Anahtar kelimeler: Feci Elim Nebze Derin Üzüntü Babaları Cismani Yaşadıkları Oldukça Caddesi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 02.10.2017 tarihinde meydana gelen elim kazada babaları ...'ı kaybettiklerini, hukuka aykırı ve oldukça feci bir eylemle kaybetmelerinden dolayı maddi tazminat haklarının doğduğunu, yaşadıkları derin üzüntü sebebiyle bir nebze olsun karşılanabilmesi için manevi tazminat taleplerinin olduğunu, iş bu sebeple davacılar lehine maddi ve manevi tazminat dava açılması zorunluluğu doğduğunu, davalı ... 'nun 02.10.2017 tarihinde, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile "Ankara ili .... ilçesi .... Caddesi” istikametinde, "tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde, yağmurlu havada ve gece vaktinde, yola vermesi gereken dikkati vermeyerek, hızını görüşüne göre ayarlamayarak, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ederek” ölümlü kazaya neden olduğunu, kaza neticesinde, olay yerinde yaya olarak bulunan müvekkillerinin babası ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ..... plaka sayılı aracın sahibi ve sürücüsü davalı ...nun, asli ve tam kusurlu iken, ...'ın ise olayda yaya olup, hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı ...'nun idaresindeki aracı ile müvekkillerinin babası ...'a çarparak ölümüne sebep olduğu gibi aynı zamanda ...'ın cansız bedenini ileride bulunan konteynere kadar sürüklediğini ve işkence ettiğini, davalı ...'nun ...'a aracıyla çarparak ölümüne sebep olduğunu, sonrasında sürükleyerek can çekişmesine neden olduğunu, müteveffayı hastaneye götürerek yardımcı olmak yerine ileride bulunan konteynere bıraktığını, bu durumun Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında bulunan trafik kaza tespit tutanağı, cd izleme tutanağı, otopsi raporu ve olay yeri inceleme raporları ile açık ve net bir şekilde görüldüğünü, ceza dosyasında alınan rapor ile araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu ve şüpheliye ceza verildiğini, ceza davasının kesinleştiğini, müvekkillerinin babalarını böyle bir elzem kazada kaybetmeleri ile davacıların destekten yoksun kaldığını, maddi anlamda cenaze giderleri, babaları vefat etmeseydi kazanacakları muhtemel faydalar gibi birçok zararları olduğunu, müvekkillerinin babaları böyle bir kazada ölmeseydi muhtemel yaşama süreleri hesaplanarak zararlarının hesaplanması gerektiğini, davalı ...'nun müvekkilerinin babası ...'ın ölümüne sebep olmakla kalmadığını, cansız bedenini sürüklediğini, konteynerin yanına bıraktığını, bu vesileyle ölünün naaşına saygısızlık yaptığını, müvekkillerinin babalarının cansız veya henüz canlı bedeninin 5 km sürüklenmesi yine feci şekilde ölümü ve naaşının sürüklenmesinin davacılarda ciddi şekilde üzüntüye sebep olduğunu, müvekkillerinin babalarının ölümü üzerine yaşadığı üzüntünün yanı sıra, babalarının feci bir şekilde vefat etmesi ve naaşının çöp konteynerine bırakılmasından dolayı elem ve ızdırap duyduğunu, acı ve kedere kapıldıklarını, söz konusu talepleri kapsamında zorunlu olarak davalı sigorta şirketine taraflarınca başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından 15 gün geçmesine rağmen taraflarına herhangi bir dönüş yapılmadığını, akabinde zorunlu Arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalılar ile anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; müvekkilleri lehine ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, müvekkilleri lehine ayrı ayrı 100.000 TL manevi tazminatın davalı tarafından alınarak olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK m. 318 ve devamı gereğince davacı tarafın dava dilekçesinde ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil bildirmesine, usul hükümleri hilafına delil ibraz edilmesi halinde ise delil olarak dosya kapsamına alınmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve delillerle bağlı olup 6100 Sayılı HMK gereğince iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına aykırı davranamayacağını, dava zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın yasal süre içerisinde davayı ikame etmediğini, davacı tarafın aynı trafik kazası sebebiyle Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas nolu dosyası ile müvekkili ve sigorta şirketi aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame ettiğini, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat talebi yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan dolayı iş bu maddi tazminat talebine ilişkin olarak görevsizlik kararı verdiğini, maddi tazminat talebine ilişkin davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kaydedildiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebine ilişkin davasına bakmakta olan, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas , ... karar sayılı ilamı ile dava