Anahtar kelimeler: Atadığı Çökmesi Eksperin Eğimli Eksper Boşaltması Yükünü Hasardan Taşıtları Kara

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----. nezdinde ------ numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkili ----adına tescilli ------ plakalı aracın araç yükünü boşaltması sırasında yolun eğimli ve çökmesi sonucu 11.09.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini ve hasarlandığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zararın sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasardan daha fazla olduğunu, müvekkilinin 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun █████ maddesi uyarınca kaza yapan aracına eksper atadığı ve aracının gerçek hasarını kayıt altına aldığını, eksper raporunda müvekkilinin aracında 489.000.00 TL hasar tespit edildiği, belirlenecek hasar bedelinin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte tahsiline, ekspere ödenen 750,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın 11.09.2023 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki---- plakalı çekici ve arkasında bağlı vaziyette bulunan ----- römork ile yük boşaltma alanına geldiğinde yükünü boşaltmak istediği esnada römorkun şase ve damper kısmının ortadan ikiye bükülmesi neticesinde meydana geldiğini, hayatın olağan akışı esnasında römorkun şase ve damper kısmının ortadan ikiye bükülmesinin mümkün olmadığını, aracın ruhsatında belirtilen haddinden fazla yük taşınması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, fazla yük taşınarak istiap haddinin aşılması nedeniyle davacının talebi teminat dışı kaldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu trafik kazası ile sigortalı araçta meydana gelen hasar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin zaruri olduğunu, talep edilen ekspertiz raporu ücreti masrafının doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarar olduğunu ve müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili 27.10.2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Bedel artırım taleplerinin kabulü ile müddeabihin bedel artırım yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde müvekkiline ait ------ plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettikleri 10,00 TL alacaklarını bilirkişi raporu doğrultusunda, 347.390,00 TL artırarak toplamda 347.400,00 TL maddi zararın 09.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 750,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bedel arttırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Islah dilekçesinde talep edilen miktarın zaman aşımına uğradığını, davacının ıslah taleplerinin miktar bakımından kabulü mümkün olmadığını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, ekspertiz rapor ücreti poliçe teminatı kapsamında olmadığını, keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, haksız ıslah talebinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava, 11.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ve davalı sigorta şirketine sigortalı olan ------ plakalı aracın yaptığı kaza sebebiyle kusurun irdelenmesi, araçta hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 10,00 TL ile 750,00 TL ekspertiz ücret alacağına dair tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 19.03.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, dava konusu hasarın, sürücünün----- plakalı römork ile yük boşaltma alanında yükünü boşaltmak için damperin kaldırılması esnasında römorkun şase ve damper kısmının ortadan ikiye bükülmesi neticesinde meydana geldiği, bu tür bir hasarın meydana gelmesine, şase zayıflığı, piston sistem kusuru, zemin özellikleri, istiap haddi aşılması, yükün dengesiz boşaltılması, yük özelliği gibi durumların sebebiyet verdiği, Sigorta Genel Şartların A.1.b maddesi gereğince hasar ani ve harici bir etki ile meydana gelmediğinden Kasko Sigortası Genel Şartlarının 1. Ve A.5.5.8 maddesi gereğince (A.5.5.8. Madde: Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar) teminat kapsamı dışında olduğu düşünülebilir ise de, şase kırılması/ bükülmesi olayının, araç çalışırken ve damperin kaldırılması sırasında meydana geldiği, şase ve damperi kaldırmaya yarayan piston sisteminindeki kusur nedeniyle hasarın oluştuğu, ayrıca boşaltılan yükün özelliği, dengesiz boşaltma, kaygan veya bozuk zemin gibi nedenlerin de göz önünde bulundurulduğunda, istiap haddinin aşılmasının tek başına sigorta teminatını kaldıran bir unsur olmadığı da değerlendirilerek, şase ve damperi kaldırmaya yarayan piston sistemi hariç olmak üzere hasar tutarının kadri maruf olduğu,----- sicil numaralı eksper tarafından düzenlenen raporda belirlenmiş olan işçilik tutarının uygun, KDV dahil toplam hasar tutarı 347.400,00 TL onarım bedelinin kadri maruf olduğu, davacının, 347.400,00 TL onarım bedeli ile 750,00 TL eksper ücretini, ödeme talebinin reddedildiği ve dolayısıyla temerrüdün gerçekleştiği 09.10.2023 tarihinden itibaren işlemiş reeskont faizi ile birlikte talep edebileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, 27.10.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile hasar tazminatına yönelik talebini 347.400,00 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafça usulüne uygun talep artırımı yapıldığı ve raporda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin █████/2013 tarih---- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş, davacıya ait olan araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, sigorta şirketi tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabında, başvurunun reddedildiği tarih olan 09.10.2023 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yerleşik içtihatlar ve TTK 1426.madde uyarınca yapılan makul giderlerin davacı tarafça istenebileceği hükmüne bağlı olarak, dosyaya dekontu ibraz edilen 750,00 TL ekspertiz ücretinin davacı tarafça yargılama gideri olarak istenebileceği, her ne kadar davalı tarafça ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bağlı olarak zaman aşımı süresinin dolmadığı tespitiyle beraber tahkikat tamamlanmış ve neticede, davacının davasının kabulü ile, toplam 347.400,00 TL'nin 09.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, toplam 347.400,00 TL'nin 09.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 23.730,89 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 5.933,00 TL ıslah harcının toplamı olan 6.360,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.370,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL ile 5.933,00 TL ıslah harcının toplamı olan 6.360,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL posta masrafı ve 750,00 TL ekspertiz ücretinin olmak üzere toplam 15.710,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 55.584,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!