Anahtar kelimeler: Ekskavatör Operatörü Şantiyede Sürece Günlerinde Usd Ödenmediğini Net Kesinlik Şartı
9. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 40. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait ...'da bulunan şantiyede 31.03.2012-19.03.2014 tarihleri arasında ekskavatör operatörü olarak net 1.900,00 USD ücretle çalıştığını, davacının davalı işyerinde çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, iş sözleşmesinin 19.03.2014 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ (... İnşaat Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.04.2012 tarihinde müvekkili ... - ... ortaklığı nezdinde ...'da bulunan işyerinde işe başladığını, yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü hâlinde uyuşmazlığın çözümünde ... hukuku uygulanması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, 18.03.2014 tarihli ibraname ile davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, sunulan ücret bordroları ile banka kayıtlarının birbiri ile tutarlı olduğunu ve bu bordrolarda davacıya fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, işyerinde hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Türkiye ... Şubesi (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile davalı ... İnşaat Şirketi arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, davacı ile Şirketleri arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının işvereninin davalı ... İnşaat Şirketi olduğunu, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27/1 hükmü kapsamında davacının tüm çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğu ve dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğine dair istinaf kaldırma kararı doğrultusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalılar nezdinde toplam 1 yıl 11... gün süre ile iş makinesi operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı neden olmadan feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, çalışma düzenine ilişkin sunulan imzalı puantaj kayıtlarının fazla çalışma ücreti hesabında dikkate alındığı, kayıt olmayan dönem için ise tanık beyanlarına göre sonuca gidildiği, ispatlanamayan hafta tatili ücreti talebinin reddi gerektiği, davalı işverence ... hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğradığı itirazı ile davanın reddi talep edilmişse de davacının yabancı hukuka göre zamanaşımı süresini bilmemesi ve davalı işverence de bu hususta aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunun davacı işçi lehine dikkate alınarak davalı yanın zamanaşımına ilişkin def'i ve itirazlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, uyuşmazlık hakkında ... Sultanlığı İş Kanunu'nun uygulanması gerektiği, maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımının, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbi olduğu, somut olayda iş sözleşmesinin 19.03.2014 tarihinde feshedildiği, davanın 22.12.2017 tarihinde açıldığı, ... Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibarıyla dolduğundan davanın reddi gerekirken kabulünün isabetsiz olduğu, davalıların istinaf başvurularının kabulü gerektiği, davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilmesi karşısında, Yargıtayın önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve davalının sarf ettiği yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiği de dikkate alınarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Zamanaşımının 1 yıl değil 5 yıl üzerinden uygulanması gerektiğini,
3. Yabancı dilde düzenlenen iş sözleşmesinde yazdığından bahisle hukuk seçimi yapıldığının kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, kaldı ki mutad işyeri hukukunun da uygulanamayacağını, zira davacının geçici süre ile proje bazlı olarak ...’da çalıştığını, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu,
4. Davalı ... Şirketinin Türk hukukuna göre alacakardan sorumlu olduğunu, zira ... Şirketinin cevap dilekçeside yabancı hukuk itirazı bulunmadığını,
5. İş sözleşmesinde yer alan, çalışılan ülke hukukunun uygulanacağı hususlarda zamanaşımı bulunmadığını, davanın Türk hukukuna göre sonuçlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!