şartları yokluğundan davanın reddine karar verdiğini ve kararın 24.11.2021 tarihinde kesinleştiğini, HMK 303 maddesi gereğince aynı konuda ikinci davanın kesin hüküm sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin de ...esas ve ... karar sayılı ilamı ile davanın usulden reddine karar verdiğini, derdestlik itirazlarının olduğunu, davacı tarafça açılan gerek Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas nolu dava dosyası ve gerekse Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas nolu dava dosyalarının reddedildiğini, her iki mahkeme kararının da kesinleştiğini, davacı tarafın kesin hükme rağmen aynı konuda tekrar dava açmasının yasaya aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın davasının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının kesinlikle davacıların babasına çarparak ölümüne sebep olmadığını, müteveffaya çarpan aracın siyah renkli bir araç olduğunu, davalının aracının ise beyaz renkli olduğunu, müvekkilinin aracında çarpmaya dair en ufak bir iz bulunmadığını, bir kuşa çarpan araçta dahi iz kalırken davalının aracında en ufak bir izin dahi olmamasının davalının aracı ile maktule çarpmadığının açık kanıtı olduğunu, maktulun gece saat 04 civarında yolun üstünde yürüdüğünün mobese kameralarına yansıdığını, müvekkilinin kesinlikle maktule çarpmadığını, maktule bir başka aracın çarptığını veya maktulün bir başka sebeple hastalık gibi yol üstünde yatar vaziyette bulunurken müvekkilinin aracının altına girdiğini ve müvekkilinin aracının altında yaklaşık 5 km gittiğini, daha sonra müvekkilinin alışverişini yaptıktan sonra aracının park ettiği yerden geri geri gittiği esnada maktulün aracın altında asılı bulunduğu yerden düştüğünü, olay yerine gelen polis ekiplerinin araç üzerinde detaylı arama yaptığını, araçta her hangi bir çarpma izinin olmadığının net bir şekilde görüldüğünü, müvekkilinin gösterdiği yere polis ekipleri gittiğinde de maktule ait ayakkabının teki ile siyah bir araca ait plastik parçaların bulunduğunu, maktule çarpan ve ölümüne yol açan aracın siyah renkli bir araç olduğunu, aracın plastik parçalarının olay yerinde bulunduğunu, bu sebeple davacı tarafın müvekkilinin davacıların babasının ölümüne yol açtığı şeklindeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, müteveffanın uzun süreden beri psikolojik rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünü, Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre Bipolar affektif tanısı ile tedavi gördüğünü, böcek ilacı içerek intihar girişiminde bulunduğu gibi yine 3 saat boyunca ellerini boğazında tutarak intihar girişiminde bulunduğunun hastane kayıtlarında mevcut olduğunu, müteveffanın sağlık sorunları veya ailesi tarafından terk edilmiş olmasının ölüm sebebi de olabileceğini, müteveffanın kesin ölüm sebebinin trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belli olmadığı gibi davalının aracının davacıların babasına çarptığına dair delil de mevcut olmadığını, olay yerinde bulunan başka bir araca ait kırık plastik parçalarının maktule çarpan aracın bir başka araç olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu, davacı taraf her ne kadar müteveffanın desteği olduğunu belirtmişse de davacıların 18 yaşından büyük olup, babalarının her hangi bir desteğini almadığını, davacılar ile babaları arasında sağlıklı bir ilişki mevcut olmadığını, baba hayattayken davacıların ihtiyacı olduğu halde babalarına bakmadıkları gibi sağlık sorunları ile de ilgilenmediklerini, babanın sağlık sorunları sebebiyle sürekli sokaklarda yaşamak durumunda bırakıldığını, davacı tarafın babaların kendilerine destek olduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, kendisi yardıma muhtaç olan babanın ne şekilde davacılara destek olduğunun da muamma olduğunu, müteveffanın düzenli bir geliri olmadığını, müteveffanın SGK kayıtları incelendiğinde her hangi bir gelirinin olmadığını, başkalarının yardım ettiği bir kişi olduğu halde davacının destekten yoksun kaldığı iddiasının da gerçekten uzak bir iddia olduğunu, davacılar tarafından olaydan 4 yıl sonra açılan iş bu dava sebebiyle ayrıca zaman aşımı itirazında da bulunduklarını davacıların taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas nolu dava dosyasında her hangi bir trafik kaza tutanağı bulunmadığını, kazanın oluşuna ilişkin her hangi bir tutanakta mevcut olmadığını, Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas nolu dosyasından kusur oranın tespitine ilişkin bilirkişi incelemesi yapıldığını, 09.10.