacının abone olup olmadığı anlaşılamamaktadır.Bilirkişi ön raporunda ,abonelik kayıtları vs.nin sunulmasıgerektiği belirtilmiş,mahkemece davacı şirkete yazı yazılmış ise de ,davalı şirketçe verilen cevapta "Davalı/borçlunun kullanımında ... hizmet numaralı adreste 19.01.2021 tarihinde kurum tarafından yapılan kontrollerde ... nolu kayıtlı sayacı devre dışı bırakarak sayaçsız direkt bağlı kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilmiştir." şeklinde cevap verildiği,abonelik sözleşmesi sunulmadığı, ilgili faturalarda "müşteri numarası-hesap numarası-hesap bilgisi " şeklinde bilgilerin yazılı bulunduğu görülmektedir.Bu sebeplerle ,dava konusu mahal ile ilgili olarak , tutanak tarihi ve öncesine ait abonelik kayıtlarının celbi ile ,her iki bilirkişi raporundaki çelişkileri giderici (sayaçtan geçen kullanımların mahsubu gerekip gerekmediği,sayaçtan geçen miktarın tahsilinin yapılıp yapılmadığı),işyerinin elektirk projesinin mevcut olup olmadığı,proje onay durumu ve sonraki işlemlere ait kayıtların celbi ile ,kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı,mevzuatta açıklanan şekilde kaçak kullanım varsa ,ek tüketim hesabı yönünden başlangıcına esas alınacak doğru bulgu ve belge olup olmadığı, itirazları da karşılar şekilde 3 kişilik bilirkişi kurulu raporu alınması ile sonuca gidilmesi gereklidir.Bu sebeplerle, tesbit edilen eksiklikler yargılama gerektirdiğinden tarafların istinaflarının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harçlarının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026