Anahtar kelimeler: Sanltdşti Heyetimizce Tevzi Bitirilen Yazildiği Başkan Katip Konya Menfi Yapılıp

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:... - ...No:..., ...VEKİLİ
:DAVALILAR
: 1-... - ...No:..., ...2-... - ...No
:..., ...VEKİLİ
:3-4-VEKİLİ
:5-DAVA
: Sözleşmenin İptali & Fesih & Menfi TespitDAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizce verilen 04.06.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.04.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, davanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapılarak yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda:HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili 24.08.2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalılar ..., ..., ... San.Ltd.Şti. ve ... ile müvekkil arasında 02.08.2019 tarihinde Özel Okul Satış ve Hisse Devir Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmeye göre davalılara ait ... Özel Okulu İşletmesi'nin ticari şirketi dahil olmak üzere tüm demirbaşlar, personel, borçlar ve haklarıyla müvekkillerine devredildiğini, özel okulun tümüyle devrini konu alan bu sözleşmenin bir işletme devri olduğunu, bu işletmenin en önemli/temel unsurlarından birininde özel okul binası olduğunu, içinde bulunan demirbaşları Belediye'ye ait olan ve kiralık durumda olan binanın aynı koşullarla (kira sözleşmesiyle) devam edeceğinin düşünüldüğünü, davalıların aktif ve pasif eylem ve söylemlerinin bu inancı yarattığını, oysa davalıların bahse konu ticari işletmenin tek ve ana iştigal konusu olan eğitim binasının kira süresinin 10 yıl olduğunu, bu sürenin 31.12.2017 tarihinde dolduğunu müvekkillerine söylemediklerini, hatta bunu özellikle kötü niyetli olarak gizlediklerini, davalıların ayrıca Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye işleminin iptali için 08.09.2017 tarihinde dava açtıklarını, bu davanın da reddedildiğini, davalıların 2021 yılında taşınmazı tahliye edeceklerine dair tahliye taahhüdü dahi verdiklerini, davalıların kira sözleşmesinin 31.12.2017 yılında bittiğini, bu nedenle araya hatırlı kişileri koyarak 3 yıl ek süre aldıklarını bu sürenin sonunda taşınmazı tahliye edeceklerine dair taahhüt verdiklerini, bu konuda dava açmış olsalar da sonuç alamadıklarını, encümen kararı dahil tüm yasal yolların tüketildiğini, 2021 yılında taşınmazın tahliyesinin kesin olduğunu öğrendiklerini, bu konuların müvekkillerden saklandığını ve ticari işletmenin düzenli çalışan bir özel okulmuş gibi müvekkilleri şirketi, binası ve diğer demirbaşları ile birlikte 4.500.000,00 TL(Dört milyon beş yüz bin TL) gibi yüksek bir bedel ile devir aldıklarını, sözleşmenin tümüyle bir ticari işletmenin devrini konu aldığını, müvekkillerinin 150.000,00 TL nakit olarak ödediklerini, kalan borç için ise, işletmenin borçları mahsup edildikten sonra çıkan bakiye için dava konusu bonoları verdiklerini, davalının kira sözleşmesinin süresi 31.12.2017 tarihinde bittiği halde sadece 1 yada birkaç yıl geçici uzatma aldığının hatta bu konuda tahliye taahhüdü verdiği halde bu hususunu gizleyerek, müvekkiline 02.08.2019 tarihinde tüm ticari işletmeyi hiç tahliye etmeyecekmiş gibi sattığını, ortada çok açık bir şekilde aldatma, hile, gizlenmiş ayıp hatta dolandırıcılık durumunun söz konusu olduğunu, davalıların hile yoluyla müvekkilinin iradesini fesada uğrattıkları ve bu nedenle sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespiti ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyalarına konu bonoların iptali için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu sözleşmenin hile(aldatma)sebebiyle fesih edildiğini, müvekkillerinin bu sözleşme ile uzun zaman kiracı olarak kullanabilecekleri bir taşınmazı ve tüm ticari işletmeyi devir aldıklarını düşündüklerini, ancak bir iki yıl içinde taşınmazın tahliyesi için önceden karar çıktığını ve bu durumun davalılar tarafından gizlendiğini öğrendiklerini, bu nedenle edimler arasında aşırı bir nispetsizliğin meydana geldiğinden bahisle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyasına konu edilen bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili açısından iptaline, davalılardan %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine, birinci taleplerinin kabul edilmemesi halinde ödemiş oldukları nakit bedel de dikkate alınarak sözleşmenin yeni şartlara göre değerlendirilmesi ve bedelde indirim talebi ile bilirkişilerce tespit edilecek miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 12.10.