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... sayılı raporu ile davalı müvekkilinin tali kusurlu olduğu maktulün ise asli kusurlu olduğuna dair rapor sunulduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesi raporuna göre de davalının müteveffaya çarptığına dair bir tespit mevcut olmadığını, zira müvekkili aracı ile müteveffaya çarpmış olsa aracında ufakda olsa bir izin olması gerektiğini, müteveffanın rahatsızlığı veya siyah renkli bir aracın çarpması sebebiyle yol üstünde yatar vaziyette iken müvekkilinin aracının altına girdiğini, müvekkilinin bu olayda tamamen kusursuz olduğunu savunarak; maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamları da gözetilerek HMK 303 ve 114 maddeleri gereğince, kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının ayrıca zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, maktule çarpan kişinin müvekkili olmaması sebebiyle müvekkilinin olayda en ufak bir kusurunun olmadığı gözetilerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yazılı ve sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; davacıların murisinin ölümüyle sonuçlanan █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacıların maddi ve manevi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi, manevi zararın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya ibraz ettiği █████/2022 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak ayrı ayrı 50 TL ve cenaze ve defin giderleri olarak ise davacılar için ayrı ayrı 50 TL olmak kaydıyla şimdilik müvekkilleri lehine ayrı ayrı toplam 100 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmiştir.
Davacıların Aile Nüfus Kayıt örnekleri UYAP Bilişim Sistemi üzerinden çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacıların SGK, Takbis ve Polnet kayıtları UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk vasıtası ile araştırılmıştır.
Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dava dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; maktulün ..., katılanın ..., sanığın ... olduğu, taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek; neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf etmesi üzerine Ankara B.A.M. .... Ceza Dairesinin █████/2021 tarih ... Esas ve ... Sayılı Kararı ile Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2018 tarih, ... E., ... K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın neticeten hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle, 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkemece İSTİNAF incelemesinden geçerek kesinleşen ceza dosyasında ve İstinaf ilamında hükme esas alınan █████/2018 tarihli ve ... sayılı A.T.K. raporunun incelenmesinde; "...Ara karar ve talimat yazısındaki istem doğrultusunda, CD'ler, ifadeler, Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın özeti bölümünde olay yerindeki bahse konu araç üzerinde hasar görülmediği yönündeki tespit, Olay Yeri İnceleme Raporunda; ..... plakalı araç üzerinde yapılan incelemede bu aracın kaporta kısımlarının farlarının stop lambalarının sis lambalarının camlarının dikiz aynalarının sağlam olduğu şeklinde tespit yapılmış olması, sürücü ...’nun ifadesi ile dosyada mevcut olan diğer tüm veriler heyetimizce incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; olay sırasında yaya ...’ın yol üzerinde yatar vaziyette bulunduğu değerlendirilmiş, ancak yayanın bu halde durduğu sırada yaşayıp yaşamadığı veya başka bir aracın çarpması nedeniyle mi bu halde bulunduğu hususunda değerlendirme yapılamamış, gece vakti yağmurlu havada üç şeritli bölünmüş oto korkuluğu mevcut olan yol üzerinde yatar vaziyette bulunan yayaya ..... plakalı aracın çarpmasıyla meydana geldiği değerlendirilen olayda olay yerinde aydınlatma bulunuyor olması ve olayın meskun mahalde meydana gelmiş olması hususları da birlikte dikkate alındığında sürücünün alt düzeyde tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekli ile rapor tanzimi cihetine gidilmiştir. Mevcut verilere göre; Sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gece vakti aydınlatmalı üç şeritli bölünmüş yolda yağmurlu havada seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkatini vermediği, hızını görüşüne göre ayarlamadığı, bu haliyle yol üzerinde yatar vaziyette bulunan yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketi ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu, Yaya ...'ın yol üzerinde yatıyor olması durumu, mevcut koşullarda meydana gelen olayın oluşumu üzerine asli derecede etkili olduğu " tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
Kaza Tespit Tutanağında
: “… sürücünün olay yerinde bir ses duyduğunu, taşa çarptığını sanıp yine şahsın gösterdiği 204 metre ileride aracını yolun sağına çekip etrafını kontrol ettiğini, bir şey göremediğini, yol üzerinde yaya görmediğini, olay yerindeki bahse konu araç üzerinde hasar görülmemiş olup, sürücünün anlatımına göre basit kroki çizilmiş, olay yeri tetkikinde herhangi bir iz veya delile rastlanılmamış olup, yaya ve sürücü hakkında herhangi bir kusurlama yapılamamıştır" ifadelerine yer verilmiştir.
