Anahtar kelimeler: Haddine Kesen Olağan Görüşü İstemlerinin Eylem Edenlerin Mahkûmiyet Öncesi Hükmünün

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanığın yargılama konusu 18.05.2014 tarihli eylem yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği15.05.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 14.03.2024 tarihine kadar, durma kararının kesinleştiği 20.03.2021 tarihinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ihlal nedeniyle dosyanın kapatıldığı 27.12.2021 tarihi arasında duran süre eklendikten sonra da, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle 18.05.2014 tarihli eylem yönünden ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 CMUK'nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,2- (1) nolu bozma nedenine göre; sanığın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ikinci kez düzenlenen 20.04.2022 tarihli iddianamesine konu edilen 25.12.2021 tarihli eylemi yönünden, sanık hakkında 18.05.2014 tarihli suç nedeniyle, zamanaşımı süresinin dolduğu ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında bu suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanığın 25.12.2021 tarihli eyleminden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydının bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan dosyada dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, hükmün, oybirliğiyle, BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.