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle Ticari İşletmenin Faaliyeti için işletmede her zaman bulunan malvarlıkları devrin kapsamını oluşturduğunu, Devir Sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikri mülkiyet haklarını ve sürekli bulunan malvarlıklarını kapsadığını, taraflar arasında 02.08.2019 tarihinde ticari işletme devri sözleşmesinin akdedildiğini, akdedilmiş ve devralan tarafından 19.08.2019 tarihinde Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, bu tarihten itibaren Konya Selçuklu Belediyesi Başkanlığı'nın kiraya veren, davacıların ise kiralayan ve de bu tarihten itibaren kiracılıktan doğan hak ve yükümlülüklerin davacılara ait olduğunu, kiraya verenin kira ilişkisine devam etmesini çekilmez kılan yeni kiracıdan kaynaklanan haklı sebepler varsa, kiraya verenin sözleşmeyi feshedeceği hususunun da gözden kaçırılmamasının gerektiğini, dava konusu taşınmazda mevcut kira sözleşmesinde belirtilen kira bedellerinin tescil ve ilan tarihinden itibaren devir alan davacılar tarafından bugüne kadar ödenmediğini, tahliye nedeninin davacıların kira bedellerini ödememesinden kaynaklandığını, Kira Sözleşmesinin kanunda herhangi bir şekil şartı olmayıp, sözlü olarak yapılsa dahi belirli süre boyunca (TBK 352/2 maddesi gereğince 2 ay) kira bedelinin ödenmemesinin kiraya veren tarafından haklı fesih nedeni akabinde tahliye nedenini oluşturduğunu, dava konusu taşınmazın kira sözleşmesinin süresinin 10 yıl olduğunun belirtildiğini, ancak kira sözleşmesinin 1999 senesinde başladığını, 10 yıl kesin olarak kullanılacak ise de kira bitim tarihinin yine 2009 senesi olduğunu, ancak dava konusu taşınmazdaki kira süresinin 2021 tarihine kadar devam ettiğini, burada asıl olanın taşınmazın devri olmayıp, ticari işletme devri olduğunu, taraf değişikliği dışında sözleşme içeriğinde kural olarak herhangi bir değişikliğin meydana gelmediğini, devrin amacının, mevcut kira ilişkisinin devam etmesi olduğu için, mevcut kira ilişkisinin sona ermesi ve yeni bir kira sözleşmesinin akdedilmesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple kira sözleşmesinin sona ermesine bağlı olan sonuçların da ortaya çıkmayacağını, bu nedenle davacıların taşınmazın tahliyesinde asıl olarak sorumlu olduklarını, kendilerinin haklarını ve borçlarını TMK 2. maddesine uygun olarak dürüstlük kuralına göre ifa etmediklerini, davacı taraf devir sözleşmesinden önce ve sonra defalarca kez kira ilişkisinin sorun teşkil etmediğini, satın almak maksadıyla veya farklı bir taşınmazda işletmeciliğe devam edeceğini taraflarına iletildiğini, kesinlikle ayrıntılı hususların saklanmadığını, müvekkillerinin tacir olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davacıların tacir olarak sorumluluklarını yerine getirmediklerini, taraflarına yapılan sözleşmede belirtilen 150.000,00 TL nakit ödemenin de 30.000,00 TL'sini de davacıların sözleşmenin akdedilmesinden kısa bir süre sonra iade istediğini, müvekkillerince de iyiniyetli olarak ve ödemelerin devamının geleceği düşüncesi ile davacılara iadesinin yapıldığını, taraflarınca davacılar aleyhine başlatılan Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarının nedeninin ise sözleşmede bahsedilen işletmenin borçları mahsup edildikten sonra çıkan bakiye alacağın ödenmemesi olduğunu, davacı tarafından devir sözleşmesinin hile (aldatma) sebebiyle feshedildiği iddiasının taraflarınca kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Sözleşmenin feshedilemeyeceği, kesin hükümsüzlük nedeniyle batıl sayılamayacağı, irade bozukluğu hallerinde sadece iptal edilebileceği, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının bu talebinin reddinin gerektiğini, mahkememizin aksi kanaatte ise; Davacıların 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde irade bozukluğu durumunu karşı tarafa ve/veya mahkemenize bildirmediğini, bu nedenle de sözleşmenin akdi sırasında irade bozukluğu durumunun hak düşürücü süre içerisinde ileri sürmediğinden dolayı reddinin gerektiğinden bahisle; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın öncelikle usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili 01.12.