Olay Yeri İnceleme Raporunda; ..... plakalı araç üzerinde yapılan incelemede aracın kaporta kısımlarının farlarının stop lambalarının sis lambalarının camlarının dikiz aynalarının sağlam olduğu, araç ön tampon altında bulunan plastik parçanın 35 cm’lik kısmının yerinden çıkmış ve sarkık vaziyette olduğu belirtilmiştir.
... Sigorta Anonim Şirketinden; ... numaralı poliçe ve hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Türkiye Noterler Birliği Sicil ve Tescil Hizmetleri Müdürlüğünden; ..... plaka sayılı aracın tescil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacıların murisi olan ...'ın vefatı nedeniyle mirasçılarına bağlanan herhangi bir gelir olup olmadığı, var ise hangi tarihte hangi nedenle gelir bağlandığı, ayrıca murisin vefat öncesi maaş aldığına dair herhangi bir kayıt olup olmadığı, var ise hangi nedenle kaç TL maaş ödemesi aldığı hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; █████/2022 tarihli cevabi yazıda, sigortalı ... hakkında kuruma intikal eden iş kazası ile ilgili herhangi bir bilgi ya da belgeye rasatlanmadığı, hak sahiplerinin herhangi bir aylık yada gelir talepleri olmadığından, ayrıca hak sahipliği şartlarını taşımadıklarından herhangi bir aylık yada gelir bağlanmadığın hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Sayılı dava dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, manevi tazminat talepli açılan davada; Mahkemenin █████/2021 tarih ... Esas ... Karar Sayılı ilamı ile "...manevi zararın HMK'nun 107. Maddesi uyarınca tespiti istenemeyeceği" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün █████/2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Sayılı dava dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacısının ..., davalıların ... Sigorta A.Ş. Ve ... olduğu, haksız fiile dayalı tazminat talepli davada Mahkemenin █████/2022 tarih ... Esas ve ... Sayılı Kararı ile davanın HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince, arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar gerek talimat yolu ile gerekse Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Ben kaza anını görmedim. Davacı ... eşim olur. Kazayı Ankara'da yapmışlar. Biz kaza anında İstanbul'daydık. Kayınpederim ...'ın cenazesi farklı bir yerde, ayakkabıları farklı bir yerde bulundu. Olay yerine bende gittim. Biz gittiğimizde kayınpederimin cenazesi oradan kaldırılmıştı. Ancak çevreden söylenen ve tutulan tutanaktan da gördüğümüz kadarı ile kayınpederimin cenazesi iki tır arasına çöp konteynerine yaslanır vaziyette bulunmuş. Kayın pederim normalde Ankara'da yaşıyordu. Çalışmıyordu, emekli maaşını da almadığını biliyorum. Vefatından sonra karşı taraf kesinlikle bizimle bir iletişime geçmedi. Cenaze işlemlerinde yardımcı olmadılar, herşeyi biz karşıladık. Kayın pederim, kayınvalidem ile ayrıydı. Tek yaşıyordu. Eşim 2 kardeştir. Kayınpederime bizler yardım ediyorduk. Bazen de gelip bizde kalıyordu, herhangi bir sağlık sorunu yoktu. İstanbul'a geldiğinde tek başına toplu taşımayı kullanıp istediği gibi gezebiliyordu. Müteveffanın intihara kalkıştığına ilişkin kesinlikle bir bilgim yoktur, böyle bir olayın olduğunu da bilmiyorum. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Müteveffa ... amcamdır. Ben İstanbul'da yaşıyorum. Amcam Ankara'da yaşıyordu. Kazayı öğrendikten sonra Ankara'ya gittim. Kaza mahalline de gittim. Amcam'ın cenazesi oradan kaldırılmıştı. Ancak kaza mahallinde görgü tanıklarının bize anlatımlarına göre, amcamın cenazesi son derece düzgün oturur vaziyette çöpün yanına bırakılmış. Bu nedenle kazayı yapın şoförün beyanlarını çok doğru bulmadım. Görgü tanıklarımın anlatımları ile farklılık içeriyor. Amcamın sürekli bir işi yoktu. Bekçilik vesair gibi işler oldukça çalışırdı. Bizler de kendisine yardım ediyorduk. Davalı taraf, insanlık adına ne bizi aramış, ne özür dilemiştir. Müteveffanın cenaze işlemleri ile ilgili davacılar ilgilendi. Amcamın iki çocuğu vardı. Ankara'ya ben yanımda davacı ... ile gittim. Amcam Ankara'da .... Mahallesinde oturuyordu. Gece herhangi bir işte çalışıp çalışmadığını bilemiyorum. Kaza tarihinde bir işte çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Amcam yengemden ayrıldığı için bazı dönemler antidepresan kullandığını biliyorum. Onun dışında bir rahatsızlığı yoktu. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Kazanın olduğu tarihlerde ben İstanbul'da yaşıyordum. Müteveffa kardeşim olur. Olay tarihinde büyük abim beni aradı. Kardeşim ...'in kaza geçirdiğini söyledi. Birlikte Ankara'ya gittik. Olay mahalli ile kardeşimin cenazesinin bulunduğu yer birbirinden çok uzak yerlerdi. Biz kazayı haber alır almaz yola çıktık. Örnek vermem gerekirse kaza Bakırköy'de olmuşsa, kardeşimin cezanesi Beylikdüzü'nde bulunmuş gibi bir durum vardı. Kaza mahallinden çok uzakta bir fabrikanın dibindeki konteynerin yanında fabrika görevlisince cenazesi bulunmuş, polisi arayıp haber vermişler. Kardeşim yağmurlu bir gecede uzunca bir süre fabrikanın dibinde bir çöp konteynerinin dibinde kalmış. Fabrikada güvenlik görevlisi kamera görüntülerinin olduğunu söyledi ama polis bize bu görüntüleri vermedi. Adli Tıptan kardeşimin cenazesini alarak Karşıyaka Mezarlığına defnettik. Bu süreçte karşı taraf ile bizimle hiçbir şekilde iletişime geçmedi. Normalde kardeşim Annem ve Babam ile birlikte yaşıyordu. Ancak 2 yıl kadar önce annem ve babam vefat edince kardeşim gecekondumuzda tek yaşamaya başladı. Kendisinin belirgin bir mesleği yoktu, günlük işlerde çalışırdı. Emekliliği yoktu. Çocukları, bizler elimizden geldiğince ona yardım ederdik. Son dönemlerde kardeşimin biraz sinirleri bozuktu. Zira, eşinden ayrıldığı için üzüntülüydü. Bunun dışında bir rahatsızlığı yoktu. Davacılarla cenaze işlemleri sırasında hep birlikteydik. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır" demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı ... tanığı ... beyanında, "Ben davaya konu olan trafik kazasına şahit olmadım, ben babamın yanında durmuyordum, kaza haberini alır almaz hemen Ankara'ya yanına gittim, babamın ceza davası da sonuçlandı, ben söz konusu olaya şahit olmasam da ceza dosyasında araca herhangi bir hasarın olmadığı, sadece park yerinden babam çıkarken ceset aracın altından çıkmış, bu yaşanan olaylardan dolayı babam çokça üzüldü hatta panik ataklar da geçirdi, ölen şahsın sonradan hayatını sokaklarda geçiren kimi kimsesi olmayan bir şahıs olduğunu öğrendik, biz ailece ölen şahsın oğullarının ve bir ailesinin olduğunu sonrasında babama gelen manevi tazminat davası kağıtlarıyla öğrendik" demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı ... tanığı ... beyanında, " ben müteveffa ...'ın komşusuyum, yani aynı mahallede oturuyordum, ... çöp ev gibi tarif edebileceğim kötü bir evde oturuyordu, ev yıkık döküktü, kendisi de geçimini çöp toplayarak ve komşuların yardımı ile sürdürüyordu, çocuklarının olduğunu da o öldükten sonra öğrendim, çocuklarının yanına gelip gittiğine hiç şahit olmadım, yanına gelip giden, halini hatırını soran hiç kimse yoktu, ben 2016 yılında oraya taşındım, ölene kadar bu şekilde yaşadığına şahit oldum, Ayrıca akıl sağlığı da gördüğümüz kadarıyla yerinde değildi, mahallede bir kez yangın çıkardı, itfaiye gelip