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi'nin 1997 yıllarında kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkillerinin Konya'da bilinen saygınlığı olan insanlar olduğunu, okulun devrinden sonra devir edenler ile devir alanların sürekli ilişki içinde olduklarını, sözleşmenin imzalanması ile davacı tarafın 150.000,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra okul ihtiyacı nedeni ile bu paranın 25.000,00 TL'Sini geri aldıklarını, müvekkilerinin hisse devrinden sonra resmi işlemler yapıldığını ve tüm hukuki yetkilerin davacı ...'a geçtiğini, davacıların yönetimin ellerinde olduğu dönemde bankadaki paraları çektiklerini, öğrencilerden gelen paraları tahsil ettiklerini, okulun aracını sattıklarını, ayrıca E... mağazasındaki tüm mallarını sattıklarını, dava konusu ve iptali istenen sözleşmeye göre ödenmesi gereken bonoların icraya 1,5 yıl konulmadığını, davacılar okulun tüm gelirlerine hakim olmasına rağmen kirayı ödemediklerini, SGK ve vergiyi ödemediklerini, kirayı alamayan Büyükşehir Belediyesi'nin tahliye işlemini gerçekleştirdiğini, daha sonra Sözleşmedeki okulu ihale ile sattıklarını, davacıların sözleşmenin iptalini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipten borçlu olmadıklarının tespitini, bu taleplerin kabul edilmediğinde terditli olarak sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını talep ettiklerini, davacıların 2018 yılından itibaren ... işleri ile ilgili oldukları için okulun kira borcunu bilmemelerinin mümkün olmadığını, her aşamada bunun gündeme geldiğini, davacıların hileye dayandığını, TBK 39 A maddesine göre bir yıllık hak düşürücü sürenin bulunduğunu, sözleşme tarihi ile dava arasındaki süre naza alındığında hak düşürücü sürenin geçtiğini, iş bu davada ... A.Ş.'ye husumet düşüp düşmeyeceğininin mahkemenin takdirinde olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 02.08.2019 tarihi olduğunu, sözleşmede 150.000,00 TL peşin ödeneceğinin yazıldığını, bu bedelin ödenmediğini, ancak ödemeden kısa bir süre sonra ihtiyaç var beyanı üzerine 25.000,00 TL'sinin iade edildiğini, sözleşmeye göre, şirketin borçlarının yazıldığını ve bu borçların toplamının 2.532.493,00 TL olduğunun ve bu borcu davacıların hemen ödeyeceğinin ortaya konulduğunu, Türk Hukukunda ayrıca bir düzenleme yok ise taraflarıh borçlarını aynı anda ifa edeceklerini, davacıların sözleşmede ödemeleri gereken borçları tam ve zamanında ödemediklerini, davacıların borçlarını ödemedikleri için SGK'nın müvekkilleri aleyhine ödeme emri gönderdiğini, davacıların iş bu davayı açması için önce edimlerini yerine getirmiş olmalarının lazım olduğunu, davacıların davalarının hukuki temelini hileye dayandırdığını, hilenin olması için aldatma fiilinin olmasının gerektiğini, ayrıca aldatma kastının olmasının gerektiğini, yapılan sözleşmede tüm borçların tek tek yazıldığını, davacıların kira sözleşmesinin süresine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının sözleşmeden sonra kira bedelini ödemediğini, kira bedelinin ödenmiş olması halinde tahliye işleminin olmayacağını, kiralayana belirli bir sürede tahliye edileceğine ilişkin yazı vermekle vermemek arasında hukuken fark bulunmadığını, davacıların hile iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, davacıların tacir olduklarını, tacirin basiretli hareket etmek zorunda olduğunu, davacıların kötü niyetli olduklarını, mevcut durumdan davacıların çıkar sağlama amacını taşıdıklarını, davacıların SGK ve Vergiyi ödemediklerini ve müvekkillerine icra geldiğini, davacıların hiçbir mal varlığının olmadığının anlaşıldığını, tüm borçların müvekkillerine kaldığını, müvekkillerinin mağdur durumda olduğunu, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyen davacıların talep haklarının bulunmadığından bahisle; Haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı ... vekilinin davaya karşı herhangi bir cevap vermediği ancak duruşmalardaki beyanında; Davacı tarafın basiretli tacir olarak davranmadığı, devraldığı yere ilişkin okula ilişkin tüm detayları bildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalılardan ...'e dava dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı ...'in davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ile tarafların vergi kayıtları, ticari kayıtları, esnaf kayıtları, davalı ... Eğitim Kurumlarının 2019-2020 yıllarına ait BA ve BS formları, KDV beyannamesi, KDVe Beyannamesinin önceki ve sonraki haline ilişkin belgeler, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davaya konu Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan ... Tic. San. A.Ş.'ye ilişkin tüm kurumlarla yapılan yazışmalar ve ilgili evraklar, █████/2019 tarihi sonrası dava dışı şirketin okul olarak kullandığı belediye adına kayıtlı taşınmazın kirasının (ecrimisil) ödenip ödenmediği ödenmiş ise kim tarafından ödendiğinin ayrıca █████/2019 sonrası dava dışı şirket tarafından her hangi bir başvurunun yapılıp yapılmadığı bu tarih sonrası şirkete her hangi bir ihbarının yapılıp yapılmadığının hususlarına ilişkin bilgi ve belgeler, Selçuklu Tapu Müdürlüğü'nden ... Mah. (... Mah.) ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ... A.