söndürdü" demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı ... tanığı .... beyanında, "ben 2010 yılından beri müteveffanın da yaşadığı mahallede otururum, müteveffa mahallede gece kondu tarzı tek katlı bahçeli bir evde oturuyordu. Evin bahçesi çöplerle doluydu. Ayrıca kendisi de çöp topluyordu. Geçimini de mahallenin yardımları ile sağlıyordu. Oraya taşındığım süreden sonra müteveffanın yanına gelip giden kimseyi görmedim. Sürekli yalnızdı. Sokaklarda köpeklerle ilgilenerek ve çöp toplayarak yaşıyordu. Bana söylediğiniz çocukları olduğu şahısları da hiç görmedim. Müteveffa sokakta kendi kendine konuşup gece vakti otururdu. Benim bunun dışında herhangi bir bilgim yoktur" demiştir.
... Hastanesinden; müteveffa ...'ın hastane nezdinde görmüş olduğu tedavilerine ilişkin hasta gelişi ve epikriz raporları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Hastanesinden; müteveffa ...'ın radyolojik görüntüsüne dair 2 sayfa MR raporu, 1 adet MR CD, 1 adet Poliklinik epikriz formu, 4 sayfa hastaneye müracaatlarını gösterir bilgisayar ekran çıktısı ile █████/2016 tarih ve 1683 sayılı Engelli Sağlık Kurulu raporu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
.... Hastanesinden; müteveffa ...'ın hastane nezdinde görmüş olduğu tedavilerine ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2024 tarih ... sayılı raporlarında; "...Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulmak üzere hazırlanmış 09.10.2018 tarihli rapor incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, kaza tespit tutanağı kazanın özeti bölümünde davalı sürücü idaresindeki araçta yapılan incelemede herhangi bir iz ve delile rastlanmaması, olay yeri inceleme raporunda da aracın kaporta kısımlarının farlarının stop lambalarının sis lambalarının camlarının ve dikiz aynalarının sağlam olduğunun belirtilmesi dikkate alındığında müteveffa yayanın olaydan önce kaplama üzerinde yatar vaziyette olduğu anlaşılmış ancak kazadan önce ölüm olayının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda herhangi bir değerlendirilme yapılamamış, olayın oluş şekli, mahal şartları ve tüm veriler dikkate alındığında, davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyir halinde iken görüş alanını etkin bir şekilde kontrol altında bulundurması ve seyrini kontrollü sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sonucu gerçekleşen olayda %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın yol üzerinde yatar vaziyette olmasının kazanın oluşumunda asli etken %90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
A.T.K. raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası █████/2024 tarihli celse ara kararı ile; dosyamız içerisinde aldırılan A.T.K. Trafik İhtisas Dairesinin █████/2024 tarih ve ... sayılı raporu ile Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın █████/2018 tarih ve ... sayılı raporları da irdelenerek; taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda davaya konu █████/2017 tarihli trafik kazasına karışan ..... plakalı araç sürücüsü ile müteveffa yayanın son net ve kesin kusur oranlarının belirlenmesi için .... Üniversitesi Makina - Trafik Kara Yolları Kürsüsüne gönderilerek, 3 kişilik bir teknik bilirkişi heyetinin bünyelerinde oluşturularak bu bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi istenilmiş; bilirkişi heyeti tarafından █████/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosya muhteviyatında bulunan evrakın kül halinde incelenmesi ve yukarıda tekrarlanan tutanak ve raporların muhteviyatı göz önüne alınarak değerlendirme yapıldığında: taşıtın ayakta bulunan bir yayaya çarpması halinde yayanın ilk darbeyi tampon kısmından alması ve kaput üzerine ve ön cam kısmına temas etmesi gerektiği, yayanın yaralanma durumuna göre vücuttaki tüm bedene yayılan hasara göre taşıt üzerinde deformasyon ve kırılmalara neden olması gerektiği fakat kazadan sonra hazırlanan tutanak ve raporlarda bu yönde hiç bir bulguya rastlanmadığı, dolayısı ile bilgilerin çarpışmanın yayanın yerde yatar vaziyette olduğu sırada gerçekleştiğine delalet ettiği, müteveffanın kaza anında hayatta olup olmadığının Adli Tıp uzmanlık konusu olduğu, kaza sonrası otopsi raporunda belirlenmesi gerektiği ve mevcut teknik bilirkişilerin uzmanlığı dışında kalması nedeni ile değerlendirme yapma imkanı bulunmadığı, belirtilen şartlarda gerçekleşen çarpışmada A.T.K.'nun kusur oranı belirlenen █████/2024 tarihli Raporunda belirlenen oranların uygun olması nedeni ile katılınması gerektiği, kazanın meydana gelmesinde: hayatta olup olmadığı belirlenemeyen müteveffa yaya ...'ın kendi can güvenliğini tehdit edecek şekilde 3 şeritli karayolu üzerinde yatar vaziyette bulunmasının ana etken olduğu ve bilinçli veya bilinçsiz hareketleri nedeni ile %90 oranında kusurlu olduğu, her ne kadar beklenmedik şekilde yol üzerinde, olumsuz hava şartlarında, yatan bir yaya bulunsa da sürücü ...'nun müteyakkız bulunması ve yola gerekli ve yeterli dikkati vermesi durumunda kaçınma manevrası yapma ihtimali bulunduğu, çarpışma engellenemese de yaralanma durumuna etki edeceği dolayısı ile kazada %10 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası █████/2025 tarihli ara karar ile; davacıların maddi zararlarının tespiti bakımından rapor düzenlenmesi için aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya Hesap Bilirkişisi Mehmet Domaç tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. sayılı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi E. ..., K. ..., T. 25.1.2012 sayılı emsal kararları nazara alındığında kaza tarihinde davacı ...'ın (31) yaşında ve davacı ...'ın (29) yaşında birer yetişkin oldukları hususu ile birer yetişkin olan davacı çocukların çalışamayacak kadar engelli olduğuna dair belge bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek davacı yetişkin çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı Cenaze İşleri Şube Müdürlüğünden; murisin ölümü sebebiyle yapılan cenaze ve defin masraflarını bildirir makbuz sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56/1. fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı Türk Borçlar Kanunun 53. Maddesinde düzenlenmiş olup; '' Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir.'' şeklinde ifade edilmiş olup amaç destekten yoksun kalanların, desteğin ölümden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumların korunmasıdır. Destekten yoksun kalınacak sürenin çocuklar için yaşları, eğitim durumları ile içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise, yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocuklar için 18 yaşın, kız çocuklar için 22 yaşın sonunda destekliğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacıların her birinin yaşları itibarıyla destek dışı kaldıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca destekliğin devam ettiğine ilişkin somut delil de ortaya konulamamıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı Kanunun 85/1. maddesinde,"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde de "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasın sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1)
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır.
KTK'nın 109/1-2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."