Ş.'nin ortaklarının ve hisse devirlerinin bulunduğu tüm ticaret sicil kayıtları, SGK İl Müdürlüğü'nden dava dışı ... A.ş'nin 2019 yılı öncesi ve sonrası dönemsel borç kayıtları, Konya Meram Vergi Dairesi'nden dava dışı ... A.Ş'nin 2019 öncesi ve sonrası dönemsel borçlarına ilişkin kayıtları dosyamız içerisine celbedilmiş ve tanık beyanları alınmıştır.Mahkememizce verilen 04.06.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.04.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edildiği, dosyanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak taraflara BAM kararı ekli duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağının tebliğ edilerek, yargılamaya devam edilmiştir.Mahkememizin 30.09.2025 tarihli duruşması sırasında davacı ... yönünden belirlenen harcın yatırılmadığı, davacı tarafça usulüne uygun tebliğe rağmen dava takip edilmediği gibi vekil ile de temsil ettirmediği anlaşıldığından 6100 s. HMK'nın 150/1.maddesi gereğince dava yenileninceye kadar 3 ay süreyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilerek, dava dosyasının yine Mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 30.09.2025 tarihli duruşmasında davacı ... vekili beyanında; Müvekkili ... yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiş ve beyanının altını imzalamış, davacı ... vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Mahkememizin 30.09.2025 tarihli duruşmasında davalılar ... ve ... vekilinin beyanında; Feragata bir diyeceklerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, diğer davacı ... yönünden davayı takip etmediklerini beyan etmiş ve beyanının altını imzalamıştır.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davadan feragat ettiğini bildirdiği, davadan feragatın 6100 sayılı HMK.307 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6100 sayılı HMK.nun 310.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, HMK.309/2.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm ifade etmesi için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, HMK.30.maddesi gereğince hakimin yargılamayı makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütmek ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu anlaşılmakla feragat nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,2-Harçlar Kanunu 22.maddesi gereğince alınması gereken 410,26 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.831,00 TL harç ve 37.214,68 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 44.045,68 TL harçtan (Diğer davacı ... yönünden dava tefrik edildiği ve davanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşıldığından peşin alınan 6.831,00 TL harç ve 37.214,68 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 44.045,68 TL harcın 1 / 2'si olarak hesaplanan 22.022,84 TL harç yönünden tefrik edilen davacı ... dosyasından değerlendirilmesi gerektiğinden) davacı ... yönünden hesaplanan (44,045,68 / 2) = 22.022,84 TL harçtan mahsubu ile davacı ... tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 21.612,58 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı ...'a İADESİNE,3-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.360,00 TL arabulucu ücretinin, 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince (Diğer davacı ... yönünden dava tefrik edildiği ve davanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşıldığından arabuluculuk ücretinin 1/2'si tefrik edilen dosyadan değerlendirilmek üzere) 680,00 TL'sinin davacı ...'dan alınarak hazineye irad KAYDINA,4-Davacı ... ile davalılardan ... ve ...'ın yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,5-Diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı ... üzerinde BIRAKILMASINA,6-Davalılardan ... ile ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılardan ... ile ...'ne VERİLMESİNE,7-Davacılar tarafından sarfına mecbur kalınan 427,60 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.04.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda talep halinde (davacı ... yönünden dava tefrik edildiği ve davanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşıldığından 427,60 TL istinaf karar harcının 1 / 2'si olarak hesaplanan 213,80 TL harç yönünden tefrik edilen davacı ... dosyasından değerlendirilmesi gerektiğinden) davacı ... yönünden hesaplanan 213,80 TL istinaf karar harcının davacı ...'a İADESİNE,8-Davalılardan ... ve ... tarafından sarfına mecbur kalınan 427,60 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.04.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda talep halinde davalılardan ... ve ...'a İADESİNE,9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.