Tazminata konu trafik kazası ölümlü olarak gerçekleşmiştir. Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan █████/2017 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2021 tarih ... Esas .... Karar Sayılı ilamı ile "...manevi zararın HMK'nun 107. Maddesi uyarınca tespiti istenemeyeceği" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün █████/2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesinde yer alan; "1- Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmü gereğince kesin hükümden söz edebilmek için tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ve biri kesinleşmiş iki davanın varlığı gerektiği, söz konusu dosya ile mahkememiz dosyasının talep sonuçları aynı olmadığından kesin hükümden bahsetme olanağı bulunmamaktadır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dava dosyası, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2024 tarih .... sayılı rapor, █████/2025 tarihli kusur bilirkişi raporu, █████/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde saat 04.40 sıralarında davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı kamyonet ile .... caddesini takiben ... caddesi yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiği esnada kaplamadaki müteveffa yaya ...'a çarpması sonucu ölümlü kazaya sebebiyet verdiği; Ankara .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan █████/2018 tarihli ve ... sayılı A.T.K. raporu ile benzer tespitler içeren Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2024 tarih ... sayılı rapor ile █████/2025 tarihli bilirkişi raporlarına göre olayın oluş şekli, mahal şartları ve tüm veriler dikkate alındığında, davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyir halinde iken görüş alanını etkin bir şekilde kontrol altında bulundurması ve seyrini kontrollü sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sonucu gerçekleşen olayda %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın yol üzerinde yatar vaziyette olmasının kazanın oluşumunda asli etken %90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla; kazaya karışan ..... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından tanzim edildiği; aracın maliki olmakla işleten sıfatının kazanıldığı, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde hiç bir ayrım yapılmaksızın işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacının da sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilerek; davalıların davacıların kaza nedeniyle maruz kaldığı maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; destekten yoksun kalınacak sürenin çocuklar için yaşları, eğitim durumları ile içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise, yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocuklar için 18 yaşın, kız çocuklar için 22 yaşın sonunda destekliğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerektiği dikkate alınarak davacıların her birinin yaşları itibarıyla destek dışı kaldıklarının anlaşıldığı, kaldı ki destekliğin devam ettiğine ilişkin somut delil de ortaya konulamadığı, davacıların çalışamayacak kadar engelli olduğuna dair belge bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek davacı yetişkin çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı Cenaze İşleri Şube Müdürlüğü tarafından bildirilen cenaze giderinin kusur oranına isabet eden kısmından davalıların sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin reddine, davacılar tarafından yapıldığı kabul edilen 60,00-TL cenaze masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen alacağa davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalı yönünden kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; manevi tazminat davası yönünden ise haksız fiilin meydana geldiği tarih (█████/2017), olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (müteveffanın %90, davalı sürücünün %10 kusurlu olması), paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir tarafın fakirleşmesine neden olmaması gerektiği ve yararına tazminata hükmedilen davacıların sayısı dikkate alındığında, ölüm ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin reddine, davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacılar .... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin REDDİNE,
b)Davacılar tarafından yapıldığı kabul edilen 60,00-TL cenaze masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen alacağa davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalı yönünden kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin REDDİNE,
b)Davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE
3-Harçlar Tarifesi uyarınca maddi ve manevi tazminat üzerinden alınması gereken 1.370,30-TL harçtan peşin alınan 683,79-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 686,51-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ( davalı ... bu miktarın tamamından, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ise bu miktarın 4,10-TL'sinden sorumlu olmak üzere) HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 683,79-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 603,09-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında Devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 1.319,07-TL'sinin (Anayasa Mahkemesinin █████/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan ... esas ... sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak) ( davalı ... bu miktarın tamamından, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ise bu miktarın 4,00-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat, talimat, A.T.K. Fatura tutarları ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 24.540,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (Anayasa Mahkemesinin █████/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan ... esas ... sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak) 24.523,59-TL'sinin (davalı ... Sigorta A.Ş. bu miktarın 7,35-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 60,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanıp takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine,
9-Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 60,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
10-Reddedilen manevi tazminat yönünden; Anayasa Mahkemesinin █████/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan ... esas ...sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı .... vekilinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!